Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Ledün talebesi olmak istiyorum

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21  
Alt 19.04.25, 07:50
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,535
Forum Puanı: 10295
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bildiğiniz bir Zülcaneheyn varmı diye sormadım alakasız cevap hem ben Ladikli hz nakıs demedim ilmi icazeti olmayan çoğu şeyh nakıs dedim litaratürde böyle söylenmiş zaten Ladikli hz Murşidi kamil de değildi
Allame olan ledün sahipleri şeri ilimleri tahsil etmemiş ledün âlimlerinden daha üstün daha bilgilidir ki ümmete en faydalı olanda bu alimler olmuştur, Gazali hz, M Arabi hz gibi
Kaldıki Ladikli hz ebdaldendi ebdalin üstünde ahyar, evtad, kutup vardır .
o halde şunu oku


Sultanü’l-Ârifîn Bayezid-i Bistâmî hazretleri buyurmuşlardır ki:
“Benim zamanımda İslâm içinde kümelîn-i evliyâdan yetmiş bin ka*dar veli var idi. Onların mâdûnunda çok veliler vardı.
Lâkin o asrın kutbu henüz keşfe erişmemiş ümmî bir haddâd idi ki
gece gündüz evlad u iyâlinin nafakası için dükkânında demircilik sanatı ile meş*gul idi. Ben ise hayrette kalmış idim. Sırr-ı kudbiyyet nedir ki bu ka*dar velilerden birisine verilmeyip te bir ümmî ve henüz dîde-i basî*reti küşat olmamış bir haddâda verildi, diye taaccüp ettim. Bir gün o haddâdın dükkânına vardım.
Selâm verdikten sonra haddâd yanıma gelip elimi öptü ve benden dua istedi.
Ben ona dedim ki:
“Ben senin ayaklarını pûs edeyim. Sen bana dua et.”
Cevapta o zat buyurdu ki:
“Fakat sana dua etmekle benim derdi derûnum teskin olmaz.”
Ve tekrar o zata dedim ki:
“Acaba derdiniz ne ola? Bizlere haber verse*niz belki çaresine bakarız.”
O zat buyurdular ki:
“Acaba rûz-ı mah*şerde bu kadar kulların hâli nice olur?” deyu ağlamaya başladı. Derdi derûnu bana dahi tesir edip beraber ağladık.
O vakit sırrıma nida olundu ki kutublar
“nefsî nefsî” diyenlerden değildir “ümmetî ümmetî” diyenlerdendir.
Hemen kalbimdeki hayret ref’ olunup bil*dim ki bu zatların istîdâdı başkadır.
Bunlar kalb-i Muhammedî üzere vâki olup mazhar-ı hakîkat-ı Muhammediye olmuşlar. Lâkin o hâlde henüz keşif hâli zuhur etmediğinden kutub olduğunu bilmiyordu. Kendisinden sordum ki:
“Halkın muazzeb olmasından size ne?”
bu*yurdular ki:
“Ey birader, benim hamîr-i fıtratım âb-ı şefkat ve mer*hametle bir derece yoğrulmuş ki eğer bütün insanların günahını bana yüklenip onları affeyleseler memnun olurum.” Ondan sonra kendi*siyle bir haylice sohbet eyledim. Namazda okumak için benden bil*mediği bazı sureler öğrendi. Lâkin benim batınım feyz-i Rabbanî ile öyle doldu ki kırk senede tahsil edemediğim dereceleri o mecliste tahsil eyledim. O vakit bildim ki sırr-ı kudbiyyet başka bir mânâdır. Ne ilim ile ne de kesret-i amel ile husule gelir şey değildir.”

Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:
ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ

“Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniş*tir.”
Maide Sûresi, Âyet 54

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 19.04.25, 08:31
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Forum Puanı: 925
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kinyas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun aleyküm hocalarım talebe kardeşlerim ben tasavvuf olarak birçok dersi aldım pişdim şimdi ise havas ledün ilim almak istiyorum bana hol gösterecek hoca arayış içerisindeyim ve ne yazık ki bulamıyorum Allah rızası iiçin yol gösterecek biri / birileri çıkar mı çok hevesliyim onemli sırlı ilinler isteyip insanlığa faydalı bir şahsiyet olmak istiyorum
Ledün dediğiniz bir okyanustur. Derin ve uçsuz bir deryadır. Büyüklüğü kadar özel ve hasdır.
Ledün ilmi ondan bundan öğrenilmez.
Ledün kalbe gelir denir yalnıştır. Kalbede gelmez.
Ledün ilmini öğreneceksen evvela hızırı bulacaksın. Öğretmeye yetkisi olan yalnızca o dur. 7 başlı evliya olsa öğretmeye yetkisi yoktur.
Ledünden önce çok basamak vardır.
O basamaklara basmadıysan biraz zor ulaşırsın tepelere.
Ben oldum diyen olmamıştır der üstadlar.
Çalış daha vaktin var.

Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 19.04.25, 12:12
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 01.09.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 144
Forum Puanı: 1800
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
o halde şunu oku


Sultanü’l-Ârifîn Bayezid-i Bistâmî hazretleri buyurmuşlardır ki:
“Benim zamanımda İslâm içinde kümelîn-i evliyâdan yetmiş bin ka*dar veli var idi. Onların mâdûnunda çok veliler vardı.
Lâkin o asrın kutbu henüz keşfe erişmemiş ümmî bir haddâd idi ki
gece gündüz evlad u iyâlinin nafakası için dükkânında demircilik sanatı ile meş*gul idi. Ben ise hayrette kalmış idim. Sırr-ı kudbiyyet nedir ki bu ka*dar velilerden birisine verilmeyip te bir ümmî ve henüz dîde-i basî*reti küşat olmamış bir haddâda verildi, diye taaccüp ettim. Bir gün o haddâdın dükkânına vardım.
Selâm verdikten sonra haddâd yanıma gelip elimi öptü ve benden dua istedi.
Ben ona dedim ki:
“Ben senin ayaklarını pûs edeyim. Sen bana dua et.”
Cevapta o zat buyurdu ki:
“Fakat sana dua etmekle benim derdi derûnum teskin olmaz.”
Ve tekrar o zata dedim ki:
“Acaba derdiniz ne ola? Bizlere haber verse*niz belki çaresine bakarız.”
O zat buyurdular ki:
“Acaba rûz-ı mah*şerde bu kadar kulların hâli nice olur?” deyu ağlamaya başladı. Derdi derûnu bana dahi tesir edip beraber ağladık.
O vakit sırrıma nida olundu ki kutublar
“nefsî nefsî” diyenlerden değildir “ümmetî ümmetî” diyenlerdendir.
Hemen kalbimdeki hayret ref’ olunup bil*dim ki bu zatların istîdâdı başkadır.
Bunlar kalb-i Muhammedî üzere vâki olup mazhar-ı hakîkat-ı Muhammediye olmuşlar. Lâkin o hâlde henüz keşif hâli zuhur etmediğinden kutub olduğunu bilmiyordu. Kendisinden sordum ki:
“Halkın muazzeb olmasından size ne?”
bu*yurdular ki:
“Ey birader, benim hamîr-i fıtratım âb-ı şefkat ve mer*hametle bir derece yoğrulmuş ki eğer bütün insanların günahını bana yüklenip onları affeyleseler memnun olurum.” Ondan sonra kendi*siyle bir haylice sohbet eyledim. Namazda okumak için benden bil*mediği bazı sureler öğrendi. Lâkin benim batınım feyz-i Rabbanî ile öyle doldu ki kırk senede tahsil edemediğim dereceleri o mecliste tahsil eyledim. O vakit bildim ki sırr-ı kudbiyyet başka bir mânâdır. Ne ilim ile ne de kesret-i amel ile husule gelir şey değildir.”

Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:
ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ

“Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniş*tir.”
Maide Sûresi, Âyet 54
Burada demircinin ledün ilmine sahip olduğuna dair bir malumat yok bilakis demirci kendinin de kutup olduğunu bilmiyor ledün ilmi olsa elbette bilirdi üstelik keşfide açılmamış Şeyhin elini öpüyor.

Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 19.04.25, 13:45
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,535
Forum Puanı: 10295
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Burada demircinin ledün ilmine sahip olduğuna dair bir malumat yok bilakis demirci kendinin de kutup olduğunu bilmiyor ledün ilmi olsa elbette bilirdi üstelik keşfide açılmamış Şeyhin elini öpüyor.

heh iste bazen kisi ne oldugunu bilmez, bizde o kişinin hangi makamda oldugunu bilemeyiz, mesela ahmed hudai ks. ebdal oldugunu kim söyluyor,

bir önceki mesajda ebdalden daha üstte olan makamlari saydin bende ona misal verdim , şimdi her kutbun ledun bilmedigini soyluyorsun, bir karar ver. konumuz ledün ilmi mi yoksa ahmed hudai ks makamı mi yoksa ondan daha üst makamda olanlar mi?

tüm evliyalarin üstü abdülkadir geylani ks. dir ve bu ittifakla kabul edilmistir
fakat yaninda ahmed el rufai ks. ile hac vazifesi yaparken , ahmet el rufai ks. hz. nebinin elini öptü,
geylani ks. öpemedi,
her ikiside zamanın kutbuydu, ama evliyanin en üstündekine el öpme nasip olmadi
hulâsa kime neyin nasip olacagini Allah CC bilir

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 19.04.25, 14:47
 
Üyelik tarihi: 27.12.24
Bulunduğu yer: Genel
Mesajlar: 2,169
Forum Puanı: 933
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bildiğiniz bir Zülcaneheyn varmı diye sormadım alakasız cevap hem ben Ladikli hz nakıs demedim ilmi icazeti olmayan çoğu şeyh nakıs dedim litaratürde böyle söylenmiş zaten Ladikli hz Murşidi kamil de değildi
Allame olan ledün sahipleri şeri ilimleri tahsil etmemiş ledün âlimlerinden daha üstün daha bilgilidir ki ümmete en faydalı olanda bu alimler olmuştur, Gazali hz, M Arabi hz gibi
Kaldıki Ladikli hz ebdaldendi ebdalin üstünde ahyar, evtad, kutup vardır .
Ladikli Ahmed Hüdai hazretleri 7 lerdendi

Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 19.04.25, 19:27
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 01.09.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 144
Forum Puanı: 1800
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
heh iste bazen kisi ne oldugunu bilmez, bizde o kişinin hangi makamda oldugunu bilemeyiz, mesela ahmed hudai ks. ebdal oldugunu kim söyluyor,

bir önceki mesajda ebdalden daha üstte olan makamlari saydin bende ona misal verdim , şimdi her kutbun ledun bilmedigini soyluyorsun, bir karar ver. konumuz ledün ilmi mi yoksa ahmed hudai ks makamı mi yoksa ondan daha üst makamda olanlar mi?

tüm evliyalarin üstü abdülkadir geylani ks. dir ve bu ittifakla kabul edilmistir
fakat yaninda ahmed el rufai ks. ile hac vazifesi yaparken , ahmet el rufai ks. hz. nebinin elini öptü,
geylani ks. öpemedi,
her ikiside zamanın kutbuydu, ama evliyanin en üstündekine el öpme nasip olmadi
hulâsa kime neyin nasip olacagini Allah CC bilir
Ebdal olduğunu Tahir hoca r.h söylüyor
Konu ledündü, ilmi olmayan şeyhlerin çoğu nakıs dememle
Ahmed ağa hz örnek verdiniz
Bende kendisi mürşidi kamil değildi, nakıs dı da demedim
Zahiri ilmi olmayan Zülcaneheyn olamaz dedim, demirci kıssasını yazdınız.
Her kutup ledün bilmez de demedim.
Burada da kendinden alt mertebedeki kişinin elini öpemesi ve keşfi olmaması kendi makamından haberdar olmayışıyla bu zat ilmi ledün sahibi denilebilir mi?

A geylani ks hz kendi zamanındaki velilerin başıydı
Kendinden önceki velilerin ve kendinden sonra gelen velilerin en üstünü değildi.

Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 19.04.25, 20:11
 
Üyelik tarihi: 27.12.24
Bulunduğu yer: Genel
Mesajlar: 2,169
Forum Puanı: 933
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ebdal olduğunu Tahir hoca r.h söylüyor
Konu ledündü, ilmi olmayan şeyhlerin çoğu nakıs dememle
Ahmed ağa hz örnek verdiniz
Bende kendisi mürşidi kamil değildi, nakıs dı da demedim
Zahiri ilmi olmayan Zülcaneheyn olamaz dedim, demirci kıssasını yazdınız.
Her kutup ledün bilmez de demedim.
Burada da kendinden alt mertebedeki kişinin elini öpemesi ve keşfi olmaması kendi makamından haberdar olmayışıyla bu zat ilmi ledün sahibi denilebilir mi?

A geylani ks hz kendi zamanındaki velilerin başıydı
Kendinden önceki velilerin ve kendinden sonra gelen velilerin en üstünü değildi.
Bütün velilerin üstüdür kendisi

"Ayağım bütün velilerin boynu üzerindedir "
Abdülkadir Geylani

Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 19.04.25, 20:27
Bursalee16 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.24
Bulunduğu yer: Kur rabbi imma türiyennı ma yuadun Rabbi fe la tec'alnı fil kavmiz zalimın
Mesajlar: 307
Forum Puanı: 697
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ben oldum piştim ben biliyorum ben şuyum ben buyum diyenden birşey olmaz tasavvufta ben yok

Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 19.04.25, 21:33
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 01.09.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 144
Forum Puanı: 1800
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bütün velilerin üstüdür kendisi

"Ayağım bütün velilerin boynu üzerindedir "
Abdülkadir Geylani
Şeyh Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri “kuddise sirruh”, (Bu iki ayağım bütün Evliyânın boynu üzerindedir) buyurmuştur. (Avârif) kitabının sâhibi olan Şihâbüddîn hazretleri, Ebünnecib-i Sühreverdî hazretlerinin talebesi idi. Onun terbiyesi ile yetişmişti. Ebünnecib hazretleri de Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin talebesi ve çok yakın olanlarından idi. (Avârif) kitabında, kendini beğenmeyi gösteren böyle sözlerin büyüklerden, ilk zamanlarında sekr hallerinin sonlarına doğru söylenmiş olduğu bildirilmektedir. (Nefehat) kitabında, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin üstadlarından olan Hamad-i Debbasın bir sözü yazılıdır. Firaset ile buyurmuş ki, (Bu acem oğlunun ayakları, kendi zamanındaki Evliyânın hepsinin boynu üzerinde olacaktır). Görülüyor ki, bu sözü söylemesi emrolunmuştu. Bütün Evliyânın boynu üstünde olduğunu söylemesi lazımdı. Her ne olursa olsun, bu mübarek zatın sözü doğrudur. İster sekr kalıntıları ile söylemiş olsun, isterse söylemesi emredilmiş olsun, mübarek ayakları kendi zamanında bulunan Evliyânın hepsinin boynu üzerinde idi. O zamanki Evliyânın hepsi, onun ayakları altında idi. Fakat, şunu anlamalıdır ki, kendi zamanındaki Evliyâ böyledir. Daha önce gelmiş olan ve daha sonra gelecek Veliler, bu sözün dışında kalmaktadır. Hammadın yukarıda yazılı olan sözünde de ayakları, kendi zamanındaki Evliyânın hepsinin boyunları üzerinde olduğu bildirilmektedir. Bağdatta bir gavs vardı. Abdülkâdir-i Geylânî ve İbnüssakka ve Ebu Saîd Abdullah bunu ziyarete gittiler. Gavs, firaset ile anlayarak, Abdülkâdir-i Geylânîye dedi ki, (Seni Bağdatta minbere çıkmış ve bu iki ayağım bütün Velilerin boyunları üzerindedir dediğini görüyorum ve senin zamanındaki Evliyânın, sana karşı boyunlarını indirdiklerini, böylece senin büyüklüğünü, üstünlüğünü bildiklerini görüyorum). Bu gavsin, bu sözünden de anlaşılıyor ki, Geylânînin sözü, yalnız kendi zamanındaki Evliyâ içindir. Şimdi de Hak teâlâ bir kimsenin gözünü açarsa, o gavsın gördüğünü o da görerek, o zamanın Evliyâsının boyunlarının Geylânînin ayağı altında olduğunu anlar.

Bu söz başka zamandaki Evliyâ için değildir. Daha önceki Evliyâ için, nasıl olabilir ki,
Ashâb-ı kiram “aleyhimürrıdvan” da bunların içindedir. Ashâb-ı kiramın, Geylânîden daha üstün oldukları meydandadır. Geylânînin zamanından sonra gelen Evliyâ da, bu sözün içine nasıl girebilir? Çünkü, Resûlullahın “aleyhi ve alâ alihissalatü vesselâm” ahir zamanda geleceğini müjdelediği ve halifetullah dediği hazret-i Mehdi, bu Evliyânın içindedir. Ülül’azm Peygamberlerden olan hazret-i Îsâ “alâ nebiyyina ve aleyhissalatü vesselâm” Sabikundandır. Bu İslamiyete uyacağı için, Peygamberlerin sonuncusunun Ashâbından olacaktır “aleyhi ve aleyhimüssalavâtü vetteslîmât”. Bu yüce Peygamber, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinden elbette katkat daha yüksektir.

Belki de, bu ümmetin sonda gelenlerinin üstünlüğünü bildirmek için, O Server “aleyhi ve alâ alihissalavâtü vetteslîmât”, (Önce gelenler mi, yoksa sonra gelenler mi daha iyidir bilinmez) buyurdu. Sözün kısası, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin velâyeti çok şanlıdır. Derecesi pek yüksektir. Velâyet-i hassa-i Muhammediyeyi Sır latîfesi yolundan, başından sonuna kadar tamamlamıştır.
Velâyet zincirinin baş halkası olmuştur. Bunu işitince, Abdülkâdir-i Geylânînin bütün Evliyâdan üstün olduğu anlaşılmamalıdır. Çünkü, Velâyet-i Muhammedinin baş halkası olması, Sır yolundandır. Her bakımdan baş halka olsaydı, o zaman üstün olurdu. Şunu da söyleyelim ki, Velâyet-i Muhammediyenin her bakımdan baş halkası olmakla da, daha üstün olmak lazım gelmez. Çünkü bir başkası, Muhammed aleyhisselamın Peygamberliği kemâlâtına vâris olarak daha üstün olabilir. Abdülkâdir-i Geylânî “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” hazretlerinin talebesinden birkaçı, kendisini sevmekte taşkınlık yapıyorlar. Hazret-i Aliyi “radıyallahü teâlâ anh” sevenlerin taşkınlıkları gibi aşırı gidiyorlar. Sözlerine bakılırsa, kendisini, geçmiş ve gelecek bütün Evliyâdan daha üstün bildikleri anlaşılıyor. Peygamberlerden “salevâtullahi teâlâ aleyhim ecmaîn” başka kimseyi Abdülkâdir-i Geylânîden üstün gördükleri işitilmemiştir.
İmam-ı Rabbani Müceddidi Elfisani ks

Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 19.04.25, 21:38
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,535
Forum Puanı: 10295
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ebdal olduğunu Tahir hoca r.h söylüyor
Konu ledündü, ilmi olmayan şeyhlerin çoğu nakıs dememle
Ahmed ağa hz örnek verdiniz
Bende kendisi mürşidi kamil değildi, nakıs dı da demedim
Zahiri ilmi olmayan Zülcaneheyn olamaz dedim, demirci kıssasını yazdınız.
Her kutup ledün bilmez de demedim.
Burada da kendinden alt mertebedeki kişinin elini öpemesi ve keşfi olmaması kendi makamından haberdar olmayışıyla bu zat ilmi ledün sahibi denilebilir mi?

A geylani ks hz kendi zamanındaki velilerin başıydı
Kendinden önceki velilerin ve kendinden sonra gelen velilerin en üstünü değildi.
son cümlende tamamen yanıldın demek ki hakikatten haberin yok,
bak bir alinti yaptim güzelce oku
okumadan şunu belirteyim
hz. pir kendinden önce gelmiş , kendi zamanının ve kendinden sonra gelecek olan tüm evliyalarin üstündedir ve naz makamindadir....

ki, ben onun zamanında değilim, nasıl boynumu indiririm. Allah-u Teâla’dan جل جلاله bana azar geldi. ”Ya Cüneyd! Bu iş sana niçin ağır geldi? O, benim mahbubumdur ve habibimin zürriyetindedir. Onun makamı kutup ve evliyalar arasında Habibimin, peygamberler arasında makamı gibidir.” Bütün evliyalar ruhları ve cesetleriyle hazır oldular ve boyunlarını indirdiler onun için ben de boynumu indirdim.
İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, Velayet-i Hassa-i Muhammediyye’nin ser halkası olarak vasfettiği Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözünü aktardıktan sonra, bütün evliyanın bu söze icabet etmesi gerektiğini bildirir.
Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözü, onun tasavvuf ve tarikatta kat etmiş olduğu derecenin hem zamanındaki hem de daha sonraki sofiler tarafından yüksek bir kabul gördüğünün sembolüdür.

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Delailul Hayrat Türkçe Okunuşuyla Sin Peygamberler 15 15.05.24 12:13
Hadim hüddam sahibi olmak istiyorum 24sametttt24 Huddam ilmi 12 20.12.23 00:33
manevi alemlerin bir dervişi olmak istiyorum yakaza7 Sorularınız 24 07.09.22 09:50
Peygamber Efendimizden (s.a.v) Tavsiyeler (Mutlaka Okuyun) aşk Peygamberler 13 07.04.18 02:18
ömrün olmak istiyorum.. PARADOX Güzel Sözler & aŞka Dair 7 21.08.17 00:19


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:18.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com