Alıntı:
PanterOLog Nickli Üyeden Alıntı
Evet tarikattan ehil şeyh gerek. Kendi nefsini islaha erdirtmiş ve başka nefislerine ıslah yolunu açabilen ve bununla kamili mukemmili olmuş bir tarikat şeyhi lazm.
Mürşidi kamili mukemmili işte lazm.
Bu nefis kalu bela âleminde Allah'a(Rabbimiz degilmiyim!!! Denildiğinde) karşı gelmiş.SEN sensin, BEN ise BENİm!!! Diye ihanet isyan etmiş bu nefis. Bu nefsi şimdi kimse islaha erdiremez. Anca Hz Ebubekir Rah ve Hz Ali Rah den bize dek uzanan, ehil tarikat yolunda icazete yetiştirilmiş, nefis terbiyesinde kamil ve mükemmellik öğretilmiş bir tarikat şeyh yapar.
Mağarada Hz Ebubekir Rah ve Hz Ali Rah a Resul sav bu tarikat usulünü öğretmiş, gizli ve açık zikri. Bu zatlara ozamandan bugüne dek bağlılık ile, tarikatları devam ettirmişlerdir tüm sadati kiram,altın silsile dediğimiz büyük zatlar. Onların yapabileceği, bilebilecegi usul idir, nefsi terbiye etmek.
|
Bu tarikat yollarının en son bu hayatta olan yaşayan halifelik ve sonra icazet ile şeyhlik verilmiş tarikat ehli mürşidi kamili mukemmili bulacan, elini uzatacan akibe edip intisab/rehber kabul edecen, nefsinin dinen terbiyesi için.