Alıntı:
Cengihan Nickli Üyeden Alıntı
Valla alıcam elime tesbihimi,seccademi biraz da nolur nolmaz diye kum,biraz da nakit.
Allah'ın zikriyle uğraşıcan,namaz kılıcan.Gerekirse üç yudum suyla yaşıycan,dünyayı bırakıcan.Dünya zor geliyor insana.
Ölene kadar Allah diycen,gururdur,kibirdir hepsini atıcan kenara.
Tabi ki biliyoruz ki dengeyi korumak lazım daima,ama işte dünyada geçen zamana bakıyorum,bir de zikirle geçen zamana bakıyorum.Diyorum ki keşke seccade olsam da,şurada kalsam ömür boyu.
Biraz içimi dökmek gibi oldu,herhangi bir sorum da yok aslında kusura kalmayın.
Allah'a emanetsiniz kardeşlerim,abilerim,ablalarım.
|
Nakledilen rivayetlerden ve devamındaki pasajlardan anlaşılıyor ki, müminlerden bazıları Kur'an'da medh ettiği kissıs ve rahiplere özenmişler takva ve zühd amacıyla, Allah'ın kendilerine helâl kıldığı, temiz ve rızıkları nefislerine haram kılmaya kalkışmışlar; tabir caizse, dinde ince eleyip sık dokuma eğilimine girmişlerdir. Enes (ra)'den nakledildiğine göre, sahabılerden bir grup, oturmuş dindarlıkları hakkında konuşuyorlardı. Onlardan biri, ben kalan ömrüm boyunca, hiç ara vermeksizin oruç tutacağım dedi. Diğeri gece ve gündüz namaz kılacağım, üçüncüsü de hanımımla hiç ilişkiye girmeyeceğim dedi... Bu sözleri işiten Resulullah (sav), yanlarına yaklaştı ve: "Şöyle şöyle söyleyenler sizler miydiniz? Vallahi ben size göre, Allah'tan daha çok korkan kimseyim, ama bazen oruç tutarım bazen tutmam, gecenin bir bölümünde kalkar namaz kılarım, bir bölümünde uyurum, hanımlarımla da bir araya gelirim... Benim sünnetimi beğenmeyen benden değildir." dedi!(Buhari, ‘’Nikah,1; Müslim, ‘’Nikah, 5) Bir başka rivayete göre de Resulullah (sav) husyelerini/testis aldırtıp, iğdiş olmak isteyen kimseyi (Osman b. Maz'un) bundan men etmiştir... (Buharı, "Nikâh", "Tebettül bahsi")
Taberı'nin Camiu'l-Beyan adlı tefsirinde genişçe yaptığı açıklamalara göre de Resulullah (sav) dinde ince eleyip sık dokumayı sünnetinden yüz çevirmek olarak değerlendirmiş Allah'ın nimetlerine sırt çevirmeyi kesin bir dille yasaklamıştır: Nakledildiğine göre aralarında Resulullah'ın ashabından Osman b. Maz'un, Hz. Ali, İbn Mesud ve Mikdat'ın da bulunduğu on kadar sahabı (ra) Hz. Osman'ın evinde toplandılar ve devamlı olarak gündüzleri oruç tutmak, geceleri uyumayıp namaz kılmak, kadınlarıyla cinsel ilişkiye girmemek, yeni elbiseler giyinmemek ve kalan ömürlerini dünya nimetlerine sırt çevirip Allah'a ibadet ile geçirmek üzere söz verip yemin ettiler. Hatta kendilerini kısırlaştırmayı bile düşünenler vardı. Resulullah (sav) onların bu düşüncelerini işitince kendilerini yanına çağırdı ve şöyle buyurdu: “Ben böyle bir kulluk biçimi ile emrolunmadım! Sizin vücutlarınızın ve nefislerinizin sizde hakkı vardır; oruç tutun, namaz kılın, sadaka verin; ama yemeyi, içmeyi, uyumayı asla terk etmeyin! Ben geceleri, kalkar namaz da kılarım uyurum da... Bazen oruç tutar, bazen tutmam. Et yerim, hanımlarımla birlikte olurum... Dikkat edin! Ancak benim sünnetime uyan bendendir, benim sünnetimden yüz çeviren benden değildir! Bir rivayete göre, hanımının Hz. Aişe'ye şikayeti üzerine Resulullah (sav) Osman b. Maz'un'u yanına çağırdı ve ona hanımına dönmesini emretti. Osman, ben orucum deyince. Orucunu boz ve hanımına git buyurdu. Osman yemin ettiğini söyleyince, yemininin kefaretini verirsin; git hanımına... buyurdu.(Taberi 7.cilt sayfa 7-9)