Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Güncel evliyalar, alimler

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.03.25, 09:58
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,142
Forum Puanı: 1979
Etiketlendiği Mesaj: 597 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Konuyla çok ilgili olmasa da Müslümanların temayüz etmiş şahsiyetler hakkında çok akıllı ve tetkik, tahkik edici olmaları gereklidir. 27 Mayıs 1960 sonrasında Cumhuriyet Senatosu’na F. Gülen ve Bekir Berk hakkında şikâyetler gelir. Milli Birlik Komitesi Genel Sekreteri ve senatör Albay Şükran Özkaya, 1968 tarihli günlüklerinde gelişmeyi şöyle kayda geçirir: “Senatoya ulaşan çeşitli ihbar mektuplarında nurculukla ilgili yasadışı faaliyetlerde bulunduğu ifade edilen Bekir Berk ve M. Fetullah Gülen’in araştırılması için Milli Hizmet Başkanlığına yazı gönderilmiş ve cevaben gelen bu iki ismin, Özel Harp Dairesi tarafından, Nurcuların içerisinde istihbaratçı olarak görev yaptığı ve herhangi bir işleme gerek olmadığı arz edilmiştir.”


__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12.03.25, 10:12
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,065
Forum Puanı: 263
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Konuyla çok ilgili olmasa da Müslümanların temayüz etmiş şahsiyetler hakkında çok akıllı ve tetkik, tahkik edici olmaları gereklidir. 27 Mayıs 1960 sonrasında Cumhuriyet Senatosu’na F. Gülen ve Bekir Berk hakkında şikâyetler gelir. Milli Birlik Komitesi Genel Sekreteri ve senatör Albay Şükran Özkaya, 1968 tarihli günlüklerinde gelişmeyi şöyle kayda geçirir: “Senatoya ulaşan çeşitli ihbar mektuplarında nurculukla ilgili yasadışı faaliyetlerde bulunduğu ifade edilen Bekir Berk ve M. Fetullah Gülen’in araştırılması için Milli Hizmet Başkanlığına yazı gönderilmiş ve cevaben gelen bu iki ismin, Özel Harp Dairesi tarafından, Nurcuların içerisinde istihbaratçı olarak görev yaptığı ve herhangi bir işleme gerek olmadığı arz edilmiştir.”

Bilemedim hocam. Müslümanlara en çok iftiranın atıldığı, video kasetlerin havada uçtüğü Uğur Mumcunun katli. Milletin sokağa dökülerek "kahrolsun Şeriat" nidaları. Biz bu senaryolardan bıktık. Nezaman bir müslüman kitlesel anlamda ilgi çekse sevilse kasetler dedi kodular havada uçuyor.
Günah olarak laf taşımak yeterlidir.

Ya hatırlarmısınız. Nihat Hatipoğluna " ben orucumu karım ile açabilirmiyim", " orucumu rakı ile açabilirmiyim" , "cinsellik orucu bozarmı", "kocam orucu benle açıyor" gibi soru bile denemeyecek anlamsız kelimelerin yan yana gelmesi ile ses çıkaranların Nihat Hatipoğlunu ters köşe yapmaya çalışmaları.

Yine "Nihat Hatipoğlunun 1 saatte kaç para aldığını biliyormusunuz" saçma sorusu adamı sel al evinden iftar, sahur tüm gününü al orucu orda açtır sahuru orda yaptır ve beleşe olsun ne güzel ya ağzınvarsa aç kapat ses çıkar.

Ben Bir Müslüman Adam Hakkında Karalama yada Kötü Niyetli Kaset Kaydı çıktığında inanmamayı seçiyorum.

Bir yurtta kuran kursunda bir O.Ç. Bir çocuğa tecavüz ettiği her yerde duyulur. Hayır işini kimse duymaz.

Diğer tarafta bir chpli G..T sperminden fotoğraf yapar satlığa çıkarılır hiç hatırlanmaz. Bir puşt chp li müdür öğrencisi ile evlenir hiç bahsedilmez.

Vallahi ben bıktım bu savaş hiç mi birmez.

__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir.

Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır.
Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir.
Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır.
Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır…
Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür.

“Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ).

Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur
2. Bel'am din pazarlamacısıdır
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12.03.25, 11:35
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,142
Forum Puanı: 1979
Etiketlendiği Mesaj: 597 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bilemedim hocam. Müslümanlara en çok iftiranın atıldığı, video kasetlerin havada uçtüğü Uğur Mumcunun katli. Milletin sokağa dökülerek "kahrolsun Şeriat" nidaları. Biz bu senaryolardan bıktık. Nezaman bir müslüman kitlesel anlamda ilgi çekse sevilse kasetler dedi kodular havada uçuyor.
Günah olarak laf taşımak yeterlidir.

Ya hatırlarmısınız. Nihat Hatipoğluna " ben orucumu karım ile açabilirmiyim", " orucumu rakı ile açabilirmiyim" , "cinsellik orucu bozarmı", "kocam orucu benle açıyor" gibi soru bile denemeyecek anlamsız kelimelerin yan yana gelmesi ile ses çıkaranların Nihat Hatipoğlunu ters köşe yapmaya çalışmaları.

Yine "Nihat Hatipoğlunun 1 saatte kaç para aldığını biliyormusunuz" saçma sorusu adamı sel al evinden iftar, sahur tüm gününü al orucu orda açtır sahuru orda yaptır ve beleşe olsun ne güzel ya ağzınvarsa aç kapat ses çıkar.

Ben Bir Müslüman Adam Hakkında Karalama yada Kötü Niyetli Kaset Kaydı çıktığında inanmamayı seçiyorum.

Bir yurtta kuran kursunda bir O.Ç. Bir çocuğa tecavüz ettiği her yerde duyulur. Hayır işini kimse duymaz.

Diğer tarafta bir chpli G..T sperminden fotoğraf yapar satlığa çıkarılır hiç hatırlanmaz. Bir puşt chp li müdür öğrencisi ile evlenir hiç bahsedilmez.

Vallahi ben bıktım bu savaş hiç mi birmez.
Kardeşim ben sana müteveccihen yazmadım neden alınganlık gösterdin anlamadım. Müsaade ette 16-17 yaşından beri teşkilatların içinde büyümüş 12 Eylül 1980 öncesi sokak kavgalarına karışmış 7-8 yılı cezaevlerinde geçmiş ülkücü bir kişi olarak tecrübelerimi aktarayım bize teşkilatçılıkla ilgili verilen seminerlerde teşkilatçılığın hülasa insan tanıma sanatı olduğu anlatıldı. Uğur Mumcu, hem PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili olarak yaptığı araştırmaya engel olmak için hem de Türkiye-İran ilişkilerini sabote etmek için MOSSAD ajanları tarafından katledilmiştir! Nokta. Nihat Hatipoğlu benim nazarımda din bezirganıdır. Mehmet Şevket Eygi'nin "Milli Gazete"deki köşesinin başlığı ilgi çekicidir. (11 Ocak 1999)
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz...
Eygi onları bir güzel anlatıyordu:
"Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’
Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu.
Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum.
Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir...
Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele...
Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi.
Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12.03.25, 12:49
 
Üyelik tarihi: 07.11.24
Bulunduğu yer: Herkail'in Kanadında
Mesajlar: 218
Forum Puanı: 38
Etiketlendiği Mesaj: 5 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşim ben sana müteveccihen yazmadım neden alınganlık gösterdin anlamadım. Müsaade ette 16-17 yaşından beri teşkilatların içinde büyümüş 12 Eylül 1980 öncesi sokak kavgalarına karışmış 7-8 yılı cezaevlerinde geçmiş ülkücü bir kişi olarak tecrübelerimi aktarayım bize teşkilatçılıkla ilgili verilen seminerlerde teşkilatçılığın hülasa insan tanıma sanatı olduğu anlatıldı. Uğur Mumcu, hem PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili olarak yaptığı araştırmaya engel olmak için hem de Türkiye-İran ilişkilerini sabote etmek için MOSSAD ajanları tarafından katledilmiştir! Nokta. Nihat Hatipoğlu benim nazarımda din bezirganıdır. Mehmet Şevket Eygi'nin "Milli Gazete"deki köşesinin başlığı ilgi çekicidir. (11 Ocak 1999)
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz...
Eygi onları bir güzel anlatıyordu:
"Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’
Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu.
Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum.
Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir...
Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele...
Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi.
Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi.
👏 Ağzına sağlık mübarek insan.
Sohbet tarzı paylaşımlarınızı şevk ile okuyorum

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12.03.25, 14:30
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,065
Forum Puanı: 263
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşim ben sana müteveccihen yazmadım neden alınganlık gösterdin anlamadım. Müsaade ette 16-17 yaşından beri teşkilatların içinde büyümüş 12 Eylül 1980 öncesi sokak kavgalarına karışmış 7-8 yılı cezaevlerinde geçmiş ülkücü bir kişi olarak tecrübelerimi aktarayım bize teşkilatçılıkla ilgili verilen seminerlerde teşkilatçılığın hülasa insan tanıma sanatı olduğu anlatıldı. Uğur Mumcu, hem PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili olarak yaptığı araştırmaya engel olmak için hem de Türkiye-İran ilişkilerini sabote etmek için MOSSAD ajanları tarafından katledilmiştir! Nokta. Nihat Hatipoğlu benim nazarımda din bezirganıdır. Mehmet Şevket Eygi'nin "Milli Gazete"deki köşesinin başlığı ilgi çekicidir. (11 Ocak 1999)
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz...
Eygi onları bir güzel anlatıyordu:
"Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’
Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu.
Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum.
Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir...
Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele...
Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi.
Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi.
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşim ben sana müteveccihen yazmadım neden alınganlık gösterdin anlamadım. Müsaade ette 16-17 yaşından beri teşkilatların içinde büyümüş 12 Eylül 1980 öncesi sokak kavgalarına karışmış 7-8 yılı cezaevlerinde geçmiş ülkücü bir kişi olarak tecrübelerimi aktarayım bize teşkilatçılıkla ilgili verilen seminerlerde teşkilatçılığın hülasa insan tanıma sanatı olduğu anlatıldı. Uğur Mumcu, hem PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili olarak yaptığı araştırmaya engel olmak için hem de Türkiye-İran ilişkilerini sabote etmek için MOSSAD ajanları tarafından katledilmiştir! Nokta. Nihat Hatipoğlu benim nazarımda din bezirganıdır. Mehmet Şevket Eygi'nin "Milli Gazete"deki köşesinin başlığı ilgi çekicidir. (11 Ocak 1999)
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz...
Eygi onları bir güzel anlatıyordu:
"Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’
Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu.
Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum.
Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir...
Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele...
Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi.
Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi.
Ya @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam neden alıngvanlık yaptın ki ben sade dertyanmak için size anlattım beni en iyi siz anlarsınız babında yapılanı yazdım siz ben sizi suçlamışım gibi cevap vermişsiniz. Asla ben sizi suçlamadım beni anlayan bir müslümana dert yandım ama yanlış anlaşıldım. Hakkınızı helal edin . Be nalattıklarınızı biliyorum daha önce de konuştuk bunları hatırlarsanız nickinizdeki yusufiyeliden tutun yattığınız hapse kadar biliyorum.

Ben gözü kapalı bu can sıkıntısını en iyi siz anlarsınız dedim ama özür dilerim galiba yanılmışım.

Allaha Emanet Olun.

__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir.

Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır.
Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir.
Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır.
Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır…
Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür.

“Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ).

Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur
2. Bel'am din pazarlamacısıdır
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 12.03.25, 15:26
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,142
Forum Puanı: 1979
Etiketlendiği Mesaj: 597 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ya @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam neden alıngvanlık yaptın ki ben sade dertyanmak için size anlattım beni en iyi siz anlarsınız babında yapılanı yazdım siz ben sizi suçlamışım gibi cevap vermişsiniz. Asla ben sizi suçlamadım beni anlayan bir müslümana dert yandım ama yanlış anlaşıldım. Hakkınızı helal edin . Be nalattıklarınızı biliyorum daha önce de konuştuk bunları hatırlarsanız nickinizdeki yusufiyeliden tutun yattığınız hapse kadar biliyorum.

Ben gözü kapalı bu can sıkıntısını en iyi siz anlarsınız dedim ama özür dilerim galiba yanılmışım.

Allaha Emanet Olun.
Estağfurullah kardeşim o zaman ben yanlış anladım. Hakkını helal et...

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Evliyalar (imam-ı Azam Ebu Hanife) Dedee Allah Dostları & Evliyalar 1 11.05.24 02:53
Bu alimler nerde? Alimler uyuyor mu? Gercek Derin Konular & Beyin Fırtınası 6 10.03.22 10:31
Evliyalar (imam-ı Şafii) Dedee Allah Dostları & Evliyalar 0 04.07.21 20:38
Karanlıkla, Aydınlığın Kadim Savaşı (Evliyalar Konseyi) Naim Derin Konular & Beyin Fırtınası 3 15.11.20 23:49
Evliyalar ile ilgili Ayet ve Hadisler Torlak Allah Dostları & Evliyalar 0 06.01.20 02:37


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:23.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com