Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Ölmüş insanlardan yardım istemek?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #31  
Alt 06.01.25, 03:19
 
Üyelik tarihi: 31.12.22
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 407
Forum Puanı: 1349
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bizler sebepler dünyasında yaşıyoruz. Rızık veren Allah'tır, ama rızkımızı bize vasıtalar yolu ile veriyor. Baba bir vasıtadır mesela. Babanın "çocuğumun rızkını ben temin ediyorum" demesi şirk değildir. Zira baba asıl rızık verenin Allah olduğunu biliyor. "Falan ilaç iyi geldi, şifa buldum" sözü de böyle ifadelerdir. Ancak Allah'ın o ilaçta şifayı yarattığına değil de şifanın ilaçta olduğuna inanılırsa, şirk olur. Asıl şifa verenin Allah olduğu biliniyor. Bunlar günlük hayatımızda kullandığımız ifadelerdir. Dolayısıyla diri veya ölü kamil bir mümini vesile kılarak, onun hürmetine Allah'tan bir şey istemek mümkündür.
Özellikle vefat eden salih kulları vesile edinenler onların bedenini vesile kılmıyorlar. Bedenler çürüyüp gitmiştir. Ama ruhlar hayattadır. Bizler buna inanıyoruz. Hayattayken kendisiyle tevessül edilenin bedeniyle değil, ruhuyla yani onun Allah katındaki değeriyle tevessül edildiği açıktır. Aynı kişi öldüğünde değişen bir şey olmayacaktır. Doğrusu bu denli ilişkiler içinde olanların ne yaşadığını, neyi tecrübe ettiğini de bilmiyoruz. Zira ruhlar alemiyle herkesin irtibatı aynı oranda değildir. Dolayısıyla bunu reddetmek yerine anlamaya çalışmak en isabetli yoldur. Anlayamadığımız yerde de illa reddetmek gerekmiyor, Kur'an'la açıkça çelişmediği takdirde.
Medet, istimdat yoluyla vefat eden şahıslarla yapılan tevessül bilhassa tarikat çevrelerinde yapılıyor. Bu durum istimdat yoluyla tevessülün tasavvufa özgü olduğunu gösteriyor. Yani tasavvuf sistemi içinde, tarikat terbiyesi, nefis eğitimi içinde bunun anlamlı bir yeri olsa gerek. Mürşid-mürid ilişkisinin oldukça farklı bir manevî havada gerçekleştiği dikkate alınırsa onların ruhsal durumlarını anlamak daha kolay olur herhalde.
Burada tevessülde bulunurken kullanılan bazı tabirlerin hoş olmadığını belirtmeliyim. Büyük bir veli vesile kılınarak "Allahım, onun hürmetine ihtiyacımı gider" denilebilir, ancak "Ya Gavs, yetiş ey Geylani, medet ya Bağdadi" gibi nitelemeler uygun gelmiyor bana. Zira bu tür lafızlarla yapılan tevessüller asr-ı saadette görülmemiştir. Burada "böyle diyenin maksadının temelde Allah olduğu, O'ndan yardım istendiği" söylenebilir. Doğrudur, olabilir belki, ama bilgisizlerin elinde bu ifadelerin yaygınlaşması ve içeriğinden boşaltılması halinde asıl maksadı gölgeleyebileceğine dair endişelerim var.
Temelde tevessül ve istimdadı kabul etmekle birlikte bunun televizyon aracılığıyla sıradanlaştırılmasının tenkide açık bir konu olduğunu düşünü- yorum. Zira diziler ve filimler yoluyla ortaya çıkan imaj, medet umulan mürşidin anında yardıma koşmasıdır. Bu bir değil, iki değil defalarca. Bu durum akli faaliyetleri gölgeliyor gibi duruyor. İnsanın aklına "bunlar iyi hoş da neden günümüzün pek çok acil çözüm bekleyen meselelerine çare aranmıyor o halde" geliyor. Bir kıyasla ifade edersek; Peygamberimiz mucize göstermiştir, evet, ama kalkar hayatının her safhasını mucizevi kılarsak onu insan olmaktan çıkarırız. Bu da böyle. Büyük velilerle istimdat olabilir ama bunu hayatın temeli ve her an hazır ve nazır halde gibi kılarsak, farklı bir tablo ortaya çıkar. Elbette buna "maksadımız bu değil" şeklinde itiraz edilebilir, fakat ortaya çıkan imaj da bundan başka bir şey değil.
Son olarak bu konularda vurgulanması gereken şey tevhid inancının korunmasıdır. Bütün bunları şirktir diyerek reddetmek meseleyi çözmüyor. Tevessülde bulunurken temelde Allah'tan istediğimize inandıkça ve bunu unutmadıkça bunda bir beis yoktur diye düşünüyorum.
Bu durumda yine istigasenin tevessul olduğu varsayılmış, yani "Yetiş ya Abdulkadir geylani" sözü Abdülkadir Geylaniden yardım istemiyor, onun Allah katındaki değeri hürmetine Allah'tan yardım isteniyor sonucu çıkıyor. Lakin biz görüyoruz ki, özellikle popüler görüşün daha doğrusu bu konuda sorulan görüşün "Yetiş ya Abdulkadir Geylani" den kastı hakiki manada Abdulkadir Geylani'nin zatından yardım istemektir, şu haliyle bu durumun bir tevessul, aracı etme durumu olmadığı ortaya çıkıyor. Benim sorduğum birçok kişi de gerçekten Abdulkadir Geylaniden yardım istiyoruz, Allah bazı evliyasına tasarruf yetkisi vermiştir diyorlar, başka cenahta onları tekfir ediyor şirk koşma sebebiyle. Ölünün yardım edeceğine dair delil var mı? Aksine işaret eden çok nass var.

Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 06.01.25, 03:36
 
Üyelik tarihi: 31.12.22
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 407
Forum Puanı: 1349
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İmas o kadar kıt bilgiye sahipsinki burdakileri nasıl kandırıyorsun o soruları ilminizi ölçmek için sordum hepiniz foss sunuz şimdi açıklıyımda insanlar anlasın sizin gibi bilgisizler yüzünden kaç kişinin musallatı artıyordur kim bilir örnek veriyim sana büyü yapıldı ama büyü malzemeleri bulunamıyor ne yapıcan imas sen o vakit yapmazsın büyü ozaman oturrursun ölümünü beklersin bakın arkadaşlar eğer biri size ölüm büyüsü yaparsa sizde yaşam büyüsü yaparsınız gibi ölmeyin biri sizin organınızı indirirse sizde kaldırma yaparsanız onun yaptığı devre dışı kalır siz kitaplardan öğrenin cinler size büyü yaparsa o zaman ölümünüzü bekleyin çünkü o büyüyü bozamazsın
Bu meselelerin tartışılması malayani.

Havas pozitif bilimler, Aklî mantıkî, fıkıh, hadis gibi bir ilim değil ki delilleri koyalım, sahih bir nazarla tâlî ortaya güneş gibi çıksın.

Şimdi sen dedin ki: "büyü malzemesi bulunmazsa ölürsün, veya sen yaşam büyüsü yaparsın" vs vs.

Şimdi sana diyeceğim ki bunu ispatla, nasıl ıspatlayacaksın? Hani 2+2=4 gibi olmasın, hadi racih olsun %50'nin üstü gelecek şekilde delalet etsin yine kabul edeceğim.

Şeriatla bildiğimiz kısımları zaten kabul ediyoruz, şeriatın nehyettiğini de reddediyoruz, aksi halde yok benim cinim böyle dedi, benim şeyhim şunu dedi, şu kitapta şöyle gördüm hiçbiri hüccet olmuyor.

Bu ilmin ehli arasında tartışılması gerek, çoğu gizli çünkü.

Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 06.01.25, 07:00
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ulubatlihasan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu durumda yine istigasenin tevessul olduğu varsayılmış, yani "Yetiş ya Abdulkadir geylani" sözü Abdülkadir Geylaniden yardım istemiyor, onun Allah katındaki değeri hürmetine Allah'tan yardım isteniyor sonucu çıkıyor. Lakin biz görüyoruz ki, özellikle popüler görüşün daha doğrusu bu konuda sorulan görüşün "Yetiş ya Abdulkadir Geylani" den kastı hakiki manada Abdulkadir Geylani'nin zatından yardım istemektir, şu haliyle bu durumun bir tevessul, aracı etme durumu olmadığı ortaya çıkıyor. Benim sorduğum birçok kişi de gerçekten Abdulkadir Geylaniden yardım istiyoruz, Allah bazı evliyasına tasarruf yetkisi vermiştir diyorlar, başka cenahta onları tekfir ediyor şirk koşma sebebiyle. Ölünün yardım edeceğine dair delil var mı? Aksine işaret eden çok nass var.
Bu hususta yazdım lakin sorduğuna göre ya anlatamadım ya da tam anlaşılamadım tekrar yazmaya gayret edeyim. (not: internetten kopyala yapıştırma yazı yazmayıp muhtelif kitaplardan, kaynaklardan tahkik ve tetkik ederek yazdığım için biraz zaman alıyor.) Daha mufassal yazıyorum. Tevessülde bulunulan kişi, ancak Allah'a yaklaşmaya bir vesile ve vasıta olabilir. Aracı kıldığı kimsenin bizzat Allah gibi veya benzer şekilde fayda ve zarar vereceğine inanan kişi müşrik olur. tevessülle elde edilen sonucu yaratıp lütfeden Allah’tır. Dolayısıyla kendisiyle tevessül edilen salih kulun hayatta veya vefat etmiş olması fark etmez. Onlarda hiçbir uluhiyet gücü olmadığından onlarla da tevessül caizdir. Çünkü salih kullarla tevessülün sebebi, onlar Allah nezdindeki sevgileri, makam ve dereceleridir. Onların makam ve dereceleri ise ölümle birlikte yok olmamakta, aksine ölün ruhları dünya meşguliyetlerinden kurtulduğu için sadece Allah'a teveccüh edip yakınlık kazanmaktadır. (Razi, el-Metalibü’l-Aliyye, 7.cilt sayfa 275-278; Kevseri, ‘’Mahkü’t-Tekavvül fi Mes’eleti’t Tevessül’’, Makalatü’l-Kevseri sayfa 467-470) Ruhlar, ölümle birlikte yok olmamakta, algılama özellikleri dünyadakinden daha iyi bir şekil de hayatlarını sürdürmekte; kabrin nimetlerinden istifade etmekte veya azabını çekmektedirler.(Teftazani, Şerhu’l-Makasıd 5.cilt sayfa 117; Süleyman Toprak ‘’Ahiretin İlk Durağı Kabir’’ Kur'an-ı Kerim'de şehitlerin Rableri katında hayatta olup rızıklandıklarından(Bakara suresi ayet 154; Al-i İmran suresi ayet 169) ve ölenlerin nimet veya azap içinde bulunduklarından bahsedilmesi(Müminün süresi ayet 46; Nuh süresi ayet 25; Taha suresi ayet 124; Tevbe süresi ayet 101; Tur suresi ayet 47) bunu ispat eder. Ayrıca Allah Resulü (s.a.v.), kendisine okunan salat u selamdan haberdar olduğunu,(Nesai Sehv 46, Cuma 5;) Mescid-i Aksa'da bütün peygamberlere namaz kıldırdığını, miraca çıktığında bazı peygamberleri namaz kılarken gördüğünü,(Müslim Fezail, 164, 165) peygamberlerin cesetlerinin çürümeyeceğini, ölen kişinin definden sonra mezarı başından ayrılan kişilerin ayak seslerini duyduğunu bildirmiş ve "Amelleriniz bana arz edilir. Bir hayır gördüğümde Allah'a hamd ederim. Şer gördüğümde sizin için istiğfar ederim."(Ahmed İbn Hanbel 3.cilt sayfa 165) buyurmuştur.
Bu rivayetler bu dünyadan ayrılmış olmalarına rağmen ruhların farklı bir boyutta hayatlarını devam ettirdiklerini ve ruhlarının kendilerini ziyaret edenlerden Allah'ın bildirmesiyle haberdar olduğunu gösterir. Nitekim Allah Resulü (s.a.v.), yaptığı ziyarette kabirdekilere "Es-Selamü aleyküm ey mü'min ve Müslümanlar yurdunun ahalisi biz de inşallah size katılacağız. Bizim ve sizin için Allah'tan afiyet dileriz şeklinde selam vererek onlara dua etmiştir.
Ölülere selam verilmesi onların da ruhen buna cevap vermelerini gerektirir. Dolayısıyla muttaki ve salih kimselerin kabirlerini ziyarete gelenlerin ruhlarıyla münasebet kurup onları hayır yönünde etkileyip onurlandırması mümkündür. (Razi, el-Metalibü’l-Aliyye, 7.cilt sayfa 275-278; Kevseri, ‘’Mahkü’t-Tekavvül fi Mes’eleti’t Tevessül’’, Makalatü’l-Kevseri sayfa 475)

Nitekim İmam Şafii Ebu Hanife'nin; Muhammed İbn İshak Ibn Huzeyme
, Ali er-Rıza'nın ve Ebu Ali Hasan Ali el-Hallal da Musa Kazım'ın kabri ne giderek tevessülde bulunmuştur. İmam Ahmed İbn Hanbel, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile vefatından sonra da tevessülde bulunmanın caiz olduğunu söylemiş, İmam Şevkani gibi bazı alimler ise diğer peygamberler ve salih kişilerle tevessülün de caiz olduğunu bildirmişlerdir. Bunlara ilave olarak Fahreddin er-Razi, Sadeddin et-Teftazin ve Seyyid Şerif Cürcani gibi önemli alimlerin de bu tevessül çeşidini caiz görmesi, ashaptan itibaren Müslümanların uyguladıkları bu tür tevessülün meşru olduğunu ve tevhid inancıyla çelişmediğini gösterir.
Kendisiyle tevessülde bulunulan kişiler arasında hiç şüphesiz Allah Resulü'nün (s.a.v.) özel bir yeri vardır. Zira Allah Teala Kuran Kerim'de Hz. Peygamber'in içinde bulunduğu topluluğun helak olmamasına ve azaba uğramamalarına vesile olduğunu bildirmiştir.(Enfal süresi ayet 33) Resul-i Ekrem'in zatıyla tevessül (şefaat), onun dünyaya gelişinden önce başlamış, dünyayı şereflendirmesiyle devam etmiş ve bekaya intikalinden sonra da devam etmektedir Ashab kiramın (r.anhüm), zaman zaman Allah Resul’üne müracaat ederek değişik hususlarda kendileri için dua istedikleri, Hz. Peygamber'in de ashabına yaptıkları duada kendisiyle tevessülde bulunmalarını öğrettiği bildirilmektedir.(Tirmizi ‘’Deavat, 118 (5.cilt, 569); İbn Mace, ‘’İkametü’s-Salat’’, 189 (2.cilt sayfa 441), Ahmed İbn Hanbel 4.cilt 138, Beyhaki, Delailü’n-Nübüvve 6.cilt sayfa 167-168; Hakim el Müşterek 1.cilt sayfa 313) Ayrıca Ashab-ı kiram, Habib-i Ekrem (s.a.v.) hayatta iken olduğu gibi vefatından sonra da onunla tevessülde bulunarak Allah'a dua etmiş, geride bıraktığı eşyalarıyla teberrük etmiş,(Buhari, ‘’Eşribe’’, 30(6.cilt sayfa 252); Müslim, ^^Eşribe’’, 88(2.cilt, 1591); Ahmed İbn Hanbel 4.cilt 138) diğer Müslümanlar buna devam etmiş, İslam alimlerinin çoğunluğu da bunda herhangi bir sakınca görmemiştir. Bu konuda karşıt görüşlere yer veren Alusi de vefatından sonra Allah Resul’ünü (s.a.v.) vesile kılmak ve "Allah'ım! Peygamberinin hatırına , onun yüzüsuyu hürmetine şu ihtiyacımı gider; bu ihtiyacımın karşılanması hususunda Senin Habibine olan sevgini vesile eyle." Demekte bir sakınca olmadığını söyler. Çünkü bu sözün, bir kişinin muhtaç olduğu bir konuda "Allah'ım! Senin rahmetini vesile ederek istiyorum
rahmetini bu konuda vesile eyle." demek arasında bir fark yoktur.(Alusi, Ebu’s-Sena 6.cilt sayfa 187)Ona göre, peygamberlerin dışındaki salih insanların vesile kılınmasında da bir sakınca yoktur. (Alusi, Ebu’s-Sena 6.cilt sayfa 187) Nitekim yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi İmam Şafii, Bağdat'ta İmam Azam'ın türbesine giderek "Bu kabirde yatanın hürmetine’’ diyerek onu vesile etmiş Ayrıca İmam Malik, Peygamber'in kabrine yönelerek tevessülde bulunmakta bir sakınca olmadığına hükmetmiştir. Ehl-i sünnet'in çoğunluğu da ayni görüştedir. Zira tevessül eden kişi, Cenab-ı Hakk'a nazı geçen, Onun reddetmeyeceği umulan birisi ile Allah'a müracaat etmiş olmaktadır. Yoksa yapılan, haşa o aracıya ibadet etmek, tapınmak değildir. Resulü Ekrem (s.a.v.), a'ma hadisinde olduğu gibi tevessülü bizzat kendi tavsiye etmiştir. Eğer tevessül, başkasına ibadet etmek anlamına gelseydi hiç şüphesiz tevhidi koruma hususunda herkesten daha hassas olan Allah Resulü (s.a.v.) onu tavsiye etmezdi.
Diğer yandan Ashab-ı kiramdan itibaren değişik ekollere mensup fıkıh, kelam ve tasavvuf alanında pek çok alimin Hz. Peygamber’le tevessülde bulunmayı meşru bir uygulama olarak görmesi de bu konuda ayrı bir delildir.(Kevseri, ‘’Mahku’t-Tekavvül fi Mes’eleti’t-Tevessül, Makalatü’l-Kevseri sayfa 470) Nitekim daha önce de yazılarımda ifade ettiğim gibi İbn Teymiyye dönemine kadar da bu konuda alimler arasında tesbit edilen bir ihtilaf yoktur. (Subki, Şifatü’s-Sekam sayfa 357) Dolayısıyla zikredilen manada hayat ta iken ve dar-ı bekaya göç etmelerinden sonra Allah Resulünün (s.a.v.) yanı sıra veliler ve salih kulların zatlarıyla tevessülde bulunmanın şirk kabul edilmesi isabetli görünmemektedir. Çünkü tevessül ve istiğase, ölünün bizzat zatıyla değil de Allah katındaki sevgisi, makamı ve mertebesiyle yapıldığında meşrudur. Zira ölüm, hiçbir zaman Allah nezdindeki rütbe ve dereceyi değiştirmez."
Ayrıca ehl-i kıble olan, Allah'ın birliğine inanan birisini müşrik, kafir olarak nitelendirmek caiz değildir;(Semerkandi, Ebu Muhammed Rükniddin) aksi takdirde böyle bir niteleme, bu nitelemeleri yapan kişinin kendisini iman yönünden tehlikeye atması demektir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bir mümine mümin değilsin" denilmesi yasaklanmış;(Nisa suresi 94. Ayet) Allah Resulü (s.a.v.) bu konuda ümmetini ikaz ederek şöyle buyurmuştur: "Kim Müslüman kardeşine kafir derse, muhakkak ki o kelime ikisinden birisine döner. Kendisine kafir denilen kişi gerçekten kafir ise onadır. Eğer kafir değilse
küfür, söyleyenin üzerine döner. "(Buhari, ‘’Edep’’, 73 (7.cilt sayfa 97); Müslim, ‘’İman’’ 111 (1.cilt sayfa 79); Tirmizi, ‘’İman’’,16 (5.cilt 22) Muvatta, ‘’Kelam’’, 1(2.cilt sayfa 984)
Netice olarak Muhammed Said Ramazan el-Buti'nin de dediği bize Allah Resul’ünden (s.a.v.), ashabından ve diğer seleften tevessül hakkında bu bilgiler ulaşmıştır. İbn Teymiyye'ye kadar da bu anlayış ve inanç böyle devam edegelmiştir. İbn Teymiyye, peygamberler ve salihlerle tevessülü, hayatlarında tevessül ve ölümlerinden sonra tevessül olmak üzere ikiye ayırarak bunlardan birinci durum tevessülün caiz, ikinci durumdaki tevessülün haram olduğunu söylemiştir. Halbuki selef alimleri arasında bu meselede herhangi münakaşa veya ihtilafa rastlanmamaktadır. Bu konuda kaynaklarda bulunan bilgiler, bilinen ve yaygın olan olaylardır. Bu bilgiler incelendiğinde tevessülün hayatta olma ve ölümden sonralığıyla alakalı bir ayırıma delalet etmemektedir. Fakat şunu belirtmek gerekir ki peygamberle veya salih kimselerle tevessül, onların Allah'ın elçisi veya Allah katında kıymetli bulunmalarından olup -haşa- maddi güçlerinden veya kudretlerinden dolayı değildir.
Bununla birlikte dar-ı bekaya göç eden peygamberler ve salih kimseler ile tevessülde bulunurken şirke yol açacak hususlara dikkat etmek ve onlardan kaçınmak gerekir. Özellikle temel itikadi bilgileri eksik olan kimselerin bu konuda bilgilendirilmesi zorunludur. Kişiyi şirke düşüren davranışların başında Allah'tan başka h hangi bir kimseye uluhiyet niteliği atfetmek, ona dualarını sunmak tevessülde bulunulan salih insana Allah'a duyulan sevgiye ve O'na gösterilen saygıya denk bir sevgi ve saygı göstermek onu aşırı bir şekilde yüceltmek ve isteklerini Allah'ın değil onun karşılamasın beklemek gibi tutum ve davranışlar gelir. (İbn Kayyım el-Medaric cilt 1 sayfa 375)
Bu anlamdaki bir uygulamayı Ehl-i sünnet alimleri de tasvip etmemişlerdir. Çünkü dinimizde iyi niyetle de olsa ziyaret esnasında bizzat ölüden yardım istenmesi, kabrin el ile selamlanması, mum ve ışık yakılması, elbiseden veya saçtan bir parça bağlanması, mektup bırakılması, kabre dokunulup öpülmesi, etrafında tavaf eder gibi dönülmesi, kabrin üstüne mescit yapılması, kabre yönelik namaz kılınması, secde edilmesi ve bu şekilde ölüden medet umulması, kısmen cahiliye adetlerinden olduğu, kısmen de tevhid inancına ters düştüğü için şirk değilse bile buna zemin oluşturma ihtimalinden dolayı çirkin görülmüş ve yasaklanmıştır.(Alusi Ebu’s-Sena 4.cilt sayfa 183; Toplumun bilgi ve inanç seviyesi arttıkça bu tür yanlış davranışlar gittikçe azalmaktadır. Nitekim farklı yaş, meslek ve eğitim seviyesinde olan insanlar arasında yapılan ölüm sonrasına ait günümüz halk inançlarıyla ilgili bir araştırmanın sonuçları da bu görüşü doğrulamaktadır. (Abdulhamid Pehlivan Ölüm ve Sonrasına Ait Günümüz Halk İnançlarının Teolojik Alt Yapısı (yüksek lisans tezi, 2005)) Ancak bu tür yanlış uygulamalar esas alınarak kabir ziyaretlerinin, bu maksatla yolculuğa çıkmanın, mezarlıklarda dua etmenin ve vefat etmiş salih kimselerle tevessülde bulunmanın kayıtsız şartsız reddedilmesi de doğru değildir. Zira kabir ziyaretinin şu gibi faydaları vardır.
1. Ziyaret eden, ölümü ve ahireti hatırlar.
2. Salih kişilerin kabirlerini ziyaret, ruhlara ferahlık, yüce duygulara bereket sağlar.
3. Duaların kabulüne vesile olur.
4. Ziyaret, zaman zaman bundan haberdar olan ölüleri memnun ettiği gibi ziyaret vesilesiyle edilen dualar ve okunan ayetlerden istifade etmelerini sağlar.
Hasılı, ölümü ve ahireti hatırlatan kabir ziyareti ve orada Kur'an okunup dua edilmesi, adabına riayet edildiği, bidat ve hurafelerden uzak durulduğu takdirde dinen meşrudur ve tevhide aykırı değildir. Dolayısıyla Peygamber ve salih kimselerin zatlarını olmasa da makamlarını, mevkilerini ve Allah'ın onlara olan sevgisini vesile kılarak Allah'a dua edip istekte bulunmakta herhangi bir mahzur yoktur. Şu kadar var ki her masum düşüncenin suiistimali mümkün olduğu gibi, böyle bir tevessülü de kötüye kullananlar olabilir. Ancak onların bu art niyeti, tevessülün zatında masum bir uygulama. Olmasına asla zarar vermez.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 06.01.25, 07:37
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,523
Forum Puanı: 10274
Etiketlendiği Mesaj: 5364 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İmas o kadar kıt bilgiye sahipsinki burdakileri nasıl kandırıyorsun o soruları ilminizi ölçmek için sordum hepiniz foss sunuz şimdi açıklıyımda insanlar anlasın sizin gibi bilgisizler yüzünden kaç kişinin musallatı artıyordur kim bilir örnek veriyim sana büyü yapıldı ama büyü malzemeleri bulunamıyor ne yapıcan imas sen o vakit yapmazsın büyü ozaman oturrursun ölümünü beklersin bakın arkadaşlar eğer biri size ölüm büyüsü yaparsa sizde yaşam büyüsü yaparsınız gibi ölmeyin biri sizin organınızı indirirse sizde kaldırma yaparsanız onun yaptığı devre dışı kalır siz kitaplardan öğrenin cinler size büyü yaparsa o zaman ölümünüzü bekleyin çünkü o büyüyü bozamazsın
Allah seni davul etsin bu muydu bilgin bildigin, büyü malzemesini bulmak cok onemli değil buyunun enerjisini kesmek önemli...
demek ölüm büyüsüne karsi yaşam büyüsü yapilir, senin bilginede sana bunu ögretenede bir ton sopa atmak gerekir, bende bir şey biliyorsun sandimda adam satıp konusuyorum,
kaybol gözümün önunden

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 06.01.25, 10:40
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah seni davul etsin bu muydu bilgin bildigin, büyü malzemesini bulmak cok onemli değil buyunun enerjisini kesmek önemli...
demek ölüm büyüsüne karsi yaşam büyüsü yapilir, senin bilginede sana bunu ögretenede bir ton sopa atmak gerekir, bende bir şey biliyorsun sandimda adam satıp konusuyorum,
kaybol gözümün önunden
Büyünün enerjisini kesebilmek önemli peygamber efendimiz niye kesemedide Felak nas indirildi bunları okuyarak düğümleri cozdürdü Cebrail büyünün yerini neden gösterdi peki cinlerin yaptığı büyüyü bul sonrada bozarsın sen tamammı yada önüne engel koyup gücünü kesersin bilmiyorsan büyü yapılır cin tutsak olur o kişinin üzerinde o cini bı öldürde kabile üstüne binsin güç kesmek dediğin o cini öldürmek ki öldürürsen sonucları ilminle daha iyi bilirsin bence he sen eğer zaten yapılan buyulerde cin olmaz enerji vs anlatiyorsan hiç konuşma bence bilgin ne kadar belli olur büyü buyule karşılık verilir ki 2 çin girer birbirine kim kimi yerse büyü tutmama muhabbetide budur o çin güçlüyse seninkini öldürür ve büyü tutmadı deninir anladın mı 3000 mesaj atmayla vefk kitapları okumayla ne huddam olunur nede bir fayda dokunur anca insanlara zararın olur kaç kişi kim bilir sizin gibiler yüzünden neler çekiyor

Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 06.01.25, 10:44
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah seni davul etsin bu muydu bilgin bildigin, büyü malzemesini bulmak cok onemli değil buyunun enerjisini kesmek önemli...
demek ölüm büyüsüne karsi yaşam büyüsü yapilir, senin bilginede sana bunu ögretenede bir ton sopa atmak gerekir, bende bir şey biliyorsun sandimda adam satıp konusuyorum,
kaybol gözümün önunden
Bilgisi olmayan insanlara ki bilerek test ettim büyü musallat tespiti yaptırıyon sence bunu farkeden cin ona neler yapar bilgin varsa konuş yoksa artık ben susarım

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah seni davul etsin bu muydu bilgin bildigin, büyü malzemesini bulmak cok onemli değil buyunun enerjisini kesmek önemli...
demek ölüm büyüsüne karsi yaşam büyüsü yapilir, senin bilginede sana bunu ögretenede bir ton sopa atmak gerekir, bende bir şey biliyorsun sandimda adam satıp konusuyorum,
kaybol gözümün önunden
Bazı büyler farklıdır tabiki ona girmiyorum

Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 06.01.25, 10:54
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

İster inanın ister inanmayın ben hakkı dedim bilgizilerin bilgisizliğini açıkca söyledim imas ve beyzalim vefk kitaplarını okuyarak ki arkadaşlar 1000 TL ye 4 cilt alınıyor bilginiz olsun alın okuyun bilginiz eşdeğerdir buna emin olun yaşanmışlıkları sıfır göz perdesi kalp perdesi açmak inanın bana olay bir durum değil dediğim gibi alın kitabı 1 ayda açamayan olursa ismimi değitiririm olay zaten açmakta değil eski hayata geri dönmekte çünkü ne olursa olsun belalar peşinizi bırakmaz sakın ama sakın bu toplara girmeyen size tavsiyem vefk yazmaya kalkmayın hiçbirşey yapmayın bir sıkıntınız varsa belirli ve kesin kanat vericek hocalara danışın cünkü bunların yaptığı yarım işler canınızı alır şaka değil bu bı çocuk oyuncağı değil yazmak ayrı yaşamak ayrı ben size söylüyorum burdan alıcağınız bilgiler sadece ak bilgiler olsun karaya girmeyin

Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 06.01.25, 13:48
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,523
Forum Puanı: 10274
Etiketlendiği Mesaj: 5364 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Büyünün enerjisini kesebilmek önemli peygamber efendimiz niye kesemedide Felak nas indirildi bunları okuyarak düğümleri cozdürdü Cebrail büyünün yerini neden gösterdi peki cinlerin yaptığı büyüyü bul sonrada bozarsın sen tamammı yada önüne engel koyup gücünü kesersin bilmiyorsan büyü yapılır cin tutsak olur o kişinin üzerinde o cini bı öldürde kabile üstüne binsin güç kesmek dediğin o cini öldürmek ki öldürürsen sonucları ilminle daha iyi bilirsin bence he sen eğer zaten yapılan buyulerde cin olmaz enerji vs anlatiyorsan hiç konuşma bence bilgin ne kadar belli olur büyü buyule karşılık verilir ki 2 çin girer birbirine kim kimi yerse büyü tutmama muhabbetide budur o çin güçlüyse seninkini öldürür ve büyü tutmadı deninir anladın mı 3000 mesaj atmayla vefk kitapları okumayla ne huddam olunur nede bir fayda dokunur anca insanlara zararın olur kaç kişi kim bilir sizin gibiler yüzünden neler çekiyor

Ukala çocuk sana bir soru sorayım madem çok iyi biliyorsun, birine soy büyüsü yapılmiş 3 nesil birden etkilenmiş, ve bu büyü materyalleri çürümüş yok olmuş, şimdi bu mateyaller çürüdü ulaşılamıyor diye o büyü çözülmeyecek mi?

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 06.01.25, 13:55
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,523
Forum Puanı: 10274
Etiketlendiği Mesaj: 5364 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İster inanın ister inanmayın ben hakkı dedim bilgizilerin bilgisizliğini açıkca söyledim imas ve beyzalim vefk kitaplarını okuyarak ki arkadaşlar 1000 TL ye 4 cilt alınıyor bilginiz olsun alın okuyun bilginiz eşdeğerdir buna emin olun yaşanmışlıkları sıfır göz perdesi kalp perdesi açmak inanın bana olay bir durum değil dediğim gibi alın kitabı 1 ayda açamayan olursa ismimi değitiririm olay zaten açmakta değil eski hayata geri dönmekte çünkü ne olursa olsun belalar peşinizi bırakmaz sakın ama sakın bu toplara girmeyen size tavsiyem vefk yazmaya kalkmayın hiçbirşey yapmayın bir sıkıntınız varsa belirli ve kesin kanat vericek hocalara danışın cünkü bunların yaptığı yarım işler canınızı alır şaka değil bu bı çocuk oyuncağı değil yazmak ayrı yaşamak ayrı ben size söylüyorum burdan alıcağınız bilgiler sadece ak bilgiler olsun karaya girmeyin
Bu videolardan öğrediğin bilgilerin hepsi yanlış,
Büyünün akı karası olmaz, büyü yapan şirke girer , ona karşı büyü yapanda şirke girer, senin gibi 3 kuruşluk akılla bilmeyenleri dininden eder

Yazılı vefk kitabı var mi bilmiyorum, ama vefk kitaptan öğrenilmez çünkü vefk ilimdir , kitap okuyarak doktor olunmadığı gibi kitap okuyarak vefk öğrenilmez

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 06.01.25, 17:18
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ukala çocuk sana bir soru sorayım madem çok iyi biliyorsun, birine soy büyüsü yapılmiş 3 nesil birden etkilenmiş, ve bu büyü materyalleri çürümüş yok olmuş, şimdi bu mateyaller çürüdü ulaşılamıyor diye o büyü çözülmeyecek mi?
Ona göre karşılığında büyü yapılır büyü büyüyü devre dışı bırakır bildiğin şeylermi bilmediğin şeylermi bilemedim önü nasıl kesilir anlat bilelim bunun harici

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Evliyadan Yardım istemek Dinimizce Uygun mu? Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 10 10.04.26 23:14
Sığınma Duası (şirk, isyan, beddua, büyü, adak, yemin, iftira) Naim Tövbeler & Uyarılar 21 20.06.24 02:25
Şeyhten Himmet istemek Caiz mi ? Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 2 30.11.18 12:50
Kabir ehlinden yardım istemek Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 5 10.02.18 08:59
ilk Yardım Çantası Malzemeleri SiLence Sağlık 2 20.03.17 13:07


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:21.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com