Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Ölmüş insanlardan yardım istemek?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #51  
Alt 07.01.25, 12:04
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Harut ile marut sınav sebebidir. (Velâkin, Hârût ve Mârût isimli bu iki meleğin bunca ikaz ve nasihatlerine rağmen nefislerine ve şeytanın telkinlerine uyan bazı insanlar,) onlardan koca ile karısının arasını ayıran şeyi öğreni(p, uygulu)yorlardı. (Hâlbuki) o (sihir yapa)nlar, Allah'ın izni olmadıkça, yaptıkları şeyle hiç kimseye zarar veremezler.

Allahın emri olmadan büyü çer çöptür.
Allahın emri olmadan hiçbir şey olmaz zaten de konuyla ne alaka böyle davranarakmı haklı çıkacaksınız imtihan dünyası işte şöyle diyim daha iyi anlarsınız haram kılınan şeyler var alkol diyelim ve insanın böbrek taşı hastalığı var doktor o insana alkol içmesinin taşları ufaltıcağını ve atılmasını sağlayacağını söyledi o insan tedavi amaçlı alkol içerse o insan haramı işlemiş olur yoksa tedavi amaçlı kullandığı için niyetin önemini vurguluyorum şuan helal mi olmuş olur sen zaten tedavi konularında kullanılan alkolün haram olduğunu düşünüyorsan senle konuşacağım birşey yoktur

Alıntı ile Cevapla
  #52  
Alt 07.01.25, 12:09
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sade Allahın rızası ve iradesi ile o büyünün tutmasına müsade verilir buna ruhsat diyoruz. Allah o ruhsatı verendir dilerse iptal ederde kimsenin ( cinler alemi) gücü yetmez. Haklısın bir çok konuda ama Allahın sözleri üstüne ( Kuranı Kerim) söz yoktur gerisi boş ve geçersizdir. Büyü ile cinlere şeytanlara hükmedersin oysaki Allah hepsininde üstündedir ve dilerse hepsinin hükmü biter. Harut ile maruta da Allah müsade etmiştir. Hatta onlara Büyüyü öğrenmelerine müsade veren de Allahın ta kendisidir. Zira büyüyü yaratan da Allahtır ve bu bir sınavdır. Büyüye bulaşan boka bulaşmıştır ve derhal temizlenmesi gereklidir. İnsan iradesine hükmetmeye çalışan her güç büyüddür. Allah bizlere hür irade vermiştir iyi ile kötü aldığımız eğitim ve kültürümüzle yönelimimizdir.
Allaha Emanet Ol.
İşte böyle düzgünce konuşman birşeyleri öğrenebileceğiz anlamını taşır bu karşılılıdır insan iradesinden kast hiç etmedim bunu büyü olduğunu söylüyorsun ben yapılanı temize çekme büyüsünden bahsediyorum ama bir düşün bak sakince düşün beynindeki duvarları kır anlarsın kâğıda çiz ve düşün yazdıklarımı anlarsın

Alıntı ile Cevapla
  #53  
Alt 07.01.25, 12:15
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allahın emri olmadan hiçbir şey olmaz zaten de konuyla ne alaka böyle davranarakmı haklı çıkacaksınız imtihan dünyası işte şöyle diyim daha iyi anlarsınız haram kılınan şeyler var alkol diyelim ve insanın böbrek taşı hastalığı var doktor o insana alkol içmesinin taşları ufaltıcağını ve atılmasını sağlayacağını söyledi o insan tedavi amaçlı alkol içerse o insan haramı işlemiş olur yoksa tedavi amaçlı kullandığı için niyetin önemini vurguluyorum şuan helal mi olmuş olur sen zaten tedavi konularında kullanılan alkolün haram olduğunu düşünüyorsan senle konuşacağım birşey yoktur

Bu örneğindeki yanlışı düzeltmek istiyorum. Yoksa konuşma yanlış zemine inşa edilmiş oluyor.

Alkol içilerek tedavi olunacak bir hastalık çeşidi bu dünyada yokur. "Bira böbrekleri çalıştırırdan" dolayı söylüyorsan helal yollardan böbrekleri çalıştıracak sıvılar var. ( Gilaboru suyunu denemelisin) Yani yaraya dökülen alkolden bahsetmiyorum içilerek tedavi olunamaz ve azı haram olanın çoğuda haramdır. Doktor söylemez söylerse o tavsiye irdelenmeli ve araştırılmalıdır.

__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir.

Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır.
Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir.
Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır.
Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır…
Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür.

“Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ).

Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur
2. Bel'am din pazarlamacısıdır
Alıntı ile Cevapla
  #54  
Alt 07.01.25, 19:27
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu örneğindeki yanlışı düzeltmek istiyorum. Yoksa konuşma yanlış zemine inşa edilmiş oluyor.

Alkol içilerek tedavi olunacak bir hastalık çeşidi bu dünyada yokur. "Bira böbrekleri çalıştırırdan" dolayı söylüyorsan helal yollardan böbrekleri çalıştıracak sıvılar var. ( Gilaboru suyunu denemelisin) Yani yaraya dökülen alkolden bahsetmiyorum içilerek tedavi olunamaz ve azı haram olanın çoğuda haramdır. Doktor söylemez söylerse o tavsiye irdelenmeli ve araştırılmalıdır.
Ben örnekleme verdim ve uyuşturucu da haram ona bakılınca dişe tedavi uygulatırken vurdurtuyorsun veya anastezi insan zihnini götürüyor oda haram ama ameliyat için zorundasın niyet işte niyet herşey niyetle anlattığımda bu anlamamaya uğraşırsan anlamazsın

Alıntı ile Cevapla
  #55  
Alt 08.01.25, 06:47
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben örnekleme verdim ve uyuşturucu da haram ona bakılınca dişe tedavi uygulatırken vurdurtuyorsun veya anastezi insan zihnini götürüyor oda haram ama ameliyat için zorundasın niyet işte niyet herşey niyetle anlattığımda bu anlamamaya uğraşırsan anlamazsın
Allah razı olsun kardeşim sen anlattın ama ben anlamadım. Tipik bir hareket ben iyiyim ama karşımdaki anlamaz bu durumu sen adlandır. Ben anladım ama konunun ortasından okuyan başka biri yanlış anlamasın diye bir açıklama getirdim.

Keyif veren madde ile hisleri körleyen madde arasındaki ayrımı yapabiliyorum yani.

Neyse Allaha emanet ol. Ben anlıyorum seni

__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir.

Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır.
Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir.
Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır.
Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır…
Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür.

“Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ).

Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur
2. Bel'am din pazarlamacısıdır
Alıntı ile Cevapla
  #56  
Alt 08.01.25, 07:47
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Neden büyü yapılması yasaklandı Harun ve marun melekleri insanlara iyi büyüyü öğretiyorlardı ve insanlar bunları kötülük için kullandıkları için haram kılındı yasaklandı bir insanın örnek olarak unsurunun inmesi için büyü yapıldı ve o büyüyü çözemediniz dimi ne yapıcağız adam ölene kadar öyle gezsin unsurunu kaldırma büyüsü yapsak haram olur mu diyeceksiniz ve böyle bir durum harammıdır sizce ben size söyledim Allah başınıza işallah böyle bir durum vermesin yoksa anlıyamıyacaksınız perde arkasında neler oluyor bir bilseniz ama neyse gösterilen kadarını bilin çünkü bilgi bir musallat sebebidir öğreneni rahat bırakmazlar bunu unutmayın



Harut ve marut meleklerin ismi klavye hatası olmuş bilmeyen arkadaşlar için yazdım
Değerli kardeşim Bakara suresi 102. ayet gerek metinsel bağlam gerek söz dizimi ve anlam bakımından zor anlaşılan ve açıklanması da hayli güç olan ayetlerden biri olarak karşımıza çıkar. O kadar ki ayet metninde geçen her bir kelimeyle ilgili yorumlar, alternatifleriyle birlikte değerlendirildiğinde, toplam sayı 1260'a ulaşır. (Tabatabat el-Mizan 1.cilt sayfa 230-231) Nüzul ortamındaki hitap-muhatap diyalektiği göz ardı edildiğinde, bu ayetteki hemen her cümleden, özellikle de iki melek olarak kabul edilen Harüt ve Marüt'la ilgili ifadelerden birbirine zıt manalar çıkarmak mümkündür. Nitekim klasik tefsir literatürüne göz atıldığında, birçok müfessirin ayetteki ifadeleri Harüt ve Marüt'a sihir bilgisi verildiği ve bu iki meleğin insanlara sihir öğrettikleri şeklinde açıkladığı, buna mukabil diğer bazı müfessirlerin söz konusu ifadeleri tam tersi şekilde yorumladıkları görülür.
Ayetin başında "vettebeü" lafzıyla işaret edilen zümre, genelde Yahudiler, özelde Hz. Peygamber dönemindeki Medine Yahudileridir. Çünkü daha önceki ayetlerden de anlaşılacağı gibi Bakara süresi 102. ayet Hz. Peygamber ve bazı sahabilerle cedelleşen bir grubun Hz. Süleyman'la ilgili asılsız iddialarına cevap mahiyetindedir. Cedelci grup Medine Yahudi cemaatinin önde gelen simalarıdır. Bazı rivayetlere göre Hz. Peygamber'in Medine'deki Yahudilerle diyalogları sırasında Hz. Süleyman'dan nebi (peygamber) olarak söz etmesi kimi Yahudiler- ce tuhaf karşılanmıştır. Bu Yahudi taifesi, "Muhammed, Davüd'un oğlu Süleyman'ın peygamber olduğunu zannediyor. Halbuki o sihirbazdı iddiasında bulununca, Hz. Süleyman hakkındaki bu tür iddiaları red deden Bakara süresi 102. ayet inmiştir. (Kurtubi el-Cami, 2.cilt sayfa 41-42; Ebu Hayyan el-Bahru’l-Muhit 1.cilt sayfa 523) Diğer bazı rivayetlerde ise Yahudilerin Tevrat'a ve Musa şeriatına bağlı kalmak yerine Hz. Süleyman'ın veziri ve katibi Asaf b. Berahya'ya nispet edilen sihirle ilgili bir metne ve/veya Harüt ve Marüt'a nispet edilen sihir/büyü bilgisine temessük etmeleri üzerine Bakara 2/102. ayetin hem bu sihir/büyü odaklı küfrü/kafirliği ve hem de Hz. Süleyman'la ilgili çarpık anlayışı/inanışı reddetmek için nazil olduğu belirtilmiştir. (Taberi, Camiu’l-Beyan 2.cilt sayfa 327; İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’an 1.cilt sayfa 347-349)
Kimi müfessirlere göre en isabetli yorum budur. Ayetin وَلَكِنَّ الشَّيَاطِينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَ وَمَا أُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَ
-şeklindeki kısmında takdim-tehir bulunduğunu varsayan bu yoruma göre takdiri mana şudur: Süleyman küfre girmedi; Yahudilerce iddia edilenin aksine iki meleğe (Cebrail ve Mikail) de sihir bilgisi indirilmedi. Fakat şeytanlar, yani Babil'de Harüt ve Marüt isimli şeytanlar, halka
وما أنزل على الملكين ، ولكن الشياطين كفروا) "sihir-büyü öğreterek kafir oldular يعلمون) الناس السحر ببابل هاروت وماروت
Bu tenzihçi yorumda, Harut ve Marut’’ وَلكِنَّ الشَّيَاطِينَ كَفَرُوا" ,
Fakat şeytanlar kafir oldular) ifadesinde geçen "şeytanlar" dan bedel sayılır. Dolayısıyla insanlara sihir büyü öğretenler iki melek değil, Babil'de Harüt ve Marüt diye anılan iki şeytan ya da şeytan tabiatlı iki insandır.(Tabersi, Mecmau’l-Beyan 1.cilt sayfa 246) Fakat burada tesniye (ikil) formundaki iki ismin (Harüt ve Marüt) çoğul kipindeki "şeytanlar"dan bedel kabul edilip birbiriyle özdeşleştirilmesi, nahiv (gramer) açısından sorunlu kabul edilebilir. Kurtubi başta Nisa süresi 11. ayet olmak üzere bir dizi gerekçeye binaen Arap dilinde kimi zaman iki kişi için çoğul kipinde lafızlar kullanıldığını belirtmiştir. (Kurtubi, el-Cami, 2.cilt sayfa 50-51) Ayette takdim-tehir bulunduğu varsayımına dayanan bu yorum, Abdullah İbn Abbas ve Rebi' b. Enes'in, " وما أنزل على الملكين" ifadesini, "Allah iki meleğe sihir bilgisi indirmedi" şeklinde açıklamalarıyla bağlantılı olarak, erken dönem müfessirlerden Taberi (ö. tarafından da kaydedilmiştir.(Taberi, Camiu’l-Beyan 2.cilt sayfa 331-332)
ikinci izaha göre "وَمَا أُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَ" -ifadesinin başındaki "ma" harfi, "ellezi" manasında bir ilgi zamiri hüviyetindedir. Fakat atıf harfiyle başlayan bu ifadenin neye matuf olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. Bir ihtimale göre bu ifade, "" cümlesindeki "sihr" kelimesine matuf olabilir. Bu takdirde, "Şeytan tinetli kimseler halka sihir/büyü işini ve aynı zamanda Babil'de Harüt ve Marüt adlı iki meleğe indirilen sihir bilgisini öğretiyorlar" şeklinde bir anlam içerir. İkinci bir ihtimale göre söz konusu ifade, "مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ" cümlesine matuf olabilir. Üçüncü bir ihtimale göre ise"وَمَا أَنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْن’’ cümlesindeki "ma" harfi " عَلَى مُلْكِ سُلَيْمَانَ’’ lafzına matuf kabul edilmelidir. Bu takdirde, ayetin ilgili kısmı şöyle bir anlam içerir: "O Yahudiler Süleyman'ın hükümranlığı ve Harüt-Marüt adlı iki meleğe indirilen bilgi hususunda şeytan tinetli kimselerin uydurdukları yalanlara tabi oldular."(İbn Adil, el-Lübab 2.cilt sayfa 337-339)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #57  
Alt 08.01.25, 08:00
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben örnekleme verdim ve uyuşturucu da haram ona bakılınca dişe tedavi uygulatırken vurdurtuyorsun veya anastezi insan zihnini götürüyor oda haram ama ameliyat için zorundasın niyet işte niyet herşey niyetle anlattığımda bu anlamamaya uğraşırsan anlamazsın
Dostum seni anlıyorum vallahi heyecanını da anlıyorum. Körü körüne birini savunmak ve birini linçlemekten Allaha sığınırım. Sözlerin ve kurduğun cümleler ve hatta kullandığın yazım dili aldığın kültür yada tecrübelerini anlatır istesen de saklayamazsın. Ve ben de anlıyorum yaşanmışlıkların var. Haşa Allah kendini aciz duruma düşürebilecek birşey yaratır mı? Harut ile maruta o yetkiyi veren de Allahtı öğrettikleri şeytanın kanla yazılan kitabına karşılık savunma niteliğindeydi ve harut ile marut bunları kötü yönde kullanmayın diye tembih etmeden kimseye birşey öğretmiyordu çünkü öğrenen kendi iradesi ile davransın tuğut mu olacak yoksa hayramı kullanacak, gücün kölesi mi yoksa hayrın müjdecisi mi olacak bunlar kişisel sınavdı kötülük ile yapanın yeri sonsuzlukta hazırdı onları azap bekliyordu. Büyü kelimesi kişinin iradesine ket vurmak diye sadeleştirelim bunu yapan günah denizine düşmüştür. Ama kara kedinin ödüne işlemler yapıp damıtarak göze sürülüp düşman gözünde görünmez olmak tamam sihir dir ama simyail mi ile batını ilim karışımı bir nevi büyüdür. Kimse zarar görmüyor ve harama girmiyorsa neden haram olsun.
Sadece söylemek istediğim şuydu bilgin, kültürün hep açık olsun, üstüne yenilerini ekle doğru bildiğin yanlışlar olabilir. Bak vallahi samimiyim senden @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocadan öğrenecek çok şeyler var. Tartışmak iyidir ama kavga zemininden uzaklaşıp bilgi paylaşarak sorduklarımızı cevaplayarak inan bana bizim duamızı alırsınız ve sizler havasa hakim insanlar başkasının duasının ne kadar değerli olduğunu iyi bilenlersiniz.

Allaha emanetsin. Benimn için seni ve imas ı tanımak büyük zevkti çünkü ben birşeyler öğrenmeyi bıraktığım an öldüğüm gündür.

Lütfen bilgilerini ve tavsiyelerini paylaşmaya devam et. Kendini ispatlamak zorunda değilsin. Allah senden de razı olsun.

__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir.

Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır.
Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir.
Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır.
Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır…
Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür.

“Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ).

Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur
2. Bel'am din pazarlamacısıdır
Alıntı ile Cevapla
  #58  
Alt 08.01.25, 10:02
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dostum seni anlıyorum vallahi heyecanını da anlıyorum. Körü körüne birini savunmak ve birini linçlemekten Allaha sığınırım. Sözlerin ve kurduğun cümleler ve hatta kullandığın yazım dili aldığın kültür yada tecrübelerini anlatır istesen de saklayamazsın. Ve ben de anlıyorum yaşanmışlıkların var. Haşa Allah kendini aciz duruma düşürebilecek birşey yaratır mı? Harut ile maruta o yetkiyi veren de Allahtı öğrettikleri şeytanın kanla yazılan kitabına karşılık savunma niteliğindeydi ve harut ile marut bunları kötü yönde kullanmayın diye tembih etmeden kimseye birşey öğretmiyordu çünkü öğrenen kendi iradesi ile davransın tuğut mu olacak yoksa hayramı kullanacak, gücün kölesi mi yoksa hayrın müjdecisi mi olacak bunlar kişisel sınavdı kötülük ile yapanın yeri sonsuzlukta hazırdı onları azap bekliyordu. Büyü kelimesi kişinin iradesine ket vurmak diye sadeleştirelim bunu yapan günah denizine düşmüştür. Ama kara kedinin ödüne işlemler yapıp damıtarak göze sürülüp düşman gözünde görünmez olmak tamam sihir dir ama simyail mi ile batını ilim karışımı bir nevi büyüdür. Kimse zarar görmüyor ve harama girmiyorsa neden haram olsun.
Sadece söylemek istediğim şuydu bilgin, kültürün hep açık olsun, üstüne yenilerini ekle doğru bildiğin yanlışlar olabilir. Bak vallahi samimiyim senden @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocadan öğrenecek çok şeyler var. Tartışmak iyidir ama kavga zemininden uzaklaşıp bilgi paylaşarak sorduklarımızı cevaplayarak inan bana bizim duamızı alırsınız ve sizler havasa hakim insanlar başkasının duasının ne kadar değerli olduğunu iyi bilenlersiniz.

Allaha emanetsin. Benimn için seni ve imas ı tanımak büyük zevkti çünkü ben birşeyler öğrenmeyi bıraktığım an öldüğüm gündür.

Lütfen bilgilerini ve tavsiyelerini paylaşmaya devam et. Kendini ispatlamak zorunda değilsin. Allah senden de razı olsun.
Allah razı olsun ben kavga etmenin zaten beşinde değilim ama bazı hakikatler vardır bunların reddedilmesi sadece insanı eritiyor ben hoca veya hüddam değilim her zaman bunu dile getiririm gördüklerimi yaşadıklarımı anlatıyorum tecrübelerimi anlatıyorum ki ben zamanında tecrübem hiç yoktu ve bu tecrübesiz çok büyük tuzaklara düşürdüğünü biliyorum bazı şeyler zaman kaybıdır ki bazı durumlarda zaman kaybı yaşamın sona ermesi demektir ben Allah için konuşurum hakkını helal et kalbini kırdıysam

Alıntı ile Cevapla
  #59  
Alt 08.01.25, 10:06
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.04.24
Bulunduğu yer: Bayburt
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 849
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli kardeşim Bakara suresi 102. ayet gerek metinsel bağlam gerek söz dizimi ve anlam bakımından zor anlaşılan ve açıklanması da hayli güç olan ayetlerden biri olarak karşımıza çıkar. O kadar ki ayet metninde geçen her bir kelimeyle ilgili yorumlar, alternatifleriyle birlikte değerlendirildiğinde, toplam sayı 1260'a ulaşır. (Tabatabat el-Mizan 1.cilt sayfa 230-231) Nüzul ortamındaki hitap-muhatap diyalektiği göz ardı edildiğinde, bu ayetteki hemen her cümleden, özellikle de iki melek olarak kabul edilen Harüt ve Marüt'la ilgili ifadelerden birbirine zıt manalar çıkarmak mümkündür. Nitekim klasik tefsir literatürüne göz atıldığında, birçok müfessirin ayetteki ifadeleri Harüt ve Marüt'a sihir bilgisi verildiği ve bu iki meleğin insanlara sihir öğrettikleri şeklinde açıkladığı, buna mukabil diğer bazı müfessirlerin söz konusu ifadeleri tam tersi şekilde yorumladıkları görülür.
Ayetin başında "vettebeü" lafzıyla işaret edilen zümre, genelde Yahudiler, özelde Hz. Peygamber dönemindeki Medine Yahudileridir. Çünkü daha önceki ayetlerden de anlaşılacağı gibi Bakara süresi 102. ayet Hz. Peygamber ve bazı sahabilerle cedelleşen bir grubun Hz. Süleyman'la ilgili asılsız iddialarına cevap mahiyetindedir. Cedelci grup Medine Yahudi cemaatinin önde gelen simalarıdır. Bazı rivayetlere göre Hz. Peygamber'in Medine'deki Yahudilerle diyalogları sırasında Hz. Süleyman'dan nebi (peygamber) olarak söz etmesi kimi Yahudiler- ce tuhaf karşılanmıştır. Bu Yahudi taifesi, "Muhammed, Davüd'un oğlu Süleyman'ın peygamber olduğunu zannediyor. Halbuki o sihirbazdı iddiasında bulununca, Hz. Süleyman hakkındaki bu tür iddiaları red deden Bakara süresi 102. ayet inmiştir. (Kurtubi el-Cami, 2.cilt sayfa 41-42; Ebu Hayyan el-Bahru’l-Muhit 1.cilt sayfa 523) Diğer bazı rivayetlerde ise Yahudilerin Tevrat'a ve Musa şeriatına bağlı kalmak yerine Hz. Süleyman'ın veziri ve katibi Asaf b. Berahya'ya nispet edilen sihirle ilgili bir metne ve/veya Harüt ve Marüt'a nispet edilen sihir/büyü bilgisine temessük etmeleri üzerine Bakara 2/102. ayetin hem bu sihir/büyü odaklı küfrü/kafirliği ve hem de Hz. Süleyman'la ilgili çarpık anlayışı/inanışı reddetmek için nazil olduğu belirtilmiştir. (Taberi, Camiu’l-Beyan 2.cilt sayfa 327; İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’an 1.cilt sayfa 347-349)
Kimi müfessirlere göre en isabetli yorum budur. Ayetin وَلَكِنَّ الشَّيَاطِينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَ وَمَا أُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَ
-şeklindeki kısmında takdim-tehir bulunduğunu varsayan bu yoruma göre takdiri mana şudur: Süleyman küfre girmedi; Yahudilerce iddia edilenin aksine iki meleğe (Cebrail ve Mikail) de sihir bilgisi indirilmedi. Fakat şeytanlar, yani Babil'de Harüt ve Marüt isimli şeytanlar, halka
وما أنزل على الملكين ، ولكن الشياطين كفروا) "sihir-büyü öğreterek kafir oldular يعلمون) الناس السحر ببابل هاروت وماروت
Bu tenzihçi yorumda, Harut ve Marut’’ وَلكِنَّ الشَّيَاطِينَ كَفَرُوا" ,
Fakat şeytanlar kafir oldular) ifadesinde geçen "şeytanlar" dan bedel sayılır. Dolayısıyla insanlara sihir büyü öğretenler iki melek değil, Babil'de Harüt ve Marüt diye anılan iki şeytan ya da şeytan tabiatlı iki insandır.(Tabersi, Mecmau’l-Beyan 1.cilt sayfa 246) Fakat burada tesniye (ikil) formundaki iki ismin (Harüt ve Marüt) çoğul kipindeki "şeytanlar"dan bedel kabul edilip birbiriyle özdeşleştirilmesi, nahiv (gramer) açısından sorunlu kabul edilebilir. Kurtubi başta Nisa süresi 11. ayet olmak üzere bir dizi gerekçeye binaen Arap dilinde kimi zaman iki kişi için çoğul kipinde lafızlar kullanıldığını belirtmiştir. (Kurtubi, el-Cami, 2.cilt sayfa 50-51) Ayette takdim-tehir bulunduğu varsayımına dayanan bu yorum, Abdullah İbn Abbas ve Rebi' b. Enes'in, " وما أنزل على الملكين" ifadesini, "Allah iki meleğe sihir bilgisi indirmedi" şeklinde açıklamalarıyla bağlantılı olarak, erken dönem müfessirlerden Taberi (ö. tarafından da kaydedilmiştir.(Taberi, Camiu’l-Beyan 2.cilt sayfa 331-332)
ikinci izaha göre "وَمَا أُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَ" -ifadesinin başındaki "ma" harfi, "ellezi" manasında bir ilgi zamiri hüviyetindedir. Fakat atıf harfiyle başlayan bu ifadenin neye matuf olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. Bir ihtimale göre bu ifade, "" cümlesindeki "sihr" kelimesine matuf olabilir. Bu takdirde, "Şeytan tinetli kimseler halka sihir/büyü işini ve aynı zamanda Babil'de Harüt ve Marüt adlı iki meleğe indirilen sihir bilgisini öğretiyorlar" şeklinde bir anlam içerir. İkinci bir ihtimale göre söz konusu ifade, "مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ" cümlesine matuf olabilir. Üçüncü bir ihtimale göre ise"وَمَا أَنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْن’’ cümlesindeki "ma" harfi " عَلَى مُلْكِ سُلَيْمَانَ’’ lafzına matuf kabul edilmelidir. Bu takdirde, ayetin ilgili kısmı şöyle bir anlam içerir: "O Yahudiler Süleyman'ın hükümranlığı ve Harüt-Marüt adlı iki meleğe indirilen bilgi hususunda şeytan tinetli kimselerin uydurdukları yalanlara tabi oldular."(İbn Adil, el-Lübab 2.cilt sayfa 337-339)
Allah razı olsun herşeyi açıklıyorsunya duygulanıyorum böyle insanlarda varmış diyorum kalbini kırdıysam hakkını helal et

Alıntı ile Cevapla
  #60  
Alt 08.01.25, 10:17
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
vsnw Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah razı olsun herşeyi açıklıyorsunya duygulanıyorum böyle insanlarda varmış diyorum kalbini kırdıysam hakkını helal et
Estağfurullah kalp kırmak mevzubahis değil. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bu linkte Bayburtlu Şinasi Köklüce’nin okuduğu şiirler var arada bakarsın. Şinasi yaşça benden oldukça küçüktür çok sevdiğim bir kardeşimdir. Baki selam.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Evliyadan Yardım istemek Dinimizce Uygun mu? Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 10 10.04.26 23:14
Sığınma Duası (şirk, isyan, beddua, büyü, adak, yemin, iftira) Naim Tövbeler & Uyarılar 21 20.06.24 02:25
Şeyhten Himmet istemek Caiz mi ? Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 2 30.11.18 12:50
Kabir ehlinden yardım istemek Havasokulu Allah Dostları & Evliyalar 5 10.02.18 08:59
ilk Yardım Çantası Malzemeleri SiLence Sağlık 2 20.03.17 13:07


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:16.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com