![]() |
Hacet ameli Caiz değil mi
Cennetin kokusu beş yüz yıllık yerden duyulur. Cennetin bu kokusunu ahiret ameli ile dünyayı talep eden kimse duyamaz. (Hz.Muhammed a.s
Bu hadisi nasıl anlamalıyız Bu Hadise göre hacet için okuma yapmak dünyalık için havastan faydalanmak ,namaz kılmak caiz olmuyormu? |
Havas ilminden şifa amaçlı yararlanırsan kötü çıkar için haram için kullanmazsan caizdir ancak haram için kullanırsan Caiz değil bilakis haramdır
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Belli sayıda süre ayet gibi Bu hadis daha çok o kısma gidiyor gibi |
Dediğim gibi hâcetîniz nedir haram istenmeyecekse caizdir diyebilirim. Hayırlı bir eş veya iş istersin rızık genişliği istersin ferahlık istersin bunlar caizdir ama gidipte zevkine bir şey istersen bu haramdır
|
Alıntı:
Bu Hadise göre dünyalık diyor helal haram farketmez böyle anlarsak Sahih diye duydum hadisi ibn abbastan |
Sami hocada bir baksın hadisi incelesin
|
Alıntı:
Bu hadisin şu ayete aykırı olduğu ileri sürülmüştür: "Orada kalplerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. 'Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler' derler. Onlara şöyle seslenilir: 'İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz." buyurmaktadır (Araf suresi ayet 43). Bir başka ayette ise "Takva sahipleri o kimselerdir ki melekler canlarını hoş ve rahat halde alırlar. 'Selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennete' derler".(Nahl suresi ayet 32, Benzer ayetler de mevcuttur, Zuhruf suresi ayet 72, Tur süresi ayet 19, Mürselat suresi ayet 43) Ayetin zahirine bakıldığında mücerret salih amelin kişiyi cennete ulaştıracağı ifade edilirken, hadislerde bunun tersine salt salih amelin cennete girmek için yeterli olmadığı vurgulanmaktadır. Bu da ayetler ile hadisler arasında bir tearuz izlenimi uyandırmaktadır. Ehl-i sünnet alimlerinin tamamı mücerret salih amelin cennete girmede yeterli olmadığı, bilakis konu ile ilgili rivayetlerin de delalet ettiği üzre Allah'ın rahmet ve fazlının cennete ulaşmada şart olduğu hususunda ittifak etmişler- dir. Ancak başta Zamahşeri olmak üzre Mutezili alimler salih amel işleyen kişiyi Allah'ın cennete koymasının vacip olduğu görüşünü savunmuşlardır. Bu konu- da Zamahşeri ünlü tefsiri Keşşaf'ta "Kişinin cennete girmesi Allah'ın rahmet ve fazileti dolayısıyla değil işlediği salih ameller dolayısıyladır." demektedir. Ehl-i sünnet alimleri Mutezili alimlerin Allah'a herhangi bir şeyi vacip koşmalarını reddederler ve şöyle söylerler: "Allah'a hiçbir şey calip değildir. Her şey O'nun mülkündedir ve O'na boyun eğmiştir. O dilediğini yapar. Şayet Allah (c.c.) salih amel işleyen itaatkar müminlere azap edip onları cehenneme atsa bu O'nun adaletidir. Onlara nimet verip cennete ulaştırsa bu onun fazlı ve keremidir. Şayet kafirleri affedip cennete koysa bu da O'nun lütfudur. Ancak Allah Teala böyle yapmayacağını haber vermiş, müminleri rahmeti ile cennete ulaştıracağını kafirleri de adaletinin gereği olarak cehenneme atacağını beyan etmiştir. Ehl-i sünnet alimleri zahirine bakıldığında salih amelin kişiyi cennete götüreceğini beyan eden ayetin tevili hususunda ise farklı görüşler serdetmişlerdir. |
Alıntı:
Misal 313 defa Ayetel Kürsi uygulamasını bir hacet için uygularsak bunun caizligi Yâda hacet namazı var Bu hadisi baz alırsak nasıl Bir mana çıkar buradan? |
Alıntı:
Bu şekilde hadisler arasında ve hadislerle ayetler arasında çok fazla tearuzlar mevcuttur. Bunları uzlaştırmak ayrı bir ilim gerektirir. Ve Hadis Fetvaları alimlerce verilmiştir. Ayetlerde sebebi nuzül yani nuzül sebebi, ayetin inmesine sebep olan olay, iniş sebebi varsa hadis şerifte de sebebi vürud vardır. Bahsettiğin Hadis muhtevasında dünyevi ihtiraslara gem vurmak için ikaz mahiyeti vardır Temim ed-Dari de bin dirheme bir elbise almış ve bununla namaz kılarmış. Malik b. Dinar da kaliteli Aden elbiselerini giyermiş. Ahmed b. Hanbel'in elbisesi yaklaşık bir dinara satın alınırmış. Şimdi bunlar nerede, keten ve yün gibi kaba elbiseleri tercih edip bu sözü edilen tutumlardan yüz çeviren, onlara iltifat etmeyen ve: "Takva elbisesine gelince o daha hayırlıdır" (Araf suresi ayet 26) diyenler nerede. Heyhat! Acaba sözünü ettiğimiz bu kimseler takva elbisesini terketmiş kimselermiydi? Allah'a yemin ederim ki hayır, bilakis onlar, hem takva sahibi kimseler- di, hem bilgili ve akıllı kimselerdi. Onun dışında kalanlar ise kuru iddiaların sahibi kimselerdir. Kalplerinde takva namına birşey yoktur. ( İmam Kurtubi’nin tefsirinin 7.cildinin 326. Sayfasından) |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:15. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com