![]() |
|
#31
|
|||
|
|||
|
Aynen x-ray fotorafi/çekimi gibi misalen.
Sana röntgen de gösterilen cekimresimleri o x-ray işinin o siyah röntgenkaşesine kazdığı biçim/yonttugu cizimlerdir. Yani göremediğin( kaburgaları,)o kaşe tabakasına x-ray ışınına çizdirerek gözünle görebileceğin görünüme getiriyorlar. Sende işte o gözüne uygun hale dönüşen resmi görüyorsun ve tanım yapıyorsun. Gözünün yeteneği renk görmek, x-ray işininda ise renk diye görünen birşey yok, oyuzden asl gördüğün o kazılan/x-ray ile çizilen kasedeki resim. Cinleri görmekte buna benzer bir usul derim.(ben hiç cin girmedim, insanoğlu cinlerin asl varlığını/bedenini göremez.xray bu konumda bir teknolojinin getirdiği yetenek. Eğer icat edilirse belki cinlerin timsal-resimlerini(fotoğraf değil, çünkü göremeyiz) teknoloji ile görebilirdik, belkiiii o günler gelirse.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#32
|
|||
|
|||
|
Yeni konu açmama gerek kalmadı Allah razı olsun.
Üstadım peki bu görüntü nasıl insana geliyor.? Malum hadisler var cinlerin görünemeyeceği hakkında . Bazı alimlere göre insan yaradılış fıtratı nedeniyle cinleri göremez diyor. Hatta ilminden emin olduğum havvascılarda insanlar cinleri göremez diyorlar. Ama hz aişe cinler mahkemesine çıkmıştır. Kaynağının kim olduğu bilinmesede böyle bir rivayet var. Ben çelişkide kaldım. Cinler ne yapar insanlara görünebilmek için . Benim bildiğim kişinin zihninde canlandırma yaparlar. Siz kişinin istidadına göre görünürler demişsiniz istidad nedir? Ve biraz daha açarmısınız.!. @idea Senide etiketledim üstadım bizi aydınlatır. Senin dediğinde doğru olabilir bakalım üstadımız ne diyecek bu konuya.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#33
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
usteki mesajda dedigim gibi gerçek görüntulerini bilmiyoruz, ya kişi istidadi ölçüsunde görur, yada onlar istedikleti sekilde kendini gosterir, birine cok normal gorünen digerine cok korkunc gorünebilir
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#34
|
|||
|
|||
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bak bir misal daha, rüzgar. Esen rüzgarı göremeyiz dimi, ama o rüzgara toz karıştımı göze görünür dimi bir şekilde... Aynen böyle cinlerin asl şeklini göremeyiz aynı elektrik ceyrani göremediğimiz gibi. Ama Firuze cihaz yahut lamba taktikmi lambanın Verdiği ışığı görebiliriz. Yada cihazın çalıştığıni görürüz, işte bu misaller gibi. Cinlerin asl cismini göremeyiz, ama onlar bize görebildiğimiz şekle girer ve kendilerini öyle temsil ederler.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#35
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Beyinde en çok 'bioelektronik-dalga var diyeyim. yani beyin hücrelerinde biokimyasal seviyede(az bir kaç mykroVolt) elektrik sinyaller oluşur, düşündüğümüzde dimi.(işte burda cinlerin âlemine timsal olur, çünkü bunlar enerji kaynaklı olduğundan). Bu elektriği işte kopya ederler ve sana video hazırlar seyrettirirler cinler. Bu oluşan videoya(yani zihnindeki algıya hazırlanmış mykro-enerji kayıdı:his sezgi duyu görüntü vs,... bunlarin hebsi milli-mykro-elektrik üretilerek tekrar oluşturulur beyinde ve buyuzden cinler zihne böyle irtibat kurarlar. Yani cinlerin alemine irtibat böyle yansıma/timsal üzere görüşme yolu buluruz. evet sonra bu dediğim kayıt (videoya) cinler kendi mesajlarını katar (deepfake yapımı gibi!). Bu video/algılar tam bir kurulu senaryo olur,senin zihninde. Hayal gibi birşeyler görürsün, ama sürekli izledikçe tanım yapar birşeylere/manaya/kavrama bağlarsin sonuçta. Eğitim ise tam burası işte. Sen seyrettikce, irtibat sağlam olur. Ama bu senaryoları (deepfake) başka kimseye anlatmaman lazm gelir. Çünkü eğer başkalarıyla paylaşırsan Ozaman senin irtibat değişir (deepfake videona insanlar sosyal medyada edildiği gibi, her türlü mesaj eklerler,yani yabancı manalar eklenir. Buda senin ilgi ve kavramına uzak ve yabancı kalırsa, sen o senaryoyu birdaha tanıyamazsin. Işte irtibat koptu demek bu neticede. Yani illada gizli tutacan sana edilen/verilen/hazırlanan senaryo (deepfake videolarıni). Yoksa mana elden gider, yabancı kavramlar karışır işin özüne. Neticede irtibat gider.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#36
|
||||
|
||||
|
Sayın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] anladığım kadarıyla teknik konularda bilgilisiniz. Bazı kişiler evrenin simülasyon olduğunu ve sanal gerçeklik gözlüğüyle izler gibi izlediğimizi fakat gerçekten yaşıyor olduğumuzu sandığımızı söylüyorlar. Yani aslında algıladığımız hiçbir şey gerçek değilmiş ve biz sanal gerçeklik gözlüğüyle izler gibi yaşıyormuşuz. Bu konudaki düşünceniz nedir?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#37
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#38
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Şu parçasını paylaşayım: "Şuradakine bak," dedi kılavuzum, "Sen Düzülke'de yaşadın; rüyanda Çizgiülke'yi gördün; benimle birlikte Uzayülke'nin göklerine ağdın; şimdi deneyimlerini tamamlamak için seni aşağıya, varlığın en aşağı derinliğine, boyutsuzluğun derin uçurumuna, yani Noktaülke krallığına götürüyorum. "Şuradaki sefil yaratığa bak. Bu Nokta, bizler gibi ama boyutsuzluğun uçurumuyla sınırlı bir varlıktır. O, kendi kendinin dünyası, kendi kendinin evrenidir; kendisinden başka hiçbir şeyi algılayamaz; hiç görmediği için ne uzunluğu, ne genişliği ne de yüksekliği bilir. İki sayısından bile haberi yoktur. Çoğulla ilgili hiçbir düşüncesi yoktur. Kendi kendisinin tek varlığı ve her şeyi olduğu için gerçekte hiçbir şeydir. Yine de kendinden ne kadar hoşnut olduğuna bir bak ve şunu bil ki kendinden hoşnutluk iğrençlik ve bilgisizliktir, gözünü yukarı dikmek körü körüne ve acizane mutlu olmaktan iyidir." Sustu; vızıldayıp duran küçük yaratıktan sizin Uzayülke'nizdeki gramofonların sesini andıran cılız, hafif, tekdüze ama açıkça seçilen bir cızırtı yükseldi. Bu seslerin içinden şu sözleri yakaladım: "Varoluşun sonsuz güzelliği odur! Ondan başka bir şey yoktur. " "Bu ufaklık, 'O' ile kimi kastediyor?" diye sordum. "Kendini kastediyor," diye cevap verdi Küre ve devam etti "küçük çocukların ve kendilerini başkalarından ayırt edemeyen çocuksu insanların kendilerinden üçüncü şahıs olarak söz ettiklerini daha önce fark etmemiş miydin Sus da dinle şimdi!" "O bütün uzayı doldurur," diye devam etti kendi kendine konuşan yaratık, "ve neyi doldurursa, odur. Neyi düşünürse onu söyler; neyi söylerse onu işitir ve onun kendisi düşünendir, söyleyendir, işitendir, düşüncedir, sözcüktür, işitmedir; tektir ama yine de her şeydir. Ah, mutluluk, ah! Var olmanın mutluluğu!"
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#39
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Bu yazdığın meseleyi ben tasdik ederim, ve şuraya bağlarım:. (dini bir sohbet var idi sosyalm dyada) Yaratılırken bir âlemde idik(ruhani âlemde ruhumuz yaratıldı, ve Ozaman maddi âlemde henüz vücut bulmadiydik). Sonra o âlemin gölgesi olan maddi aleme geçtik, katı bedenimiz yaratıldı ve bu maddi âlemde vücut bulduk. Şimdi ise o ilk gerçek âleme (ruhun âlemi, ruh kalu belada tasdik etti, Rabbimizi. Işte orası hakiki alemimiz. Oranın algılarını yaşantılarını biz aslen tanımamız/hatirlamamiz icab eder dimi, mümin olarak ![]() Yani sonuçta bir âlemden diğer âleme geçtik. Kalubeladan, şehadet edeceğimiz dünya gölge alemine geçtik desem.simdi ise Asl idrakimiz ruh aleminden gelme, oranın kavramı bize yakın. Çünkü hakiki öz ve aşkımız/aslimiz ordan ibarettir. Şimdi ise bu dünya, Ozaman bir kılıf (gölge). Gölgede tambirsey gözükmez, çünkü golgedir. Perdenin arkasında, bu perdeye (perdenin arkasından hakikat ışığı vuruyor) gölge biçiminde bazı şeyler gözüküyor. Biz sadece bu perdede yansiyanlari girebiliyoruz.Peygamberler bize bu perdedeki biçimleri izah etmiştir. Yani ruhumuz kalubelada tasdik ettiği hakikati o perdedeki görüntüde tanım edip, şehadet etmemiz gerek. O âlemi hatırlayarak içimizdeki ruhun bize belirttiği herşeye kulak vermemiz gerekli, çünkü o(ruhumuz) gördü bildi tasdik etti çünkü. Neticede bu hayatta dünyada, gölge içinde,perde arkasında yaşıyoruz ve bu yandan elimzde tek iki algımız var: O âlemden onumuzdeki perdeye yansıyan hakikati temsil eden biçimler. Ve bu biçimlerde ruhumuzun hatırladığı hakikat(tüm resuller üstelik bize bu herbir perdedeki biçimin asl izahını getirmiş bize). Yani simülasyon ediliyor bize herşey ve biz perdede maddede hapisiz, hakiki birsey görmüyoruz. Ama içimizde hakikati bilen tasdik etmiş ruh var elbet. Ve o perdede yansıyan hakikate, resimlerin ettiği izahlar var. Bukadar Akl yurutebildim ben, şahsi idrak ve izahim bu. Allah hidayet versin ıslah eylesin seni beni hebimizi. Hidayet olunduktan sonra hakikatin peşini bırakmayan lardan olalım inşallah. Takdir ilahi olsun bize.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#40
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Belki de çoktan öldük ve şu an aslında bu dünyada yaptıklarımızı içinde yaşar gibi izliyoruz. Eğer böyleyse ve insanlık olarak bunu sürekli aklımıza getirebilsek belki bu kadar günahlar, kötülükler, savaşlar olmazdı. Bir günah işlerken "ben bunu mu yapmışım" diyip pişman olup vazgeçebilirdik. Bazen aklıma geldiği oluyor, mesela boş boş oturduğum bir anda aklıma geliyor, "ben böyle boş boş oturmuş muyum" diyorum fakat insanım ve bu duyguyu sürekli hatırlayamıyorum.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| iç alem, duygu ve düşünce Esmaları | Gercek | Zikir | 3 | 11.05.22 00:09 |
| Madde alem kas gücüyle, atom altı yapı ise iman gücüyle çalışır | Gercek | Kadim Bilgelik | 0 | 22.11.21 20:28 |
| hesap adımı değiştirmek istiyorum | Kadim | Sorularınız | 2 | 25.12.19 18:15 |
| Öte Alem ve Varlıkları | DiLara | Diğer Havas Konuları | 4 | 12.06.18 17:02 |