![]() |
Defalarca tecrübe ettigim korunma sekli
Selamün aleyküm. Ben bu forum da okudum gördüm ne de baska bir kitapta. Elbette var bazi tasavvuf kitaplarina bunun ne kadar etkili oldugu. Fakat cinlerden ifritlerden vs korunmak icin yapin diye hic bir yerde okumadim. Allah razi olsun Seyyid Muhammed Emin Hoca demişti bana bunu. Kendisi Havas alimi dir. Ne kadar düsmanı münkiri olsada sahte hoca vs diye yakistirmalar yapilsada benim gözümde hic bir zaman bu ilimdeki üstünlügü tasarrufu degismez. Bir Allah dostu nun ne kadar münkiri varsa makamı o kadar yüksektir. Örnek Bediüzzaman said nursî (ra), Süleyman hilmi tunahan(ks), Sultan Mhammed Raşid el Hüseynî (ks) hazretleri. Günümüzde de vardır elbette. Fazla ugrasmaniza gerek yok en cok iftira en cok düsmanlık hangi tarikat şeyhine yapiliyor bir düsnünün eminim kolayca bulacaksiniz...
Dedigim korunma şeklî Mesela uykunuzda rahatsiz ediliyorsunuz veya davet yaptiniz cin ifrit birsey geldi hic farketmez. Direkt şeyhinize rabıta yapın. Ben defalarca tecrübe ettim elhamdülillah. Muhammed emin hoca bana kamil bir mürşide rabıta yapilan bir yerde cinler asla duramaz hepsi yanar demsiti. Fazla uzatmaya gerek yok deneyin görün. Bana genelde uykumda geliyorlar. Felak nas ta okusam Allah'ı zikretsem gitmediler. Sürekli devam ediyor. Yaşayan bilir. Ben uyuyorum onlar uyandiriyor sabaha kadar eziyet veriyorlar. Okumaya calişsam ya okumiyim diye çenemı tutuyor birisi digeri kollarimdan tutuyor bir digeri baska yerlere baskı yapiyorlar. Sayıların Allah bilir. Ben görmüyorum. Hatta forumda görmüşsünüzdür baziları anlatiyo ayet el kürsiyi okudum geldiklerinde oda benimle beraber okudu bununla mı yakacaksin beni dediklerini okumuşsunuzdur. Bende de oldu böyle okuyorum okuyorum gitmiyo aklima rabita gelince şeyhimi gözümde canlandiriyorum. Sonuc? hepsi kaçacak delik ariyor. Geldiklerinde ayet veya esma zikrettigimde gittikleri de oluyor ama uzun sürüyor. Rabita da böyle degil anında bitiyor... Bu bizim eksikligimiz biz ne kadar ihlasla okuyabiliriz ki? ne kadar tevekkülümüz var Allah'a? Ama Allah dostu kamil mürşidler böyle degiller onlar varini yoğunu mevlasına vermis. Tam teslim olmuslar. Allah ın nurunda kaybolmuşlar. İradelerini ona teslim etmisler. Böyle bir insanın nuruna hangi süfli ruhanî ler dayanabilir. Bir Allah dostunun sözüdür. Suan kim oldugu aklimda degil. Şöyle buyuruyor: Eger avam tabakası Allah dostlarının batınını (içini) görselerdi ilah sanarlardı. Varın gerisini siz tefekkür edin.. Velhasıl korunmak istiyorsanız rabıtaya sarılın. Rabıta da hayal yoktur! Siz ne kadar hayal de etseniz gercektir. Mürid rabitaya oturdugu an mürşid müridin karşisinda hazirdir. Rabıta da hayal git gide gercege dönüsür. Tabi cok gayret lazim. Şeyhleriyle istedigi an rabıta yoluyla görüsen müridler coktur. |
Maşallah.
Böyle konular açın işte arkadaşlar. Sizin konunuz olsun sizin içinizden gelenler olsun. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bunu bende aklıma yazayım. İyiki hatirlattiniz. Gerçekten bazen eziyete maruz kalıyor insan.Bu vakitlerde yapılmalı yahut Abdulkadir geylani Hz dende selâm verilerek himmet istenebilir.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Bahsettiğin kişi tarikatı aliyyeyi suistimal eden videolarını izleyenin bu adam hem bu işi bilmiyor hem de yalan söylüyor diyebileceği aldanmış bir fukaradır. Bakım yapıyor cinlerle keşf diyor cinlerle çalışmıyorum diyor gerek o videosunda gerek önceki açıkc söylediği videoda cinlerle bakım yapıyor. Sakın ehlullah ile evliyaullah ile cinlerin elinde maskara haline gelmiş kendisini Allah dostlarına isnad eden birisini bir tutma. Gelelim rabıta meselesine. Rabıta himmet gelir evet cinlerde ruhaniyet bulunan yerde duramaz ama şeyhe tevekkül diye bir şey yoktur. Seni aldatmasınlar. Gitmiyorlarsa cinler okuduğunuz zaman bu hem tecvidsiz hem ihlassız hem de çok ciddi eksikliğiniz sebebiyledir. Ey delikanlım o kadar rabıta yapıp Allaha sığınmaya öğrenmemek çok büyük bir eksikliktir. Oysa biz evliyaullaha Allahu Zülcelali bilmek için gidiyoruz ---------- Post added 10.01.20 at 01:39 ---------- Alıntı:
|
Alıntı:
Hocam muhammed emin hoca öyle biri olamaz. Ya sizin yanlisiniz var yada benim. Muhammed emin hoca Allah dostlarinin ruhaniyeti ile yapiyor. Kendi de söylemisti. Ben hâla inanamiyorum sizin dediginize. Bence böyle birsey olamaz. Sahtekar hocalara karsi herkesi uyariyor. Önceleri canli yayin aciyordu bana da bir nebze tanimak nasip oldu. Cok mütevazi biri sorulan sorularda cevaplarin hepsini şeriat dairesi icinde veriyordu. Hep kuran ve sünnet diyor. Kesinlikle büyü yapmadigini söylüyor.(bazilari hocaya yaptirmak istiyormus) hep bunun ahiretteki cezasindan bahsediyor. Bence şeriatten ayrilmayan birisi dolandirici olamaz. Hocam hocaefendinin dedeside havas alimi imis. Ondan gecmiş. Harran li bir alimdi ismini unuttum. Hoca efendinin yanlis hatirlamiyorsam 300 küsür şeyhten icazeti var. İcazetli oldugu bazi hocalariyla fotograflari da var icinden illa ki tanidiginiz bir şeyh vardir. İnstagraminiz varsa muhammedeminhoca yazin cikar inşaallah hocam. Bence siz yeterince tanimiyorsunuz hocam. Bana zamaninda havas kitabi okumama bile izin vermemisti. Sormustum işte oda dedi ki: "Havas kitabini ne yapacaksin git hadis kitabi oku mübarek" Hoca efendi sürekli sahtekar hocalari anlatirdi. Derdi ki arkadaslar siz hocaya gidiyorsunuz anlat diyor herseyinizi anlatiyorsunuz sonra o kisi size tekrar ayni seyleri anlatiyor. Sonra tedavi ettim deyip gönderiyor. Halbuki tedavi etmiyor sizde musallat yoksa bile para almak icin size cin musallat eder. Sizde yine gidersiniz ayni hocaya. Sakın siz birseyinizi anlatmayin bakimi yapan kisinin size anlatmasi lazim... Hocam hep bu sekilde uyarilar yapardi. Bence sahte bir hoca böyle yapmaz. Hemde kendileri seyyiddir. Bence biraz arastirin hoca efendiyi. Zannın cogu haramdır. Bence günaha girmeyin hocam. Birde seyyid yani Rasulullah ın sav evladi... Alıntı:
Hocam muhammed emin hoca öyle biri olamaz. Ya sizin yanlisiniz var yada benim. Muhammed emin hoca Allah dostlarinin ruhaniyeti ile yapiyor. Kendi de söylemisti. Ben hâla inanamiyorum sizin dediginize. Bence böyle birsey olamaz. Sahtekar hocalara karsi herkesi uyariyor. Önceleri canli yayin aciyordu bana da bir nebze tanimak nasip oldu. Cok mütevazi biri sorulan sorularda cevaplarin hepsini şeriat dairesi icinde veriyordu. Hep kuran ve sünnet diyor. Kesinlikle büyü yapmadigini söylüyor.(bazilari hocaya yaptirmak istiyormus) hep bunun ahiretteki cezasindan bahsediyor. Bence şeriatten ayrilmayan birisi dolandirici olamaz. Hocam hocaefendinin dedeside havas alimi imis. Ondan gecmiş. Harran li bir alimdi ismini unuttum. Hoca efendinin yanlis hatirlamiyorsam 300 küsür şeyhten icazeti var. İcazetli oldugu bazi hocalariyla fotograflari da var icinden illa ki tanidiginiz bir şeyh vardir. İnstagraminiz varsa muhammedeminhoca yazin cikar inşaallah hocam. Bence siz yeterince tanimiyorsunuz hocam. Bana zamaninda havas kitabi okumama bile izin vermemisti. Sormustum işte oda dedi ki: "Havas kitabini ne yapacaksin git hadis kitabi oku mübarek" Hoca efendi sürekli sahtekar hocalari anlatirdi. Derdi ki arkadaslar siz hocaya gidiyorsunuz anlat diyor herseyinizi anlatiyorsunuz sonra o kisi size tekrar ayni seyleri anlatiyor. Sonra tedavi ettim deyip gönderiyor. Halbuki tedavi etmiyor sizde musallat yoksa bile para almak icin size cin musallat eder. Sizde yine gidersiniz ayni hocaya. Sakın siz birseyinizi anlatmayin bakimi yapan kisinin size anlatmasi lazim... Hocam hep bu sekilde uyarilar yapardi. Bence sahte bir hoca böyle yapmaz. Hemde kendileri seyyiddir. Bence biraz arastirin hoca efendiyi. Zannın cogu haramdır. Bence günaha girmeyin hocam. Birde seyyid yani Rasulullah ın sav evladi... |
Ben huruf- u mukatta ve berhetiye zikirleri cekiyorum gidiyorlar ama Ayet-el kurdi Fatiha Nas Felakta gidene kadar okudugumda onlarda işe yariyor 5 kere on kere kisiye göre duadan vazgeçmeden okunmalı
|
Eline emeğine sağlık.Sonuna kadar okudum. Doğru söylemişsin.Sizi sohbet bölümünde görmek isterim. İyi forumlar dilerim :)
|
''Akıllı olmak her şeyi bilmek değil, bileni bulabilmektir.
Nasıl ki hastanın da aklı kendi sahibini tedavi edemiyor ama onu alıp bir doktora kadar götürüyor. Tedavi etmek doktorun işidir,ama her hasta doktorun yolunu bulmayı da beceremez. O halde sen doktor değilsen de doktorunu bulacak kadar bir akıllılık göster.'' Hz.Mevlana (k.s) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Bir tarikata mensup olmayan da yapabilir mi
|
allah rasulu sabah ve akşam okunan 3 ihlas 3 felak 3 nas surelerin ölümden başka her şeye yeterli olacağını derken kuran sadece ve sadece allaha sığınmayı emreder.
|
Bizde şeyh e sıgınmıyoruz zaten kardeş.
Mevlana Abdülhakim-i Siyalkuti hazretleri buyuruyor ki: (Dua eden, Allahü teâlâdan istemektedir. Duasının kabul olması için, Allahü teâlânın sevdiği bir kulunu vasıta yapmaktadır. (Ya Rabbi, bu sevgili kulunun hatırı ve hürmeti için bana da ver) demektedir. Yahut evliyadan bir zata, (Ey Allah’ın velisi, bana şefaat et, bana vasıta ol, benim için dua et) demektedir. Dilekleri yerine getiren, yalnız Allahü teâlâdır. Veli, yalnız vesiledir, sebeptir. O da fanidir, tasarrufu, gücü yoktur. Böyle inanmak, Allah’tan başkasına güvenmek olsaydı, diriden de dua istemek, bir şey istemek yasak olurdu. Diriden de dua istemek, bir şey istemek, yasak edilmedi. Bir cahil, dileğini Allah’ın kudretinden beklemeyip (Veli yaratır) der, bu düşünce ile ondan isterse, bu elbette yanlıştır. Bunu ileri sürerek, İslam âlimlerine dil uzatmak çok yanlıştır.) [Zâd-üllebib] Abdülhak-ı Dehlevi hazretleri buyuruyor ki: (İnsan ölürken ruhunun ölmediğini âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler açıkça bildiriyor. Ruhun şuur sahibi olduğu, ziyaret edenleri ve onların yaptıklarını anladıkları da bildiriliyor. Kâmillerin, velilerin ruhları, diri iken olduğu gibi, öldükten sonra da, yüksek mertebededirler. Allahü teâlâya manevi olarak yakındırlar. Evliyada, dünyada da, öldükten sonra da keramet vardır. Keramet sahibi olan, ruhlardır. Ruh ise, insanın ölmesi ile ölmez. Kerameti yapan, yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Her şey Onun kudreti ile olmaktadır. Her insan, Allahü teâlânın kudreti karşısında, diri iken de, ölü iken de hiçtir. Bunun için, Allahü teâlânın, dostlarından biri vasıtası ile, bir kuluna ihsanda bulunması şaşılacak bir şey değildir. Diriler vasıtası ile çok şey yaratıp verdiğini, herkes, her zaman görmektedir. İnsan diri iken de, ölü iken de bir şey yaratamaz. Ancak Allahü teâlânın yaratmasına vasıta, sebep olmaktadır.) [Mişkat] DİNİMİZ İSLAM Bütün Dini Konular VehhabilikMucize ve Keramet haktırVesile arayın Vesile arayın Sual: Maide suresinin, (Allah’a yaklaşmak için vesile arayın) mealindeki 35. âyet-i kerimesinde, Allahü teâlânın yaratması için, vesileye [sebeplere] yapışmak emredilmektedir. Sebeplere yapışmak nasıl olur? CEVAP Etkisi kesin olan sebeplere yapışmak farzdır. Mesela, Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşmak için, dine uymak ve dua etmek emrolundu. Diğer sebepler ve tesirleri açıkça bildirilmediği için, bunlara uymak sünnet oldu. Peygamberlerin ve Evliyanın ruhlarından ve ilaçlardan şifa beklemek ve dertlerden, belalardan kurtulmak için bunları vesile yapmak sünnet oldu. Mezhepsizler, bu sünnete şirk, küfür diyerek, âyet-i kerimeye zıt konuşuyorlar. Evliya, enbiya yaratıcı değildir. Allahü teâlâ, istenilen şeyi onların hürmetine yaratır. Yani onlar vesiledir, sebeptir. Cenab-ı Hak, her şeyi yoktan yarattığı halde, yaratmasına bazı şeyleri sebep kılmıştır. Mesela Hazret-i Âdem’i ana-babasız yaratmış; fakat çamuru vesile kılmıştır. Bütün çocukları yaratan da Allahü teâlâdır. Fakat çocukların yaratılması için, ana-babayı vesile kılmıştır. Hazret-i Âdem’i yarattığı gibi, bütün insanları da ana-babasız yaratabilirdi. Fakat ana-babayı vesile kılmıştır. Onun âdeti böyledir. Mevlana Abdülhakim-i Siyalkuti hazretleri buyuruyor ki: (Dua eden, Allahü teâlâdan istemektedir. Duasının kabul olması için, Allahü teâlânın sevdiği bir kulunu vasıta yapmaktadır. (Ya Rabbi, bu sevgili kulunun hatırı ve hürmeti için bana da ver) demektedir. Yahut evliyadan bir zata, (Ey Allah’ın velisi, bana şefaat et, bana vasıta ol, benim için dua et) demektedir. Dilekleri yerine getiren, yalnız Allahü teâlâdır. Veli, yalnız vesiledir, sebeptir. O da fanidir, tasarrufu, gücü yoktur. Böyle inanmak, Allah’tan başkasına güvenmek olsaydı, diriden de dua istemek, bir şey istemek yasak olurdu. Diriden de dua istemek, bir şey istemek, yasak edilmedi. Bir cahil, dileğini Allah’ın kudretinden beklemeyip (Veli yaratır) der, bu düşünce ile ondan isterse, bu elbette yanlıştır. Bunu ileri sürerek, İslam âlimlerine dil uzatmak çok yanlıştır.) [Zâd-üllebib] Abdülhak-ı Dehlevi hazretleri buyuruyor ki: (İnsan ölürken ruhunun ölmediğini âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler açıkça bildiriyor. Ruhun şuur sahibi olduğu, ziyaret edenleri ve onların yaptıklarını anladıkları da bildiriliyor. Kâmillerin, velilerin ruhları, diri iken olduğu gibi, öldükten sonra da, yüksek mertebededirler. Allahü teâlâya manevi olarak yakındırlar. Evliyada, dünyada da, öldükten sonra da keramet vardır. Keramet sahibi olan, ruhlardır. Ruh ise, insanın ölmesi ile ölmez. Kerameti yapan, yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Her şey Onun kudreti ile olmaktadır. Her insan, Allahü teâlânın kudreti karşısında, diri iken de, ölü iken de hiçtir. Bunun için, Allahü teâlânın, dostlarından biri vasıtası ile, bir kuluna ihsanda bulunması şaşılacak bir şey değildir. Diriler vasıtası ile çok şey yaratıp verdiğini, herkes, her zaman görmektedir. İnsan diri iken de, ölü iken de bir şey yaratamaz. Ancak Allahü teâlânın yaratmasına vasıta, sebep olmaktadır.) [Mişkat] Ali Ramiteni hazretleri buyurdu ki: (Günah işlememiş bir dil ile dua ediniz ki, kabul olsun!) Yani, Huda dostlarının huzurunda tevazu eyleyiniz, yalvarınız da, sizin için dua etsinler. İstigase, yani bir Veliye tevessül de, bu demektir. [İsa aleyhisselama gelip derler ki, dua ediyorsunuz, devasız hastalıklar iyi oluyor. Hangi duayı okuyorsunuz, bize de söyler misiniz? İsa aleyhisselam da onlara okuduğu duayı söyler. Adamlar bir süre sonra tekrar gelirler, efendim okuyoruz okuyoruz bir şey olmuyor, acaba bize yanlış dua mı öğrettiniz derler. İsa aleyhisselam, (Dua doğru ama ağız yanlış) buyurur, yani doğru dua öğrettim, dua aynı dua ama, ağız aynı ağız değil!] |
Ey iman edenler, Allah'ın emirlerini tutup yasaklarından kaçınarak ondan korkun. Onun rızasını kazanacak salih ameller işleyerek sizi ona yaklaştıracak bir yol arayın. Allah yolunda, düşmanlara karşı cihad edin ki kurtuluşa erip cennette ebedi olarak kalmayı hak edesiniz.maide 35
Ebû Vâil, Ata, Süddi, Katade, Mücahid, Hasan-ı Basri ve Abdullah b. Kesir bu görüştedirler. Bu hususta Katade diyor ki: "Bu âyetin mânâsı şudur: Allah'a itaat ederek ve onun rızasını kazanacak ameller işleyerek ona yakın olun." Ibn-i Zeyd de "Buradaki "Vesile'den maksat sevgidir, âyet-i kerime’de "Kendinizi Allah'a sevdirin" buyurulmaktadır." demiştir. Sonra da şu âyeti okumuştur: "Onların taptıkları da rablerine bir yol arar. İsra sûresi, 17/57 hariclerin ve şianın saptırdığı gibi ayetleri saptırmayın. |
Bir yere bağlı olmayan mürşidi olmayanlar ne yapsın. Bende bu durumları yaşayınca pes etme aşamasına geliyorum yazdım kenara
|
Alıntı:
---------- Post added 10.01.20 at 23:36 ---------- Alıntı:
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bu konuda bilgim yok ama bence en kisa zamanda kamil bir mürşide intisap edilmeli. Tarikate bagli olunmasa da Abdulkadir geylani hazretlerinden himmet istenebilir.(Allahualem) |
Alıntı:
|
Aynen, himmet nasıl isteniyor? En doğru şekilde yapmak için soruyorum. Yoruyorsam affola.
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] "Yetiş ya Gavs" "Medet ya Abdulkadir geylani" "himmet ya Gavs" gibi şekillerde istenebilir.
"Müridim Korkma ! Bana güven. Benim ismim Geylani dir. Ceddim Resulullah tir. Beni dünyada göremezsen kabirde de göremezsen mahserde göreceksin. Nasil bir atliyim göreceksin elbet "" Ben madde ve mana alemlerinin sonsuz semalarinda cevalan eden bir doğanim. Hiç kimse yoktur ki benim himmetime muhtaç olmasin." (GAVSUL AZAM SEYH ABDULKADIR GEYLANİ HZ) |
Alıntı:
|
Alıntı:
Kabrim beytullah'tır. Ziyaretime kosa kosa gelen izzet ve rifat ile döner. Sırrım Allah'ın sırrıdır. Mahlukta sereyan eden sır (Allah'ın sırrı) bende sirayet etmiş. Sen bana sığın! Bana dost olmak istersen. Emrim Allah ın emridir. Ol dersem olur. Sende bana sığınırsan sende ol dersen olur. İsrafil( aleyhisselam) ile görüştüm. Levh-i mahfuzu gördüm. Allah'ın rizasina erdim. Celâl nurlarını gözümle müşahede ettim. Göklerin üstünü gördüm Arş-kürsî tutamimin icindedir. Allah'ın bütün beldeleri hakîki mülkümdür! Bütün kutuplar hükmüm ve taatim altındadır! Ufkun,güneşin doğuş yeri batış yeri Allah'ın arzının mülkünün bütün kutru kenarı bir adımlıktır bana! Elimin icinde misketi çevirdigim gibi bütün dünyayı çeviririm. Bir gözümün kenarıyla kaşımın ucuyla hepsini bir anda tavaf eder gelirim! Ben alemin kutuplarinin kutbuyum. Hangi derde düştün hangi sıkıntıya düstün Bizi aracı yap! Himmetimle her iste sana yardim edecegim. Ben müridimi korktugu şeyden korurum Şerden ve şiddetden muhafaza ederim. Karada denizde doguda batıda müridim nerede "Medet ya seyyidî Abdulkadir geylanî" dese... Ey bu kasidemi okuyan! Oku,oku korkmadan oku! Allah'ım inayet nazarıyla korunmuşsun. Ceddi Muhammed Mustafa(sav)'dır. Ben Abdulkadirim izzetim rifatım devamlıdır... NOT: Bu kasidenin aslı arapçadır. Tercümesinde nadiren bir kac KÜÇÜK hata olabilir. Sadece müridlerine degil onu seven herkese yardim eder. Müridim yazan yerlerde sadece kendi müridlerine seslenmiyormus biyerden duydugum kadariyla(Allahu alem) ama Allah dostlarının tasarrufuna itikad etmek şart. Alıntı:
|
kafirler için inen ayetmi ne zamandır ey iman edenler diye başlayan ayet kafirleri muhatap alıyor elbette kuranı bırakıp onun bunun kıt aklıyla yazdıklarını okursan ne olurki.
|
Alıntı:
---------- Post added 16.01.20 at 00:41 ---------- Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Tecrube ettim cok faydali buldum karabasanın ödü patladı Allah razı olsun |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
mesela benm şeyhim filan yok. Salatu selam getirdiğim de gelen hemen kaçıyor..
Allah dostları elbette ki vardır. Sahihtir. İnkar edilemez... Fakat efendimize gösterilmeyen hürmet tarikat şeyhlerine gösteriliyor neden? Algılayamıyorum.. Mürşiddir. Doğruya yöneltir.. Yönelttiği doğru mu kıymetli yoksa yönelten kişi mi? Kişiye yöneliş var.. Bu şirktir. Cahiliye de putlar tanrı değildi.. Tanrıya yönelmeleri için bir aracıydı.. İslam bunu yıktı! Ruhban sınıfını yok etti dostlar.. Atlamayın bunları.. Yasakladığı şeyler bugün başka biçimlerde karşımıza çıkıyor maalesef.. Ben şeyh meyh bilmem kardeşim. Kişiyi koruyan Allah zülcelal dir. Dilerse korur dilerse korumaz. Salihatı yap, şeriatı yaşayabildiğin kadar yaşa havada kara da top değmez Allah zülcelal izin vermedikçe. Bırakın bu şeyhi düşünmeyi filan... Peygamber soy ile övünmeyi yasaklayan bir dini tebliğ etmişken birilerinin onun soyundan geldiğini iddia ederek hürmete şayan olmak istemesini ben algılayamıyorum.. İzah edebilen olursa efendi efendi dinlerim. |
Alıntı:
Masdar ve menba, yani hidayetin ve imanın sudur yeri ve kaynağı, ancak Allah’ın Hâdi ismidir. Çeşitli surelerde defalarca ders verildiği gibi, peygamberlerin vazifesi yalnız hakkı tebliğ etmektir. Böyle olunca, onların izinde giden ve onların vazifelerini sonraki asırlarda devam ettiren alimler, mürşitler ve üstatlar da insanları iman ve hidayet yoluna sadece davet ederler, hidayet güneşinin insanların kalplerini aydınlatması için bir mazhar ve bir makes vazifesi görmeye çalışırlar.Bu manayı yakalayan ve bu gerçeği bilen müminler, kendilerinden fayda gördükleri, ilim tahsil ettikleri, feyiz aldıkları büyük zatları birer peygamber varisi olarak sever, onlara karşı lâyık oldukları hürmet ve muhabbeti gösterirler. Ama onların masdar ve menba olmadıklarını da çok iyi bilir, şükür ve ibadetlerini ancak Allah’a yaparlar. |
Alıntı:
"O da hakikat noktasinda bir "şahıs" değil mi?" Sevgili dostum.. Hakkını helal et ama bu cümleden sonrasını okumadım.. Şu cümlenin bile üstüne sayfalarca yazı yazabilirim esasen fakat mesele de benm açımdan konuşmaya değecek bir durumdan çıktı... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Meseleyi çok yanlış anlamışsın sevgili tarikat ehli.. Alemlere Nur olan Efendimiz (s.a.v.) ile ben bir tarikat şeyhini bir tutamam.. Zira efendimiz son peygamberdir.. Yani PEYGAMBERDİR. Allah Zülcelal ile miraçta görüştü. Şeyhin de bunu yapabiliyor mu? Yani bak.. Bu konuda o kadar çok şey söylenir ki.. Allah Azimüşşan'ın yoluna tevessülden bahsediyoruz... Haliyle ben bir tarikat şeyhi ile Efendimizin bir tutumlahacağı noktasında o kadar eminim ki ne söylesem zaman kaybı olur diye düşünüyorum. Çünkü bu konu "la ilahe illallah" "Amentü billâhi" gibi sabit bir meseledir. Bunu tartışmakta şirktir! Ağır bir itham mi? Ağır yok Şeriat var.. Üzgünüm.. Yani o kadar mantıksız bir konuyu bana izah ediyorsun ki şuan aklım almıyor.. Yukarıda "la ilahe illallah" örneğini verdim mesela. Nedir kelimei tevhid? "la ilahe illallah Muhammedun Resûlullah".. Bakayım senin şeyhin yazmıyor.. Evet e Efendimizin mübarek ismi yazıyor.. Bir süre meşgul olsan iyi edersin... Bir de ne dedik? Amentü billâhi dedik.. Bir de ona bakalım... "Amentü billahi ve melâiketihi, ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'l mevt. Hakkun, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlühü." Evet görüyoruz ki orada da Efendimizin Allah Azimüşşan'ın elçisi olduğu yazıyor.. Müşade ettiğim kadarıyla yine senin şeyh yazmıyor... Bir süre Amentüyü de talim etmende fayda görüyorum... İman için tek tevessül efendimiz dir.. Evet Allah dostları vardır. Evliyalar ve dahi şeyhler de vardır.. Ama bunlar cahiliyenin putları değildir. Gönül bağı da vardır. Fakat bu o değil. Bu taassubdur.. Taif dediğimde" orada ne oldu ki"diyen Alemlerin nuru olanın ne çileler çektiğinden bihaber olan mürid eğer ki şeyhi ölüm döşeğindeyken kendini parça parça ediyorsa bu adam hem şirktedir hemde riyakardır hemde 5 kuruş etmez, haddi aşanlardandır.. Allah şahit (bak dikkat et şeyh demedim -))) yazdıklarının çoğunu okumuyorum sevgili tarikat ehli. Çünkü kendi fikirlerin olmadığı çok belli ve meseleyi çarpıtma çabasındasın. Çünkü itiraz ettiğimiz nokta şu; "Çeşitli ünvanlar verdiğiniz tarikat şeyhinizin altın yaldızlı harflerle heryere nakşeyleyip Efendimizi bir kenara atıyor olmanız" rabıta nın başka izahı var mı? Ayrıca bana sözlerden şuradan burdan copy past bilgiler(bilgi bile değil süslü cümleler) ile gelme. Kendi fikrin, kendi aklınla gel ki konuşabilelim.. Not: Yazıp çizenler olacaktır. Yazılanlara cevaben hiç bir şey yazmayacağım. Ben bu sohbetleri keseli çok oldu çünkü.. Takdir umumundur. |
Allahü teâlâ, yine hadis-i kudsîlerde buyuruyor ki:
(Yâ Âdem, Muhammed aleyhisselamın ismiyle her ne isteseydin, kabul ederdim. O olmasaydı, seni yaratmazdım.) [Hâkim] (Ey Resulüm, İbrahim’i halil [dost], seni de habib [sevgili] edindim. Senden daha sevgili hiçbir şey yaratmadım. Senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.) [Mevahib-i ledünniyye] Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki: (Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, “Yâ Rabbî, Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet” diye dua etti. Allahü teâlâ ise, [ne cevap vereceğini bildiği hâlde, cevabını diğer insanların duyması için] “ Yâ Âdem, onu henüz yaratmadım. Nereden bildin?” buyurdu. Âdem aleyhisselam da, “Arşta, La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah yazılı olduğunu gördüm. Anladım ki, şerefli isminin yanına, ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün” dedi. Allahü teâlâ buyurdu ki: “ Yâ Âdem, doğru söyledin. O, bana insanların en sevgilisidir. Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim. Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım.”) [Taberanî] (Allahü teâlâ, İbrahim’i halil edindiği gibi beni de halil edindi.) [M. Ledünniyye] (Demek ki Resulullah, hem Habib, hem Halil olan bir peygamberdir.) Mirac’da Allahü teâlâ, Resulullah'a, (Senden başka her şeyi, senin için yarattım) buyurunca, Resulullah da, (Ben de, senden başka her şeyi, senin için terk ettim) diye arz etti. (Mir’at-i kâinat) ---------- Post added 02.07.20 at 07:20 ---------- Mirac’da Allahü teâlâ, Resulullah'a, (Senden başka her şeyi, senin için yarattım) buyurunca, Resulullah da, (Ben de, senden başka her şeyi, senin için terk ettim) diye arz etti. (Mir’at-i kâinat) . Sözlerin bittigi yer. Selametle |
Alıntı:
Şimdi gelelim bizim mevzumuza. Senin iddia etmekte oldugun konu şurası; Allah tan başka kimseye teveccüh edilmez.(yönelilmez.) Lâkin sen hâla efendimiz sav ile tarikat şeyhini bir tutmaktan ve sair bahsediyorsun. Efendimiz sav Allah tan başkası degil mi? Burada bu soruları benim sana sormam gerekiyor. Çünkü benim itikadıma ve kelâmıma nazar edersen müşahade edeceksin ki; Peygamberlerden de, (aleyhümesselam) velilerden de(rahmetullahi aleyhim ecmaîn) yardım istenir. Sana gore ise Allah tan başkasına teveccüh söz konusu olduğu cihetle, bir insandan istimdat edilmez. Şimdi konuyu başka yerlere çekmeden cevap verebilirsin inşaallah. Şirk kavramını kullanmanin sebebi Allah tan başkası,, olmasi hususu ise efendimiz sav de insan degil mi? Eğer senin itikadında efendimizde haşa bir uluhiyet sıfâtı yüklü ise hiç konuşmayalım. Ayrıca tevessül konusunu da bilmedigini düşünüyorum. Her türlü yardımın kaynağı ve başvurulacak mercii Allah Teâlâ'dır. Allah Teâlâ'dan başkasından yardım dilemek söz konusu olamaz. Tasavvufta Hz. Peygamber (asm), şeyh veya benzeri maneviyat büyüklerinden istimdad, doğrudan onların şahıslarından bir talab demek değildir. Eğer sen doğrudan şahıstan istiyor isen, efendimiz den istesen bile şirk içindesin haberin ola ! Velilerden yardım istemeye ancak ahmaklar şirk der. "İşlerinizde şaşkınlığa düştüğünüz zaman kabir ehlinden yardım isteyiniz." (Kesfu’l Hafa; 1/85 |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bismillahirrahmanirrahim
Ve lekad halaknel insâne ve na’lemu mâ tuvesvisu bihî nefsuh(nefsuhu), ve nahnu akrebu ileyhi min hablil verîdi Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız. |
Mürşidi olmayan ne yapacak
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:58. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com