![]() |
Alem değiştirmek
Selamünaleyküm
Bir olayın ne şekilde gerçekleşebileceğini anlamak için bu konuyu açtım.deneyimi yâda eskilerden duyumları olan varsa cevapları beklerim Cinler bir kişiyi kendi alemlerine nasıl ve neden cekebilir? |
Alıntı:
Bu dediğimi bir düşün Kardeşcağzım.! Cinler ve insanlar kendi alemlerindeki enerji ve frekanslara uyumludur. Bir insan onların alemine geçince o enerji ağır gelir ve ölür. Kaldıramaz. Bir cinde bizim alemimize geçince enerjisi git gide azalmaya başlar en kısa zamanda tekrar dönmek zorundadır yoksa ölür. Hatta Bu sebeple cinler davete bile gelse bir kaç dakika durur sonra kaybolur enerjisini tazeler geri gelir - geri döner bu döngüde hareket eder. Asla uzun zaman kalamaz. |
Bu konuyu ben de merak ediyorum. :)
|
Alıntı:
Duyumlar rivayetler alıyorum bu konuyla alakalı onun için sordum.forumda el yazması kitapları olan üyeler,arastiranlar var. Akrabası kaçırılan var vs. Bizzat kulaktan duyduklarım da var çok açık etmiyeyim de Yani hatta ritüel olarak nasıl geçtiği bile söyleniyor. |
Alıntı:
Oraya çok büyük havvascılar geçer yada evliyalar. Havvascılar belirli kıyafetler veyahut tılsımlar hazırlar o enerjinin üzerine ağırlık yapmaması için. Evliyalarda yüksek frekanslarda olduğu için onlara işlemeyebilir. Onun haricinde başka türlü mümkün değildir. İnsanların kaçırılma olayları şöyle olabilir. Gece uykuda kaldırıp ormana yada uzak yerlere çekmiş ,öldürüp cesedi yok etmiş olabilirler ve ailesi nereye gittiğini bilmediği için bu tür bir teori ortaya atmış olabilir. Yada kişiyi kandırıp uzaklara saniyeler içinde almıştır. Ama uzaklara, cinler alemine değil…! |
Burada bazı hocalarımız cinlere yardım ediyorlar, savaşlarına katılıyorlar. Bunu nasıl yaptıklarını merak ediyorum. O boyuta bedensel olarak mı geçiyorlar yoksa oturup veya yatıp gözlerini kapatıp trans halinde ruhsal olarak mı geçiyorlar?
|
Alıntı:
Ben bu şekilde düşünüyorum. Onlar yüksek frekansta olduğu için ve mekan ile zamandan uzaklaştığı için geçebilir. Onun haricinde Havvascıların geçiş rüya yada astral gibi trans olarak mümkündür. Savaşlarında hocaların yardım etmesi çok saçma o varlıkların her biri köklü bir çınarı tek eliyle kavrayıp sökebilecek kadar güçlü maddi bir kuvvet tesir etmez. |
Alıntı:
O aleme geçmiş birisinin mektubunda nasıl bir yer olduğunu anlatıyor. Bu kaçırılma olayıyla alakalı şeyh Nazım Hz lerininde anısı var. |
Alıntı:
Ben o sohbeti duymadım bulursan paylaşırmısın.? Bu arada bende sana dediğim sohbeti bulamadım talebelerinden biri paylaşmıştı ama her birinin binlerce paylaşımı var bir saat aradım kafam döndü bir dahada bakmadım valla. Ama ben kıbrısi hazretlerinin sohbetinden direk kendi ağızlarından duydum yemin bile edebilirim. Onuda diyeyim de söz verdim sana çünkü. Ama videoyu bulamayınca sözümü tutmamış gibi olmayayım :)=( |
Alıntı:
Buradan link vermek yasakmiydi sanki, gençlerin bunalımda olmasının sebebi yazınca çıkıyor. Önemli değil, bende baya aradım bulamadım, öyle diyorsan doğrudur. |
Alıntı:
|
Alıntı:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam bu nasıl oluyor gerçekte görünmeleri ? İlk defa duydum |
Alıntı:
|
Alıntı:
ve üzerinde Allah resulu muhammed yaziyor... |
Alıntı:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
|
Cinlerin ayakları ters olur diye duymuştum ama bu sağ ve sol ayağın yer değiştirmesi mi yoksa ayakların arkaya dönmesi mi, bunu bilmiyorum.
|
E=m x C2
Bu enerji madde formülü durduğu için derim, belki cinler enerjiyi maddeye çevirir ve bir beden alabilir. Işte ama çok çok enerji gerek, belki bundan dolayı ilk etapta görünsellerle etraftaki havayı ışınlarlar(hava tabakasını ekran gibi ışınlar, ekran gibi kullanır belki). |
Alıntı:
Ben ilmim olduğunu iddia etmiyorum. İlimsiz cahilin tekiyim ama sende sanırım benim gibisin. Cinlerinde bir bedeni vardır ve yine cinlerinde el ve ayakları vardır. Savaşa maddi bir destek yapabileceğini sanmıyorum. Manevi bir destek sağlayabilirler oda belki zira onların savaşına genelde insanlar karışmaz Çok büyük bir olay varsa ortada ancak öyle olabilir. Sosyal medyada sallayan çok hoca diye tabir edilen şarlatan var. Hatta geçenlerde biri anlatıyor/sallıyor: Herkes mihrez deyip duruyor merak ettim dur dedim bir çağırayım bakayım kimmiş bu Neyse çağırdık diyor. Ben işte islama davet ediyorum onu diyorumki bak bu yaptığın yalnıştır gel hatandan dön islam haktır. Allah’a asilik etme. Gel namaz kıl aff dile. Yoksa kaçışın yok seni öldürecem sağ bırakmam dedim. O esnada bana birden cinler saldırmaya başladı falan diyor ilerisinde öldürdük diyor . Birde bunu cemaatler savunuyor koruyor. Şimdi bu şarlatanların lafıyla mantık bir olabilirmi. Hiç bir cinin gücü yetmez ve cesaret edemez mihreze saldırmaya kaldı ki öldürecek. Azazilin oğlu en büyük iblislerden. Yeri geldiğinde tüm cinlere hükmedebilen bir varlıktır mihrez. Bu mihrezi davet ediyor islamı seç yoksa öldürecem seni diyor ahmaklığa bak. Yusuf’a öldü diyor. Allah insanın aklına mukayet olsun inşallah. Yani diyeceğim o ki; bu ilime gireceksin bu ilime girmiş dostlar edin. Soru sormasan bile mürid olmasan bile bir tanış. Tanışmakla bile feyiz geliyor insana. Aynı şekilde evliyalarlada tanış konuş adını sanını bilsinler bir selam ver onlara. |
Alıntı:
Onlar kişinin zihninde görüntü canlandırması yapar yani halüsinasyon gibi düşün öyle görülebilir. |
Alıntı:
Yani nasıl bilgisayar ekrana görüntü yolluyorsa, cinlerde havayı ekran olarak kullanarak, görüntü niye olusturmasinlar! Elbet küçük enerjili cinler belki göz merceğinde bu görüntüyü edebikselerde, yüksek enerjili büyük cinler muhakkak havaya görüntü oluşturabilirler demek istedim. |
Alıntı:
U Bu mesele benim kafamı çok karıştırdı. Bu mevzuyla ilgili akşam yeni bir konu açayım |
Alıntı:
Ekrandada aynen, üç renk ile ekranın her bir noktası oluşturuluyor ve tüm ekrana bir görüntü yansıtılıyor dimi:) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Cinler bunu kristal yerine etraftaki hava ile yapmaya kabiliyetlidir, işte güçlü enerji dolu cin ise. Işte böyle: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Bak, hatta bile ceptelefonunda icat var. Havaya görüntü sekilleneliyor:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bunu cinler en alasindan eder bence:) Icatin adı: hologram [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
|
İnsanlar cinleri görür mü, görmez mi?
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Gözlem görmekte bir yetenek. Gözün doğuştan var, ama o doğuştan kaç ay sonra yıl sonra, o bebek gördüğünü ayet eder. Yani eğitim gerekli göz gördüğünü algıladığını bilsin tanışın. Yetenek işte eğitim gerek. |
Aynen x-ray fotorafi/çekimi gibi misalen.
Sana röntgen de gösterilen cekimresimleri o x-ray işinin o siyah röntgenkaşesine kazdığı biçim/yonttugu cizimlerdir. Yani göremediğin( kaburgaları,)o kaşe tabakasına x-ray ışınına çizdirerek gözünle görebileceğin görünüme getiriyorlar. Sende işte o gözüne uygun hale dönüşen resmi görüyorsun ve tanım yapıyorsun. Gözünün yeteneği renk görmek, x-ray işininda ise renk diye görünen birşey yok, oyuzden asl gördüğün o kazılan/x-ray ile çizilen kasedeki resim. Cinleri görmekte buna benzer bir usul derim.(ben hiç cin girmedim, insanoğlu cinlerin asl varlığını/bedenini göremez.xray bu konumda bir teknolojinin getirdiği yetenek. Eğer icat edilirse belki cinlerin timsal-resimlerini(fotoğraf değil, çünkü göremeyiz) teknoloji ile görebilirdik, belkiiii o günler gelirse. |
Alıntı:
Üstadım peki bu görüntü nasıl insana geliyor.? Malum hadisler var cinlerin görünemeyeceği hakkında . Bazı alimlere göre insan yaradılış fıtratı nedeniyle cinleri göremez diyor. Hatta ilminden emin olduğum havvascılarda insanlar cinleri göremez diyorlar. Ama hz aişe cinler mahkemesine çıkmıştır. Kaynağının kim olduğu bilinmesede böyle bir rivayet var. Ben çelişkide kaldım. Cinler ne yapar insanlara görünebilmek için . Benim bildiğim kişinin zihninde canlandırma yaparlar. Siz kişinin istidadına göre görünürler demişsiniz istidad nedir? Ve biraz daha açarmısınız.!. @idea Senide etiketledim üstadım bizi aydınlatır. Senin dediğinde doğru olabilir bakalım üstadımız ne diyecek bu konuya. |
Alıntı:
usteki mesajda dedigim gibi gerçek görüntulerini bilmiyoruz, ya kişi istidadi ölçüsunde görur, yada onlar istedikleti sekilde kendini gosterir, birine cok normal gorünen digerine cok korkunc gorünebilir |
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bak bir misal daha, rüzgar. Esen rüzgarı göremeyiz dimi, ama o rüzgara toz karıştımı göze görünür dimi bir şekilde... Aynen böyle cinlerin asl şeklini göremeyiz aynı elektrik ceyrani göremediğimiz gibi. Ama Firuze cihaz yahut lamba taktikmi lambanın Verdiği ışığı görebiliriz. Yada cihazın çalıştığıni görürüz, işte bu misaller gibi. Cinlerin asl cismini göremeyiz, ama onlar bize görebildiğimiz şekle girer ve kendilerini öyle temsil ederler. |
Alıntı:
Beyinde en çok 'bioelektronik-dalga var diyeyim. yani beyin hücrelerinde biokimyasal seviyede(az bir kaç mykroVolt) elektrik sinyaller oluşur, düşündüğümüzde dimi.(işte burda cinlerin âlemine timsal olur, çünkü bunlar enerji kaynaklı olduğundan). Bu elektriği işte kopya ederler ve sana video hazırlar seyrettirirler cinler. Bu oluşan videoya(yani zihnindeki algıya hazırlanmış mykro-enerji kayıdı:his sezgi duyu görüntü vs,... bunlarin hebsi milli-mykro-elektrik üretilerek tekrar oluşturulur beyinde ve buyuzden cinler zihne böyle irtibat kurarlar. Yani cinlerin alemine irtibat böyle yansıma/timsal üzere görüşme yolu buluruz. evet sonra bu dediğim kayıt (videoya) cinler kendi mesajlarını katar (deepfake yapımı gibi!). Bu video/algılar tam bir kurulu senaryo olur,senin zihninde. Hayal gibi birşeyler görürsün, ama sürekli izledikçe tanım yapar birşeylere/manaya/kavrama bağlarsin sonuçta. Eğitim ise tam burası işte. Sen seyrettikce, irtibat sağlam olur. Ama bu senaryoları (deepfake) başka kimseye anlatmaman lazm gelir. Çünkü eğer başkalarıyla paylaşırsan Ozaman senin irtibat değişir (deepfake videona insanlar sosyal medyada edildiği gibi, her türlü mesaj eklerler,yani yabancı manalar eklenir. Buda senin ilgi ve kavramına uzak ve yabancı kalırsa, sen o senaryoyu birdaha tanıyamazsin. Işte irtibat koptu demek bu neticede. Yani illada gizli tutacan sana edilen/verilen/hazırlanan senaryo (deepfake videolarıni). Yoksa mana elden gider, yabancı kavramlar karışır işin özüne. Neticede irtibat gider. |
Sayın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] anladığım kadarıyla teknik konularda bilgilisiniz. Bazı kişiler evrenin simülasyon olduğunu ve sanal gerçeklik gözlüğüyle izler gibi izlediğimizi fakat gerçekten yaşıyor olduğumuzu sandığımızı söylüyorlar. Yani aslında algıladığımız hiçbir şey gerçek değilmiş ve biz sanal gerçeklik gözlüğüyle izler gibi yaşıyormuşuz. Bu konudaki düşünceniz nedir?
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Şu parçasını paylaşayım: "Şuradakine bak," dedi kılavuzum, "Sen Düzülke'de yaşadın; rüyanda Çizgiülke'yi gördün; benimle birlikte Uzayülke'nin göklerine ağdın; şimdi deneyimlerini tamamlamak için seni aşağıya, varlığın en aşağı derinliğine, boyutsuzluğun derin uçurumuna, yani Noktaülke krallığına götürüyorum. "Şuradaki sefil yaratığa bak. Bu Nokta, bizler gibi ama boyutsuzluğun uçurumuyla sınırlı bir varlıktır. O, kendi kendinin dünyası, kendi kendinin evrenidir; kendisinden başka hiçbir şeyi algılayamaz; hiç görmediği için ne uzunluğu, ne genişliği ne de yüksekliği bilir. İki sayısından bile haberi yoktur. Çoğulla ilgili hiçbir düşüncesi yoktur. Kendi kendisinin tek varlığı ve her şeyi olduğu için gerçekte hiçbir şeydir. Yine de kendinden ne kadar hoşnut olduğuna bir bak ve şunu bil ki kendinden hoşnutluk iğrençlik ve bilgisizliktir, gözünü yukarı dikmek körü körüne ve acizane mutlu olmaktan iyidir." Sustu; vızıldayıp duran küçük yaratıktan sizin Uzayülke'nizdeki gramofonların sesini andıran cılız, hafif, tekdüze ama açıkça seçilen bir cızırtı yükseldi. Bu seslerin içinden şu sözleri yakaladım: "Varoluşun sonsuz güzelliği odur! Ondan başka bir şey yoktur. " "Bu ufaklık, 'O' ile kimi kastediyor?" diye sordum. "Kendini kastediyor," diye cevap verdi Küre ve devam etti "küçük çocukların ve kendilerini başkalarından ayırt edemeyen çocuksu insanların kendilerinden üçüncü şahıs olarak söz ettiklerini daha önce fark etmemiş miydin Sus da dinle şimdi!" "O bütün uzayı doldurur," diye devam etti kendi kendine konuşan yaratık, "ve neyi doldurursa, odur. Neyi düşünürse onu söyler; neyi söylerse onu işitir ve onun kendisi düşünendir, söyleyendir, işitendir, düşüncedir, sözcüktür, işitmedir; tektir ama yine de her şeydir. Ah, mutluluk, ah! Var olmanın mutluluğu!" |
Alıntı:
Bu yazdığın meseleyi ben tasdik ederim, ve şuraya bağlarım:. (dini bir sohbet var idi sosyalm dyada) Yaratılırken bir âlemde idik(ruhani âlemde ruhumuz yaratıldı, ve Ozaman maddi âlemde henüz vücut bulmadiydik). Sonra o âlemin gölgesi olan maddi aleme geçtik, katı bedenimiz yaratıldı ve bu maddi âlemde vücut bulduk. Şimdi ise o ilk gerçek âleme (ruhun âlemi, ruh kalu belada tasdik etti, Rabbimizi. Işte orası hakiki alemimiz. Oranın algılarını yaşantılarını biz aslen tanımamız/hatirlamamiz icab eder dimi, mümin olarak:) Yani sonuçta bir âlemden diğer âleme geçtik. Kalubeladan, şehadet edeceğimiz dünya gölge alemine geçtik desem.simdi ise Asl idrakimiz ruh aleminden gelme, oranın kavramı bize yakın. Çünkü hakiki öz ve aşkımız/aslimiz ordan ibarettir. Şimdi ise bu dünya, Ozaman bir kılıf (gölge). Gölgede tambirsey gözükmez, çünkü golgedir. Perdenin arkasında, bu perdeye (perdenin arkasından hakikat ışığı vuruyor) gölge biçiminde bazı şeyler gözüküyor. Biz sadece bu perdede yansiyanlari girebiliyoruz.Peygamberler bize bu perdedeki biçimleri izah etmiştir. Yani ruhumuz kalubelada tasdik ettiği hakikati o perdedeki görüntüde tanım edip, şehadet etmemiz gerek. O âlemi hatırlayarak içimizdeki ruhun bize belirttiği herşeye kulak vermemiz gerekli, çünkü o(ruhumuz) gördü bildi tasdik etti çünkü. Neticede bu hayatta dünyada, gölge içinde,perde arkasında yaşıyoruz ve bu yandan elimzde tek iki algımız var: O âlemden onumuzdeki perdeye yansıyan hakikati temsil eden biçimler. Ve bu biçimlerde ruhumuzun hatırladığı hakikat(tüm resuller üstelik bize bu herbir perdedeki biçimin asl izahını getirmiş bize). Yani simülasyon ediliyor bize herşey ve biz perdede maddede hapisiz, hakiki birsey görmüyoruz. Ama içimizde hakikati bilen tasdik etmiş ruh var elbet. Ve o perdede yansıyan hakikate, resimlerin ettiği izahlar var. Bukadar Akl yurutebildim ben, şahsi idrak ve izahim bu. Allah hidayet versin ıslah eylesin seni beni hebimizi. Hidayet olunduktan sonra hakikatin peşini bırakmayan lardan olalım inşallah. Takdir ilahi olsun bize. |
Alıntı:
Belki de çoktan öldük ve şu an aslında bu dünyada yaptıklarımızı içinde yaşar gibi izliyoruz. Eğer böyleyse ve insanlık olarak bunu sürekli aklımıza getirebilsek belki bu kadar günahlar, kötülükler, savaşlar olmazdı. Bir günah işlerken "ben bunu mu yapmışım" diyip pişman olup vazgeçebilirdik. Bazen aklıma geldiği oluyor, mesela boş boş oturduğum bir anda aklıma geliyor, "ben böyle boş boş oturmuş muyum" diyorum fakat insanım ve bu duyguyu sürekli hatırlayamıyorum. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:12. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com