Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Tasavvuf & Tarikatler


ilmi Ledun mucizeye yakın kerametten üstün bir durumdur


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #7  
Alt 10.01.22, 15:15
Skoda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 27.01.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,288
Forum Puanı: 3468
Etiketlendiği Mesaj: 36 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bir gün Sivas’a giden Abdullah Baba Hz.lerinin sohbetine, Sivas merkez vaizi Mustafa Hoca Efendi de misafir olarak gelir. Orada her zaman ki gibi güzel bir gece ve gönüllere ışık olan maneviyat sohbetlerinden bir sohbet ikram olunur. Yaşanan olayı Ziya Bey şöyle anlatıyor:
─ Abdullah Baba Hazretleri, yine bir keresinde şehrimize geldi ve bir yerde ihvana sohbette bulundular. Bir müddet sohbet yaptıktan sonra: “Sorusu olan var mı kardeşlerim?” diyerek, sorusu olan kardeşlerimizin sorularını beklerken, bu esnada merkez vaizi olan misafir Hoca Efendi söz isteyerek:
─ Efendim, benim bir sualim var, dedi.
Abdullah Baba, bu kişinin bir âlim ve vaiz olduğunu öğrenince, ilime ve ilim adamına olan sevgi ve saygısından dolayı:
“Aman hocam, siz bir âlimsiniz, Ben ise ümmi bir kişiyim. Siz bizim sohbetimizi dinlediniz. Biz de sizin sohbetinizi dinleyelim” diyerek tevazu gösterdiler. Bunun üzerine vaiz Efendi:
─ Efendim, bana sık sık sorular soruyorlar. Biz de elimizden geldiğince cevaplamaya çalışıyoruz. Fakat öyle bir soru sordular ki ben bu sorunun cevabını vermekten aciz kaldım. Benim asıl niyetim bu sorunun cevabını sizin gibi ledünn-i ilme sahip olan bir zattan alabilmek içindir; diyerek sorusunu Abdullah Baba (ks) Hazretlerine tevdi etmek istedi. Efendim de soruyu sormasını istedi. Bunun üzerine Vaiz Hoca Efendi sorusunu sordu:
─ Kur’an-ı Kerim’de durumu anlatılan Hızır (as)’a, Allah-ü Teâlâ Hazretleri kıyamete kadar ömür verdiği halde, Peygamber (sav) Efendimizin yaşadığı Asrı Saadet döneminde niçin hiç ortaya çıkmamıştır? O kadar savaş olduğu halde hiçbir kıssada neden ismi geçmiyor?
Bu ilginç soru ve sorunun cevabı hakkında, orada bulunan herkes dikkatini büyük ölçüde, Abdullah Baba Hazretlerinin mübarek ağzından çıkacak cümlelere yöneltti. Abdullah Baba, bir müddet sükût ettikten sonra mübarek ağzından şu cümleler döküldü:
─ Muhterem kardeşlerim, Hızır (as), Kur’an-ı Kerim’de durumu anlatılan ve ilmi ledün sahibi olarak vasfedilen mübarek bir zattır. Musa (as) ile olan münasebetleri dolayısıyla, Peygamber olarak da değerlendirilir. Kendisi Asr-ı Saadet döneminin sahibi olan Fahr-i Kâinat Efendimizin doğumundan önce Allah-ü Teâlâ Hazretlerine şöyle niyaz etmiştir:
“Ya Rabbi! Sen yüceler yücesisin. Evet. Ben, Senin ledünni ilim lütfettiğin bir kulunum. Lakin yakında ledünni ilim sultanı olan, Âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed (sav) dünyaya teşrif edecek. Ben, O’nun döneminde ilm-i ledün sahibi olmaktan hayâ ederim. Ne olur Ya Rabbi, O’nun sağlığında benden bu ilmi al” diye dua edince, Cenab-ı Zülcelâl Hazretleri, Hızır (as)’ın bu duasını kabul buyurdu.
Bunun üzerine Hızır (as), Mekke ve Medine çevresinde bulunan bölgelere yakın yerlerde, sakin ve uzlet haline uygun bir yaşayış sürdürdü. Nihayet Allah Resulü (sav) Efendimizin mübarek ömürleri tamamlanıp, o mübarek ruhu şerifleri Yüce Mevla’mızın, yüce katına kavuştuğu zaman, Hz. Ömer (ra) Efendimiz, kılıcını çekip:
“Kim Muhammed (sav) öldü derse, onun kafasını uçururum;” diyerek müdahale edince, orada bulunan sahabeyi kiram arasında bir tedirginlik oluştu. İşte bu sırada Mescid-i Saâdet’in kapısında görünen bir kişi ayeti kerimeyi okuyarak:
“ Her nefis ölümü tadıcıdır!” Diyerek üç defa orada bulunanları uyardı. (Hikmete bakınız ki, bu ayet Kur’an-ı Kerim’de üç yerde mevcuttur. Kur’an-ı Kerim Al-i İmran suresi ayet 185, Enbiya suresi ayet 35 ve Ankebut suresi ayet 57)
Bunun üzerine Hz. Ebubekir-i Sıddık (ra):
“Ya Ömer! Allah-ü Teâlâ Hazretleri bakidir. Muhammed (sav) ise fanidir. O Rabbine kavuşmuştur. Kılıcını kınına sok;” diyerek, Hz. Ömer (ra) Efendimizi teselli ederek, büyük bir kargaşayı önlemiştir.
İşte burada devreye giren Hz. Hızır (as)’dır. Bundan sonra da Ümmet-i Muhammed’i zaman zaman irşat etmektedir ve etmeye de devam edecektir, buyurdular.

__________________
Ne senle yaşanıyor
Ne de sensiz oluyor
Şu garip bomboş dünyada..
Alıntı ile Cevapla
 

Etiketler
ilmi ledun, ilmi leduna sahip kişiler, ilmi ledunun dereceleri, kerametten daha üstün, ledun ilmi, ledun ilmi dereceleri


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Havas ve Ledün ilmi HavasHoca Havas ilmi Genel Bilgiler 7 29.07.24 12:48
ism-i Azam ve Tercüman-ı ismi Azam duaları Devrimci Evradiyeler & Azametler 20 07.05.24 14:04
ilmi Ledün nedir? HavasHoca Havas Dersleri 14 24.08.23 23:36
Havas ilmi ( Ledun ilmi , Gizli ilimler ) ya da islami Kriptoloji Hakkında AhirZaman Havas ilmi Genel Bilgiler 0 03.10.20 17:39
islam Alimleri Açısından Ebced ve Cifir ilmi Sin Ebced & Cifir & Remil 0 29.09.15 14:19


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:44.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com