![]() |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Mesele, Adem olarak gelip Abdullah olarak gidebilmekte Emir Sultan Hazretleri "Zikri sor insanlara. Herkes; “zikir şu kadar adet zikretmektir” diyecek. Oysa ki bilirler mi Adem (as) yeryüzüne indi de; Ademlerin her hâl ve hareketi zikirdir Herkese meşrepler verilir, herkese beceriler verilir. |
Alıntı:
Konuyla alakalı Kur’an’da ‘’Onlar birer ümmetti, gelip geçti. O ümmetlerin kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu da değilsiniz.’’ (Bakara suresi 134-141. Ayetler) buyrulmaktadır. Mümin olsun kafir olsun herkesin önceden yaptıklarıyla sigaya çekileceği. (Yunus süresi 30. Ayet) Her nefsin yaptığı iyiliğin kendi lehine olduğu, kötülüğün de kendi aleyhine olduğu (Enam suresi 164. Ayet; Bakara suresi 286. Ayet) herkesin yaptıklarının neticesini bizzat kendisinin çekeceğini (Bakara suresi 139. ayet; Nisa suresi 111. Ayet; Enam suresi 52. Ayet; Yunus Suresi 41. Ayet; Hud suresi 35. Ayet; Taha suresi 25. Ayet; Müminün suresi 11 ve 17. Ayetler; Kasas suresi 55. Ayet; Mümin suresi 40. Ayet ; Şura suresi 15. Ayet) bunlardan dolayı hiç kimsenin başkasının yaptıklarından sorumlu olmayacağı (Yunus suresi 41. Ayet; Sebe süresi 25. Ayet) bunun yanında basiretli olanın basiretinin kendisine, kör olanın da körlüğünün kendisine olduğu (Enam suresi 104. Ayet) hidayet üzere olanın hidayetinin kendisine, doğru yoldan sapanın da vebalinin kendi aleyhine olduğu (Yunus suresi 108. Ayet; Sebe suresi 50. Ayet; Fatır suresi 39. Ayet; Zümer suresi 41. Ayet) cimrilik yapanın cimriliğinin cezasının kendine zarar vereceği başkasına zarar vermeyeceği (Muhammed suresi ayet 38)sözünde durmayanın cezasının kendi aleyhine, sözünde duranın karşılığının ise kendi lehine olacağı (Feth suresi 10. Ayet) tarzındaki ifadeler günahta ve sevapta ferdi mesuliyetin sınırlarını çizmektedir. Kur’an-ı Kerim’de sorumluluğun ferdi oluşunu ifade eden ayette (وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ) ‘’Hiçbir günahkar diğerinin suçunu yüklenmez’’(Enam suresi 164. Ayet) buyrulmuştur. Bu ayetin Kur’an’da birkaç yerde zikredilmesi ayrıca manidardır. Bu ayet aynı zamanda (وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ) ‘’Gerçekte insan için çalışmasından başka bir şey yoktur o da yakında görülecektir.’’ (Necm suresi 39. Ayet) ayetiyle ilişkilendirilmektedir. Yani insanoğlunun işlediği ameller kendi defterinde görülecek ve mizanına konulacaktır. Buradan da anlaşılıyor ki kişi gönüllü olsa bile başkasının günahını yüklenme yetkisine sahip değildir. Bir başka ayette de ( وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۜ اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِه۪ۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ) ‘’Hem günah çeken bir nefis başkasının günahını çekmeyecek, yükü (günahı) ağır basan onun yükletilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun! Fakat sen o kimseleri sakındırırsın ki gaybda Rabbinin haşyetini duyarlar, namazı dosdoğru kılarlar; temizlenen de sırf kendisi için temizlenir, nihayet gidiş Allah’adır’’ (Fatır suresi 18. Ayet) buyrularak bir annenin günahları yüzünden oğlundan yardım isteğinin reddedilmesi açık bir şekilde belirtilmiştir. Günah işliyen bir kimse, başkasının günahını çekmez. Günah yükü ağır gelen bir kimse, günahlardan bir kısmının taşınmasına (başkasını) çağırsa da yükünden bir şey yüklenilmez; isterse (çağırılan ana ve babası gibi) bir yakın olsun. (Ey Rasulüm!) Sen, ancak (Allah'ın azabını) görmemişken, Rablerinden korkanları, namazı gereği üzere kılanları sakındırırsın. Kim temizlenirse (durumunu düzeltir, hayır işlerse) ancak kendi nefsini temizler (sevabı kendisine olur). Sonunda dönüş Allah'adır. |
Alıntı:
sen atalarin günahindan nasil sorumlu olursun biliyormusun? atalarından gelen mirasta haram varsa, beddualiysa, hak yenerek sana intikal etmisse sende bu mirasi kabul etmişsen sende sorumlu olursun ayrica ana babadan soy büyüsü intikal etmişse sende etkilenirsin öbür türlü deden ninen, veya anan baban bilerek isteyerek kürtaj yaptirirlarsa veya isteyetek düşük yaparlarsa bunda senin sorumlulugun olmaz, sorumluluk bunu yapan ve yaptiranlardadir, ama sen o onu dedi inanirsan, bu bunu defi inanirsan, zurnayada inanirsan turnayada inanirsan işin çok zor, dedigim gibi aklin otursun, bilgi dağarcigin gelissin bu söylenenlerin safsata hikaye olduguna kanaat getirirsin |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
a) Birinci rekatta Kafirun, ikinci rekatta İhlas okumak. Gazali ile Nevevi bunu müstehab görürler. Muhtemelen Hz. Peygamber’in bu sureleri sabah ve akşam namazlarının sünnetlerinde okumasına bakarak böyle demişlerdir. b) Namazı kılıp duayı yaptıktan sonra kıbleye doğru yatmak ve rüyada görülen işarete göre hareket etmek. Bu husus bazı İslam büyüklerince tavsiye edilmiştir. c) Başkası adına istihare yapmak Buhari’de Cabir’den nakledilmesine rağmen Ahmed b. Hanbel istihare duası hakkında ‘’münker bir hadistir’’ demiştir. Onun bu sözünün hadisi zayıf kılıp kılmayacağı dahi İslam alimleri tarafından tartışılmıştır: [İbn Hacer el-Heytemi, el-Fetava'l-hadisiyye, sayfa: 210. Cabir b. Abdullah'ın bu rivayeti için (Buhari, Da'avat, 48; Ebu Davud, Vitr, 31; Tirmizi, Vitr, 18; İbn Mace, İkametu's-salat, 188; Ibn Hanbel, Müsned, 3.cilt, 344) Tirmizi'ye göre bu hadis "hasen-sahih-garib"dir. İstihare olayı Cabir'in dışında Ebu Said el-Hudri'den (İbn Hibban, el-İhsan fi takribi sahihi İbn Hibban, thk. Şuayb el-Arnavud, Beyrut, 1988, 3.cilt, 167); Ebu Hureyre'den (İbn Hibban, el-İhsan, 3.cilt, 167); İbn Mes'ud'dan (Taberani, el-Mucemu'l-kebir, 10.cilt, 78, 91) ve Ebu Eyyub el-Ensari'den (Hakim en-Neysaburi, el-Müstedrek, 1.cilt, 314) nakledilmiştir. İstihare namazı sadece Cabir b. Abdullah'dan nakledilmiştir. Diğer rivayetlerde istihare duası geçmektedir. Metinde geçen soru ile ilgili olarak el-Heytemi, şunları kaydeder: "Ahmed'in bu sözü hadisi zayıf kılmaz. Zira bu sözden maksat zahiri değildir. Ahmed b. Hanbel'in terminolojisinde bu ifade -ravileri sika olsa bile ferd-i mutlak olan hadisler için kullanılır. Mesela 'Ameller niyetlere göredir' hadisi sonu itibariyle mütevatir olsa bile evveli itibariyle ferd-i mutlaktır. Ahmed bu hadis hakkında münker bir hadistir' demiştir. Oysa ravisi Muhammed b. İbrahim'in sika olduğunu beyan etmiştir".] |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:38. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com