![]() |
|
#1
|
||||
|
||||
|
VELAYET MAKAMLARI VE VELAYET-İ KÜBRA
SORU: Velayet-i suğra, velayet-i vusta ve velayet-i kübra birbiri peşi sıra gelen mertebeler midir? Velayet-i suğranın kutbiyete, vustanın gavsiyete, kübranın ferdiyete baktığı doğru mudur? Makam-ı ferdiyet salt velayet-i kübraya ait bir mazhariyet midir? CEVAP: Velayt-i Kübra doğrudan Kur’ana ve İmana hizmettir ve sahabelerin yaptığı olduğu için buna “Sahabe Mesleği” denir ve bunun tarikatla ilgisi yoktur. Ama Tarikatçılar yine bu kaynaktan beslenirler. Zira hakikate giden başka yol yoktur. Bu yolu Ahir zamanda Mehdi yeniden açar ve Bediüzzaman bu yolu açmıştır. “Bizim yolumuz sahabe mesleğidir” demektedir. Velayet-i vusta ise Allah’ın dinine farzların yapılamsı ve haramlardan kaçmaya hizmetttir. Farzlar nelerdir, nasıl yapılır haramlar nelerdir nasıl kaçılır? sorularına cevap veren Ulema ve müçtehitlerin yoludur. Ehl-i Sünnet Uleamsı ve Dört hak mezhep imamlarının takip ettiği Hak Mezheplerdir. Bu yola girmeyen hiçbir tarikat erbabının ibadeti kabul edilmez. Zira Ehl-i Sünnet Mezhebine uymaları şarttır. Bu nedenle Velayet-i Vusta budur. Bunlar dışında kurtuluş olmaz. Tarikat şahları da mezhep imamlarından birisinin mezhebine göre amel etmezse veya şeriat denen bu yoldan kıl kadar ayrılırsa firak-ı dalleye girmiş olurlar. Velayet-i Vusta işte budur. Bu nednele Sahabeler ve Ulemanın tarikata ihtiyacı yoktur, tarikatçıların bu iki hakikatten beslenmeye ihtiyacı vardır. Velayet-i Suğra ise İman hakikatlerine şüphesiz inanıp bir hak mezhebe bağlı ibadetlerini yaptıktan sonra kalbini kötülüklerden hasetten, fesattan, temizlemek, duygularını kötülükten çekmekve ahlakını düzeltmek ibadetlerini daha ihlaslı yapmak için hocaları oaln şeyhlerin tavsiyelerine uyarak nafile ibdetlerini artımalarıdır. Bunu da Sünnet-i Seniyyeye uyarak yaparlar. Sünnetten kıl kadar ayrılırlarsa bu yaptıkarı yanlış olur, tarikat da olmaz, sapıklık olur. Şeyhler sünnete tarikat perdesinden hizmet ederlerse buna Velayet-i Vusata denir.. Bunun Ferdiyet makamı ile ilgisi yoktur. Makam dedikleri Sünnet-i seniyye dairesinde ibadet ve zikirle meşgul olurken kendilerini geiştirmek için şeyhlerin nezaretinde yavaş yavaş ilerlemedir. Bir basamaktan diğer basamağa çıkmaktır. Yani okula giden öğrencinin bilgisini artırdıkça sınıf atlaması gibi bir şeydir. Ferdiyet ise şeyhe ve tarikata girmeden doğrudan Kur’an ve sünnetten istifade ile araya tarikat ve şeyhi koymadan ilerlemektir. Sahabelerin yaptığı budur. Belli bir süre hocaya ihtiyaç duyan ama diplomayı aldıktan sonra kendi metotları ile ilerleyen akademik personelin durumu ferdiyeti, hocaya bağlılığı devam eden ve hocası ölünce onun yerine geçerek kendisinden daha aşağı sınıfta olanları eğitmeye devam edenler de tarikatçılardır. Risale-i Nur Talebeleri Risale-i Nurlar ile doğrudan Kur’andan hakikat dersini aldıkları için daha alt makamda olan Tarikatın şeyhlerine ve derslerine ihtiyacı yoktur…
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Ne senle yaşanıyor Ne de sensiz oluyor Şu garip bomboş dünyada.. |
|
#3
|
|||
|
|||
|
Risale dili ağırdır o yüzden yetişmiş bir hocadan ders alınmadan oradaki manaları anlamak zordur diğer sınıfların ustundeymis gibi konuşmak ta yanlıştır
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
|||
|
|||
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Sahabe efendilerimiz efendimizin nazari ve sohbeti ile sahabe oldular. Efendimiz kalbimdekini eksilmeksizin hz ebubekirin kalbine boşalttım buyuruyor. Oradan da selmani farisi nin kalbine Taa silsiledeki şeyhine ulaşır. Onlarda da bu nazar ve sohbet hassasi vardır. Kamil mursidler o nazarla sofilerini yetiştirir. Mahmud efendi Hz nden dinleyin birde. Sadece Bediüzzaman hz'nin kitabını okuyupda en yüksek meslek budur demek taassuptur. Bediüzzaman Hz ne göre tabiki en yüksek meslek kendi mesleğidir. Ama siz risaleden okuduğunuz kadar tasavvuf biliyorsunuz, velayeti sugra deyip geçiyorsunuz. Bu çok yanlış. İmamı rabbani Hz de tasavvufun nihayetinde velayet-i ulyâ'dan bahsederki ismini daha yeni duymuşsunuzdur. Çünkü üstad hz risalede velayeti sugra vusta ve kübrâ'da bahsediyor sadece. Sizde bundan ibaret saniyorsunuz Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Saidi nursi ye göre velayeti kübra daha büyüktür Mektubatta velayeti vüsta yer almaz, Yine mektubatta Ayrıca velayeti ulya melei alaya mahsustur der Velayetı suğra evliya makamıdır Velayeti kübra peygamber velayeti Velayeti ulya meleklerin velayetidir Bende saidi nursi görüşüne katılıyorum velayeti kübra yani peygamberlerin velayeti Velayeti ulya yani meleljlerin velayetinden daha üstündür, Nakşiler imamı rabbaniyi en büyük evliya gördükleri için şmamı rabbaninin görüşlerini ka bul ederler
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#6
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Ama benim burada amacim Risalei Nur ne diyorsa odur diye olaya bakanlari uyarmakti
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#7
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bir nurcu her konuda saidi nursiyi baz alır Bir nakşi her konuda imamı rabbaniyi baz alır, Mesela tüm evliyaların en büyüğü, ayağım tüm evliyaların boynundadır diyen ve bunu gelmiş geçmiş tüm evliyaların kabul edip boynunu uzattığı Seyyid abdülkadir geylani iken, nakşiler kemalatta imamı rabbaniyi daha yüksek görürüler, Tüm evliyaların içinde hz resululahın mezarına gidip ben geldim ya dede dedikten sonra hz resullahın mezarından uzattığı eli öpen sadece seyyid ahmet el rufai iken çoğu yerde ismi anılmaz aynı zamanda kendisi kutbul aktab dır
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
![]() |
|
|