![]() |
içsel boşluk
"İçsel boşluk dediğimiz şey; "biçim kimliğinizi" vurgulamak ihtiyacından kurtulduğunuz anlarda oluşur. Aslında bu ihtiyaç EGO yu ilgilendiren bir ihtiyaçtır ve gerçek bir ihtiyaç değildir.
İnsanların farkında olmadan "biçim kimliklerini" nasıl vurgulamaya çalıştıklarını göstermek için size birkaç örnek vereyim. Eğer yeterince uyanık olursanız bu kalıpların bazılarını kendinizin de bilinçsizce uyguladığınızı keşfedebilirsiniz: yaptığınız birşey için takdir beklemek ve bunu almadığınız vakit öfkelenmek veya üzülmek; sorunlarınız veya hastalıklarınızı anlatarak veya bir taşkınlık yaparak ilgi çekmeye çalışmak; karşınızdaki kişiden çok, onun sizi nasıl gördüğüyle ilgilenmek diğer bir değişle kendi egonuzu güçlendirmek ve egonuzun yansımasını görmek için başkalarını kullanmak; malınızı mülkünüzü,bilginizi,statünüzü, başkalarını etkilemek için kullanmak; birisine veya birşeye karşı öfkeyle tepki vererek geçici olarak egonuzu şişirmek; olayları kişiselleştirerek alınmak veya küsmek; kendinize haklı, başkalarını haksız çıkarmak... Kendinizde bu kalıplardan birini görüyorsanız şöyle bir deney yapmanızı öneririm:o kalıbı terk ettikten sonra kendinizi nasıl hissettiğinize ve neler olduğuna bir bakın. Salıverin gitsin ve neler olduğunu görün. " |
Bayağı ilginç ve farklı bir çalışma olmuş,.
|
Kısmen bazılarını yapıyormuşum...🙈
|
Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin, Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun. Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde. Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman En çok sesini aradım. Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ. Gözlerini sildi zaman.. Dedim ya… Eylül’dü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin |
İnsan bir varlık değildir, bir köprüdür. Hayvanların varlığı vardır, Budaların varlığı vardır fakat insan sadece bir köprüdür. Onun varlığı yoktur; o bir oluştur. O olmaya, değişmeye, bir noktadan diğerine gitmeye devam eder. O bir yolculuktur; bir hac yolculuğudur.
Bunu unutmamalısın: Asla tatmin olma, ta ki aydınlanana kadar. Işığın içinde patladığın, ışık haline geldiğin, ışık senin varlığın haline dönüştüğü zamana, son ana kadar ilahi yetinmez,lik içinde kal. |
En makbul olan dua toplu dua, Bismillâhirahmanirrahim velâ havle velâ kuvvete illa billâhil aliyyil azim
|
Münafıklıktan nasıl kurtulunulur
|
MÜNAFIKLIKTAN KURTULMA
Kim ki! Kendisinde münafıklık belirtileri görürde, tevbei istiğfar etmek dilerSe; BEYYİNE SURESİNİ (Lem yekün) sabah akşam ve her namazdan sonra okumayı alışkanlık haline getirirse, içindeki manai tefekkür ederde hayatına geçirirse, dünyalık muhafaza altına girer. CenAb-ı Hakk onun için ahirete kadar istiğfar eden melekler gönderir. Biiznillah.æ |
Cevabın için teşekkür ederim.içinde bulunduğumuz boyut haricindeki varlıklar,bu varlıklarla iletişim sağlamak için farklı dinler,görüş ve yöntemlere açık olman dikkatimi çekti.Bakış açısı benim için önemli...
Özel bir konu olduğu için buraya yazmak istemem bir şekilde seninle frekanslarımız uyuşuyor... |
DOĞAL İNSÜLİN TAZE FASULYE SUYU
Pankreas bezesini çalışmağa zorlar, bunun insulin salgısını artırir. Böylece şeker olmayı önler, hastalandıktan sonra ise iyileşmeğe yardım eder. Şekerliler: her yemekten önce taze fasulyeyi 1 tatlı kaşığı suyunu çıkartıp, bir bardak su ile için. Böylece dışardan insulin iğnesine pek lüzum kalmaz. |
İmam gazali hazretleri şöyle buyuruyor;
“Bağdat’ta çeşitli hastalaıklara okuyan ve Kur’anı Kerim’den ayetler yazan bir kimse vardı.Fakat her hastalığa karşı hep aynı şeyleri tavsiye ederdi.Bir kendisine; “Size çeşitli hastalıklar için müracaatta bulunulduğu halde hep aynı tavsiyelerde bulunuyorsunuz.halbuki gelen hastaların hastalıkları hep ayrı ayrı şeyler.Bu nasıl oluyor? diye sordum.” Cevaben; “Hastalık ne kadar çok olursa olsun,hepsinin şifası ilacı ayndır.Şifayı ihsan eden ancak Allahü Teâlâ’dır.” dedi. Bu zatnın okuduğu âyeti kerim şudur; İsra süresi 82 nci Âyet-i Kerim. وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاء وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلاَ يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إَلاَّ خَسَارًا “Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ(hasâran).” Manası:“Biz, Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, mü’minler için şifa ve rahmettir. Zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.” |
En hak etmediğimde bile Allah benimleydi...
|
Abdullah İbni Amr(Radıyallâhu Anh)’dan rivayete göre,Rasûlullah
(s.a.v) şöyle buyurdu:” Her kim,” Biz akşamladık mülk de Allaha ait olarak akşamladı.Bütün hamdler Allah’a mahsustur.Halk ettiği,türettiği ve yoktan var ettiği her şeyin şerrinden,gökleri kendi izni olmadıkça yere düşmesin diye tutan Allah’a sığınırım.”derse,her türlü büyüden,büyücüden,falcıdan,şeytandan ve kendisini kıskananlardan kurtulur. Okunacak dua: “Emseyna ve emsel mülküllahi.Velhamdülillahi euzü billahillezi yümsiküssemae en tegae alel erdi illa biiznihi min şerri ma haleka ve zerae ve berae.” |
Ben beni seven ümmetimi almadan
Cennete gitmem''diyen bir Sevgilinin (S.A.V.) Ümmeti olmanin hakkini verebilmek Duasi ile.. |
İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurdu ki:
– Ehlin gönlü için (âilenin gönlünü almak için) günah işlemek ahmaklıktır. – Farzı bırakıp, nâfile ibâdetleri yapmak boşuna vakit geçirmektir. – İnsana lâzım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, daha sonra tasavvuf yolunda ilerlemektir. – Kâfirlere kıymet vermek, müslümanlığı aşağılamak olur. – Mübahları gelişi güzel kullanan, şüpheli şeyleri yapmağa başlar. Şüphelileri yapmak da harama yol açar. – Nefse, günahlardan kaçmak, ibâdet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır. – Sünnet ile bid’at birbirinin zıddıdır. Birini yapınca öteki yok olur. – Zekât niyeti ile bir kuruş vermek, dağlar kadar altını sadaka olarak vermekten kat kat daha sevapdır. – Annenin yavrusuna faydası olmadığı (annenin yavrusundan kaçacağı) kıyâmet günü için, hazırlık yapmayana yazıklar olsun! – Gençlik çağının kıymetini biliniz! Bu kıymetli günlerinizde, İslâmiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz. . |
BİR AMBULANS HATIRASI!!!
Sene 1992 olsa gerek. Bir kış günü Türkiye Gazetesi Çorum Merkez büro Temsilcisi olarak ekibimle birlikte Alaca’ya abone çalışmasına gitmişiz ve akşam hava kararmadan dönüş yolundayız. Her taraf kardan bembeyaz, yol cam gibi buz kaplı. Bu sebeple her zamankinden daha ağır gidiyoruz. Bir otomobil bizi solladı geçti. Reno 12 station wagon Toros, tahminen 100 metre kadar önümüzde seyrederken olanlar oldu. Birden önümüzden buz parçaları bize doğru yağmaya başladı. Arka sağ tekeri patlamıştı ve patlamanın tesiri ile aracın altına yapışan buzlar lastik parçalarıyla birlikte bize doğru akıyordu. Bizim aracı kullanan şoför arkadaşım soğukkanlılıkla hızımızı iyice düşürüp durmayı başardı fakat öndeki araç yalpalıyordu. Yolda bir sağa bir sola yatıyordu, sonunda üçgen yol kenar levhasını altına alıp yoldan çıktı. Yolun sağı yola göre 4-5 metre çukurda idi. Araç oraya uçtu ve taklalar atmaya başladı. Üç dört takla attıktan sonra tekerlerinin üstüne gelecek şekilde durdu. Her şey saniyeler içinde gözümüzün önünde olmuştu. Hemen yardıma koştuk. Arabanın tavanı takla atarken iyice yamulmuş ve özellikle şoför tarafı göçmüştü. Şoförün yanında hanımı, arkada baldızı ve iki çocuğu vardı. Hepsi ağlıyordu, şoktaydılar. Hepsini indirdik görünürde bir şeyleri yoktu ama şoförde hiç hareket yoktu. Ölmüş müydü, baygın mıydı bilmiyorduk. Hanımı yerden kar alıp yüzüne sürdü. Sonradan hemşire olduğunu öğrendiğimiz kadın (Osman konuş benimle, Osman uyannnnn!) diye yırtınıyordu. Şoför kapısı da sıkışmıştı, çok zor açtık. Arabadan indirip bizim arabaya arka koltuğa hanımının kucağına yatırdık. Bizim diğer arkadaşları onun baldızı ve çocuklarıyla olay yerinde bıraktım ve arkadan gelen arabalarla Çorum’a gelmelerini tembihledim. Dörtlüleri yakıp, mümkün olan azami hızla yola koyulduk. Önce en yakındaki Sigorta hastanesine gittik. Başından kan akan yerlere pansuman yapıp bunun durumu ciddi hemen devlet hastanesine gidin dediler, tekrar yola çıktık. Devlet hastanesinde hemen acile yatırıldı. Biz dışarda haber bekliyoruz, hanımı ağlıyor. Bu arada kadıncağız topallamaya başladı. Meğer ayağı kırılmış, olayın sıcaklığı ve kocasının derdine o zamana kadar hissetmemiş bile. Alçıya aldılar. Epey sonra doktor kocası ile ilgili bilgi vermek için geldi. Yaşıyor, ama durumu ağır dedi. Emniyet kemeri can kurtarır ama bazen burada olduğu gibi zarar verebilir dedi. Ne demek istediğini sonradan anladık. Meğer araç taklalar atarken adamın omuriliği zedelenmiş, yerinden oynayan omurların arasına sinirler sıkışmış, adamın göğüsten aşağısı felç olmuş. Çorum’da buna bir şey yapamayız, Ankara’ya gitmesi lazım dediler. Ama bir sorun vardı. Çorum devlet hastanesinde iki ambulans vardı. Biri arızalıydı, diğerini de şehirlerarasına göndermiyor, mecburen elde tutuyorlardı. Birisi Belediyenin ambulansı var diye akıl verdi. Başkanı telefonla aradım, uzaktan akrabam da olurdu. Durumun ciddiyetini anlattım, hasta benim değil ama mecburen sahiplendim dedim. (Elvan kardeşim, devlet hastanesine o iki ambulansı da belediye olarak biz hediye ettik, İnan bizde başka yok. İtfaiyede eski bir jipten bozma ambulans var ama o Ankara’ya gidemez, gitse bile hasta ondan sağ çıkmaz) dedi. Vakit ilerliyor, çaresizlikten kahroluyordum. Başkan şoförler cemiyetinin bir ambulansı var deyince hemen orayı aradım. Doğru var ama şu kadar ücreti var dediler. (Bakın ben emekli subayım, Türkiye Gazetesi Temsilcisiyim, hasta benim değil ama kaza önümüzde olduğu için insanlık namına ilgileniyorum, bu adamın acil gitmesi lazım, ailesi Tokat’ta imiş aradık gelecekler) deyince şahsi kefaletimi kabul ederek ambulansı gönderdiler. Hanımı ile birlikte onlar Ankara’ya hareket etti. Arkadaşlarım ailenin kalanını arabadaki eşyalarıyla birlikte getirmişti, onları Çorum’daki bir akrabaları gelip teslim aldı. Ben de bir ara Jandarma Bölük komutanını arayıp dağ başında kalan arabanın çektirilip jandarma bahçesine getirilmesini sağlamıştım. Günler sonra gazete bürosuna kazazede Osman’ın kardeşi geldi. Dualar etti, Allahtan ki size rast gelmiş, sahiplenmişsiniz dedi. Abisi Ankara’da bir ameliyat geçirmiş, ama hala iyileşmemiş. Bir ameliyat daha olmak için gün sayıyormuş. O yıllarda cep telefonu yok, her evde telefon da yaygın değildi. Maalesef bir daha haber alamadım. O gün akşamdan gece yarısına kadar süren bir kaç yoğun saatte çok ibretlik şeylere şahit olmuş, çok tecrübeler edinmiştim. Bugün Türkiye’miz çok şükür nereden nereye geldi. Geçenlerde şehir hastanelerine teslim edilmek üzere hazırlanmış yüzlerce ambulansın Türk bayrağı çizdiği bir görsel şov seyredince çok duygulanmıştım ve yıllar önceki bu hatıram zihnimde canlanmıştı. Bugün sadece ambulans sayısındaki artışla değil her türlü hava şartlarında gidebilen paletli ambulanslarla bile kardan kapalı köylerden hasta nakletmede çok farklı bir yerdeyiz. Gemi ambulans, helikopter ve uçak ambulanslar da cabası. İsveç’ten sadece bir hasta vatandaşını getirmek için uçak ambulans gönderen devletimiz göğsümüzü kabarttı, gurur duyduk. Bu millet büyük millet, bu devlet büyük devlet. Tekrar tarih yazmaya koşar adım geliyoruz. |
DEPRESYON NAZAR BÜYÜ MUSALLAT HASTALIKLARI ÎÇÎN GÜÇLÜ DUA VE ZÎKÎR.
Bismillahirrahmanirrahim Bismillahi Ya Allah Bismillahi Allahu Ekber Sübhanallahi ve bihamdihi Sübhanallahil Azim Estağfirullah El Azim El Kerim Ya Rahman Sübbuhün kuddüsün Rabbüna ve Rabbül melaiketi ve ruh la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Bismillahirrahmanirrahim Elhamdulillâhi rabbil'alemin Errahmânir'rahim Mâliki yevmiddin İyyâke na'budu Ve iyyâke neste'în İhdinessirâtal mustakîm Sirâtallezine en'amte aleyhim Ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn Eüzübillahimineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim Vessaffati saffa Fezzacirati zecra Fettaliyati zikra İnne ilaheküm le vahıd Rabbüs semavati vel erdı ve ma beynehüma ve rabbül meşarık İnna zeyyennes semaed dünya bi zınetinil kevakib Ve hıfzam min külli şeytanim marid La yessemmeune ilel meleil a'la ve yukzefune min külli canib Dühurav ve lehüm azabüv vasıb İlla men hatifel hatfete fe etbeahu şihabun sakib. Festeftihim ehüm eşddü halkan em men halakna inna halaknahüm min tıynil lazib Bismillahirrahmânirrahîm. Kul e'ûzü birabbil felak 2- Min şerri mâ halak Ve min şerri ğasikın izâ vekab Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad Ve min şerri hâsidin izâ hased Bismillahirrahmânirrahîm. Kul e'ûzü birabbinnâs Melikinnâs İlâhinnâs Min şerrilvesvâsilhannâs Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi Minelcinneti vennâs Bismillahirrahmanirrahim Vettebeu ma tetluş şeyatînu ala mulki suleyman, ve ma kefera suleymanu ve lakinneş şeyatîne keferu yuallimunen nases sihr, ve ma unzile alel melekeyni bi babile harute ve marut, ve ma yuallimani min ehadin hatta yekula innema nahnu fitnetun fe la tekfur, fe yeteallemune minhuma ma yuferrikune bihi beynel mer'i ve zevcih, ve ma hum bi darrine bihi min ehadin illa bi iznillah, ve yeteallemune ma yedurruhum ve la yenfeuhum, ve le kad alimu le menişterahu ma lehu fil ahirati min halak, ve le bi'se ma şerav bihi enfusehum, lev kanu ya'lemûn. Bismillahirrahmanirrahim Elif lam mîm Allahu la ilahe illa huvel hayyul kayyûm. Bismillahirrahmanirrahim Allahu la ilahe illa huvel hayyul kayyum, late'huzuhu sinetuv vela nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, men zellezi yeşfeu indehu illa bi iznih, ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve la yuhitune bi şey'im min ilmihi illa bi ma şa', vesia kursiyyuhus semavati vel ard, ve la yeuduhu hifzuhuma, ve huvel aliyyul azîm. Allahu veliyyullezine amenu yuhricuhum minez zulumati ilen nur, vellezine keferu evliyauhumut tağutu yuhricunehum minen nuri ilez zulumat, ulaike ashabun nar, hum fiha halidûn. Bismillahi Allahu Ekber Ya şafi Ya Müntakim Ya Cebbar Ya kuddûs Ya Kahhar la ilahe illallah uhruç biiznillah. Not. ihtiyacı olan mümin kardeşler sıkıntiları geçinceye kadar 3-4 hafta günde 1-2 saat çalışabilirler Allah ümmetimize şifa ve esenlik versin inşallah Rabbil Alemin. |
Çocukları Tehlikelerden Korumak İçin Okunacak Dua...
PEYGAMBER EFENDİMİZ TORUNLARINA BU DUA'YI OKURDU... Çocukları görünür görünmez her türlü belalardan,tehlikelerden, musibetlerden kötü insanlardan korumak için okunması tavsiye edilen bir dua paylaşmak istiyorum sizlerle özellikle sevgili anneler mutlaka bu duayı ezberleyin ve evlatlarınızı evden çıkartırken Allah’ın gücüne kudretine güvenerek ve duanızın kabul olacağına inanarak yavrularınız için okuyun.. Özellikle anne ve babalar olarak yavrularımızı her türlü kötülüklerden korumak için elimizden geleni yapmaya çalışırız.En güzel koruma yöntemi duadır diye düşündüğüm için sizlerle çocukları korumak için okunması tavsiye edilen bir dua.. Rabbimize emanet yavrularımız Allah kimsenin yavrusunun ayağına taş deyirmesin tüm çocukları kötülüklerdne kötü insanlardan kötü olan her şeyden korusun inşallah.Allah’ın kudretine inanarak edilen her dua onun yüce katında kıymetlidir.Gönülden edilen her dua değerli ve makbul dualar arasında yerini alır. Çocukları Tehlikelerden Koruyan Dua; Eüzü bi kelimatillahi tammeti min külli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh Peygamber Efendimiz Torunlarına bu duayı okurdu; Peygamber Efendimiz torunlarına bu duayı okuyarak sizi bütün şeytanların,zehirli mahlukatın ve nazarı isabet eden bütün gözlerin şerrinden Cenabı Ecelli Ala’nın noksansız kelimelerine ismi azamanına sığındırırım” buyurdu... |
Interesting
|
Güzel ahlak Kurandır Allah'ın yap dedini yapmak yapma dedigini yapmamaktır Allah'a en yakın olanlar güzel Ahlakı tamamlamak için gönderilen habiballah Allah'ın zikri sevgili peygamberimiz sav den sonra artık her kul güzel ahlak derecesine göre ciltlerle kitap okuyacana güzel ahlakı yaşa sana yeter dünya ahiret ahlakın güzelleştikçe gerisini yaşayıp görecen kainat ve içindekiler senin güzel ahlakın kadar sana itaat edecek tabi güzel ahlakda hayırlada şerlede imtihan edilecen Allah rızası için çalıştığının karşılıgını görecen hocam bu yazı dogrumudur fazla gitmeyim
|
ALLAH'IM
{✿}*{✿}Acizlikten, {✿}*{✿}Fakirlikten, {✿}*{✿}Cimrilikten, {✿}*{✿}Korkaklıktan, {✿}*{✿}Tembellikten, {✿}*{✿}Hilekar Dosttan, {✿}*{✿}Faydasız İlimden, {✿}*{✿}Kabir Azabından, {✿}*{✿}Ağlamayan Gözden, {✿}*{✿}Sıkıntı ve Hüzünden, {✿}*{✿}Ürpermeyen Kalpten, {✿}*{✿}Her Türlü Hastalıktan, {✿}*{✿}Hayatın Fitnelerinden, {✿}*{✿}Borç altında Kalmaktan, {✿}*{✿}Kabul Olunmayan Duadan, {✿}*{✿}Doymak Bilmeyen Nefisten, {✿}*{✿}İhtiyarlayıp Ele Avuca Düşmekten, {✿}*{✿}Zalim Olmaktan ve Zulme Uğramaktan, {✿}*{✿}İsyan Ettiren Fakirlikten ve Azdıran Zenginlikten, {✿}*{✿}Geçmişe Kederlenmekten ve Geleceğe Kaygılanmaktan, {✿}*{✿}SANA SIĞINIRIM YA RABBİ... AMİN |
"İnsanların kötü olduğunu görmek beni şaşırtmıyor ama bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce hayretler içinde kalıyorum..."
|
Kadere meydan okumanın çok çeşitli yolları vardır ve neredeyse hepsi de boşunadır..
|
Mısır’da, Sapık Fırkalardan Fâtımîler Devrinde, Âşûrâ Günü, Medîne’de Abbâs’ın Evinde İnsanlar Toplanıp, Şeyhayn’a [Hazreti Ebû Bekr ve Hazreti Ömer’e] ve Diğer Sahâbelere Söverlerdi. Yine Bu Âdet Veçhile Bir Araya Gelmişlerdi. Tam O Sırada İçlerinden Bir Adam Gelip, “Ebû Bekr’in Aşkı İçin Benim Karnımı Kim Doyurur?” Dedi. Bir İhtiyar Çıkıp, “Beni Takip Et.” Dedi.
Bunun Üzerine İhtiyarı Takip Etti, Doğru Evine Gittiler. İhtiyar Tuttu, Adamın Dilini Kesip Eline Verdi, “İşte... Ebû Bekr’in Aşkına Sana Verebileceğim Şey Bu!” Diye Bağırdı. Zavallı Adam Mescîde Gitti. Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem ve Şeyhayn’a Dili Elinde Olduğu İçin Kalbiyle Selâm Verdi ve Çekilip Mescîdin Kapısının Önünde Mahzûn-Mahzûn Oturdu. Uykusu Geldi. Dayanamadı, Uykuya Daldı. Rüyâsında Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimiz ile Hazreti Ebû Bekr’i Gördü. Rasülullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazreti Ebû Bekr’e, “Bu Adamın Dilini, Seni Sevdiği İçin Kestiler. Haydi, Dilini Geri Ver!” Buyurdu. Bu Emre İmtisalen Hazreti Ebû Bekr, Adamın Dilini Elinden Alıp Yerine Yerleştirdi. Adam Uyanınca Bir de Ne Görse; Dili Eski Vâziyette Değil mi? Çok Sevindi Kimseye Haber Vermeden Doğru Memleketine Döndü. Ertesi Sene Yine Aynı Toplantıda Bulunmak Üzere Medîne’ye Gitti, Mezkûr Eve Girdi. Ebû Bekr-i Sıddîk Radiyallâhû Anh’ın Aşkına Yine Bir Şey Talep Etti. Bir Genç Çıkarak, “Beni Takip Et.” Dedi. Genci Takip Etti. Onu Doğruca O Eski Girdiği Eve Götürdü Fakât Bu Sefer Dili Kesilmedi. Genç Ona Son Derece İkrâmda Bulundu. Adam Hayretten Donakaldı ve Gence, “Hayret Ediyorum Doğrusu! Geçen Sene Bu Evde Büyük Bir Musibete Uğradım. Bu Sene ise Hürmet ve Saygı Görüyorum. Acaba Sır ve Hikmetini Öğrenebilir miyim?” Dedi. Genç, Çekilen Bir Perdeyi Araladı ve Maymun Şekline Girmiş Olan ve Duvara Bağlanan Babasını Gösterdi. Sonra, “Ne Olur, Babamın Başına Gelenleri Kimseye Söyleme!” Diye Ricada Bulundu. Kendisi de Tevbekâr Olup, Babasının O Bâtıl Mezhebinden Rücû Etti. |
Nasil Yaşarsan Yaşa temiz yaşa.. arkandan tövbe bekleyen günahlar; senden helal'lik bekleyen Ah' lar ve boynu bükük insanlar birakma.. insanlarin "iyi bilirdik" dediği doğru insanlardan ol.. üç günlük dünya için ebedi hayatini yakma.. Dilin temiz, elin temiz , ve yüreğinde temiz olsun.. Sen ALLAH'tan gelene Razi ol ki.. ALLAH' ta senden Razi olsun..
|
Bir gün bir sahabe, Bir Cuma günü Cuma namazına yetişmek için mescide doğru koşmaya başlar. Mescide varan sahabe abdest almak için çeşmeye yaklaşır, ayakkabısını çıkarırken birde bakar ki hiç farkına varmadan bir karıncayı ezdiğini farkeder. Ağlar sahae, farkına varmadan bir karıncayı ezdiği için ben bunun hesabını yarın mahşer de nasıl vereceğim diye hüngür hüngür ağlamaya başlar.
Peygamber Efendimiz’in huzuruna gelir, Ey Allah’ın Resulu; – Cuma namazına yetişmek için mescide doğru koşmaya başladım hiç farkına varmadan bir karıncayı ezerek öldürdüm. Bunun hesabı ağır mı diye ağlayarak sorar. Peygamber Efendimiz s.a.v ; – Ey ashabım sen şimdiye kadar bundan daha ağır bir suç işledin mi? – Ya Rasulallah, Ben kızını diri diri gömen bir babayım, der sahabe. – Peygamber Efendimiz sorar nasıl yaptın anlat. – Ya Resullah ; Biz cahiliye devrinde kız çocuklarımızı diri diri toprağa gömerdik. Benim de bir kız çocuğum vardı. Annesine, “bunu giydir, dayısına götüreceğim” dedim. (Kadın bunun ne demek olduğunu iyi bilirdi. Ciğerparesi, biricik evladı biraz sonra bir kuyuya atılacak ve orada çırpına çırpına can verecekti. Ne var ki, kadının böyle bir canavarlığın önüne geçme imkanı yoktu. Yapabileceği tek şey, için için ağlayıp kanlı gözyaşı dökmekti). Hanımım dediğimi yaptı. Çocuk gerçekten dayısına gideceğini zannediyor ve cıvıl cıvıl koşuşuyordu. Çocuğun elinden tutup daha önce kazdığım bir kuyunun yanına getirdim. Ona kuyuya bakmasını söyledim. O tam kuyuya bakayım derken onu kuyuya yuvarladım. Fakat her nasılsa, eliyle kuyunun ağzına tutundu. Bir taraftan çırpınıyor, diğer taraftan da “Babacığım üzerin toz oldu” deyip elbisemi silmeye çalışıyordu. Buna rağmen bir daha yuvarlardım ve onu diri diri toprağa gömdüm. İslam Güzelleştirir Adam bunu anlatırken Sevgili Peygamberimiz ve yanındakiler hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Orada oturanlardan birisi “Be adam, Rasulallah’ı çok üzdün” deyince, Efendimiz, adama “bir daha anlat” dedi. Adam olayı bir kere daha anlattı. İki cihan güneşi Peygamberimizin gözlerinden süzülen yaşlar mübarek sakalından aşağıya damla damla akıyordu. Peygamber Efendimiz olayı tekrar tekrar anlat deyince bunu anlatmaya çalışıyordu. “İşte siz İslam’dan önce böyleydiniz. Kızını diri diri toprağa gömen kimselerdiniz. İslam öncesi kömür ve demir gibiydiniz. Şimdi ise altın ve elmas gibisiniz. Dün kızını diri diri gömen biri bugün bir karıncayı ezdiği için onun hesabını yapıyor. İşte size getirdiğim Din budur. Tekrar tekrar anlattırdım ki, İslam’ın size kazandırdığı insanlığı, güzel özellikleri bir kere daha hatırlayın. Müslüman olduğumuz için binlerce kez şükürler olsun. Lütfen bu kıssayı herkes paylaşsın, çünkü; Peygamber Efendimiz demiştir ki; Bir beyit dahi olsa benden olan bir bilgiyi iletiniz. Mevlam hepimizi iman şuuru ile kıyamet gününde iyi insanlarla, peygamberlerle, velilerle ve salih kullarıyla birlikte eylesin. Allah hepimizin duasını kabul eylesin. Yüce Allah duamızı, ibadetimizi , namazımızı kabul eylesin. Allah herkesin tövbesini kabul eylesin. |
Nefis, kaplan gibidir. Saldırması, ancak öldürmekle biter. İnsanlara vesvese veren şeytana bunun için hannâs denilmiştir. İnsan, şeytanın bir vesvesesine uymazsa, bundan vazgeçer. Başka vesveseye başlar. Nefis, daima zararlı şeyler ister. Şeytan ise, çok hayırlı işe mani olmak için, az hayırlı olan şeyi de vesvese yapar. Büyük günaha sürüklemek için, küçük hayır yapmayı da vesvese eder. Şeytanın vesvesesi olan hayırlı iş, insana tatlı gelir ve acele ile yapmak ister. Bunun için, hadîs-i şerifte;
(Acele etmek, şeytandandır. Beş şey bundan müstesnadır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenaze hizmetlerini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah yapınca hemen tevbe etmek) buyuruldu. Kalbe ilham olunan, gelen hayır, Allahü teâlânın korkusu ile ve yavaş yavaş yapılır ve sonu düşünülür. Bir hadîs-i şerifte; (Melekten gelen ilham, İslâmiyete uygun olur. Şeytandan gelen vesvese İslâmiyetten ayrılmaya sebep olur) buyuruldu. İnsan, ilham olunan şeyleri yapmalı. Vesveseyi yapmamak için cihad etmeli, çalışmalıdır. Nefse uyan kimse vesveselere tabi olur. Nefsin hevasına uymayanın, ilhama uyması kolay olur. Bir hadîs-i şerifte; (Şeytan, kalbe vesvese verir. Allahın ismi zikredilince, söylenince kaçar. Söylenmezse vesveselerine devam eder) buyuruldu. Kalbe gelen hâtıranın cinsini anlamak için, İslâmiyete uygun olup olmadığına bakılır. Böyle anlaşılamazsa, salih olan bir âlime sorulur. Salih olmayan, dini dünya kazançlarına alet eden kötü din adamına sorulmaz. Yahut, Resûlullah efendimize kadar üstatlarının hepsi malum olan, bilinen hakiki bir rehbere sorulur. Kutb-i medâr denilen Evliya, az olsa da, kıyamete kadar mevcuttur. Kutb-i irşâd denilen Ehl-i sünnet âlimi her zaman ve her yerde bulunmaz. Uzun zaman aralıkları ile ve nadir olarak bulunur. Her yerde çok bulunan cahil tarikatçıları ve yalancı şeyhleri, hakiki rehber sanmamalıdır. Böylelerin tuzaklarına düşerek dünyada ve ahirette saadetten mahrum kalmamak için çok uyanık olmalıdır. Kalbe gelen hâtıra, nefse acı gelirse, hayır olduğu anlaşılır. Tatlı gelir, hemen yapmak isterse, şer yani kötü olduğu anlaşılır. |
Büyük Harp öncesi ve Mehdi A.s ın çıkışı
Mevlana Şeyh Muhammed Nazım El Hakkani Rus donanması akdeniz'e geçiyor halbuki orda öldürülen insanlar bizim kendi İmparatorluğumuzun insanıdır en azından müslümandır. Arnavut diyor ona müslüman diyemiyor gazete alçaklıklarından, bu kadar Arnavut öldürüldü bu kadar müslüman katlonuldu diyemiyor, böyle iken Rus kafiri boğazdan geçmek ister, müslümanları kayırmak üzere harekette bulunan Amerikan donanması arkadan vurmak için,diyor geçin. İlk karşı çıkmak lazım gelen bizim Hükümetimiz olması lazım gelirdi ki; Ben ne Montrö antlaşmasını kabul ederim nede Lozan, fesh etmişim çünkü sen benim insanımı müslümanları katleden bir kimseleri müdafa için yürüyen donanmaya arkadan vurmaya geçecek, kapattım boğazları diyemiyor. Şimdi o koca alamet zırhlılar, içeri girip toplarını İstanbul'a çevirse teslim ol dese, gölcükteki donanmanın böyle önüne girip kapatsa ne kadar iyi, hiç kımıldayamaz, koca donanmadır çünkü onun üstündeki ateş kuvveti, Türküye'nin ateş ordusuna ateş kuvvetine üç defa beş defa keser, alametler ada gibi.görüyorsun ya o resimleri görmedinmi? Arkasından boyuna geçecek, çünkü sorma gir hanı. Bu asfalt yüzünden para alır geçirir, o yoldan para almaz Hükümet, ne ticaret gemisinden ne harp gemisinden.Elini kolunu sallayaraktan geçecek ve Bosna'yıda vuracak, Kosova'yı da vuracak, Arnavutluğu da vuracak,Makedonya'yıda vuracak hasılı kelam oradaki islamın kökünü kesecek. Bizim avanak Ecevit yol veriyor geçsin diyor, şey var muhadememiz (Hizmet etmek) var, muhadeyi sil böyle at ne muhadesi bu. Böyle zayıf karakterli, sıfır karakterli, sıfır iradeli bir kimsenin elindedir koca bir Memleket şimdi. Onun şimdi Rus Türküye'ye girer, Amerika Şam'a girer çünkü Amerika müsade vermeyecek daha aşşağı inmesine, işini bitirir artık. Bütün petrol şeyleri eline geçmesi hiçtir çünkü Irak'ta onların düşmanı binaenaleyh Amerika her cihet kara harekatını Irak'tan başlatacak çünkü orduları da yukardaki Rusla beraber aşşağıdaki Şam ile beraber olacaktır. Onun için Rus'un Türkiye'ye girmesi umumi harbi çıkarır dedi Şeyh efendi hz'leri.Muhyiddini Arabi hz.lerinin istihracıdır (Sonuç çıkarmak, anlam çıkarmak) Tehlikeli bir günlerdir şimdi, öyle olduğunda ordu aciz kalır ikiye bölünür, buradaki ordu Nato'nun emrine girecek, Nato emrinde Amerika buraya kuvvet indirecek açacak iki tarafı bitirecek işini kesinkes.Yani burda harp olmaya imkan bırakmayacak. Çünkü ikmal alamaz Türk, ordaki ordu hareket eder elindekini attıktan sonra gerisini getirmez, çünkü donanma tutar artık, denizi tutar öyleyse buradaki Amerikanın kontrolü Şam'da Irak'ta İran'da Suriye Lübnan Arabistan hepsi Amerikanın kontrolünde durur. Ötekiler yukarda birbirleri ile haşır neşir olurken, Alman bir taraftan hücum edecek İslamları bitirmek için,Japon'da Rus'u Asya'dan sürmek için yürüyecek kızılca kıyameti koparırlar, bu atom bombaları bilmem neler kontroldan çıkmadan istediklerini yapacaklar; O arada bir sayha (şiddetli ses) çıkar bir Tekbir alır, o Tekbir ile bütün bunların ateşli silah dediği, kompitürlerin durması manasına hepsi durur. Ondan sonra iş yürür bize taraftır, her hareket bize taraftır, bize doğru Şam'a yol açtığında oraya gideceğiz. İngiltere'de bu kompitürler üzerine ne derler o, mikro çip, hangisinin faal (işleyen) olduğu belli değildir dedi, hesaba gelmez bu Nasa uydularında varmış, denizlerde karada her tarafta, bilmiyoruz dyor hangisidir işletecek çalıştıracak ateşleyecek, bilsen bastırırsın diyor. Çok yerinde varmış o şeyler mikro çipler, onun için kontrolden çıkacağı muhakkaktır diyor, kontrole alabilmek imkanı yok diyor şimdi, tek olsa belki onu durdurmaya bir yol bulur lakin hangisinden ateşlenecek farkında değil, o kadar var üstünde dışında, üstünde başında şeylerin, onun içindir ki hiçbir Devlet aklı başında olduğu müddetçe atom harbine girmeye kendini zorlamaz, tehdit eder korkutur ürkütür ama ona basmaya cesaret etmez çünkü bunun basması ile beraber o tarafın haberi olup oda karşılıklı, karşılığını verecek yani, düşmesini beklemez, bütün kimse cesaret etmez ona lakin bu şimdi o zaman kontrolda iken kimse basmaz cesaret etmez ona, kontrolden çıkınca kim kime dum duma. Onun için yedide bir kişi kalacak derdi Şeyh efendi, yediden bir kişi hakikaten,yani makbul sayıda değil bütünü ile patlayacak bunların hepsi, nereye tayin olunduysa hedef oraya düşecektir. Cehennem gibi olur dünya, nükleer bunlar, nükleer ki hepsi bellidir, Elhamdulillah bizde yok. Cenabı Hak'kın emrine dönmeseler başka çare yok, onun için oraya kaçıyor buraya kaçıyor, biraz daha cinnet geçirecek ölecek deli olacak onlar, çıldıracaklar. Paşalara daha sıra gelmedi, ordunun hareketine emir geldiğinde bak göreyim Paşaları bakalım. Konuşması oturması başka fiyakayla, gümgüm başladığı vakitte Paşalık o zaman belli olacak, ne ile konuşmak lazım geleceğini lakin günler yakındır Hazretin çıkmasına, ve tecelli geçen Cuma, akşam namazında şekildir bu akşam şekildir, tecelli değişti.Zaten bir haftadır da top atıyorlar operasyon yapıyor Amerika; Bir haftadır akşam namazından itibaren dedi hazret tecelli değiştiğine dair talimat aldı bütün Evliyalar, bu akşam gibi geçen haftanın, bu akşam gibi akşam namazında döndü, hepsini kapattı, Sırp'ta kapalı Rus'ta kapalı, Sırp'ta ne halt edeceğini bilemiyor, şaşırttı oda Rus'tan imdat bekler, Rus kaçan kurtulmuştur bende kurtulamıyorum diyor, çünkü muharebe paranın üzerinedir şimdi parasız harp olmazki, yok onun için Amerika üsttür, silah atmakla bitmez iş para ile yürür herşey, onun için şimdiki talimat odur. Rus'ta şaşırttı Amerika oradaki insanları kayırmak bahanesi ile kalktı lakin birbirine zıt olan kimselerde var Amerika'nın içerisinde, kimisi ister kimisi istemez. Pentagon denilen merkez var onların lakin söz birliği edemez, kimisi diyor hava harekatı kafidir ileri gitmeyelim, kimisi diyorki karadan da patlatalım başlayalım, kimileri de diyorki bekleyelim iş nereye varacak, bu mülteciler çıkıp gittikten sonra ne yapacak bu. Rus'lar ne yapıyor yani hepsi birşey düşünüyor en hafifinden bundan nasıl sıyrılabiliriz çok tehlikelidir çünkü, vaziyet haddinden fazla tehlikelidir,lakin maşaAllah bizim milletten daha geniş millet yok, bizim Hükümetlerdenen daha rahat Hükümetler de yok dünyada, kimisi eski hikaye okur kimisi tayyare ile dolaşır gider, kimisi olmadık şeyin arkasında koşturur. Halbuki bu günkü tehlike, dünya tarihinde olmayan tehlike var şimdi çünkü küfrü yıkacak, Hükümet yol açtırırken buldozer getirir, dağları yırtar parçalar kayaları, ilk tesfiyesini yolun kaba taslak açılışı o kaba ağır makinalarındır ondan sonra Amerika asfaltını dökmeye, tesfiyesi (Temizlemek) ondan sonra gelir. Onun içindir ki Mehdi a.s gelmezden önce, bu yolun yıkılıp açılmasıdır. Kafir kafiri kıracaktır ALLAH'ın hikmeti onlar birbirlerine kıyam ediyorlar, dünya hakimiyeti için. Onlar iyice kırılıp bittikten sonra, o Amerikan asfaltını döşemek üzere, İslam şeriatını döşemeye Mehdi o zaman gelecek, kenar kıyıdakileri yıkar atar yolun tesfiyesini yapar, onun için vakit kalmadı, vakit şimdi tam kemalindedir. Evinde duran selamettir, secdesi olan selamettir,zulme niyeti olmayan selamettir, kötü niyeti olan tehlikededir, kötü fiili olan tehlikededir, şeriat istemeyen tehlikededir, İslam'ı istemeyen tehlikededir, namaz kılmayan tehlikededir, oruç tutmayan tehlikededir, İslam'ın şartlarını yerine getirmeyen tehlikededir onun dışında dünyanın oruduları o kimseleri kurtaramaz hiç bastıracak.Ve min Allahi tevfik bi hürmetil FATİHA. |
Size daima doğru söylemenizi tavsiye ederim. Çünkü sözünde ve işinde doğru olmak,
insanı hayra ve iyiliğe yöneltir; iyilik de Cennete iletir." [Buhari, Rikak, 23] |
Enteresan bir konu olmuş neden böyle bişi yapılma gereği duyuldu ki
|
KARINCA DUASININ SIRRI
Hayvanlarla konuşma özelliğine sahip olan Hz. Süleyman bir kıtlık döneminde bir toplulukla şehrin dışına yağmur duasına doğru çıkmaktadır. Yolda bir karınca dikkatini çeker. Zavallı hayvan sırtüstü yatmış, ayaklarını göğe doğru uzatmış, çırpınırken dua etmektedir. Hz. Süleyman Karıncanın duasına kulak kabartır. Karınca şöyle dua etmektedir; “Allah’ım bizi Sen var ettin… Ve Senin rahmetin olmadan biz yaşayamayız Ya bize su verirsin ya da bizi helak edersin. Emir, ferman senindir.” Hz.Süleyman ‘ın gözleri yaşarır. Ve az sonra Hz Cebrail’ın getirdiği bir haberle de coşar, taşar, ağlamaya başlar. Cebrail, o karıncanın duasının kabul edildiği haberini getirmiştir.” Peygamber yanındaki topluluğa döner: “Dönün” der “Siz başkasının duasıyla sulanacaksınız. SENİN DUÂLARINLA BİZİMKİLER DE KABUL OLSUN İNŞALLAH sevgili karınca CUMA NIN HÜRMETİNE AMİNNN |
Alelade otlar, iki ay içinde yetişir. Fakat kırmızı gül, ancak bir yılda yetişir, gül verir.
Mevlana Celaleddini Rumi hz.(k.s) |
Padişahın kızı kör olmuş,
"Dertsiz bir adamın gömleğini, kızın gözlerine sürün, gözleri açılır." demişler. Koca memlekette araya taraya en sonunda derdi olmayan bir tane adam bulmuşlar; Bu kadar zor bulunan adamında aklı başında değil dünyadan bi haber Onun da gömleği yokmuş... Gözümüz kör olmadan görelim bazı gerçekleri. Sonra ya buluruz ya goruruz yada goremeyizzz.. Anlayan alsın hissesini. |
18. yüzyıl aydınlanma çağı düşünürlerinden Fransız yazar ve filozof Denis Diderot’nun borç içinde olduğunu duyan Rus imparatoriçesi Büyük Katerina Diderot’nun kütüphanesini satın alıp 25 yıllık maaşını da peşin ödeyerek onu zor durumdan kurtarır. Maddi durumu düzelen Diderot'ya bir arkadaşı çok şık bir kadife sabahlık hediye eder. Giydiği yeni sabahlığın verdiği keyifle çalışma masasına oturan Diderot bu eski masanın yeni ve gösterişli sabahlığına hiç uymadığını fark eder. Aldığı yüklü miktar paranın verdiği rahatlıkla yeni bir çalışma masası alır. Ancak bu kez yerdeki eski halı sabahlığına ve masasına yakışmamaktadır. Yeni bir halı alır. Bu şekilde eski resimlerini, koltuğunu, duvar halısını, sandalyelerini derken evindeki her şeyi tamamen yeniler. Sonunda bütün parası biter ve yine borçlanır. Ancak o zaman aklı başına gelir ve kendisini nasıl bir tüketim çılgınlığına kaptırdığını anlattığı "Eski Sabahlığım İçin Pişmanlık" adlı bir yazı yazar. Bilinçli bir alışveriş düşüncesiyle yapılmayan ve ihtiyaç olmadığı halde alınan şeyleri açıklayan bu tüketim sarmalından bahseden ilk kişi olduğu için anlattığı kavrama “Diderot Etkisi” denmektedir.
Diderot şöyle der: "Eski sabahlığımın efendisi idim, yeni sabahlığımın kölesi oldum." |
Hz.Abbas (ra)'ın valilik görevi biter ve Mekke'ye bir kaç deve yükü malla döner.
Hz.Ömer (ra) “Ya! Abbas bu mallar nedir?” diye sorar. Hz. Abbas (ra), “Ticaretten kazandığım mallardır" diye cevap verir. Hz. Ömer (ra), "Abbas, bu malları hazineye vermelisin" der. Hz. Abbas (ra) “Ya! Ömer benden şüphen mi var?" diyerek malları hazineye vermeyi reddeder. Hz. Ömer (ra) bu kez Halife Hz. Ebubekir (ra)'e giderek mallara el konulmasını ister. Hz. Ebubekir (ra) de “Ya Ömer, bu kişi Abbas'tır. Ondan nasıl şüphelenirsin" diyerek bu isteği reddeder. Hz. Abbas (ra) o gece sabaha kadar rüyasında suda boğulduğunu görür. Sabah olduğu zaman ilk iş olarak Hz. Ebubekir'e gider durumu anlatır. Ardından da bütün malları hazineye bağışlar. Hz. Ömer'i çağırarak "Sen haklı çıktın. Bu karara nasıl vardın?" diye sorarlar. Hz. Ömer (ra) de içtihadını açıklar: "KAMU YÖNETİCİLERİ GÖREVLERİ SÜRESİNCE ZENGİNLEŞEMEZLER." Gayri siz bugun ki yöneticilerle kıyaslayın. |
En son hangi hayvanların duasını aldınız hayvanlar insana dua eder mi ?
|
"İyi şeylerin hiçbiri bedava değildi.
Sevgi bile. Her şeyin bedelini ödüyordun..Ve eğer yoksulsan, elindeki tek nakit, kahır çekmekti" |
Böyle bir konunun yapılış amacı tam olarak nedir acaba?
|
Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman onlara: “Selam sizlere! ” de! Rabbiniz merhameti kendi Zatına temel bir ilke edinmiştir. Sizden kim bilmeyerek bir günah işler de sonra ardından tövbe eder ve halini düzeltirse Onun da gafur ve rahîm (çok affedici ve merhametli) olduğunu bilmelidir. ”
|
Bir bardak süte bir çay kaşığı öğütülmüş karanfil ekleyin ve günlük tükettiginiz takdirde...
1. kısırlık. 2- Cinsel İktidarsızlık. 3 - zayıf kalp, mide, karaciğer, dalak ve böbrekler. 4- Kalbin ve eklemlerin romatizması. 5 - Eklem ağrısı. 6 - Astım, balgam, öksürük ve burun tıkanıklığı. 7 - hıçkırık (klitoris). 8. Zayıf sindirim. Zayıf hafıza ve yanlış anlama. 10 - Mide ve bağırsaklardaki gazlar. 11 - Mesane kaslarının zayıflığı ve idrar yapma ve idrar kaçırma. 12 - diş etlerinin ve dişlerin zayıflığı ve ağrıları. Genel halsizlik ve uyuşukluk. 14. Zayıf adet döngüsü. 15 - zayıf görme ve göz 16 - Akne, cilt enfeksiyonları ve böcek ısırıkları. 17 - kan şekerini düzenler ve seviyelerini korur. 18 - Soğuk algınlığı ve bronşit. 19 - boğaz ağrısı ve bademcik iltihabı. 20. Kanseri önlemeye yardımcı olur. 21 - kaygı ve depresyon ve psikolojik durumlar. 22 - hemoroit ve anüs. 23 - Daha fazlası da var.... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:10. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com