Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
hadiste bahsedilen manevi bir durumu temsil eder,
İslam inancına göre meleklerin maddi bir bedeni yoktur; dolayısıyla insan burnu gibi fizyolojik bir organa sahip değillerdir. Ancak manevi olarak kokuları algılarlar. Hatta yalan veya günah gibi manevi kirleri temsil eden kötü kokulardan rahatsız olup o kişiden uzaklaşırken, güzel kokuları, zikri ve duaları severler.
yani kahve kokusunu insanın algıladığı koku gibi algılamazlar, yalan söyleyen veya günah işleyen bir insan meleklere göre manevi kötü koku yayar, melekler o kokuyu algılar fakat insan öyle bir kokuyu hissetmez...
|
Lem'alar'da söylediğinize benzer bir izah var. Kimi insan ervâh-ı habise gibi, kötü ve zehir gibi.
-----
İnsanlarda şeytan vazifesini gören cesetli ervâh-ı habise bilmüşahede bulunduğu gibi, cinnîden cesetsiz ervâh-ı habise dahi bulunduğu, o kat’iyettedir. Eğer onlar maddî ceset giyseydiler, bu şerîr insanların aynı olacaktılar.
Hem eğer bu insan suretindeki insî şeytanlar cesetlerini çıkarabilseydiler, o cinnî iblisler olacaktılar. Hattâ bu şiddetli münasebete binaendir ki, bir mezheb-i bâtıl hükmetmiş ki, “İnsan suretindeki gayet şerîr ervâh-ı habise, öldükten sonra şeytan olur.”
Malûmdur ki, âlâ birşey bozulsa, ednâ birşeyin bozulmasından daha ziyade bozuk olur. Meselâ, nasıl ki süt ve yoğurt bozulsalar yine yenilebilir. Yağ bozulsa yenilmez, bazan zehir gibi olur.
Öyle de, mahlûkatın en mükerremi, belki en âlâsı olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvandan daha ziyade bozuk olur.