Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Kafirin canı caiz midir

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.02.25, 19:58
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,148
Forum Puanı: 1986
Etiketlendiği Mesaj: 597 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Zina eden Allah'a saygısızlık yapan kafirin kanı caiz midir
İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, mürtedin (Dinden dönen) öncelikle tövbe etmesi istenir. Şüpheye düştüğü hususlar sorulur ve tereddütleri giderilmeye çalışılır. Tövbe etmesi için kendisine süre verilir. Bu süreyi İslam’ın üç defa telkin edilmesiyle sınırlayan İslam hukukçuları bulunduğu gibi, bunun üç gün, bir ay, hatta bir yıldan fazla olabileceği görüşünde olanlar da vardır. Bazı fakihlere göre de mürtedin tekrar İslam’a dönmesinden ümit kesilinceye kadar beklenir.[ Şirazi, el-Mühezzeb, III, 257; Serahsi, el-Mebsut, X, 98; Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII , 135; İbn Kudame, el-Muğni, X, 75; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 78; Mevsıli, el-İ htiyar, IV, 145; İbn Müflih, el-Furu’, VI, 169; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Ceffal, et-Tevbe ve Eserüha fi İskati’l-Hudud fi’l-Fıkhi’l-İslami, s. 151; Şevkani, Neylü’l-Evtar, VII, sayfa 195] İrtidat suçundan tövbe eden cezalandırılmaz. Mürted, tövbe etmez ise kendisine yaptırım uygulanır. Mürtede ceza öngörülmesi, onun bu fiiliyle Müslümanlar arasında İslam dinine ilişkin şüphe oluşturması, İslam hakkında yaralayıcı uygunsuz sözler sarfetmesi, fitne kapsının açılmasına sebebiyet vermesi, İslam’a meydan okuması, hatta vatana ihanet etmesiyle izah edilmektedir.[ Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 154; Bilmen, Kamus, IV, 15; Kurt, Ali Osman, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Din Değiştirme, İstanbul 2004, s. 187.] Ebu Hanife, mürtedin tövbeye davet edilmesini zorunlu görmez ve bunun müstehap olduğunu belirtir. Zira mürtede zaten vaktinde davet yapılmıştır, tekrar İslam’a davet etmeye gerek yoktur. Bununla birlikte tövbe telkin edilmesi müstehaptır.[ Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 134; İbn Kudame, el-Muğni, X, 76.] Devletin uygun görmesi veya mürtedin kendisine süre verilmesini talep etmesi halinde ceza tecil edilir. Hanbeli ve Malikilere göre, Hz. Peygambere söven ve irtidat suçu tekerrür eden kişilerin tövbeleri kabul edilmez.[İbn Münzir, Kitabü’l-İcma’, s. 120; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 87-88; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 279, 282] İslam hukukçularının çoğunluğu tarafından benimsenen ve hakim olan görüş, bu suçun had cezasını gerektirdiği ve suçlunun ölüm cezasıyla cezalandırılacağı yönündedir. [Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 33; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Zeydan, Buhusun Fıkhiyye, s. 416; Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 151; Udeh, et-Teşriu’l-Cinai, I, 661-662.]
Sahabenin bu konuda icma ettiği, fakihler arasında da bu yönde görüş birliği bulunduğu ifade edilmektedir.[ İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 72; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 72.] Osmanlı dönemi uygulamasında da irtidat edenlere ölüm cezası öngörülmüş, ancak 1844 yılından itibaren Batılı devletlerin de baskısıyla bu hüküm resmen olmasa da fiilen kaldırılmıştır.[ Avcı, Mustafa, Osmanlı Hukukunda Suçlar ve Cezalar, İstanbul 2004, s. 387, 389; Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katil, s. 179.]Fakihlerin çoğunluğu kadın erkek ayrımı yapılmaksızın bu suçu işleyen her kişiye aynı cezanın uygulanacağını belirtirler. Ebu Hanife’ye göre, dinden çıkan kadına ölüm cezası verilmez. Kendisine tövbe telkin edilir ve İslam’a dönünceye kadar hapsedilir.[ Serahsi, el-Mebsut, X, 108; Kasani , Bedaiu’s-Sanai’, VII, 135; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 76; Zeylai, Fahruddin Osman b. Ali (ö.743/1342), Nasbu’r-Raye li Ehadisi’l-Hidaye, yy., 1938, III, 456-457; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 281; Zeydan, Abülkerim, el-Mufassal fi Ahkami’l-Mer’e ve’l-Beyti’l-Müslim fi’ş-Şeriati’l-İslamiyye, Beyrut 1994, V, 315.] Tövbe eden kişi dokunulmaz hale gelir. İrtidat suçundan tövbe eden kişiyi öldüren, masum bir kişiyi öldürmüş sayılır.[ Udeh, et-Teşriu’l-Cinai ,II, 727.]Ayrıntıda bazı farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte, genel olarak; Allah’a şirk koşan, O’nu inkar eden, Allah’ın farz kıldığı veya cennet-cehennem gibi varlığı kesin delillerle açıkça bildirilen hususları kabullenmeyen, Kur’an’ın bir kısmını ya da tamamını reddededen, Hz. Peygamber’den mütevatir olarak nakledilen ve üzerinde icma edilen helal ve haramları, itikadi bilgileri kabul etmeyen, Allah’a ve Peygamber’e söven kişilerin dinden dönme suçu işledikleri ve ölüm cezasına çarptırılacakları ittifakla benimsenmiştir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18.02.25, 20:04
 
Üyelik tarihi: 06.10.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 200
Forum Puanı: 188
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, mürtedin (Dinden dönen) öncelikle tövbe etmesi istenir. Şüpheye düştüğü hususlar sorulur ve tereddütleri giderilmeye çalışılır. Tövbe etmesi için kendisine süre verilir. Bu süreyi İslam’ın üç defa telkin edilmesiyle sınırlayan İslam hukukçuları bulunduğu gibi, bunun üç gün, bir ay, hatta bir yıldan fazla olabileceği görüşünde olanlar da vardır. Bazı fakihlere göre de mürtedin tekrar İslam’a dönmesinden ümit kesilinceye kadar beklenir.[ Şirazi, el-Mühezzeb, III, 257; Serahsi, el-Mebsut, X, 98; Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII , 135; İbn Kudame, el-Muğni, X, 75; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 78; Mevsıli, el-İ htiyar, IV, 145; İbn Müflih, el-Furu’, VI, 169; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Ceffal, et-Tevbe ve Eserüha fi İskati’l-Hudud fi’l-Fıkhi’l-İslami, s. 151; Şevkani, Neylü’l-Evtar, VII, sayfa 195] İrtidat suçundan tövbe eden cezalandırılmaz. Mürted, tövbe etmez ise kendisine yaptırım uygulanır. Mürtede ceza öngörülmesi, onun bu fiiliyle Müslümanlar arasında İslam dinine ilişkin şüphe oluşturması, İslam hakkında yaralayıcı uygunsuz sözler sarfetmesi, fitne kapsının açılmasına sebebiyet vermesi, İslam’a meydan okuması, hatta vatana ihanet etmesiyle izah edilmektedir.[ Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 154; Bilmen, Kamus, IV, 15; Kurt, Ali Osman, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Din Değiştirme, İstanbul 2004, s. 187.] Ebu Hanife, mürtedin tövbeye davet edilmesini zorunlu görmez ve bunun müstehap olduğunu belirtir. Zira mürtede zaten vaktinde davet yapılmıştır, tekrar İslam’a davet etmeye gerek yoktur. Bununla birlikte tövbe telkin edilmesi müstehaptır.[ Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 134; İbn Kudame, el-Muğni, X, 76.] Devletin uygun görmesi veya mürtedin kendisine süre verilmesini talep etmesi halinde ceza tecil edilir. Hanbeli ve Malikilere göre, Hz. Peygambere söven ve irtidat suçu tekerrür eden kişilerin tövbeleri kabul edilmez.[İbn Münzir, Kitabü’l-İcma’, s. 120; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 87-88; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 279, 282] İslam hukukçularının çoğunluğu tarafından benimsenen ve hakim olan görüş, bu suçun had cezasını gerektirdiği ve suçlunun ölüm cezasıyla cezalandırılacağı yönündedir. [Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 33; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Zeydan, Buhusun Fıkhiyye, s. 416; Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 151; Udeh, et-Teşriu’l-Cinai, I, 661-662.]
Sahabenin bu konuda icma ettiği, fakihler arasında da bu yönde görüş birliği bulunduğu ifade edilmektedir.[ İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 72; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 72.] Osmanlı dönemi uygulamasında da irtidat edenlere ölüm cezası öngörülmüş, ancak 1844 yılından itibaren Batılı devletlerin de baskısıyla bu hüküm resmen olmasa da fiilen kaldırılmıştır.[ Avcı, Mustafa, Osmanlı Hukukunda Suçlar ve Cezalar, İstanbul 2004, s. 387, 389; Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katil, s. 179.]Fakihlerin çoğunluğu kadın erkek ayrımı yapılmaksızın bu suçu işleyen her kişiye aynı cezanın uygulanacağını belirtirler. Ebu Hanife’ye göre, dinden çıkan kadına ölüm cezası verilmez. Kendisine tövbe telkin edilir ve İslam’a dönünceye kadar hapsedilir.[ Serahsi, el-Mebsut, X, 108; Kasani , Bedaiu’s-Sanai’, VII, 135; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 76; Zeylai, Fahruddin Osman b. Ali (ö.743/1342), Nasbu’r-Raye li Ehadisi’l-Hidaye, yy., 1938, III, 456-457; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 281; Zeydan, Abülkerim, el-Mufassal fi Ahkami’l-Mer’e ve’l-Beyti’l-Müslim fi’ş-Şeriati’l-İslamiyye, Beyrut 1994, V, 315.] Tövbe eden kişi dokunulmaz hale gelir. İrtidat suçundan tövbe eden kişiyi öldüren, masum bir kişiyi öldürmüş sayılır.[ Udeh, et-Teşriu’l-Cinai ,II, 727.]Ayrıntıda bazı farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte, genel olarak; Allah’a şirk koşan, O’nu inkar eden, Allah’ın farz kıldığı veya cennet-cehennem gibi varlığı kesin delillerle açıkça bildirilen hususları kabullenmeyen, Kur’an’ın bir kısmını ya da tamamını reddededen, Hz. Peygamber’den mütevatir olarak nakledilen ve üzerinde icma edilen helal ve haramları, itikadi bilgileri kabul etmeyen, Allah’a ve Peygamber’e söven kişilerin dinden dönme suçu işledikleri ve ölüm cezasına çarptırılacakları ittifakla benimsenmiştir.
Peki varsayım olarak diyelim birisi Allah'a hakaret etti bu konu yargıya gitmeden adamı direkt öldürdüler . Öldüren kişi günaha girmiş olır mu yoksa doğru olanı mı yapmış olur

Alıntı:
Beyaz Kalkan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Herkesin inandığı kendine evet.
Şeriatın kanunlarının net olması gerekir gereksiz durumlarda esnetilmeye gidilirse düzen bozulur diye düşünüyorum

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18.02.25, 20:10
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 15.01.25
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 315
Forum Puanı: 57
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Peki varsayım olarak diyelim birisi Allah'a hakaret etti bu konu yargıya gitmeden adamı direkt öldürdüler . Öldüren kişi günaha girmiş olır mu yoksa doğru olanı mı yapmış olur



Şeriatın kanunlarının net olması gerekir gereksiz durumlarda esnetilmeye gidilirse düzen bozulur diye düşünüyorum
Bu konuda yorum yapma gereği duymuyorum. Herkes kendi bilgisine, ilmine ve rahmetiyle düşünür. Ben Kur'an'ı bilirim sadece.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18.02.25, 20:23
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,136
Forum Puanı: 11398
Etiketlendiği Mesaj: 5553 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Beyaz Kalkan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu konuda yorum yapma gereği duymuyorum. Herkes kendi bilgisine, ilmine ve rahmetiyle düşünür. Ben Kur'an'ı bilirim sadece.
Sen sadece kuranı bilirsen, kuranda namaz nasıl kılınır göster, abdest nasıl alınır göster, zekatın ölçüsünü göster,
Ben kuranı bilirim diyenlerin hepsi sonunda şirke düşer çünkü kuranda insan aklının kaldıramayacağı sözler vardır ve onları bize hadisler açıklar,
biraz önce hz, peygamberin barişcıl olduğunu savaş harici kimseyi öldürmedi diyordun, şimdi kuranı bilirim, peygamberin lafını tanımam diyorsun,
Hz. Peygamber kendinden hiç bir söz konuşmaz her sözü Allahın kelamıdır, hz. Allah diyorki benim sözümü azaltır yada çoğaltırsa onun şah damarını keserim diyor....

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18.02.25, 20:26
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 15.01.25
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 315
Forum Puanı: 57
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen sadece kuranı bilirsen, kuranda namaz nasıl kılınır göster, abdest nasıl alınır göster, zekatın ölçüsünü göster,
Ben kuranı bilirim diyenlerin hepsi sonunda şirke düşer çünkü kuranda insan aklının kaldıramayacağı sözler vardır ve onları bize hadisler açıklar,
biraz önce hz, peygamberin barişcıl olduğunu savaş harici kimseyi öldürmedi diyordun, şimdi kuranı bilirim, peygamberin lafını tanımam diyorsun,
Hz. Peygamber kendinden hiç bir söz konuşmaz her sözü Allahın kelamıdır, hz. Allah diyorki benim sözümü azaltır yada çoğaltırsa onun şah damarını keserim diyor....
Peygamberin lafını tanımam demedim. Orada bir dakika durmak gerekli. Buna katılmıyorum dedim sadece. Olayları başka yerlere çekmeyin. Hepimiz Allah yolunda değil miyiz? O zaman hepimiz bu konuda fikrimizi belirtemeyeceksek yandı gülüm keten helva. Konu direk buna bağlanmamalı. Bahsettiğim şu ki Yusufiyeli demiş aslında ben tam anlatamadım demek istediğimi. Tövbe haşa Allah'a hakaret eden yıkılsın gitsin, o benim umrumda bile olmaz. Ama bir adam vardır, Allah'ı bilmez, İslam'ı bilmez, anlatırsın düşünür ama henüz kabul etmez ve nasibi başka zamandır belki bu adam ileride İslam ile nasiplenebilme ihtimaline karşı direk öldürümesinden bahsediyorum.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 18.02.25, 20:53
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,136
Forum Puanı: 11398
Etiketlendiği Mesaj: 5553 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Beyaz Kalkan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Peygamberin lafını tanımam demedim. Orada bir dakika durmak gerekli. Buna katılmıyorum dedim sadece. Olayları başka yerlere çekmeyin. Hepimiz Allah yolunda değil miyiz? O zaman hepimiz bu konuda fikrimizi belirtemeyeceksek yandı gülüm keten helva. Konu direk buna bağlanmamalı. Bahsettiğim şu ki Yusufiyeli demiş aslında ben tam anlatamadım demek istediğimi. Tövbe haşa Allah'a hakaret eden yıkılsın gitsin, o benim umrumda bile olmaz. Ama bir adam vardır, Allah'ı bilmez, İslam'ı bilmez, anlatırsın düşünür ama henüz kabul etmez ve nasibi başka zamandır belki bu adam ileride İslam ile nasiplenebilme ihtimaline karşı direk öldürümesinden bahsediyorum.
Ben Kur'an'ı bilirim sadece.
Bu sözde ne söyleniyorsa o anlaşilır benim bir yer çektiğim yok, lafı sen bir yer çektin,

Sana peygamber hadisi söylüyorum, sen katılmıyorum diyorsun
Biz mürtedden bahsediyoruz, mürtedin akibetini konuşuyoruz,
Sen laf anlamayandan nasiplenmekten bahsediyorsun,Ben mürted için söylenmiş hadisleri veve 4 imamın dediklerini söylüyorum, sen ben şunu söyledim o bunu söyledi diyorsun
Eğer burası şeriat devleti olsaydı mürted katledilirdi bunun gayrısı ötesi dedikisi diyorkisi yok bu net ve kesin karardır...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 18.02.25, 21:28
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 15.01.25
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 315
Forum Puanı: 57
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben Kur'an'ı bilirim sadece.
Bu sözde ne söyleniyorsa o anlaşilır benim bir yer çektiğim yok, lafı sen bir yer çektin,

Sana peygamber hadisi söylüyorum, sen katılmıyorum diyorsun
Biz mürtedden bahsediyoruz, mürtedin akibetini konuşuyoruz,
Sen laf anlamayandan nasiplenmekten bahsediyorsun,Ben mürted için söylenmiş hadisleri veve 4 imamın dediklerini söylüyorum, sen ben şunu söyledim o bunu söyledi diyorsun
Eğer burası şeriat devleti olsaydı mürted katledilirdi bunun gayrısı ötesi dedikisi diyorkisi yok bu net ve kesin karardır...
Bak muhterem dört mezhep imamı böyle bir şey söylemiyor. İslam'da insanların din ve inanç özgürlüğü vardır ve zorla din kabul ettirmek yasaktır. Bu, Kur’an’daki "Dinde zorlama yoktur." (Bakara 2:256) ayetiyle de açıkça belirtilmiştir.

Dört mezhep imamı da İslam hukukunu oluştururken Kur'an ve Sünnet'e bağlı kalmıştır. İslam hukukunda, farklı inançlara sahip insanlarla nasıl ilişki kurulacağı konusunda ayrıntılı kurallar vardır. Örneğin,

Zimmi (İslam devleti içinde yaşayan gayrimüslimler): Canları, malları ve ibadet özgürlükleri İslam hukuku tarafından korunur.

Harbi (İslam ile savaş halinde olanlar): Savaş şartları çerçevesinde değerlendirilir.

Müste’men (geçici olarak İslam ülkesine girmiş olan gayrimüslimler): Can güvenliği vardır.

Bu imamların görüşleri bağlamında, her kafir öldürülmelidir gibi bir anlayış yoktur. İslam savaş dininden çok barış ve adalet dinidir. Savaş ancak savunma veya zulmü ortadan kaldırma amacıyla yapılabilir.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 18.02.25, 21:33
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 15.01.25
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 315
Forum Puanı: 57
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben Kur'an'ı bilirim sadece.
Bu sözde ne söyleniyorsa o anlaşilır benim bir yer çektiğim yok, lafı sen bir yer çektin,

Sana peygamber hadisi söylüyorum, sen katılmıyorum diyorsun
Biz mürtedden bahsediyoruz, mürtedin akibetini konuşuyoruz,
Sen laf anlamayandan nasiplenmekten bahsediyorsun,Ben mürted için söylenmiş hadisleri veve 4 imamın dediklerini söylüyorum, sen ben şunu söyledim o bunu söyledi diyorsun
Eğer burası şeriat devleti olsaydı mürted katledilirdi bunun gayrısı ötesi dedikisi diyorkisi yok bu net ve kesin karardır...
Senin bahsettiğin hadisler var, ancak bunların nasıl uygulanacağı ve bağlamı konusunda alimler arasında da ciddi görüş ayrılıkları var.

1. Bağlam Meselesi:

Hz. Peygamber’in döneminde “mürted” sadece din değiştiren değil, aynı zamanda İslam toplumuna karşı düşmanca tutum alan, savaş açan veya fitne çıkaran kişiler için kullanılıyordu.

Bu yüzden bazı İslam alimleri, bu tür hadislerin genel bir kural olmadığını, sadece o dönemin siyasi ve toplumsal şartlarına özel olduğunu söyler.

2. Kur’an’da Mürtedin Dünya Cezası Yoktur:

Kur’an’da mürtedin dünyada öldürülmesi gerektiğini söyleyen hiçbir ayet yoktur.

Aksine, Allah “kim dinini değiştirirse onun cezasını ahirette vereceğini” söyler:

“Sizden kim dininden döner ve kafir olarak ölürse, işte onların bütün yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir.” (Bakara 2:217)

Eğer ölüm cezası mutlak bir hüküm olsaydı, Kur’an’da açıkça belirtilirdi.

3. Fıkhi Mezhepler Arasındaki Farklar:

Hanefi mezhebi: Kadın mürted öldürülmez, tövbe edene kadar hapsedilir.

Diğer mezhepler: Kadın-erkek fark etmeksizin mürted öldürülür der.

Ancak, günümüzde birçok İslam hukuku uzmanı, mürted cezasının artık uygulanamayacağını ve modern hukuk sistemlerinde din özgürlüğünün esas olduğunu söyler.

4. Peygamber’in Uygulamalarında Esneklik Vardır:

Hz. Peygamber, dinden dönen herkesi öldürmemiştir. Mesela Mekke’nin fethinden sonra birçok kişi İslam’dan çıkmış, ama öldürülmemiştir.

Hz. Ömer’in zamanında da benzer olaylar olmuş, mürted olanlar öldürülmemiştir.

Sonuç olarak,

Hz. Peygamber her mürted olanı öldürdü mü? (Hayır)

Bu hüküm siyasi bir savaş durumu için mi, yoksa bireysel inanç değişikliği için mi konuldu? (Tarihsel bağlamı göz önüne almak lazım)

Dini kurallar ile ideolojilere göre yorumlamak doğru değil. Ama senin de gördüğün gibi, İslam her zaman adalet ve merhametle hükmetmeyi esas alır.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 18.02.25, 20:46
 
Üyelik tarihi: 12.07.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 246
Forum Puanı: 109
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen sadece kuranı bilirsen, kuranda namaz nasıl kılınır göster, abdest nasıl alınır göster, zekatın ölçüsünü göster,
Ben kuranı bilirim diyenlerin hepsi sonunda şirke düşer çünkü kuranda insan aklının kaldıramayacağı sözler vardır ve onları bize hadisler açıklar,
biraz önce hz, peygamberin barişcıl olduğunu savaş harici kimseyi öldürmedi diyordun, şimdi kuranı bilirim, peygamberin lafını tanımam diyorsun,
Hz. Peygamber kendinden hiç bir söz konuşmaz her sözü Allahın kelamıdır, hz. Allah diyorki benim sözümü azaltır yada çoğaltırsa onun şah damarını keserim diyor....
imas hocam bakır bi bileklikte küfi diye bişey gördüm vefk gibi mi bu kufi mesela felak nas surelerin küfi si yazıyordu fazıleti nedir

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 18.02.25, 21:02
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,136
Forum Puanı: 11398
Etiketlendiği Mesaj: 5553 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Bir garip21 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
imas hocam bakır bi bileklikte küfi diye bişey gördüm vefk gibi mi bu kufi mesela felak nas surelerin küfi si yazıyordu fazıleti nedir
Kufi
Kuranın yazı biçimidir, çoğu imama göre ve özellikle 4 mezheb imamına göre asıl yazı biçimidir, fazileti varmı bilemem...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Cin çağırmak caiz midir? SiLence Cin & Şeytan & Melek & Ruh 14 23.02.25 18:52
Verdiğini geri isteyen kustuğunu yalayan köpek gibidir Cok Bilmis islam & islami Konular 1 11.08.24 21:16
Kadının erkek doktora muayene olması caiz midir ? Ayhanhoca Fıkıh Soru ve Cevaplar 7 05.04.22 09:42
Caizdir demek cüret de caiz değil demek cüret değil midir? fatih1 Derin Konular & Beyin Fırtınası 3 29.12.20 16:58
Evi, içki içip, haç'a tapan bir gayr-i müslime kiraya vermek caiz midir? ebu ubeyde bin cerrah islam & islami Konular 0 05.10.20 10:36


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:13.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com