![]() |
Alıntı:
Gerçi Beni alakadar etmez doğruysa günaha girerim falan. En iyisi he he de geç😂😂😂 |
Alıntı:
Sabrım gelmiyor. Azcık şu tartışma olayını güzel ve zevk veren bir hale getirin . Azcık gülün gülmek güzeldir bilmem bilirmisin? 😂😁😊 |
Alıntı:
Allahın zaatını katmayalım vallaha koltuktan ahirete kayarız. Orası bizi alakadar etmez. İster sevsin ister kızsın bizim haddimize değil yorum yapmak. Çok ciddi ortamlarda sözlerim biraz sert olabiliyor yoksa benimde haddime değildir Allah’a hitaben tahmin ettiğim bir şeyler söylemek . Yalnışsa iftiraya girer mortu çekeriz.😂 Ama benim dediğim benim sözlerim değil isim bile veriyorum şeyhimin ve Abdullah baba k.s hazretlerinindir. Mahmud efendi hazretleride o fikirde idi. Büyük zaatların hepsi aynı şeyi söylüyorsa ben kimim sen kimsin ki ihtilaf edecez. Alıntı:
Yani benim için birdir. Değişmez. |
Alıntı:
“ben evliyanın sözünü kabul ederim” diyorsun. Peki ya o söz Kur’an ve Sünnete aykırıysa? Evliyaullah, kendisine tabi olunmak için değil, Rasulullah’a (s.a.v) vesile kılınmak için vardır. Onların sözleri, ancak Kur’an ve Sünnet’e uyduğu sürece muteberdir. Aksi halde -kusura bakma- hâkimiyet onların değil, şeriatın hâkimiyetidir. En güvendiğin iki evliya bir şey söyledi diye bu bir delil olmaz. Çünkü delil kitap ve sünnettir, rüya ve söz değil! Unutma: Sahabe efendilerimiz bile bir hadisi rivayet ettiğinde “başka şahit var mı?” diye sorulmuş, onun üzerine amel edilmiştir. Biz ümmetiz. Biz, kitap ve sünnetle amel ederiz, şahıslarla değil. Ayrıca gönderdiğim ayeti yorumlarken “ben peygambere değil, ona bağlı olanlara bağlıyım.” mesajı veriyorsun Bu söz dahi tehlikeli bir sözdür. Allah’ın Kitabında “Size peygamber ne verdiyse alın, sizi neden sakındırdıysa sakının.” (Haşr 7) buyurulmuştur. Bu dinin merkezinde Rasulullah (s.a.v) vardır. O’na tabi olmak zorundayız. Onun izinden gitmeyen bir şeyh dahi olsa, onu terk ederiz. Bu yüzden hoca, şeyh, cemaat, tarikat adı altında kutsallık üretmeye gerek yok. Senin savunduğun düşünce, "çok kişi söylüyor, o halde doğrudur" mantığına dayanıyor. Oysa Hak, çoğunlukla değil, delille bulunur. Kur’an’a, sünnete, sahih akideye uymayan sözlerin isterse bin evliyadan gelsin, bizim için hiçbir hükmü yoktur. Unutmaman gereken bir diğer konu da din üzerine konuşmak ciddi iştir. Allah dininin adına konuşan kişi, onun hesabını da vermeye hazır olmalıdır. Uzatmayayım vs gibi kalıplara gerek yok. Son olarak bir ayetle bitireyim: “İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah hakkında ilimsizce, yol gösterici bir rehber olmadan ve aydınlatıcı bir kitap olmadan konuşur.” (Hac Suresi, 8) Bu ayetin muhatabı olmamak için, ne konuştuğumuza, neyi savunduğumuza çok dikkat etmemiz gerekir. Seninle anlaşamayabiliriz kıymetli kardeşim ama şundan emin ol benim sana herhangi bir kinim yok. Lakin hatalı bir düşünceyi “evliya dedi” diye savunmana da sessiz kalmam. Hakkı söylemek dostluğun en güzel gereği olsa gerektir. Selam ve dua ile. rose4 |
Alıntı:
|
Alıntı:
Buhran zaten hilesi hurdası yok adam şişi sokuyor vücuduna bu keramet de değilde başka şey mi arayacaz Badem konusunda adam yanında duruyor,bizzat gidip görenler var Ki zaten kerametin en çok onlarda olmasının sebebi de biliyorsundur nefisle direk uğraşmaları |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama ben her kese inanmam sünnete hadise göre ilerleyen Allaha yakınlaşmış insanlara inanırım. Birinden duysam yanılmış derim ama hepsinden duyunca bu işte bir iş var diyorum ben . Bağlanma meselesine gelince kendi adıma konuşayım: Allahın ayetindede bahsettiği gibi ilimsiz cahilim ben peygambere nasıl uyayım? Ben peygambere uyacak ilmim imanım takvam olduğunu düşünmüyorum. Peygambere uymak ilim ister. Misal hangi hadis doğru hangisi uydurma yada peygamberin hadisinde asıl anlatmak istediği ney bazı şeyler bizim anlayışımızı aşar bu sebeple ben peygambere direk uyamam. Bir hadisi kendime göre yorarım yada ne bileyim bir konuyu saçma sapan yerlere taşırım. Ben ona uyana uyarım doğrudan değil dolaylı olarak. Evliyada zahir olan (güvenilir evliyada) peygamberdir. Bu dolaylı olarak gider. Ben şeyhi peygamber yerine koymam ki tarikat ve cemaatleride hiç sevmem |
Alıntı:
Şöyle bir düşününce bizler kimizki Allah’ı kızdıracağız bir hiç onu nasıl kızdırabilir. Ama bilemiyorum. Senin sözlerinde tam açıklık getirmiyor konuya. Sende benim gibi dayatıcı konuşuyorsun. Diyorsunki Allah helak etti Allah cezalandırdı. Öfkelenmezse nasıl cezalandırsın haşa biz tabi tahminsel konuşuyoruz akıl yürütüyoruz. Yoksa biz bilemeyiz haddimizede değil. |
Alıntı:
O şiş meselesine inanıyorum beee tamam. Bir yerden giriyor arkadan çıkıyor şiş. Adamlardakide iyi cesaret ben sokturmazdım o şişi. Ne olur ne olmaz 😂 |
Alıntı:
Ya anlamıyorsan dediğimi sus beee. Susmayacaksan Allah aşkına destan gibi yaz anlat. yaz.!.!.!. Evet kafam güzeldir benim😎 |
Alıntı:
Yıllarca anlattığım ve sadece bir hikaye zannettiğim pek çoğunuzun iyi bildiği ‘’ Kabak Hikayesi’’ vardı… Ne zaman hayat veya insanlık liyakatine ulaşamamışlar tarafından yorulsam bu hikâyenin sahilinde dinlenirdim. Bu akşam bir âlimin hayatını okurken bir de baktım, hikaye zannettiğim olay gerçekmiş. Önce güzel hikâyemizi anlatalım. Bir derviş varmış. Tıraş olmak için berbere gitmiş. Berber koltuğuna oturmuş, o dönemde dervişlerin, sarık sardıkları için saçlarını kazıtma âdeti olduğundan, saçını kazıtmış. O sırada berbere bir kabadayı gelmiş. Koltukta oturan dervişin başına bir tokat vurarak; ‘’ Kalk kabak’’ demiş. Derviş hiç ses çıkarmadan yerinden kalkarak, kabadayıya yer vermiş. Tıraş olan kabadayı dükkândan çıkarken, yokuştan aşağı hızla gelen at arabasının demiri, kabadayının böğrüne saplanmış. Kabadayı ölmüş. Berber, dervişe dönerek: _ ‘’ Ya derviş, sen ne yaptın? Sana kaba davrandı ama keşke beddua etmeseydin?’’ demiş. Derviş mütevazı duruşunu bozmadan, yana hafif eğik boynunu biraz daha eğerek, yutkunmuş, mahcup bir ifadeyle: _ ‘’ Beddua etmedim efendi’’ demiş. Ne haddime. Lakin galiba kabağın sahibinin zoruna gitti. Muhammedi hakikate mazhar olan zat-ı kiramların vücutları gerçek âlemde rahmettir. Belaya sebebiyet vermezler. Onların yanına bir nebze muhabbetle varanlar, yollarında çok cüz’i gayret sarf edenler dahi tarifsiz kazançlara nail olurlar. Fakat kabadayı gibi bela arayanlar onlara çarparlar. Onlara verecekleri en küçük bir zarar, eğer gayretullaha dokunursa Hakkın tokadının ölçüsü ve sınırı bulunmaz. Bu hikâye her boynu büküğe, zulme uğramışa bir esenlik vermektedir. Yine bir derviş, insanlardan zulüm gördüğünde ‘’ Allah’ım dermiş. Sen, bana yapılanları görüyorsun, sen razıysan ben de razıyım.’’ Teslimiyet makamına aşkla çıkılır, ikisi birleştiğinde naz makamına varılır. Allah’ın naz makamında kulları vardır, sessiz sedasız yaşarlar. İnsanlar onları pek fark etmezler, zira onlar makam sahibi zengin kişiler değildir. İnsanların onları fark edebilmesi için maddiyatçı bakış açısından kurtulması gerekir. Lakin onlar dua etseler yer yerinden oynar. Hak katında duaları ret edilmez. |
Alıntı:
Senin "ben doğrudan peygambere uyamam, anlayamam, yanlış anlarım" demen aslında tevazu gibi görünse de, belki de kendine fazla yüklenmektir. Allah Kur’an'ı hepimize gönderdi; sadece âlimlere değil. Anlamamız için kolaylaştırdı da. Hatta birkaç ayette açıkça şöyle buyurur: "Andolsun, biz Kur’an'ı öğüt için kolaylaştırdık. Düşünen yok mu?" (Kamer Suresi, 17.ayeti kerime) Yani sen de anlayabilirsin, ben de anlayabilirim. Ha, elbette her şeyi bilmeyiz, her hadiseyi çözemeyiz ama bu, yolda yürümemize engel değil ki. Hatalar yaparız, öğreniriz, düzeltiriz. Zaten önemli olan da bu süreçte samimi olmamız. Allah kalbe bakar. :) Evliyaullah da bizim gibi kul. Hepsine elbette değer veririz, severiz, hürmet ederiz. Sonuçta Rahman'ın velisidir. Ama ne söylerse söylesin; Kur’an ve sünnetle örtüşüp örtüşmediğine bakmak bizim sorumluluğumuz ve boynumuzun borcudur. Çünkü her sözü olduğu gibi kabul etmek, bazen fark etmeden yanlış yollara götürebilir. Bu arada böyle konuşuyorum ama ben, “sadece ben bilirim” diyen biri değilim. Hatta hiç bir şey bilmem. Ben sadece duyduğum her söze “tamam” demeden önce, Rahman'ın bize verdiği aklı, kalbi ve Kur’an'ı kullanarak bakmamız gerektiğini düşünen bir kulum. Senin yaklaşımında samimiyet var kardeşim ve bence bu çok kıymetli. Sadece sana küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Rabbimiz bize şah damarımızdan yakın... Peygambere de, O’nun izinden gitmeye çalışanlara da doğrudan bağlanabiliriz. Araya illa biri girmek zorunda da değil bu arada. Kalbimiz temizse, niyetimiz doğruysa, biiznillah Allah yolumuzu şaşırtmaz. Rabbim seni her zaman hakikatin yakınında ve huzurda kılsın. Güzel muhabbetin ve samimiyetin için çok teşekkür ederim. Esselamü Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu |
Alıntı:
bunun bir delili var mi? |
Alıntı:
Hatta Osmanlıda ki evliyalar yada âlimler Abdülhamid han tahttan indirilirken ses çıkarmadıklari için onlarında kerametleri alınmış. kayıtlı konuşması vardı |
Alıntı:
Abdullah Baba da alttakini söylüyor |
Alıntı:
soru şu 6 raki fabrikası kimin zamanında kuruldu? payitahta birahaneler ne zaman acildi? 13-16 karisi olan padisah kimdir? |
Alıntı:
Hâlbuki yasak içki yasağının kalkması değil, Abdulhamid han hakkında içki de içiyor diyen var ama içi boş Ama ben bu delillerden çok,evliya bir kimse birşey söylüyorsa boş söylemiyordur diye düşünüp kabul ediyorum. Şam'da hergun Seher virdine hazırlanıyorlarmiş başka evliyalarla Hz. Yahyanin huzurunda diyor şeyh efendi |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Hâlbuki yasak içki yasağının kalkması değil, Abdulhamid han hakkında içki de içiyor diyen var ama içi boş torunu osman ertuğrul bey dedem rom icerdi, bu sağlığa faydali derdi, ayrica sigara ve kahve tiryakisiydi diyor torunu yalan mi söylüyor, yoksa icki icmezdi diyenler mi yalan söylüyor |
Alıntı:
44 yaşına kadar yanında kalan kızı içki içenleri yanından kovardi diyor. Sigaraya birşey diyemem |
Alıntı:
Sözlerin çok doğru ve güzel. Muhabbetin böylesi eftaldir. Ama ne bileyim ben kendimi öyle hissediyorum. Mesela bazı ayetler var eğer hadisler olmasa bildirilme amacı ve bildirilen kişi yada varlık bilinmeyecekti. Misal en sevdiğim ve bana en huzur veren kehf suresi . Aşık olduğum sevdiğim saydığım hürmet ettiğim Bir yakalasam Yanından bir an bile ayrılmayacağım hızır Aleyhisselam o surede adam diye geçiyor yalnış hatırlamıyorsam. Ben bu adam kelimesinin belya a.s için söylendiğini rüyamda görsem yine bilmem anlamam. Hadis olmasa anlaşılmaz ama ben 10.000’in üzerinde hadis var o kadar hadis içinde bu hadisi asla bulamam. Bu verdiğim örnek çok basit bir şey. Daha gün yüzüne çıkmamış yüzlerce binlerce hadis olduğunu düşünüyorum. Bende o kadar hadisi araştıracak güç yok . Çok çabuk bunalıyorum. Bu sebeple bu olaya şöyle bakmak gerek bilene danışıyorum bilene kulak veriyorum. Daha öncede dediğim gibi her söze elbette inanmıyorum. Birde ne bileyim Kıbrısi hazretlerine bağlandıktan sonra içimde bir güven ve huzur var. İstemsizce şuursuzca huzurluyum 😂 |
Alıntı:
saraya icki niye aliniyordu? |
Alıntı:
Abdülhamid han hazretleri evliya değilmiydi. Anlayamadım yine. Alkol içen evliyamı olur. Zamanında çok iftira attılar Abdülhamid’e buda güvenilir gelmedi bana. Ama siz bir şeyi kaynağı sağlam değilse onaylamazsınız söylemezsinizde . Lakin hala kararsız kaldım. |
Alıntı:
memleketin durumu nasildi? nasil yönetiliyordu? anadoluda çicek salgini olsa yüzlerce kişi öluyor muydu? anadolu insani rahatmiydi? payitahta verilen kiymet anadoluya veriliyor muydu? nasil olduda 33 yil tahta kaldi niye hic yildiz sarayindan çikmazdi? onun zamaninda ne kadar toprak kaybettik?emanuel karasu ile irtibati varmiydi? borsadan para kaziyormuydu? kaxaniyorsa ne kadar parasi vardi? önemli olan bunlar |
Alıntı:
|
Alıntı:
evliya oldugunu kim söyluyor? |
Alıntı:
|
Alıntı:
yani varliklar mi getiriyor haberi, keşf mi açiyorsun? zahirden yani görülebilen yani açik ilimle alakam yok diyorsun, |
Alıntı:
Varlıklar da nefs sahibi olmuyor mu ? 2 tane kâmili mürşidin söylemi basit değildir bence Alıntı:
|
Alıntı:
önemli olan onun saltanatinda ne kazanildi? ne kaybedildi? mesele bu |
Alıntı:
|
Alıntı:
ne demek? |
Alıntı:
*Tahta çıktığında devletin zaten çökmüş olması* Böyle diyeyim |
Alıntı:
yoksa 33 yil boyunca çöktürmek icin güneşi batmayan imparatorluk tarafindan tahta mi tutuldu... |
Alıntı:
Ben aksini söyleyen zatların sözlerine takıldım |
Alıntı:
Nasıl yani evliya değilmi? Defalarca Öyle duydum öyle biliyordum. Hacı hoca kesimi hep bu şekilde söylüyor. Hatta kendilerine atılan iftiralara cevap vermeyen sus pus oturan alimlerin ve diğer evliyaların kerameti elinden alınmış. Evliya padişahı yalnız bırakmışlar. Bu şekilde anlatılır. Hatta bir başka konudada belki bu konuda olabilir arkadaşlarla istişare ettik (günlerdir birbirimizi yiyoruz) 😊 Ama yinede Abdülhamid’e çok iftira atıldı ben bununda birtanesi olduğunu düşünüyorum torunu uydurmuştur olabilir yani. Sonuçta o dönemde yaşamadık gözümüzle görmedik (kendi adıma konuşuyorum sizin bilgi ve fikirleriniz benim için çok değerlidir lafım sizden uzak) Hatta durun bulabilirsem evliyaların ve ilmiyle meşhur hocaların videolarını paylaşayım sizinle. Ki onların videolarıda benim için önemli değil. Benim aklıma bu yatıyor. Yinede hemen bir arayayım videoları |
Alıntı:
2. beyazid da osmanlinin evliya padisahlarindan biriydi,ama yaptigi hata ve hatta günah ile Osmanlı'nın kuyusunu kazdi yıkılmasına sebep oldu, içki yasaklandigi halde icki icen bu yüzden had cezasi uygulanan sahabeler oldu, evliyalar onlardan daha mı üstünler ki günahsiz olarak gorülüyor mesela evliyadir fakat seyh nazim kibrisi prens charles için o sünnetli doğdu müslümandır adi hüseyin charles dedi, müridlerine hatta kadın müritlerine papa denen kafirin elini öptürdü, nasil olacak şimdi... |
Alıntı:
Amacı neydi niyeydi bilemem ama cemaat içindede bu görüş ve düşünce yaygın. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:03. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com