![]() |
Muska takmak şirk mi?
Bazen kafam oldukça karışıyor. Farklı cemaat yada kaynaklarda bunailiskin farklı görüşler mevcut.
Sitede çok fazla yayın ve yorumu okudum. Acaba benmi yanlis anlıyorum. Hani insanın Allah'tan istemesi bunun yanında sıkıntıdan kurtulmak amacıyla koruyucu bir tilsimin bulunması doğru olamaz mı? Kesin ve katı olarak uygun olmadigini belirtenlerin yanı sıra bir kısım işlemlerin olması gerektiğini belirten kaynaklarda mevcut. Bazen insan ciddi anlamda kafa karisikligiyla karşı karşıya kaliyor |
Muskanın sakıncaları var ve koruma amacıyla taşınıyorsa sürekliliği olmaz muskaların yani görevliler gelir kısa süre sonrada giderler. Musallatlı olup muska yaptırıpta daha kötü sonuçlara kapı açan insanlarda epey fazla.
|
Alıntı:
Beni muska koruyor diye düşünürsen zaten şirke düşmüş olursun onun haricinde bir muskayı bir vesile olarak görürsen hiçbir zararı olamaz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
İbnü'l-Müseyyeb'e, Kur'an ayetlerinin boyna asılıp asılmayacağı hususunda sorulmuş, o da şöyle cevap vermiştir: Eğer bu bir mahfaza veya koruyucu bir parça içerisinde bulunursa, bunda bir mahzur yoktur. Bu ise, yazılı olan şeyin Kur'an-ı Kerim olması hakkındadır. ed-Dahhak dan nakledilen rivayete göre ise o, kişinin, cima esnasında ve helaya gittiği vakit bir kenara koymak şartıyla, Allah'ın Kitabı'ndan bir şey yazılı bulunan bir yazıyı üzerine asmasında bir mahzur görmemiştir. Cafer Muhammed b. Ali de, çocuklarının üzerlerine asılacak bu gibi dualara ruhsat vermiştir. İbn Sirin de kişinin, Kur'an'dan yazılı bir şeyleri üzene asmasında bir mahzur görmezdi. (kaynak: İMAM KURTUBİ EL-CAMİU LI AHKAMİ'L-KUR'AN Terceme ve Notlar M. Beşir ERYARSOY BURUC yayınları cilt 10 sayfa 483) |
Alıntı:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Caiz olmadigina ilişkin görüşler [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Gunahdir diyen görüşler [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bunun gibi nice örnekler var hocam. Kafamı karıştıran bu söylemlerin hadislerle desteklenir şekilde açıklanması. Yani bu durum kafamı karıştırıyor. Bilmiyorum derdimi anlatabildimi? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
ama bu hic iyi olmayan insanlarin çok kolay yoldan cikacaği bir durum, okuyun okuyun sağın solun ağzindan cikama itibar etmeyin, o kadar alim evliya ibni arabi, imami gazali,ali el buni, hasan şazeli, imami hindi hep yanlis yapmislar bidat i seçmisler , ama video çeken 3 tane adam doğruyu söyluyorlar... |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
herkes yorumuna gore farkli görüs sahibi , temel konularda bile bu kadar fark varken havas konusunda farkli görüşler olmasi çok normal, bunu yadirgamak yanliştir.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Hû
Alıntı:
Kuran ayeti taşımanın nasıl sakıncası olabilir ki? |
Alıntı:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e: - “İnsanları cennete en fazla götürecek şey nedir?”*diye soruldu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: - “Allah’a saygı (takvâ) ve güzel ahlâktır”*buyurdu. - “İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir?”*diye sorulunca da: - “Ağız ve cinsel organdır”*buyurdu. (Tirmizî, Birr 62. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 29) Kardeşim şunu diyeceğim zaten artık anlarsın.Diyorlar ya Muska takmak Şirk Doğaltaştan medet ummak Şirk.Ben Muska Takıyorum Doğaltaşım da var Yalnız Sadece Allahtan Medet umuyorum.Bunlara göre doğaltaş takarsan faydalı diye şirke düşersin.Allahtan medet umduğun halde.Sana soruyorum Ayet kimin Ayeti? Doğaltaşları kim yarattı? Allah tabii ki.Faydası için Muska takıyorlar insanlar,Doğaltaş takıyorlar.Sana birşey daha sorayım.Allahın yarattığı diğer şeylerden insanlar fayda bulurken hatta Allahtan geldiğini unutanlar da var neden ona şirk demiyorlar da Bu konularda kalmışlar? Örneğin bir Müslüman Sporcu Protein için Et yiyemez Şirk.Neden çünkü Etten medet umuyor.Fayda gördü mü gördü.Alah neden yaratmış Ayetlerini,Eti,Doğaltaşları? Fayda görelim diye.Bitkisel bişeyler kullanamazsın şirk.Bitkilerden medet umdun.İlaç kullanamazsın şirk.İlaçtan medet umdun.Ee Allahın bizim faydamız için yarattığı ve Kullandığımız herşeyin Şirk olması lazım bunlara göre o zaman? |
Alıntı:
“Ey iman edenler! Eğer Allah’tan korkarsanız (takvâ sahibi olursanız), O size bir furkan (iyi ile kötüyü ayırt edecek anlayış) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.” (Enfâl, 8/29) “İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti biz kitapta insanlara açıkladıktan sonra gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem de lanet edebilecek herkes lanet eder.” (Bakara, 2/159) “Kitap ehlinden bir grup, Kitap’tan olmadıkları hâlde onu Kitap’tan sanasınız diye dillerini eğip bükerek Kitap okurlar. Söyledikleri şeyin Allah katından olduğunu sanasınız diye, ‘Bu Allah katındandır’ derler. Hâlbuki o Allah katından değildir. Allah’a karşı bile bile yalan söylerler.” (Âl-i İmrân, 3/78) “Allah’a karşı yalan uydurandan veya kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken ‘Bana da vahiy geldi’ diyenden ve ‘Ben de Allah’ın indirdiği şeyin benzerini indireceğim’ diyenden daha zalim kim olabilir?” (En’âm, 6/93) “Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim vardır? Onlar Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar ve şahitler şöyle diyecek: ‘İşte bunlar Rablerine yalan uyduranlardır.’ Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” (Hûd, 11/18) “Onlar ki tâğuttan uzak durup Allah’a yönelirler –işte onlar için müjde vardır. O hâlde kullarımı müjdele.” “Onlar ki sözü dinlerler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın doğru yola eriştirdiği kimselerdir. Ve işte onlar akıl sahipleridir.” (Zümer, 39/17-18) “Kim kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra Peygamber’e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakır, sonra da cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir!” (Nisâ, 4/115) “Ve şüphesiz, bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun. Başka yollara uymayın ki sizi O’nun yolundan ayırmasınlar. İşte size Allah böyle emretti; umulur ki sakınırsınız.” (En‘âm, 6/153) |
Kafama takılan bı konuya ilişkin soru sordum. Ancak yorumlarda dahi fikir alışverişinde bulunmak yerine: üslubu sert ve hakaret vari söylemleri gözlemledim. Bilgiyi paylaşmak yerine birseylerin öfkeyle anlatılması haliyle üzüyor insanı. En iyisi eskisi gibi araştırıp, sadece okumak. Eskiden bu formda sadece yazılanları okurdum hiç konu başlığı acmazdim. Doğru olanda şahsım adına buymuş. insanların fikir ve görüş ayrılıklarının bu denli sert ve keskin bı dille ifade etmesine inanın çok üzücü.
|
Aslında burada şöyle bir nüans var, Havas ilmi denetime tabi olmadığı için kimin ne yaptığı belli değil.
Kimisi muska yazıyorum diye futbol yorumu yazar, kimisi büyü yazar, kimisi annesinin kızlık soyadını yazar, alan da okuyamadığı bilmediği için kör cahil ulvi bir şeymiş gibi taşıyor üzerinde. Değişik değişik isimlerle yazılan bir çok muska vesaire var şimdi bunlarla ayet yazılan, esma ile işlem yapılan mevzuları ayrı tutmak gerekir. Dolandırıcı ve cahil o kadar çok ki ülkemizde ne yazıldığını anlamadığın, doğru izah edilemeyen bir şeyden medet ummak şirke kapı açar demek istiyor o kişiler. Yoksa İslam aleminin büyük alimlerinin şirke kapı açan bir şey yapması beklenmiyor, ama merdiven altı hasbelkader iki tane numara öğrenmiş bir dallama cin isimleriyle koruma yapacak sen de o korumadan dolayısıyla cinlerden medet umacaksın, Bu şirke düşürür insanı bilse ayrı dert bilmese ayrı dert. Üfürükçüyle hakiki ilim sahibini ayıracak bir denetim mekanizması da yok ve bu cincilere bir şey de diyemiyor insanlar, Bir de şöyle tipler var hem fal bakıyor, hem kaşık bağlıyor, hem muska yazıyor, sonra yalan dolan bir işlem için zorda kalmış insanların parasını iç ediyorlar hem de ne paralar. Toplumun bunlardan korunması lazım, fetvalar da bu hassasiyete göre. |
Alıntı:
|
‘‘Et-Mücteba'da: Mekruh olan temime (muska, hamail, nazarlık) Arapça yazılmayan temimedir ilh...’‘ sözüne gelince, El-Mücteba'da benim gördüğüm: ‘‘Temime yani muska Kur'an'dan başkası ise mekruhtur.’‘ Bazıları da: ‘‘Temime cahiliyet döneminde çocukların omuzuna asılan nazarlık boncuktur’‘ demişlerdir.’‘ Başka bir nüshaya müracaat edilsin.
El-Muğrib adlı eserde: ‘‘Bazılarının muazat'ı yani nazarlıkları Temaim sanırlar. Temime, boncuklardır. Halbuki muazat'ta Kur'an veya Allah'ın isimleri yazıldığı takdirde beis yoktur. Avze'nin (Korunma muskasının) mekruh olması Arapça'dan başka bir dille yazılmış olduğu ve ne olduğu bilinmediği takdirdedir. Çünkü buna küfür sihir ve başka şeyler katılabilir. Kur'an'dan veya dualardan bir şey olana gelince, bunda bir beis yoktur.’‘ Ez-Zeylai dedi ki: ‘‘Retime bazı kimseler tarafından temime ile karıştırılıyor. Halbuki temime, boyna asılan veya cahiliyette ellerde asılan bir iptir. İddialarına göre bunu nefislerinden zararı uzaklaştırmak için yapıyorlardı. Bu nehiy edilmiştir. Dududu'l-İman'da bunun küfür olduğu zik¬redilmektedir.’‘ Eş-Şelebi, İbnu'l-Esir'den rivayet ediyor: ‘‘Temaim, Temimenin çoğuludur. Tamaim boncuklar idi ki, Araplar onları çocuklarına takarlar, onlarla çocuklarından, iddialarına göre, nazarı, kötü bakışları uzaklaştırırlardı. İslam bunu iptal etmiştir. Diğer hadiste şöyle dendi: ‘‘Kim ki bir temimeyi takarsa Cenab-ı Hak onun için (bir şey!) tamamlamasın.’‘ Çünkü onlar temimenin deva ve şifa olduğuna inanıyorlardı. Hatta temimeleri Allah'a ortak koştular. Çünkü onlar temimelerle onlar hakkında yazılmış kaderlerin defini kastederlerdi. Ve Allah'tan başkasından eziyyetin def ini taleb ettiler.’‘ (Kaynak: REDDÜL MUHTAR ALE'D DÜRRİ'L MUHTAR CİLT : 15 İBN-İ ABİDİN MAZHAR TAŞKESENLİOĞLU ŞAMİL YAYINEVİ, 1987) |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:34. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com