Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Serbest Bölüm > Off Topic > Tarih


Büveyhiler ve Fatimiler


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.10.26, 21:48
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,142
Forum Puanı: 1979
Etiketlendiği Mesaj: 597 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Büveyhiler ve Fatimiler

[Halife Razi-Billah Dönemi ve Vefatı]
...ve Bahreyn'i Ebü Tahir el-Karmati'nin taht-ı yedinde (hakimiyetinde) idi, Taberistan ve Cürcan Deylem taht-ı yedinde idi ve kaffesi (hepsi) Halife ile İbn Raik'in taht-ı yedinde idi. Ve hükümetinde Bağdat ve etrafından gayrı memleket kalmayıp, hilafet-i batıl (zayıflamış hilafet) olup hilafet mertebesi noksan ve saltanatı zaif olup bundan perişanlık şayi' (yaygın) oldu. Razi Halife üç yüz yirmi dokuz Ramazan-ı Şerif'inin evasıtında (ortalarında) istiska (siroz) ve İshak marazıyla fevt oldu (öldü). Mezkürun ekser esbabı (sebepleri) kesret-i cima' (aşırı cinsel ilişki) idi. Müddet-i ömrü otuz iki sene ve birkaç mahdır (aydır). Ve halife-i mezbüre ziyade cömert, sahib-i dil, vezir ve edip, şiir-aşinalığı (şiir bilirliliği) yey (iyi) idi ve müddet-i saltanatı altı sene ve on mah eyledi.
[Halife İttika-Billah ve Tahttan İndirilmesi]
(خلافت اِبْرَاهِيمُ الْمُتَّقِي بِاللَّهِ) (Hilafet-i İbrahim el-Müttaki-Billah): Badehu (ondan sonra) serir-i saltanata (saltanat tahtına) biraderi Ebü İshak İbrahim el-Müttaki-Billah geçip, evvel gün beyat olundu. Ancak tedbir-i umür u saltanatı (devlet işlerini) Emirü'l-ümera Tüzün yürüttü, hilafet isminden gayrı nesne yoğidi. Badehu (ondan sonra) Tüzün nam kimse Bağdat'a müstevli (hakim) olup, Müttaki-Billah'ı hilafetinden hal' u azl idip (indirip) Müstekfi-Billah'ı iclas eyledi (tahta çıkardı). Bilad-ı Sind'de (Sind memleketinde) garip bir cezireye çıkıp ve kendi hal' itdiğini işhad etdikten sonra (şahitlendirdikten sonra) gözlerine mil çekmekle (gözlerini kör etmekle) aciz koyup, otuz üç sene yirmi altı gün mülk-i mezellette (zillet içinde) çekilip, otuz üç senesinde yevm-i Safer'in ahirinde (Safer ayının sonunda) sebt (kayıt) gününde vefat eyledi; üç yüz yetmiş yedi senesinde. Fevt oldukta müddet-i saltanatı üç sene ve on mah eyledi.
[Halife Müstekfi-Billah ve Büveyhilerin Bağdat’ı İstilası]
(خلافت عبد الله الْمُسْتَكْفِي بِاللَّهِ) (Hilafet-i Abdullah el-Müstekfi-Billah): Badehu (ondan sonra) serir-i saltanata Abdullah el-Müstekfi-Billah bin el-Müktefi-Billah geçip, amcazadesi Müttaki-Billah hal' olunduğu gün ana beyat olundu; ve o vakit ki cülüs eyledi (tahta çıktı), umür-ı saltanatı Tüzün nam kimseye terk idip tedbir-i memaliki (ülke idaresini) ana tefviz eyledikte (bıraktığında), kendinin eyyamında Muizzüddevle İbn Büveyh Bağdat'a kudüm etmekle (gelmekle) Halife'nin nevabına (vekillerine) nam mahallinden gayrı memalikini aka tefviz idip, vakı' (geçerli) ismine sikke darp olunup (para basılıp) ve hutbe okunup hutbe okutturdu. Ve Muizzüddevle deyu lakap vaz' eyledi (unvan verdi) ve anın biraderi Ebü'l-Hasan Ali'ye İmadüdddevle deyu lakap koydu ki, Büveyh'in ziyade büyüğü idi ki anın acayip haberi vardır; inşaallahu teala (Allah izin verirse) gelecekte zikrolunur. Ve dahi bunların biraderi Ebü Ali Hasan'a Rüknüddevle deyu lakap koydu ki, avatırları (halleri) yey idi; bunun dahi acayip haberi vardır ki daire-i bahsinde kerraran (ileride) inşaallahu teala (Allah'ın izniyle) gelecektir.
Muizzüddevle'nin Bağdat'a geldiği üç yüz otuz dört tarihinde def' olundu. Bir sene mezbüre de Müstekfi-Billah ile kaim olmuştu. Sebep-i hal'i (tahttan indirilme gerekçesi) böyle oldu ki, Muizzüddevle'nin mesmüu (kulağına gelen haberi) oldukta Müstekfi-Billah halifeye kendinin helakine (öldürülmesine) tedbir eder deyu; Müstekfi'nin huzuruna varıp rüsüm-ı selatine (sultanlık protokollerine) riayet eder gibi birbiriyle dest-büs eyledi (el öptü) ve kendüye bir kürsü vaz' olunup (konulup) üzerine cülüs eyledi (oturdu).
[Halife Müstekfi’nin Gözlerine Mil Çekilmesi]
Bu esnada Deylem kabilesinden iki kimse gelip Müstekfi-Billah Halife'ye ellerini uzatıp bellerini (kuşaklarını) aldılar, ol dahi ellerini uzattı, anları dahi benden çekip taht-ı gabından (tahtından) indirdi ve destarını (sarığını) gerdanına (boynuna) geçirip Muizzüddevle'nin yanına sürüp bağladılar. Ve ba'de (ondan sonra) hilafetten hal' u selb olunup (tahttan indirilip), gözleri çıkarıldı (mil çekildi) ve saray-ı saltanatı yağma olunup bir nesne kalmadıkta, bu fitne ma-ı Cumade'l-ahir (Cemaziyelahir) ayının ahirinde vakı' oldu. Ve Müstekfi ol halde Muizzüddevle'nin sarayında üç yüz kırk üç senesinde merhum oldu. Müddet-i ömrü kırk altı sene idi, zaman-ı saltanatı bir sene ve dört mah idi; rahmetullahi teala aleyh.
[Halife Muti-Billah Dönemi ve Büveyhi Vesayeti]
(خلافت اَبِي الْقَاسِمْ الْمُطِيعُ لِلَّهِ) (Hilafet-i Ebi'l-Kasım el-Muti'-Lillah): Badehu (ondan sonra) serir-i saltanata amcazadesi Ebü'l-Kasım el-Muti'-Lillah bin el-Muktedir geçip, tedbir-i umür-ı memaliki (ülke idaresini) Muizzüddevle'ye eyledi ve Muizzüddevle Bağdat'ta bunun zamanında üç yüz elli altı senesinde merhum oldukta; Irak'ta zaman-ı saltanatı yirmi bir sene ve on bir mah eyledi. Ve kendü şecaatli, sahib-i ikdam (kararlı), kaviyyü'l-kalb (güçlü yürekli) idi; ancak bir miktar soğukluk, haşinlik (hadd-i hıfzi) eyledi. İkbal ve saadetle daim olup izz u rıf'atı bu mertebeye ulaştı ki, İslam içinde ol mertebeye hulefadan (halifelerden) gayrı kimse nail olmaz idi. Vakta ki merhum oldu, tedbir-i memalike oğlu İzzüddevle mübaşeret idip (işe koyulup) Muti'-Lillah Halife...
________________________________________
[Mısır'da Fatımi Hakimiyeti ve İhşidilerin Sonu]
...elli yedi mertebesine iclas eyledikte umürunda müstakil olmadı. Yine Muizzüddevle zamanında, Mısır sahibi Kafür el-İhşidi nam kimse üç yüz elli sekiz senesinde merhum olup ve müddet-i saltanatı yirmi iki sene eyledi; ve sene-i mezbürede Mısır elinden ayağından çıkıp Cevherü'l-Kaid nam kimse Muizzüddevle içün nas-ı biat (halktan biat) davet idip, nas dahi biat idip Al-i Abbas'dan (Abbasi hanedanından) Mısır'da hutbe münkatı' (kesilmiş) eyledi. Cevher-i Kaid iskan-ı asakir içün (askerlerin yerleşmesi için) Mısır'da Kahire-i Muizziye bina eyledi; bundan sonra üç yüz altmış iki Ramazan-ı Şerif'inin evailinde (başlarında) Muiz-Lidinilah Mısır'a dahil oldukta Mısır'da Hulefa-i Fatımilerin ibtidasıdır. Sekin (Sakin) nam kimse ki Muizzüddevle kayıcılarının ekberi (en büyüğü) ve reisi idi; o vakit ki Bağdat'ta tagallüb (baskı) ve hurüç idip (isyan edip) قوت (kuvvet) ve azamet peyda idip ve Muizzüddevle yanında nafizu'l-kelam (sözü geçen) oldu.
[Halife Tai-Billah’ın Tahta Çıkışı ve Tahttan İndirilmesi]
Muti' Halife ondan havf etmekle (korktuğundan) nefsini hilafetten hal' idip (çekilip) oğlu Abdülkerim'i iclas eyledi (tahta çıkardı); ve bir rivayette Ebü Bekir iclas eyledi ve rivayette Ebü Bekir-i Lahik Ekber'i ve ana Kadir-Billah deyu tesmiye eylediler. Üç yüz altmış üç Zilkade'sinin ortasında idi ve ba'dehü (ondan sonra) Deyr-i Akül nam mahalde merhum eyledikte; hal'i ile fevti (ölümü) mabeyni (arasındaki süre) iki mah on bir gündü ve müddet-i ömrü altmış üç sene eyledi ve halife-i mezbüre canib-i ma'mür u muvafık (adaletli ve uyumlu) ve kesirü's-sadakat (bolca sadaka veren) idi; ancak umür-ı saltanatında mağlup olup hilafet isminden gayriye nail değil idi ve müddet-i saltanatı yirmi dokuz sene dört mah eyledi; rahmetullahi teala aleyh.
(خلافت اَبِي بَكْرِ عَبْدِ الْكَرِيمِ الطَّائِعُ لِلَّهِ) (Hilafet-i Ebi Bekr Abdülkerim et-Tai'-Lillah): Ba'dehü (ondan sonra) oğlu serir-i saltanata geçip, pederi nefsini hal' etdikten iki gün sonra biat olundukta kırk yedi başında bulunmağla Al-i Abbas'da (Abbasi soyunda) kerraran (defalarca) bundan gayrı kimse halife olmamışdı. Re'sü'l-mal el-nedim nam kabın sahibi eyledi. Tai'-Lillah halife ile Hazret-i Sıddik (Hz. Ebü Bekir) Radiyallahu Teala Anh'tan gayrı pederi hayatta iken bunlardan gayrı kimesne halife ve muallimlik ikisinin dahi namı şerifleri Ebü Bekir'dir. Halife-i mezbüre el-Tai' halifede ki akd-ı hal' (tahttan indirme) dahi olundukta yakında gelür. Ve vakta ki halife oldu, Sekin Türki nam kimse ki akdema (önceden) zikrolundu, umür-ı memaliki (ülke işlerini) aka terk idip maveraya dahi tayin eyledi; ve zaman-ı hilafetinde Melik Adudüddevle İbn Rüknüddevle bin Büveyh Bağdat'a istila idip dabıt etmekle (hakim olmakla) kendü dahi taç ve tahtını ana feragat idip (bırakıp) iki alem ve burak-ı şahane ve maveraya dahi tayin eyledi. Ve ol dahi amzadesi İzzeddevle'nin veziri Ebü Tahir'i katledip ve salbetmekle (asarak idam etmekle) şuaradan Ebü Hasan el-Enbari bir nazım (şiir) ile anı medhedip; bir maslüb (asılmış kişi) hakkında misli işitilmedi.
[Ebü Hasan el-Enbari’nin Meşhur İdam Mersiyesi]
Tebareke anı gördük:
• عُلُوٌّ فِي الْحَيَاةِ وَفِي الْمَمَاتِ * لَحَقٌّ اَنْتَ اِحْدَى الْمُعْجِزَاتِ
(Ulüvvün fi'l-hayati ve fi'l-memati * Le-hakkan ente ihde'l-mu'cizati)
[Hayatında da ölümünde de bir yücelik içindesin; hakikaten sen mucizelerden birisin.]
• حَيَاتُ وَمَمَاتُدَه رِفْعَتْ وَشَرَافَتْ اِلَه سَكَا لَايِقْ وَصَادِقْدِرْ كَه مُعْجِزَاتِكْ بِرِى سَنْ سِنْ
(Hayat ve mematında rıfat ve şerafet ile sana layık ve sadıktır ki mucizatın biri sensin.)
• كَانَ النَّاسُ حَوْلَكَ حِينَ قَامُوا * وَفُودُ بَذَاكَ اَيَّامِ الصَّلَوةِ
(Kane'n-nasü havleke hine kamü * Vufüdü bezake eyyami's-salati)
[İnsanlar senin etrafında ayağa kalktıklarında, sanki namaz günlerindeki o resmi heyetler gibiydiler.]
• كُو يَا نَاسْ جِوَارِكْدَه طُورْدِقْلَرِندَه دِيوَانِ سَلْطَنَتْ اِينْدَه خِدْمَتْدَه طُورْمِشْلَرْ دِرْ كَه صَلَاحَتْ كُونْلَرِنْدَه اَوَّلْ بَايَه اِيلَه طُورَّرْلَارْدِى يَعْنِى وِزِيرْ لِكْ اَصِيلِى اُولْدِغِى حَالِى حَيَاتِنْدَه كِى دِيوَانَه تَشْبِيه اِيتْدِى زِيرَا نَاسْ اَطْرَافِنَه جَمْعْ اُولُوبْ هَرْ بِرِى اَنْوَاعِى نَثَارْ اِيدَرْدِى
(Güya nas civarında durduklarında divan-ı saltanatında hizmette durmuşlardır ki salahat günlerinde evvel paye ile dururlardı. Yani vezirlik asili olduğu hali hayatındaki divana teşbih etdi; zira nas etrafına cem' olup her biri envaı nisar ederdi.)
• كَأَنَّكَ قَائِمٌ فِيهِمْ خَطِيبًا * كُو يَا اَنْلَرَه خُطْبَه اِيدُوبْ طُورِرْسِنْ
(Ke-enneke kaimün fihim hatiben * Kü ya anlara hutbe idüp durursın)
[Sanki onların içinde ayakta duran bir hatip gibisin, güya onlara hutbe okuyup durmaktasın.]
• وَكُلُّهُمْ قِيَامٌ لِلصَّلَوةِ
(Ve küllühüm kıyamün li's-salati)
[Ve onların hepsi de namaz için kıyamdadırlar.]
• اَنْلَرْ دَخِى كُو يَا صَلَوةْ اِيجُونْ قَائِمْلَرْ دِرْ
(Anlar dahi güya salat içün kaimlerdir.)
• مَدَدْتَ يَدَيْكَ نَحْوَهُمْ اِفْتِقَارًا * سَنْ يَدِيكِ اَنْلَرَه بوشْ اُولْدِغِكْ حَالْدَه اُوزَاتْدِكْ يَعْنِى مَصْلُوبْ اِيكَنْ بَدَنِى نَاسْ طَرَفِنَه مَيْلْ اِيتْدِى
(Mededte yedeyke nahvehüm iftikaran...)
(Sen yediki [ellerini] anlara boş olduğun halde uzattın; yani maslub iken -asılmışken- bedeni nas tarafına meyl etdi.)
• كَمَدْهُمَا اِلَيْهِمْ بِالْهِبَاتِ * حَيَاتِنْدَه هِبَه وَعَطِيَّه اِيلَه اَلْ اُوزَاتْدِقِكْ اُولْدِغِى اِيجُونْ
(Ke-medhihim ileyhim bi'l-hibati...)
(Hayatında hibe ve atiyye ile el uzatdığın olduğu içün.)
• وَلَمَّا ضَاقَ بَطْنُ الْاَرْضِ عَنْ اَنْ * يَظُمَّ عُلَاكَ مِنْ بَعْدِ الْمَمَاتِ
(Ve lemma daka batnü'l-ardı an en * Yezümme ulake min ba'di'l-memati)
[Ölümünden sonra yerin karnı senin o yüceliğini içine sığdırmaktan daralınca...]
• وَقْتَا كَه دَرُونِ اَرْضْدَه سَنْ قُونْمَغَه عَظِيمْ شَانِكْدَنْ مُضَايَقَه اُولْمَغْلَه مَمَاتِدَنْ صُنْكْرَه سَنِى عَالِى اِيلَدِى شَاعِرِكْ بُوقَوْلِى شِعْرِ مَضْمُونِ اُوزِرَه دِرْ كَه
(Vakta ki derün-ı arzda sen konmağa azim şanından muzayaka olmakla -yer dar gelmekle- mematından sonra seni ali eyledi; şairin bu kavli şiir mazmunu üzeredir ki...)
• يَا قَبْرُ مَعْنٍ كَيْفَ وَارَيْتَ جُودَهُ * وَقَدْ كَانَ الْبَرُّ وَالْبَحْرُ مِنْهُ مُتْرَعًا
(Ya kabru Ma'nin keyfe varayte cüdehü * Ve kad kane'l-berrü ve'l-bahru minhü mütre'an)
[Ey Ma'n'ın kabri! Onun cömertliğini nasıl gizledin? Halbuki kara da deniz de onun cömertliğiyle dolup taşmıştı.]
• اِى مَعْنْ خَلِيفَه نِكْ قَبْرِى اَنك جُودْ وَسَخَاسِنِى نِيجَه سِتْر اِيتْدِكْ حَالْ بُوكَه اَنْدَنْ بِرْ بَحْرْ طُولْمِشْ اِيدِى
(Ey Ma'n halifenin kabri, anın cüd u sehasını -cömertliğini- nice setr etdin -gizledin-? Hal bu ki andan bir bahr -deniz- dolmuş idi.)
• اَصَارُوا الْجَوَّ قَبْرَكَ وَاسْتَعَاضُوا * عَنِ الْاَكْفَانِ
(Asarü el-cevve kabrake veste'adü * Ani'l-ekfani)
[Onlar gökyüzünü senin kabrin yaptılar ve kefenin yerine de...]
________________________________________
(kaynak: Hayatül Hayevan)

Not: Bu sayfa, Abbasi İmparatorluğu'nun siyasi gücünün parçalandığı ve İslam dünyasında birden fazla hilafet merkezinin ortaya çıktığı Büveyhiler ve Fatımiler Dönemi (Hicri 4. asır) krizlerini yansıtmaktadır. Sünni Abbasi Halifesi Tai-Billah, Bağdat'ta Şii-Büveyhi hükümdarı Adudüddevle'nin tam bir vesayeti altına girmiş ve tüm yetkilerini ona devretmiştir. Bu sırada Mısır'da Şii-Fatımi hanedanı yükselmiş ve Cevherü's-Sıkılli (Cevher-i Kaid), Kahire şehrini kurarak Abbasi hutbesini Mısır'dan kaldırmıştır. Sayfanın ikinci yarısında yer alan ve Edebiyat Tarihi'ne geçen ünlü mersiye; Büveyhi emirleri tarafından asılarak idam edilen vezir Ebu Tahir'in darağacındaki heybetli duruşunu, şair Ebu Hasan el-Enbari'nin "darağacını minbere, asılmış veziri de cemaate hutbe okuyan bir hatibe" benzettiği, Doğu edebiyatının en şaheser şiirlerindendir. Metin, İslam siyaset, kültür ve edebiyat tarihi açısından birinci derece orijinal bir belgedir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:27.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com