![]() |
Salatu Mutekkebbirul Ekber
🌹SALATU MUTEKKEBBİRUL EKBER🍀🌹🍀🍀SALATU MUTEKKEBBİRUL EKBER🍀
🌹Allahumme salli ala 🌹Muhammed 🌹🌹ve ali🌹 Muhammed 🌹ve cebraile 🌹 🍀ve mikaile ve israfile ve Azraile. 🍀 🌹Ve muminul cinn vel ins hameletel 🍀 🌹arşi kerrubiyne🌹 🌹Rabbena atina fiddunya haseneh🍀 🌹ve fil ahirati haseneh ve gına azaben🍀 🌹🌹nar ya zul celali vel ikram 🌹 🌹Allahul cebbarul mutekebbirul ekber 🍀 Bu salavatin 190 faydası vardır bazıları şöyledir : 1 - günde 1000 kere okunursa farz ibadetlerin yerine geçer 2- bunu okuyan 36000 salavat okumuş olur 3- cennetteki yerini görmeden ölmez 4- olağanüstü güçlere sahip olmak isteyen 40 gece yatsidan sonra fatiha suresiyle birlikte 1000 kere okunur 5- ölüleri görmek niyetiyle 100 kere okunur 6- Allahı rüyada görmek için 6600 kere okunur 7- göz perdesinin kalkması için okunur 8 - kıyamet gününde bütün peygamberler şefaatçi olur 9- bütün dilekleriniz gerçekleşir 10 - bütün günahları bağışlanır ( kul hakkı bile ) 11 - günde 80 kere okunursa cennetin 8 katına gidersiniz ( cennetin en yüce makamı ) 12- 1 kere bu salavati okumak 3 yıl ibadet etmeye bedeldir 13- eğer ibadet yaparken söylerseniz 2 kat daha fazla sevap kazanırsınız 14 - sürekli okumayı vird edinenin saygınlığı artar 15 - günde 800 kere okursanız herşey ( insanlar cinler size boyun eğer ) Ömrü uzatmak için 160 kere okunur Hz mehdinin yarenlerinden olmak için Ledün ilmi için Ve daha birçok faydası... Ama bence. ALLAH rızası için okuyun daha etkili olur |
Yav arkadaş daha abdest almadan bi haber bir çok Müslüm varken bu tür paylaşım yapıp milletin başına iş aç mayın daha 32 farzı bilmiyor insanlar önce bunu paylaşın bunları öğretin SAYGILARIMLA
|
Acsin okusunlar ögrensinle internetten heryere bakmayi biliyolarda onami kafalari sarmiyo
|
Hocam paylaşın lütfen paylaşın bu bilgiler hazine tabi bilene
|
Eşşek içinse sadece karpuz kabuğu ve malisef o kadar çok ki rabbim in hikmetinden sual olunmaz
|
Kabre El Sürmek Ve Öpmek
Kabre el sürülüp öpülmez. Bu, nasârâ (hiristiyan) âdetidir. Ana-babanın kabrini öpmekte bir beis yoktur. Fetevai hindiyye |
Şifasız hastalık yoktur; irade eksikliğinden başka. Değersiz bitki yoktur; tanınmamasından başka.
Ibni sina |
“Dünyada her şeyin sonunun harap ve her şahsın gideceği yerin toprak olduğunu gördüğün zaman dünyaya ibretle bakanlardan olursun.
|
Behlül Dânâ hz. (k.s.) bir gün yolda giderken kendini kovalayan müfrezelerden kaçan Abdulrezzak isimli birisi ile karşılaşır.
Abdulrezzak: - Aman Behlül bana yardım et kaçmam lâzım!. Behlül sırtında taşıdığı boş çuvalı açar: “Gir içine,” der. Abdülrezzak içine girince, vurur sırtına çuvalı yoluna devam eder. Biraz sonra Abdulrezak'ı takip eden bir müfreze ile karşılaşır. Sorarlar: - Behlül, Abdulrezakı gördün mü? “Gördüm sırtımda” der. Ama onlar bu cevaba güler ve giderler.. Biraz sonra bir müfreze daha; - Behlül, Abdulrezzak'ı gördün mü? Cevabı aynıdır; “Gördüm sırtımda..” Olay üçüncü kez tekrar eder. Emniyetli bir yere gelince Behlül torbayı açar ve Abdulrezzak'ı indirir. Abdulrezzak: - Aman Behlül ne yaptın? Hem beni kurtarmaya söz verdin, hem de gammazladın... Behlül gülümser ve cevabı çok manidardır; “Merak etme! ONLAR DOĞRUYA İNANMAZLAR, DOĞRU SÖYLEYENE HİÇ İNANMAZLAR.!” |
Kâfirin Duâsına İcâbet:
Kâfirin Duâsına İcâbete Gelince; Onun Dünyâ ile İlgili Yaptığı Duâ Bâzen Kabûl Edilebilir. Hadîs-i Şerif: Kâfir de Olsa Mazlûmun Bedduâsından Sakının. Zirâ O Bedduânın (Ulaşmasına Mani’ Olacak) Bir Perde Yoktur. [Ramûz: 1/14.] Hattâ Allahû Teâlâ Hazretleri Az da Olsa Şeytânın Duâsını Dahi Kabûl Etmiştir. Şöyle ki; İblis, “Rabbim! Öyle ise İnsanların Kabirlerinden Kaldırılacakları Güne (Kıyâmete) Kadar Bana Mühlet Ver?” Dedi. Allah Buyurdu ki, “Sen Mühlet Verilenlerdensin; Allah Tarafından Bilinen Bir Vaktin Gününe Kadar...” [Hicr: 36, 38.] Allahû Teâlâ Meleklere Akıl Verdi Şehvet Vermedi. Onun İçindir ki Melekler Allah’a İsyân Etmezler ve İbâdetten de Usanmazlar. Hayvanlara da Şehvet Verdi Akıl Vermedi. İnsanoğluna ise Hem Akıl Hem de Şehvet Verdi. İnsanlardan Kimin Aklı Şehvet Hislerine Gâlib Gelirse Melekleşir. Kimin de Şehveti Aklına Gâlib Olursa O Kimse Hayvanların Mertebesinde, Hattâ Onlardan Daha Aşağıda Olur. [Aliyyü’l Kâri’den.] Meleklerin Adedi ve Çeşitleri: Meleklerin Adedi Sayılamayacak Kadar Çoktur. Onların Bir Kısmı Birtakım Vâzifeleri Yapmak İçin Vâzifelendirilmişlerdir. Şöyle ki; a) Mukarrebin Melekleri b) Arş’ı Yüklenen Melekler c) Yedi Kat Semâda Bulunanlar d) Cennet ve Cehennem Bekçileri e) İnsanların İşleri Üzerine Memur Hafâza Melekleri f) Denizler Dağlar Bulutlar ve Yağmur Gibi Hususlarla Vâzifeli Melekler g) Ana Rahminde Ceninin Teşekkülü Suret Verilmesi ve Cesetlere Rûhların Üflenmesi ile Vâzifeli Melekler h) Nebatatın Yaratılması ile Vâzifeli Melekler i) Bulutların Hareketi ile Vâzifeli Melekler j) Gezegen ve Yıldızların Hareketi ile Vâzifeli Melekler k) Okuduğumuz Salevât-ı Şerifeyi Aleyhisselâtû Vesselâm Efendimize Ulaştırmakla Vâzifeli Melekler l) Namazgâhta Namaz Vaktini Bekleyen ve Duâ Eden Melekler m) Kocasının Yatağından Kaçan Kadınlara Lânet Edici Melekler n) Cum’a Günü İnsanların Sevâbını Yazmakla Vâzifeli Melekler o) Namaz Kılanların Okuduklarına Âmin Diyen Melekler vb. [Sinanîye.] Abdullah b. Ömer’in Rivâyet Ettiği Bir Hadîs-i Şerifte Buyuruldu ki; Allah Mahlûkâtı On Parçaya Ayırdı. Bunlardan Melekleri Dokuz Parça, Diğer Mahlûkâtı da Bir Parça Kıldı. Yine Meleklerin Çokluğunu İfâde Mahiyetinde Şöyle Denildi; İnsanoğlu Cinnîlerin Onda Biridir. İnsan ve Cin Tâifesi Kara Hayvanlarının Onda Biridir. İnsan, Cin ve Kara Hayvanları, Kuşların Onda Biridir. Bunların Tamamı, Deniz Hayvanlarının Onda Biridir. Bunların Tamamı Birinci Kat Semâdaki Meleklerin Onda Biridir. Bunların Tamamı İkinci Kat Semâdaki Meleklerin Onda Biridir. Yedinci Kat Semâya, Hattâ Dokuza Kadar Bu Minval Üzere Çoğalarak Gider. Askerlerinin Adedini Ancak Kendisi Bilen Allah’ı Tesbih Ederim. |
ALLAH,ım
Bizleri RAHMET,inin o engin lütfuyla bağışla. Bize merhamet et, hidayet ver YARAB. Sen bizlere zerre, zerre hükmedensin,dininde bizleri sabit kıl YARAB. Sensin kâinât kitabının hecelediği. İyiliklerin sahibi sensin YARAB. Her dilin yücettiği sensin. AZİZ ve HAKİM olan sensin YARAB. Selam sensin, selamet sendedir YARAB. Ümmeti Muhammedi, Sırat-ı müstakimden ayırma, Yolundan ayırma YARAB. Aminnn Aminnnnn |
Ruh eksilterek büyür, arttırarak değil
Henry david thoreau |
Tefekkür kalbin lambasıdır. O gidince kalpte ışık kalmaz.
İbn Ataullah İskenderi, |
Hz. Aişe radıyallahu anha validemiz anlatıyor :
" Peygamber Efendimiz'in aile efradı , O 'nun hayatının sonuna kadar , üst üste iki öğün , arpa ekmeğini doyuncaya kadar yemediler." Açıklamalar Neden ? Yokluktan mı ? Tabi ki Hayır ! İmkanları vardı ama O Rahmet Peygamberi'ydi. Ümmetinden aç ve muhtaç olanlar varken , tok olmayı istemedi... |
Hak etmeyen birine verdiğiniz sevgi veya yaptığınız iyilik ya da hayırdan dolayı pişmanlık duymayın! Kalbinizin temizliği ile gurur duyun! Temizliğinizi asla kınamayın.
لا تندمّوا على حُب أو معروف أو خير قدمتموه لأحدهم ولم يكنْ يستحقّه ، كونوا دائماً مُعتزيّن بنقاء قلوبكم ، إيّاكم أن تلوموا طهارتكم |
Kederli ve acılı biri sana gelip derdini açtığında onu dinle. Birisi gelip özür dilediğinde onu bağışla! Bir fakir geldiğinde ona harcamada bulun! İstenilen cebinde mushaf olması değildir. Asıl istenen, ahlâkında bir âyetin tecelli etmesidir.
Mustafa Mahmud إذا جاءك المهموم أنصت ، و إذا جاءك المعتذر إصفح و إذا قصدك المحتاجُ أنفق ، ليس المطلوب أن يكون في جيبك مصحف و لكن المطلوب أن تكون في أخلاقك آية - مصطفى محمود |
Herkes Gibi Olan Sıradan Olur! Kendi Gibi Olan Başarılı Olur...
|
SALAVAT-I A’ZAM (CÜBBELİ AHMET HOCA EFENDİ)
Bismillahirrahmanirrahiym* Allahümme inni es’elüke bismikel a’zamil mektubi min nuri vechikel a’lel müebbed* Eddaimil bakıl mühalled* Fi kalbi nebiyyike ve rasulike Muhammed* Ve es’elüke bismikel a’zamil vahıdi bi vahdetil ehad* El müteali an vahdetil kemmi vel aded*El mukaddesi an külli ehad* Ve bi hakkı bismillahirrahmanirrahıymi kul hüvellahü ehad* Allahüssamed* Lem yelid ve lem yuled * Ve lem yekün lehu küfüven ehadün en tüsalliye ala seyyidina muhammedin sirri hayatil vücud* Ves sebebil a’zami li külli mevcud* Salaten tüsebbitü fi kalbil iman*Ve tühaffizunil kur’an* Ve tüfehhimüni minhül ayat* Ve teftehu li biha nural cennat* Ve nuran neıym* Ve nuran nezari ila vechikel kerim* Ve ala alihi ve sahbihi ve sellim* |
ÖYLE ANAYA BÖYLE KIZ!..
"Sonunda mutlu olunmadıktan sonra, malın mülkün, şanın şöhretin, güzelliğin ne önemi vardı ki? Derken efendim bu iki genç evlendiler. Şehriban annesinin bu evlilik isteğine hiç karşı gelmedi. Herkes “Bu evlilik yürümez!” derken onlar mutluluğun timsalini verdiler etrafa." Kemalpaşa’dan emekli öğretmen Niyazi Gürsu, hatırasına başlarken bizim söyleyeceğimiz sözü zaten söylemiş: -”Yirminci asrın sonunu yaşadığımız bu yıllarda böylesi insanlar da var mı?” demeyin. Gerçekten yaşananları okuduğunuzda aklınıza yukarıdaki soru geliyor. “Böylesi olaylar masallarda bile zor yaşanırken, gerçek hayatta nasıl olur?” diyor insan. Ama oluyor işte... Hatıraya başlamadan şunu da belirtmekte yarar var zannederim. Günümüzde çok tartışılan konulardan biri olan gerçek aşk ile sevginin ne olup olmadığı konusu, işte bu hatırada yaşanmış bir örnek olarak karşımızda duruyor. Sevginin, sadakatin, vefanın nasıl bir şey olduğunu bu hatırayı okurken anlamak oldukça kolay. “Halam Sadiye hanımın bir kızı vardı. Adı da Şehriban Tezcan. Bu kız, öyle dünyalar güzeli denilmese de çok güzel, boyu posu yerinde, aklı başında iffeti ve namusu tartışılmaz, hanım hanımcık bir kızdı. Günlerden bir gün bu kızcağıza yine dünürcüler gelmişti. Damat adayının durumu ise ilk bakıldığında iticiydi. Şöyle ki, yaşı Şehriban’dan en az on yaş büyük. Haydi büyüklük olabilir diyelim, hiçbir mahareti olmayan gariban biri. Haydi onu da sineye çekelim, yüz felci geçirmiş olduğu için ağzının bir tarafı çalık halde. Üstelik gözünün biri de küçülmüş. Fakir bir ailenin oğlu. Ee şimdi bu adama kız mı verilir? Tip desen tip yok, iş desen iş yok, boy desen yok, mal desen yok... Herkes “Böyle bir adama elbette kız verilmez” der. Ama Sadiye halam kızı Şehriban’ı bu gence verdi gitti iyi mi?.. Sebebini sorduğumuzda ise çok enteresan bir gerekçe gösterdi: -Ben kızımı, Mehmet’in boyuna posuna, parasına puluna göre değerlendirip de vermedim. -Ya neye göre verdin? -Siz bilmezsiniz... Bu devirde yakışıklı da çok. Paralı insan da. Mevki sahibi olan da çok, mal mülk sahibi olan da... Ama bu devirde içki içmeyen, kumar oynamayan, zina yapmayan, yalan söylemeyen, hırsızlık bilmeyen, kul hakkından korkan, sahtekar olmayan insan bulmak o kadar zor, o kadar zor ki... Allah böyle karakterde bir insanı benim karşıma çıkartmış. Ben bu fırsatı kaçırır mıyım? Donduk kaldık... Sonra düşündüm de halam ne kadar ileri görüşlü bir kadındı. Sahi kötü alışkanlığı olan bir insan ne kadar yakışıklı, ne kadar varlıklı olursa olsun ileride her türlü kötülüğü yapabilemez miydi? Sonunda mutlu olunmadıktan sonra, malın mülkün, şanın şöhretin, güzelliğin ne önemi vardı ki? Derken efendim bu iki genç evlendiler. Şehriban annesinin bu evlilik isteğine hiç karşı gelmedi. Herkes “Bu evlilik yürümez!” derken onlar mutluluğun timsalini verdiler etrafa. Kocasını hakir görmek şöyle dursun, onun hizmetinde olmaktan zevk alan bir huya sahip bir kız çıktı. E, zaten öyle bir annenin böyle bir kızı olurdu elbet. Kocasının ise ahlakı güzel. Karısına karşı çok merhametli, çok müşfik, çok kibar. Nankörlük edecek bir hareketi olmuyor. Öyle mutlu olmuşlardı ki anlatamam... Yüce Allah bu iki garibana zaman içerisinde nurtopu gibi iki kız ve bir erkek evlat verdi. Bu kez aynı sevgi ve merhameti çocuklarına verdiler. Onları büyütmek için her ikisi de saçlarını süpürge etti. O Mehmet damat gerçekten alnının teriyle çalışıp çabalıyor çocuklarını kimseye muhtaç etmiyordu... Yıllar geçti aradan... Kızları evlendi. Oğulları Hüseyin de polis memuru oldu. Ama, acı kader hiç birimizin aklına gelmiyordu. Birgün nasıl olduysa, bir katil meczubun saldırısına uğradı polis Hüseyin. Tuzak kurmuştu meczup. Bıçak darbesiyle Hüseyin’imizi şehid ederken, aynı zamanda bir mutlu ailenin de sonuna sebep olacağını düşünemiyordu. Çünkü oğullarının şehadet haberiyle ana babanın yüreği kavrulmuştu... Onların ikisinin de yüreği birdi. Gerçi insan olarak ayrı bedenlerde idi ama aynı sevgiyle, aynı duyguyla atıyordu o yürekler. Tıpkı tek bir yürek gibi... Bunun böyle olduğunu zaman gösterdi. Her ana baba evladına ağlardı. Ama evladın hasretiyle yanmak böyle mi olurdu meğer? ... Şehriban da Mehmet de yemeden içmeden kesilmişlerdi. Gece gündüz oğullarının ardından gözyaşı döküyorlardı. Ama Allahü tealaya isyan etmeden. Sadece hasretin ateşiyle... Sadece gözlerine, yüreklerine söz dinletemedikleri için. Ve bu hasrete dayanamayıp çok kısa bir sürede ikisi birden hayata veda ettiler. Geride kalan evli iki kızı, anne ve babasının mezarlarını yan yana defnettiler. Onları her beş vakitte rahmetle anıyorlar. Tabii şehid düşen polis kardeşlerini de... Yeni hayatlarında da, ana babalarının yaşantılarını kendilerine örnek alıyorlar. |
Tek bir şeye takılıp kalma
Bir şeyi yapmanın bir çok yolu vardır olaylara çok boyutlu bakmayı öğren Farklı seçenekleri gör Esnek ol Girdiği kabın şeklini alan ama hep aynı kalan Su gibi OL... |
✅Dışarıdan gelen vesveselere 11 Felak okunmalı..
✅nefisten gelen vesveselere 11 Nas Suresi okunmalı.. ✅Cimriliğe karşı 11 defa Mâûn Suresi okunmalı ✅Şirke karşı 11 defa Kafirûn Suresi okunmalı. ✅ 11 sayısı esma-ı ilahiyenin merdivenidir. ✅ Besmele ile 7 kez okunan Fatiha bütün hastalıklar için şifaya vesiledir. ✅ Besmele 19 kez okunursa kayıp eşya bulunur.. ✅ Besmele 786 kez okunursa her türlü müşkül halledilir.. ✅ Günlük 21 tane kuru üzüm hafızayı açar. Her birini besmele çekerek yemeli.. ✅ Çayı limonla içmek, çayın kan yapıcı özelliği yok etme keyfiyetini giderir.. ✅ Çörek otu baş ağrısını keser.. ✅ Kalp damar tıkanıklıklarına karşı karabaş balı yenmeli. ✅ Migrene karabaş balı kullanılmalı. Karabaş balı, beyin hastalıklarında damar açıcıdır.. ✅ Ardıç yağı, antibiyotik yerine geçer. Ardıç yağına demiri koysan eritir, ama vücuda zarar vermez. Vücuttaki cerahati, iltihabı çıkarır, temizler. Vücut dengesini temin eder.. ✅ Ağrı için ardıç yağı ve kantaron karışımı sürülür.. ✅ Saf zeytinyağı ve kantaron, iç ve dış kanamaları önler, hücreleri yeniler, sinir uçlarını tamir eder. *Kantaron yağı kanser ağrısını yok eder.. ✅ Saç için, kekik suyu ile saçlar yıkanır, dibine lavanta yağı sürülür. Kantaron yağı sürülür, saç diplerindeki cerahat boşalır, dibinden saç çıkar.. ✅ Sütle kaynatılmış sarımsak bronşiti yok eder.. ✅ Elmayı kabuğuyla yemek yüz güzelliği yapar.. ✅ Kuyruk yağı romatizma, bel ve boyun ağrılarına iyi gelir.. ✅Kemik erimesine karşı kuyruk haşlanıp aç karnına yenmeli, belden alt kısmına tırnaklara kadar sürülmeli.. ✅Kudret narı yağı, güzelleştirir, yüzde leke koymaz.. İçilir ve hastalıklı yere sürülürse sedef hastalığını ve kaşıntıları yok eder.. LOKMAN HEKİM’E SORMUŞLAR “BU DÜNYADA NE ÖĞRENDİN?” 1- Namazda kalbime sahip olmayı öğrendim. 2- Misafirlikte gözüme sahip olmayı öğrendim. 3- Yemekte elime sahip olmayı öğrendim. 4- Cemiyette dilime sahip olmayı öğrendim. 5- Yaptığım iyiliği unutmayı öğrendim. 6- Bana yapılan kötülüğü unutmayı öğrendim. 7- Allah’ın kudret ve kuvvet sahibi olduğunu öğrendim. 8- Ölümün hak olduğunu öğrendim |
Ama sen önce kendini inşaa etmelisin, dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla.
-- |
OKURKEN GÖZLERİM DOLDU
Biz çocukken çok fakirdik diyerek söze başladı. Öyle böyle bir fakirlik değildi bizimkisi gözleri doldu hadi şurada bi yerde oturalımda anlatayım sana içinden geldi valla,hiç kimseye anlatmadım şimdiye kadar Başım üstüne çok merak ettim dinlemek istiyorum sizi dedim Yıl 1980 li yıllar köyümüzde okul olmadığı için babam köyden 80 km uzaktaki ilçede yatılı okula yazdırdı beni 7-8 yaşlarındaydim doğru dürüst Türkçe bilmiyordum, anam bir kelime Türkçe bilmezdi köyümüzde herkes Kürtçe konuşurdu anam ve babam okuma yazması yoktu ,neyse yatılı okula başladım ilk zamanlar her gece yorganın altında saatlerce için için ağlardım ,sadece 15 tatilde ev izni vardı ,neyse uzatmayım iyi kötü okul bitti okulda çok başarılıydım hocalarım üniversiteye mutlaka hazırlan ihmal etme sakın sınava gir diye her zaman tembih ederlerdi beni. Babam köyün çobaniydi iki kardeşim daha vardı üstte yok başta yok Babama üniversiteye hazırlanmak için kitap lazım diyemedim çünkü biliyorum parası yoktu desem üzülecek kahır olacak çünkü çok istiyordu benim okumamı, Anama dedim Ana çevre köylerde üniversiteyi kazanan varmı? Son iki yıldır bi sorsan Anam tamam bi sorayım soruşturayim oğul dedi Ertesi gün anam yukarı köyde bi kız çocuğu geçen yıl üniversiteyi kazanmış dedi . Hadi ana kalk gidelim onun kitapları almam lazım inşallah atmamıştır, Ertesi gün anamla yayan olarak bide yaz günü sıcak, ayağımda kara lastik var çorapsız terliyor zırt bırt çıkıyor ayağımda Yoksuluk diz boyu çobanlık yaptığım için kumral olan saçlarımın uçları güneşte yanmış sarı bom boz olmuşum yolda ayağımı pişirdiği için kara lastiği elime almışım çıplak ayakla üniversiteyi kazanan kızın evine gittik , Anam durumu anlattı sıkıla sıkıla mahcup , hayırlı olsun sizin kız üniversiteyi kazanmış bizim oğlan da sınava girecek varsa eski kitaplarını bize verseniz dedi , kızın anası bi sorayım kıza dedi ,kızı çağırdı "kızım eski kitaplarını istiyorlar " kız okuyan kim diyerek pencereden Seslendi Ben dedim Senmi? ! Senmi üniversite kazanacan şunun kılığına kıyafetine bak hele Sen git çobanlık yap sana kitaplarımı verip heba etmek istemiyorum dedi. Başımdan aşağı soğuk terler aktı Anam : hadi oğul gidelim ağlamaklı bir sesle Geri dönerken yolda bi arkama döndüm ki anam ağlıyor Ana kurban olam ağlama sana söz ben o üniversiteyi kazanacam sen üzülme yeterki, Köye döndük gece hiçuyku tutmadı beni Sabah erkenden kasabaya doğru yola çıktım bu sefer, yalın ayak çünkü kara lastik çok sıkintiydi Kasabaya gittim herkese soruyorum " bu yıl üniversite kazan varmı bildiğiniz" Kimsede net bir cevap yok Bir amca yanına çağırdı beni durumumu anlattım okumak istediğimi söyledim, Düşündü bana bak oğul dedi buralarda okuyan pek yok Sen en iyisi yukarı ALEVİ köylerine git onlarda okuyan çokdur ,bulsan bulsan oralarda bulursun aradığını dedi Peki amca nasıl giderim o köylere dedim Aha şurada traktörler var o köylulerin dedi Gittim bi traktörün romorkuna atladım yorgunlukta uyuya kalmışım gözümü açtığımda bi köyün içine giriyoruz traktörcu benim farkında bile değil gitti köyün meydanında durdu stop etti evine gitti . Bende İndim aşağı traktörün tekerinin yanına çöktüm, ne kadar oturdum bilmiyorum , Birden Omuzuna bir el değdini fark ettim Sende kimsin oğul ne yapayorsun burda ano Kurban dedi yaşlı teyze. Bende durumumu anlattım teyzeye Teyze: oyy ben kurban olam sana dedi ve seslendi bütün köye Herkes başına toplandı tam iki çuval test kitapi vs topladılar bana hatta birazda para verdiler traktörcude beni ta bizim köye kadar getirdi bıraktı Sınava 2 ay vardı bir taraftan çobanlık Bir taraftan sürekli ders çalışıyordum , Sınav günü geldi çok heyecanlıydım sabah erkenden şehre gitmek zordu belki geç kalırım diye anam bana biraz azık çıkını yaptı,gece şehre giden bir arabayla sınavın yapılacağı okulun yanında indim okulun duvarının dibinde sabahladim, 15 gün sonra köye bir resmi araç geldi ben koyun yayiyordum babamı sormuşlar , Oğlun nerede Babam : davarin önünde hayırdır Oğlunu görmemiz lazım çağıra bilirmiyiz Kardeşim abi abi muhtar senı çağırıyor dedi Köy meydanında bir kalabalık gördüm sadece yaklaştim hayırdır dedim heyecandan dilim dönmüyor ,hayır evlat hayır ÖSYM Türkiye birincisi oldun gözün aydın 500 tam puan .. |
“Ve izâ meridtü fehüve yeşfîn.” (Hastalan*dığımda bana şifâ veren Allah’tır.)
(Şuara 80) Es Selam... |
Kütle çekimi yüksek bir gezegene inmek zor, ayrılmak da zor. Yoğun bir atmosfer de işi daha da zorlaştırıyor. Ancak yok senecek kadar kütle çekimi ve atmosferi olan astrid veya kuyruklu yıldızlara inmek neden bu denli zor. Dünyada bir dron bile otonom yumuşak iniş yapabilirken uzay teknolojisinde ESA ve Nasa nın bu kadar gerilmelerini anlayamıyorum.. Sizce neden? zorlanmaları
|
Bir göz yanılması kardes sana oyle gelmiş takma..
|
Vaaay be.. Poz vermişler Bi de -p
Zaten oldum olası bu foto meselesini anlayamam. Fotoğrafta bir şey yok. Çünkü kişi beyninin içindekinin fotoğrafını çekemez. Varlık beyin dalgalarını etkiler ve karşısındaymış gibi kişiye görüntü verir ve kişi de o varlığı mevcut orada sanar.. Ama aslında varlık ya uzakta yada kişinin beyninin içindedir-) Neden aynı varlığı iki insan aynı anda göremiyor? Yada hadi göstermek istedi varlık diyelim neden ikisi de aynı süliyette göremiyor? Cevap yukarıda.. Bakın.... Bu cinlerle bu kadar uğraşmayın bence. Bırakın kendi dünyalarında yaşasınlar. İnsan eşrefi mahluktur. Ve cinler yer yüzünde bozgunculuk yaptığı için insan yaratıldı. Bu sizce de bir kompleks konusu değil mi 12 yaşında ki çocuğun zeka düzeyine sahip bir varlık için.. O yüzdendir ki Cinler inanılmaz komplekslidir insanlara karşı. Müslümanı da gavuru da kibirlidir. Maneviyatınız yoksa - ki bu konuyu da iyi izah etmek gerekir- bir süre sonra adıyla besmele çeker, ona secde ettiğinizi görürsünüz rüyanızda.. Durum bu kadar tehlikelidir. Kendine buyur ettikten sonra benliğinkaybolur gider farkında dahi olamaz insan... Örneğin cindarlık işi ile ilgilenen kimseler maalesef toplumumuzda yüksek ilim sahibi insanlar olarak algılanır. Ama bunun böyle olmadığını yalnızca bu önyargıdan sıyrılıp cindar bir müddet gözlemlerseniz anlaşılır zaten. Genelleme her zaman yanlıştır. Genelleme olarak algılanmasın bu yazdıklarım fakat varlıkları hayatının merkezine yerleştirmiş olan cindarlarda bu sürekli müşade edilir. Sadece gözlemlemek inanın bana kişinin varlığın tamamen kontrolünde olduğunu gösterecektir size. Tutarsız konuşmalar, bir söylediğini bir sonra ki cümlede resmen yalanlalama, zeka düzeyi, kağıda yazıp çizdiği vefk dediği kerameti cinden menkul şekiller, tuhaf cinsel arzu ve sapık davranışlar -(hayvandan damacanaya kadar herşeye şehvet isteği) vs vs bir sürü tuhaf, insanın zekasıyla alay eder şekilde işler.. Cinlere iş yaptırmak büyük bir maneviyat ister. Bu maneviyata sahip insan ise zaten cinlerle muhatap olmaz en fazla ruhanilerle muhatap olur ki bu dahi hoş karşılanmaz manevi alemde rahmaniyet açısından. Nedir bu sahip olunması gereken maneviyat? Doğruyu yanlıştan İslam kılıcı ile ayırabilmek algısı ki bunu hayatına yerleştirmemişse kişi eğer, bu durum bir refleks oluşturmaz, oluşturmadığı gibi de dilde kalır herşey. Her kul Allah'a yolculuktadır. Çoğu kul bunu farkedemez dünyevi işlerinden dolayı. Farkedebilenlere ise manevi alemden bir kapı açılır nasibinde varsa eğer. Bu kapı keşiftir işte. Keşif açılır, insan cinler alemini görmeye başlayan insan subhanallah ne güzel yaratmışsın deyip geçemezde o aleme yapışıp kalırsa en güzeli bulma arayışı biter ve cin alemi sınavı olur ki o alemle sınav edilip geçebilen pek az dır.. Ve cinler katmanına yapışıp kalan kişi cinlerin oyuncağı haline gelir.. Kendini bakım yapan büyük bir kabileye hükmettiğini sanan fakat her gece rüyasında farklı farklı cin cinsel pisliklerine maruz kalan cinci bile gördüm ben.. Dikkat.... Yazı biraz uzun. Ama umumun faydasına olduğunu umuyorum... Umarım işaret ettiğimiz noktaları görebilir herkes.. Selam, sevgi ve dua ile.. |
Erzurum
Konu bu kadar net anlatılabilirdi tebrik ederim. Cinlerle evlendiğini sanıp ondan çocuk yaptığını iddia edenler bile var. Allah bilir cinler bu tür insanları nasıl etkiliyor da bu tür iddiaları ortaya atıyorlar.. |
Hayal Meyal
Elindeki bronz sikkeyi altın olarak gören cinci biliyorum ben. Çocuk yaptım demek zor değil ki. |
Erzurum
Doğrudur hocam daha neler vardır bizim bilmediğimiz. Allah bu varlıkların etkisimde olan insanların yardımcısı olsun. Umarım bir an önce bu illüzyondan kurtulurlar. |
Kainatta hiç bir fani Hz Muhammed (sav) kadar sevilmedi sevilmeyecektir.
Peygamber Efendimize uzanan diller kurusun.. |
Ablanın saçları da şekilmiş yani :)
|
Başarılı good
|
Ya efsanesin gerçekten gördüm benim gördüklerime hiç benzemiyorlar daha çok cin fotoğrafi lütfen. Süper bir şey inanılmaz.
|
Sen ortaya bırakmışsın. Ben birakmam. Sen havaya
anlatmışsın, o olursa bunu kaldıramazsınız filan falan, ben havaya anlatmam. Elde ki veriler doğrultusunda fotoğrafda anlattıkların da; Saçmalık. Dergahta kahvede muhabet etmedim ben. Dinlemedim de. Fakat gerçek olan bişey var ki senin fotoğraflar sanki tost makinasıyla çekilmiş -) Merak ettiğim bir şey var. Kütlesi hiç olmayan bir şeyin fotoğrafını almak nasıl bir şey? Fizik açıklayamadığı için bu varlıklara metafizik varlıklar denimiş. Fizik niye açıklayamıyor? Çünkü Kütlesi yok. Daha doğrusu yok gibi bir şey. Atom zerresi kadar bile değil. Haliyle fizik ilminin dışında kalıyor. Yani maddeyi algılayabilir olarak dizayn edilmiş olan ama maddeyi bile zar zor algılayabilen senin şu tost makinası kültlesi dahi olmayan varlıkları nasıl yakaladı? Bana kahve muhabbeti yapıyor diyosan bunun bilimsel bir açıklamasını yapman lazım. Zahir olan bir varlık zahir bir ilimle de izah edilmek zorundadr.. Kardeş hayal pazarlayabilirsin. Fakat ben yedim doydum onları zamanında. Bi daha da beni ilgilendiren birşey yazarsan etiketle. İşi gücü bırakıp yazdıklarını takip etmiyoruz. |
Son yorumda ki fotoğrafı 10 kişiye göster 10 kişide sana
aynı sureti ve duruşu tarif edecektir. Bu da demek oluyor ki bir varlığın zahir olması öz algısal bir durum değil. Kolektif noktada bir paylaşım açık. Davet edilen varlıkların görünümleri el yazması kitaplarda da açıkça vurgulanıyor. A kişisi farklı bir varlık görürken B kişisi farklı bir varlık görmüyor icabet esnasında. Söylediklerin birbiri ile çelişki içinde zaten, daha fikrini diline vuramıyorsun. Kütlesi olmayan bir varlık diyorsun, bu sizin gibi alt zümre 1-2 fıkıh 1-2 menkıbe, 1-2 Havas pdf incelemiş insanların ortak görüşü zaten. Bu işlerle alakan olsa zaten her varlığın, enerjisinin birbirinden ayrı olduğunu bağ kurduğu insan ile özel olduğunu bilirdin. Gerekli fedakarlığı göstererek, o varlığın ruhunu yüceltip, enerjini açar, o varlığı beslersen ister fotoğrafını çekersin, ister videoya alırsın. Tabii siz sözde Rahmani yolda ki varlıkları yüceltip Suflileri yerdiğiniz için, sözde bildikleriniz Rahmaniyattan ileri gidemez. Olduğunuz yerde sayar durursunuz. Hayal pazarlayanlar sizin gibi iki yüzük takıp bir mürekkep hazırlayanlara hoca çekip, millete "bozma ve kurtuluş" adı altında çarptırılmış tecrübeler ve referans verenlerdir. Olmayan sorunu yaratıp, hayali alemler ile çatışan sizlerin karnıda toktur, gönlüde hoştur. Dikkat edin bir gün sert bir kayaya çarpmayın, tıka basa olan midenize bir laf oturtur, kusmak zorunda kalırsınız.. |
Beslemek yerine hepsinden kurtulsan daha güzel olmaz mi izmir gibi sahane bir sehirde yasanilacak çok güzel vakitler vardir bence :)
|
Efsane paylaşım gerçek bir varlık resmi
|
Sakin ol birader. Tamam orda varlıklar var. Dediğin gibi olsun. -) ama yok..
Bir de zanlarını kendine sakla. Yüzük mürekkep hoca falan. Ya geç bunarı... Ben bunlara tevessül etmem. Ki evvela o yanında ki sufliler bi kimle konuştuğunu anlatsın sana. Bir diğer mesele de şu; Bronz sikke yi altın sanan buna inandırılan cindarlar gördüm ben.. Senin orada var olduğunu idda ettiğin şeyleri görmen ve hayret etmen de çok normal. Sana tavsiyem biraz sakin ol -) Burası sosyal ortam.... Bir meseleyi umuma açıyorsan eğer eleştiriye de açık olacaksın. Fakat görülen o ki senin sorunun sanırım umuma açılan bir fotoğraf değil de bir nevi tespit çalışması gibi... Ülkede ki en büyük hırsızlığın enerji hırsızlığı olduğunu sadece ben mi farkediyorum? Neyse kardeş yanında ki sufliler le sana başarılar dilerim. |
Dikkat
edin bir gün sert bir kayaya çarpmayın, tıka basa olan midenize bir laf oturtur, kusmak zorunda kalırsınız.. . yazdıklarını pek okumaya değer görmediğimden bu cümleni sonradan gördüm. Sana Bi tavsiye. Şu ortadam da inan bana en son uğraşılacak adamlardan birini tehdit ediyorsun. Biz çok dağ gördük kendini büyük cindar zanneden ama her gece rüyasında erkek cinlerin tecavüzlerine maruz kalan.... Az kendine gel. Bizim buraların bir lafı vardır. El yumruğunu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanar. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:45. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com