![]() |
Kafirin canı caiz midir
Zina eden Allah'a saygısızlık yapan kafirin kanı caiz midir
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Hû
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez. (Bakara 190) Hz. Muhammed (s.a.v.), savaş harici bir durumda hiçbir kâfiri öldürmemiştir. O, barış yanlısı bir lider olarak her zaman affetmeyi ve merhameti öne çıkarmıştır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Hz. Peygamber de mürted hakkında şöyle buyurmuştur: “Dinini değiştireni öldürün.” (Buhârî, Cihad, 149; İ‟tisam, 28; Bu hadisteki ifadenin mutlak olduğu ön kabulünden hareketle, her halükârda İslam inancını terk eden kişinin (mürtedin) cezasının ölüm olduğu ileri sürülmektedir.) Müslüman bir kimsenin kanının dökülmesi ancak şu üç şeyle helal olur: Evli olup zina eden, haksız yere bir kimseyi öldüren ve dinini terk edip cemaatten (İslam camiasından) ayrılan kimse.” (Müslim, Kasame, 25,26 ; Tirmizi, Hudud,15; Ebu Davud, Hudud,1; Nesaî, Kasame,5,14) Hanefi mezhebine göre kadın mürted olursa öldürülmez. Fakat tövbe edinceye kadar konulacağı hapiste kalır. Diğer üç mezhebe göre mürted olan kadın da öldürülür. senin katilip katılmaman kurali değistirmiyor |
Alıntı:
Sahabenin bu konuda icma ettiği, fakihler arasında da bu yönde görüş birliği bulunduğu ifade edilmektedir.[ İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 72; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 72.] Osmanlı dönemi uygulamasında da irtidat edenlere ölüm cezası öngörülmüş, ancak 1844 yılından itibaren Batılı devletlerin de baskısıyla bu hüküm resmen olmasa da fiilen kaldırılmıştır.[ Avcı, Mustafa, Osmanlı Hukukunda Suçlar ve Cezalar, İstanbul 2004, s. 387, 389; Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katil, s. 179.]Fakihlerin çoğunluğu kadın erkek ayrımı yapılmaksızın bu suçu işleyen her kişiye aynı cezanın uygulanacağını belirtirler. Ebu Hanife’ye göre, dinden çıkan kadına ölüm cezası verilmez. Kendisine tövbe telkin edilir ve İslam’a dönünceye kadar hapsedilir.[ Serahsi, el-Mebsut, X, 108; Kasani , Bedaiu’s-Sanai’, VII, 135; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 76; Zeylai, Fahruddin Osman b. Ali (ö.743/1342), Nasbu’r-Raye li Ehadisi’l-Hidaye, yy., 1938, III, 456-457; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 281; Zeydan, Abülkerim, el-Mufassal fi Ahkami’l-Mer’e ve’l-Beyti’l-Müslim fi’ş-Şeriati’l-İslamiyye, Beyrut 1994, V, 315.] Tövbe eden kişi dokunulmaz hale gelir. İrtidat suçundan tövbe eden kişiyi öldüren, masum bir kişiyi öldürmüş sayılır.[ Udeh, et-Teşriu’l-Cinai ,II, 727.]Ayrıntıda bazı farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte, genel olarak; Allah’a şirk koşan, O’nu inkar eden, Allah’ın farz kıldığı veya cennet-cehennem gibi varlığı kesin delillerle açıkça bildirilen hususları kabullenmeyen, Kur’an’ın bir kısmını ya da tamamını reddededen, Hz. Peygamber’den mütevatir olarak nakledilen ve üzerinde icma edilen helal ve haramları, itikadi bilgileri kabul etmeyen, Allah’a ve Peygamber’e söven kişilerin dinden dönme suçu işledikleri ve ölüm cezasına çarptırılacakları ittifakla benimsenmiştir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ekrem: لَهُمْ مَا لِلْمُسْلِمِينَ وَعَلَيْهِمْ مَا عَلَى الْمُسْلِمِينَ "Müslümanların lehine olan onların da lehinedir, Müslümanların aleyhine olan onların da aleyhinedir." buyurmuştur. İmam A'zam-Allah rahmet eylesin- davasına Hafsa radıyallahu anha'nın cariyesi ile delil çekmiştir. Hafsa (r.a.)'nın cariyesi ona sihir yaptı ve yaptığını da itiraf etti. Bunun üzerine Hafsa (r.a) Abdurrahman b. Zeyde emretti ve onu öldürdü. Durum, mü'minlerin emîri Osman radıyallahu anh'a intikal edince bunu kabul etmedi. Abdullah İbn Ömer (r.a.) Hz. Osman'a giderek durumu açıkladı. Hz. Osman'ın bunu kabul etmemesi, kendisi halife olduğu halde müsaadesi alınmadan cariyenin öldürülmüş olması keyfiyeti idi. Yine Hz. Ömer, “Kadın erkek ne kadar sihirbaz varsa hepsini öldürün" diye emir verdi. Bunun üzerine üç sihirbazı öldürdüler. İşte İmam A'zam hazretleri davasına bunları delil çekmiştir. (Kaynak: İbn Hacer El-Heytemi İSLAMDA HELALLER VE HARAMLAR BÜYÜK GÜNAHLAR Kayıhan yayınları cilt 2: sayfa 298) |
Alıntı:
Ben kuranı bilirim diyenlerin hepsi sonunda şirke düşer çünkü kuranda insan aklının kaldıramayacağı sözler vardır ve onları bize hadisler açıklar, biraz önce hz, peygamberin barişcıl olduğunu savaş harici kimseyi öldürmedi diyordun, şimdi kuranı bilirim, peygamberin lafını tanımam diyorsun, Hz. Peygamber kendinden hiç bir söz konuşmaz her sözü Allahın kelamıdır, hz. Allah diyorki benim sözümü azaltır yada çoğaltırsa onun şah damarını keserim diyor.... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Bu sözde ne söyleniyorsa o anlaşilır benim bir yer çektiğim yok, lafı sen bir yer çektin, Sana peygamber hadisi söylüyorum, sen katılmıyorum diyorsun Biz mürtedden bahsediyoruz, mürtedin akibetini konuşuyoruz, Sen laf anlamayandan nasiplenmekten bahsediyorsun,Ben mürted için söylenmiş hadisleri veve 4 imamın dediklerini söylüyorum, sen ben şunu söyledim o bunu söyledi diyorsun Eğer burası şeriat devleti olsaydı mürted katledilirdi bunun gayrısı ötesi dedikisi diyorkisi yok bu net ve kesin karardır... |
Alıntı:
Kuranın yazı biçimidir, çoğu imama göre ve özellikle 4 mezheb imamına göre asıl yazı biçimidir, fazileti varmı bilemem... |
Alıntı:
Dört mezhep imamı da İslam hukukunu oluştururken Kur'an ve Sünnet'e bağlı kalmıştır. İslam hukukunda, farklı inançlara sahip insanlarla nasıl ilişki kurulacağı konusunda ayrıntılı kurallar vardır. Örneğin, Zimmi (İslam devleti içinde yaşayan gayrimüslimler): Canları, malları ve ibadet özgürlükleri İslam hukuku tarafından korunur. Harbi (İslam ile savaş halinde olanlar): Savaş şartları çerçevesinde değerlendirilir. Müste’men (geçici olarak İslam ülkesine girmiş olan gayrimüslimler): Can güvenliği vardır. Bu imamların görüşleri bağlamında, her kafir öldürülmelidir gibi bir anlayış yoktur. İslam savaş dininden çok barış ve adalet dinidir. Savaş ancak savunma veya zulmü ortadan kaldırma amacıyla yapılabilir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
1. Bağlam Meselesi: Hz. Peygamber’in döneminde “mürted” sadece din değiştiren değil, aynı zamanda İslam toplumuna karşı düşmanca tutum alan, savaş açan veya fitne çıkaran kişiler için kullanılıyordu. Bu yüzden bazı İslam alimleri, bu tür hadislerin genel bir kural olmadığını, sadece o dönemin siyasi ve toplumsal şartlarına özel olduğunu söyler. 2. Kur’an’da Mürtedin Dünya Cezası Yoktur: Kur’an’da mürtedin dünyada öldürülmesi gerektiğini söyleyen hiçbir ayet yoktur. Aksine, Allah “kim dinini değiştirirse onun cezasını ahirette vereceğini” söyler: “Sizden kim dininden döner ve kafir olarak ölürse, işte onların bütün yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir.” (Bakara 2:217) Eğer ölüm cezası mutlak bir hüküm olsaydı, Kur’an’da açıkça belirtilirdi. 3. Fıkhi Mezhepler Arasındaki Farklar: Hanefi mezhebi: Kadın mürted öldürülmez, tövbe edene kadar hapsedilir. Diğer mezhepler: Kadın-erkek fark etmeksizin mürted öldürülür der. Ancak, günümüzde birçok İslam hukuku uzmanı, mürted cezasının artık uygulanamayacağını ve modern hukuk sistemlerinde din özgürlüğünün esas olduğunu söyler. 4. Peygamber’in Uygulamalarında Esneklik Vardır: Hz. Peygamber, dinden dönen herkesi öldürmemiştir. Mesela Mekke’nin fethinden sonra birçok kişi İslam’dan çıkmış, ama öldürülmemiştir. Hz. Ömer’in zamanında da benzer olaylar olmuş, mürted olanlar öldürülmemiştir. Sonuç olarak, Hz. Peygamber her mürted olanı öldürdü mü? (Hayır) Bu hüküm siyasi bir savaş durumu için mi, yoksa bireysel inanç değişikliği için mi konuldu? (Tarihsel bağlamı göz önüne almak lazım) Dini kurallar ile ideolojilere göre yorumlamak doğru değil. Ama senin de gördüğün gibi, İslam her zaman adalet ve merhametle hükmetmeyi esas alır. |
Alıntı:
Bak muhterem dört mezhep imamı böyle bir şey söylemiyor. İslam'da insanların din ve inanç özgürlüğü vardır ve zorla din kabul ettirmek yasaktır. Bu, Kur’an’daki "Dinde zorlama yoktur." (Bakara 2:256) ayetiyle de açıkça belirtilmiştir. şimdi lafi mürtedin hükmunden çikarip ceviripte , zorla müsluman yapmaya çevirirsen işin suyunu. cicıgıni cikarirsin yazdığı ayet müsluman olmayan kisileri zorla dine sokmakla ilgili ayettir İslami kabul eden müsluman olan icin zorlama vardir,dayak vardir hapis vardir had cezası vardir, katletmek vardir şimdi sen konusulan konuyla ilgili konus, takiyye yapma soru şu müslüman olan İslam dairesinde olan bir kişi islamdan döner dinden çikarsa yani MÜRTED olursa bu kisinin şeriattaki hükmü nedir? bunun cevabini ver muhterem... |
Alıntı:
İslam'da gayrimüslimlere karışılmaz ama islamı kabul etmiş kişiler için şeriat kuralları daima geçerlidir |
Alıntı:
Geleneksel fıkıh anlayışında: Hanefi, Şafii ve Hanbeli mezheplerine göre, mürtede ölüm cezası uygulanır. Ancak bunun için, kişinin açıkça İslam’dan döndüğünü ilan etmesi, düşmanca bir tavır alması ve mahkeme tarafından yargılanması gerekmektedir. Maliki mezhebine göre, mürtede tövbe etme fırsatı verilir. Eğer tövbe ederse ceza düşer, etmezse yine idam uygulanır. Ancak bu cezalar bireysel infazlarla değil, İslam devleti düzeni içinde ve mahkeme kararına bağlı olarak uygulanabilir. Günümüz İslam hukukçularının çoğu, bu hükümlerin tarihsel bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini savunur. Kur’an açısından bakıldığında: Kur’an’da mürtede dünyada uygulanacak bir cezadan bahsedilmez, aksine ahirette Allah’ın hüküm vereceği belirtilir: “Kim iman ettikten sonra inkâr ederse… Allah’ın gazabı onların üzerinedir ve büyük bir azap onlar içindir.” (Nahl 16:106) “Kim dilerse iman etsin, kim dilerse inkâr etsin.” (Kehf 18:29) Kur’an’da dünyada uygulanacak bir cezadan açıkça bahsedilmemesi, bazı İslam alimlerini, mürtede verilen cezanın siyasi ve tarihsel bir uygulama olduğu yönünde düşünmeye sevk etmiştir. Günümüzde birçok İslam alimi, mürtede ölüm cezasının, erken İslam toplumunda din değiştirmenin genellikle düşmanla iş birliği yapmak anlamına geldiği için uygulandığını savunur. Bugün din özgürlüğü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kişinin kendi inancını seçme hakkı olduğu öne sürülür ve bu görüş Kur’an’daki “Dinde zorlama yoktur.” (Bakara 2:256) ayetiyle desteklenir. Klasik fıkıhta mürtede ceza öngörülse de, Kur’an’da böyle bir dünyevi ceza açıkça belirtilmemiştir. Günümüzde bu konuyu tarihsel ve siyasal bağlamda değerlendirmemiz gerekir. Hadislerin bir kısmı bulunduğu zamanın gerekliliklerini yansıtır. |
Alıntı:
Ancak, günümüzde birçok İslam hukuku uzmanı, mürted cezasının artık uygulanamayacağını ve modern hukuk sistemlerinde din özgürlüğünün esas olduğunu söyler. bu söz seriatin hükmunun kapandigini , modern hukuk dedigin taguti sistemi kabul etmek demektir buda insani küfre sokar boyle her soyleyecegini bir yerden kopyalayip yapiştiracaksan konuyu kapat... |
Alıntı:
|
Alıntı:
zeytinyagini bilirmisin ne yaptigini da.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
ayrica o şarlatan lafini sana çok ağır iade ederimde engelli oldugunu soyledigin icin susuyorum ama hadsizlik etme |
Alıntı:
|
Gerilmeye gerek yok fikirler tartışılır olur biter gereksiz kalp kırmayalım
|
Alıntı:
|
Alıntı:
önce konuya hakim ol dediklerimi iyi oku, yazmadigim soylemedigim bir seyle itham etme, bilerek yada bilneyerek seriatin yerine modern hukuku övme... |
Kişilerin tartışmalarına dahil olmak hayatta istediğim son şeydir. Bu yazıyı da yazarken Beyaz kalkan Başka bir nick ile tekrar siteye dahil olursa diye yazıyorum.
1 @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] : özürlü yada engelli demesi arasında hiçbir fark yoktur 2- Anlamaya mani bir özrün mü var? sorusu hakaret değildir. 3- Fıkhi konularda kendi mezhep imamımızın kitapları ve derslerde aklımda kalanlarla konuşıuyorum. Dinde zorlama vardır. "Dinde zorlama yoktur" Ayeti gayri müslimlere hak dine gelmeleri için zorlamayınız ibaresi vardır. Kafirun suresinde olduğu gibi. 4- İslam dininde toplumun yapı taşı aile ve ailelerin oluşturduğu toplumlara çok fazla önem verilmiştir. Eğer islam toplumunda bir müslüman hırsızlık eder ve bunu kliptoman olduğu için yaparsa ( ihtiyacı dışında alışkanlık) eli kesilir ve işaretlendirilmiş ve hırsızlık yapması engellenmiş olur. El kesmenin şartlarıda öyle kolay değildir. Şahitler alışkanlık tekrarı falan. 5- Az önce toplum dedim. Toplumumuzdan bir müslüman din değiştirir ve sadece yeni yolunun nekadar güzel olduğunu göstermek için ahlaklı ve örnek bir vatandaş gibi görünerek günah ve şirke dalarsa ve dahi bu hareketleri İslam toplumunu bozarsa yapılan uyarılar ve verilen eğitime de tabii olmazsa katledilir. Bu durum kangren elin kesilmesi gibidir. Bütüne zarar vermemesi için parçadan vaz geçmek anlamına gelir. 6- Tunceli'de bir komunist partili başkan dağ taşı ekip fakir fukaraya azık temin etti ve günlerce konuşuldu. Seçilmesine sebep olan Komunizm in böyle ilkeleri yoktur. Toplumda kötü bir yola girip iyi şeyler yaparak kendini iyi gösterende tıpkı din değiştiren eski Müslümanlar gibidir. ( komunizmin devrimlerini okumakta yarar vardır bakınız Bolşevik devrimi, Küba devrimi yada Çin devrimi) Bu ideolojik akımlarla toplum kirletilmekte ve truva atı gibi içimize girip sonrasında çürütmektedir. Unutmamalı ki bir meyveden vücuda giren bir bakteri bölünerek çoğalır ve kısa sürede tüm vücudu sarar. Ne diyeceksiniz o zaman "açlıktan ölsemiydim" mi diyeceksiniz 7- Keşke şarlatan falan demeseydin. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hoca serttir ama hakareti haketmişmidir. Bu sitede tanıdığım Ehli sünnet ve görüşlerini kişilere göre eğip bükmeyen nadir insanlardandır. 8- Bu yazı @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocayı övmek için değil. Araştırıp donanımını kuvvetlendirmekle mesul bizlerinde onun gibi dik durmamız gerektiğini anlatmak için yazıldı Allaha Emanet olunuz. Yanlışı fark edip o yanlıştan dönmek büyük bir erdemdir sevgili Beyaz Kalkan kardeşim. |
Alıntı:
Irtidad (İslam dininden dönmen) in sahih olması için üç şart vardır: Birinci şart akıldır. Bundan dolayı delinin, matuhun, müvesvisin ve aklı ermeyen çocuğun irtidadı sahih değildir. Ikinci şart ayıklıktır. Bundan dolayı sarhoşun irtidadı sahih değildir. Üçüncü şart isteyerek yapmaktır. Bundan dolayı mükrehin irtidadı sahih değildir. Irtidadın sahih olması için baliğ olmak ve erkek olmak şart değildir. Bedayi Eşbah'da zikredilmiştir ki; sarhoşun irtidadı sahih değildir. Ancak irtidadı Peygamber Efendimize dil uzatma cüretinde bulunmak suretiyle olursa sahih olur. Tevbe etse bile afvolunmayıp öldürülür. Allah'a sığınırız - bir kimse mürted olsa mezhebimizin muhtar olan kavline göre müstehab olarak kendisine hakim tarafından İslamiyete geri dönmesi teklif edilir. İslamiyete geri dönmesi için teklifin vacib olmayıp müstehab olması daha önce kendisine teklif ulaşmış olduğu İçindir. Bir şüphesi varsa giderilir. Düşünmek için müsaade isterse, üç gün hapsedilerek müsaade edilir. Bu üç gün içinde İslamiyete geri dönmesi teklif edilir. Bu üç gün içinde İslamiyete dönerse bırakılır, dönmezse öldürülür. Çünkü hadis-i şerifte : "Kim dinini değiştirirse, onu öldürünüz." buyurulmuştur. Eğer düşünmek için müsaade istemezse kendisine İslamiyete dönmesi teklif edilip şübheleri giderildikten sonra İslamiyete dönerse ne ala, dönmezse derhal öldürülür. Ancak İslamiyete geri dönmesi umut edilirse, derhal öldürülmeyip bir müddet tehir edilir. Mürted İslamiyete döndükten sonra ikinci defa mürted olsa yine İslamiyete geri dönmesi için teklif edilip şübhesi giderilir. Tekrar İslamiyete dönerse dövüldükten sonra bırakılır. Üçüncü defa mürted olsa yine İslamiyete geri dönmesi için teklif edilip şübhesi giderilir. Tekrar İslamiyete dönerse, yüzünde tevbe alameti görülünceye kadar hapsedilir. Bundan sonra yine mürted olursa yine hüküm böylecedir. "İslamiyete dönmüyorum" demedikçe öldürülmez. Şarih der ki; Belhi'ye nisbet edilerek Haniyye'nin Hudud Bahsinin sonundan naklen Zevahir'de: "Bir kimse üç defa mürted olup her defasında İslamiyete dönerse kabul olunur. Üç defadan sonra yine mürted olursa, İslam diniyle alay etmiş olacağından İslamiyete dönmesi kabul edilmeyip öldürülür." diye zikredilmiştir. Mürted olan bir kimsenin İslamiyete geri dönmesi, şehadet kelimelerini söyledikten sonra İslamiyetten başka bütün batil dinlerden veya girmiş olduğu batil dinden beri ve uzak olmasıyladır. İslamiyetten başka bütün batil dinlerden veya girmiş olduğu batil dinden beri ve uzak olmadıkça alışkanlık yoluyla şehadet kelimelerini söylemesiyle İslamiyete dönmüş sayılmaz. Fetih. Bezzaziye. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
Allah Razı Olsun Budur abi, baştan beri savunduğumuz da buydu. Kafadan bir şey söylemek içtihat gibidir ve biz ictihata yetkili değiliz. Örneklerden ve mezhep imamlarından yola çıkmak gerekir. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:55. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com