![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, mürtedin (Dinden dönen) öncelikle tövbe etmesi istenir. Şüpheye düştüğü hususlar sorulur ve tereddütleri giderilmeye çalışılır. Tövbe etmesi için kendisine süre verilir. Bu süreyi İslam’ın üç defa telkin edilmesiyle sınırlayan İslam hukukçuları bulunduğu gibi, bunun üç gün, bir ay, hatta bir yıldan fazla olabileceği görüşünde olanlar da vardır. Bazı fakihlere göre de mürtedin tekrar İslam’a dönmesinden ümit kesilinceye kadar beklenir.[ Şirazi, el-Mühezzeb, III, 257; Serahsi, el-Mebsut, X, 98; Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII , 135; İbn Kudame, el-Muğni, X, 75; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 78; Mevsıli, el-İ htiyar, IV, 145; İbn Müflih, el-Furu’, VI, 169; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Ceffal, et-Tevbe ve Eserüha fi İskati’l-Hudud fi’l-Fıkhi’l-İslami, s. 151; Şevkani, Neylü’l-Evtar, VII, sayfa 195] İrtidat suçundan tövbe eden cezalandırılmaz. Mürted, tövbe etmez ise kendisine yaptırım uygulanır. Mürtede ceza öngörülmesi, onun bu fiiliyle Müslümanlar arasında İslam dinine ilişkin şüphe oluşturması, İslam hakkında yaralayıcı uygunsuz sözler sarfetmesi, fitne kapsının açılmasına sebebiyet vermesi, İslam’a meydan okuması, hatta vatana ihanet etmesiyle izah edilmektedir.[ Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 154; Bilmen, Kamus, IV, 15; Kurt, Ali Osman, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Din Değiştirme, İstanbul 2004, s. 187.] Ebu Hanife, mürtedin tövbeye davet edilmesini zorunlu görmez ve bunun müstehap olduğunu belirtir. Zira mürtede zaten vaktinde davet yapılmıştır, tekrar İslam’a davet etmeye gerek yoktur. Bununla birlikte tövbe telkin edilmesi müstehaptır.[ Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 134; İbn Kudame, el-Muğni, X, 76.] Devletin uygun görmesi veya mürtedin kendisine süre verilmesini talep etmesi halinde ceza tecil edilir. Hanbeli ve Malikilere göre, Hz. Peygambere söven ve irtidat suçu tekerrür eden kişilerin tövbeleri kabul edilmez.[İbn Münzir, Kitabü’l-İcma’, s. 120; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 87-88; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 279, 282] İslam hukukçularının çoğunluğu tarafından benimsenen ve hakim olan görüş, bu suçun had cezasını gerektirdiği ve suçlunun ölüm cezasıyla cezalandırılacağı yönündedir. [Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 33; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Zeydan, Buhusun Fıkhiyye, s. 416; Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 151; Udeh, et-Teşriu’l-Cinai, I, 661-662.]
Sahabenin bu konuda icma ettiği, fakihler arasında da bu yönde görüş birliği bulunduğu ifade edilmektedir.[ İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 72; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 72.] Osmanlı dönemi uygulamasında da irtidat edenlere ölüm cezası öngörülmüş, ancak 1844 yılından itibaren Batılı devletlerin de baskısıyla bu hüküm resmen olmasa da fiilen kaldırılmıştır.[ Avcı, Mustafa, Osmanlı Hukukunda Suçlar ve Cezalar, İstanbul 2004, s. 387, 389; Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katil, s. 179.]Fakihlerin çoğunluğu kadın erkek ayrımı yapılmaksızın bu suçu işleyen her kişiye aynı cezanın uygulanacağını belirtirler. Ebu Hanife’ye göre, dinden çıkan kadına ölüm cezası verilmez. Kendisine tövbe telkin edilir ve İslam’a dönünceye kadar hapsedilir.[ Serahsi, el-Mebsut, X, 108; Kasani , Bedaiu’s-Sanai’, VII, 135; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 76; Zeylai, Fahruddin Osman b. Ali (ö.743/1342), Nasbu’r-Raye li Ehadisi’l-Hidaye, yy., 1938, III, 456-457; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 281; Zeydan, Abülkerim, el-Mufassal fi Ahkami’l-Mer’e ve’l-Beyti’l-Müslim fi’ş-Şeriati’l-İslamiyye, Beyrut 1994, V, 315.] Tövbe eden kişi dokunulmaz hale gelir. İrtidat suçundan tövbe eden kişiyi öldüren, masum bir kişiyi öldürmüş sayılır.[ Udeh, et-Teşriu’l-Cinai ,II, 727.]Ayrıntıda bazı farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte, genel olarak; Allah’a şirk koşan, O’nu inkar eden, Allah’ın farz kıldığı veya cennet-cehennem gibi varlığı kesin delillerle açıkça bildirilen hususları kabullenmeyen, Kur’an’ın bir kısmını ya da tamamını reddededen, Hz. Peygamber’den mütevatir olarak nakledilen ve üzerinde icma edilen helal ve haramları, itikadi bilgileri kabul etmeyen, Allah’a ve Peygamber’e söven kişilerin dinden dönme suçu işledikleri ve ölüm cezasına çarptırılacakları ittifakla benimsenmiştir.
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#2
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Şeriatın kanunlarının net olması gerekir gereksiz durumlarda esnetilmeye gidilirse düzen bozulur diye düşünüyorum
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Ben kuranı bilirim diyenlerin hepsi sonunda şirke düşer çünkü kuranda insan aklının kaldıramayacağı sözler vardır ve onları bize hadisler açıklar, biraz önce hz, peygamberin barişcıl olduğunu savaş harici kimseyi öldürmedi diyordun, şimdi kuranı bilirim, peygamberin lafını tanımam diyorsun, Hz. Peygamber kendinden hiç bir söz konuşmaz her sözü Allahın kelamıdır, hz. Allah diyorki benim sözümü azaltır yada çoğaltırsa onun şah damarını keserim diyor....
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#5
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bu sözde ne söyleniyorsa o anlaşilır benim bir yer çektiğim yok, lafı sen bir yer çektin, Sana peygamber hadisi söylüyorum, sen katılmıyorum diyorsun Biz mürtedden bahsediyoruz, mürtedin akibetini konuşuyoruz, Sen laf anlamayandan nasiplenmekten bahsediyorsun,Ben mürted için söylenmiş hadisleri veve 4 imamın dediklerini söylüyorum, sen ben şunu söyledim o bunu söyledi diyorsun Eğer burası şeriat devleti olsaydı mürted katledilirdi bunun gayrısı ötesi dedikisi diyorkisi yok bu net ve kesin karardır...
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#7
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Dört mezhep imamı da İslam hukukunu oluştururken Kur'an ve Sünnet'e bağlı kalmıştır. İslam hukukunda, farklı inançlara sahip insanlarla nasıl ilişki kurulacağı konusunda ayrıntılı kurallar vardır. Örneğin, Zimmi (İslam devleti içinde yaşayan gayrimüslimler): Canları, malları ve ibadet özgürlükleri İslam hukuku tarafından korunur. Harbi (İslam ile savaş halinde olanlar): Savaş şartları çerçevesinde değerlendirilir. Müste’men (geçici olarak İslam ülkesine girmiş olan gayrimüslimler): Can güvenliği vardır. Bu imamların görüşleri bağlamında, her kafir öldürülmelidir gibi bir anlayış yoktur. İslam savaş dininden çok barış ve adalet dinidir. Savaş ancak savunma veya zulmü ortadan kaldırma amacıyla yapılabilir.
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
1. Bağlam Meselesi: Hz. Peygamber’in döneminde “mürted” sadece din değiştiren değil, aynı zamanda İslam toplumuna karşı düşmanca tutum alan, savaş açan veya fitne çıkaran kişiler için kullanılıyordu. Bu yüzden bazı İslam alimleri, bu tür hadislerin genel bir kural olmadığını, sadece o dönemin siyasi ve toplumsal şartlarına özel olduğunu söyler. 2. Kur’an’da Mürtedin Dünya Cezası Yoktur: Kur’an’da mürtedin dünyada öldürülmesi gerektiğini söyleyen hiçbir ayet yoktur. Aksine, Allah “kim dinini değiştirirse onun cezasını ahirette vereceğini” söyler: “Sizden kim dininden döner ve kafir olarak ölürse, işte onların bütün yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir.” (Bakara 2:217) Eğer ölüm cezası mutlak bir hüküm olsaydı, Kur’an’da açıkça belirtilirdi. 3. Fıkhi Mezhepler Arasındaki Farklar: Hanefi mezhebi: Kadın mürted öldürülmez, tövbe edene kadar hapsedilir. Diğer mezhepler: Kadın-erkek fark etmeksizin mürted öldürülür der. Ancak, günümüzde birçok İslam hukuku uzmanı, mürted cezasının artık uygulanamayacağını ve modern hukuk sistemlerinde din özgürlüğünün esas olduğunu söyler. 4. Peygamber’in Uygulamalarında Esneklik Vardır: Hz. Peygamber, dinden dönen herkesi öldürmemiştir. Mesela Mekke’nin fethinden sonra birçok kişi İslam’dan çıkmış, ama öldürülmemiştir. Hz. Ömer’in zamanında da benzer olaylar olmuş, mürted olanlar öldürülmemiştir. Sonuç olarak, Hz. Peygamber her mürted olanı öldürdü mü? (Hayır) Bu hüküm siyasi bir savaş durumu için mi, yoksa bireysel inanç değişikliği için mi konuldu? (Tarihsel bağlamı göz önüne almak lazım) Dini kurallar ile ideolojilere göre yorumlamak doğru değil. Ama senin de gördüğün gibi, İslam her zaman adalet ve merhametle hükmetmeyi esas alır.
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
(0 Beğeni)
|
|
#10
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Kuranın yazı biçimidir, çoğu imama göre ve özellikle 4 mezheb imamına göre asıl yazı biçimidir, fazileti varmı bilemem...
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Cin çağırmak caiz midir? | SiLence | Cin & Şeytan & Melek & Ruh | 14 | 23.02.25 18:52 |
| Verdiğini geri isteyen kustuğunu yalayan köpek gibidir | Cok Bilmis | islam & islami Konular | 1 | 11.08.24 21:16 |
| Kadının erkek doktora muayene olması caiz midir ? | Ayhanhoca | Fıkıh Soru ve Cevaplar | 7 | 05.04.22 09:42 |
| Caizdir demek cüret de caiz değil demek cüret değil midir? | fatih1 | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 3 | 29.12.20 16:58 |
| Evi, içki içip, haç'a tapan bir gayr-i müslime kiraya vermek caiz midir? | ebu ubeyde bin cerrah | islam & islami Konular | 0 | 05.10.20 10:36 |