![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
« Dünya ve insanlık alemi son sürat kıyamet saatine doğru giderken , insanların en büyük davası imanla şu dar-ı dünyadan göçebilmektir . Fakat neye / nasıl iman edeceğimizi bilmediğimizden ve ihmallerimizden , belki de bilerek / bilmeyerek dinden çıkıyoruz . Önce Allaha , meleklerine , kitaplarına , peygamberlerine , âhiret hayatına , kadere , hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine tam manasıyla inanmalı ve bu imandan sonra müslümanlığımızı yaşamanın gayreti içinde olmalıyız . Aşağıdaki tevbe , bu eksikliklerimizi kapatma adına size yardımcı olacaktır inşaallah .. Allah ( celle celalühü ) Ümmet - i Muhammedi razı olduğu yola hidayet buyursun ve şeytanın tüm tuzaklarına karşı her an uyanık eylesin . » Allahümme inni uridu en uceddide'limanen ve nikahen tecdiden bi gavli lâ ilahe illallah muhammeden resulullah . Amentü billahi ve melâiketihi ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'lâhıri ve bi'l kaderi , hayrihî ve şerrihi minaʼllâhi teâlâ ve'lbasü bade'l mevt , hakkun , eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlühü . Ben Allah'a , meleklerine , kitaplarına , peygamberlerine , âhiret gününe , kadere , hayır ve şerrin Allah'ın yaratmasıyla olduğuna inandım . Öldükten sonra dirilmek de haktır . Ben şehadet ederim ki , Allah'tan başka ilâh yoktur . Ve yine şehadet ederim ki , Muhammed ( sallallahu aleyhi vesellem ) O'nun kulu ve peygamberidir .
O ALLAH'A İMAN Allahım ! Benim , ana ve babamın , soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların , Hz . Ademden ( aleyhisselam ) kıyamete kadar geçmiş , gelmiş ve gelecek tüm inananların ; bilerek veya bilmeden , gizli ve açık olarak senin varlığına , birliğine , azametine , uluhiyetine , saltanatına , tüm isim ve sıfatlarına karşı imanımızda , tevhidimizde , teslimiyetimizde ve tevekkülümüzde inkâra ve cehalete girerek , gaflete düşerek , şirk ile kendi nefsimizi veya yarattıklarını sana ortak koşarak , kibre girip kibirlenerek , küfre düşerek , büyüklenip böbürlenerek , diliyle ve haliyle reddederek , teslim olmayarak , isyan ederek , şüphe duyarak , şeytanın vesveselerine aldanarak , senin rahmetinden ümitsizliğe düşüp ümidimizi keserek , Allahım ! Sana olan imanımızı kaybetmemize sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan sözlerimizden , fiil ve davranışlarımızdan , teslimiyetsizliğimizden yarattığın zerreler ve katreler adedince , bilinen ve bilinmeyen isimlerin ve sırların adedince { Tevbe ettim . Estağfirullah } ( Estağfirullah 33 defa ) Allahım ! Şahit ol ki , ben senin mutlak varlığına , hayat sahibi ve diri olduğuna , görünen / görünmeyen bütün alemleri yönetip idare ettiğine , tek olduğuna ve senden başka büyük olmadığına , başlangıcının ve sonunun olmadığına , ortağının / benzerinin olmadığına ve yarattıklarından hiçbir şeye benzemediğine , hiçbir şeye muhtaç olmayıp her şeyin sana muhtaç olduğuna , geçmiş , gelmiş , gelecek , gizli ve açık herşeyi bildiğine , herşeyi işittiğine , herşeyi gördüğüne , herşeyden haberdar olduğuna , “ Ol ” emri ile dilediğini dilediğin an yaptığına , senin dilediğin her şeyin olduğuna ve dilemediğin hiçbir şeyin de olmadığına , sonsuz güç ve kudret sahibi olduğuna , herşeyin yaratıcısının sen olduğuna , senin iznin olmadan bir yaprağın dahi kıpırdamayacağına , bütün kullarını rızıklandırdığına , bütün alemleri nimetlerinle donattığına , peygamberler ve Kur'an - ı Kerim aracılığıyla kulların ile konuştuğuna ve senin tüm isimlerine ; Allah ( eşi benzeri olmayan , bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilâh , her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi , isimlerin sultanı ) , Er - Rahmân ( dünyada bütün mahlukata merhamet eden , şefkat gösteren , ihsan eden ) , Er - Rahîm ( âhirette , mü'minlere sonsuz ikram , lütuf ve ihsanda bulunan ) , El - Melik ( mülkün , kâinatın sahibi , mülk ve saltanatı devamlı olan ) , El - Kuddûs ( her noksanlıktan uzak ve her türlü takdise lâyık olan ) , Es - Selâm ( her türlü tehlikelerden selâmete çıkaran ) , El - Mü'min ( Güven veren , emin kılan , koruyan ) , El- Müheymin ( her şeyi görüp gözeten ) , El - Azîz ( izzet sahibi , her şeye galip olan ) , El - Cebbâr ( azamet ve kudret sahibi , dilediğini yapan ve yaptıran ) , El - Mütekebbir ( büyüklükte eşi , benzeri olmayan ) , El - Hâlık ( yaratan , yoktan var eden ) , El - Bâri ( her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan ) , El - Musavvir ( varlıklara şekil veren ) , El - Ġaffâr ( günahları örten ve çok mağfiret eden ) , El- Kahhâr ( her şeye , her istediğini yapacak surette , galip ve hakim olan ) , El - Vehhâb ( karşılıksız hibeler veren , çok fazla ihsan eden ) , Er - Rezzák ( bütün mahlukatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan ) , El - Fettâh ( her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran , darlıktan kurtaran ) , El - Alîm ( gizli açık , geçmiş , gelecek , her şeyi en ince detaylarına kadar bilen ) , El - Kâbid ( dilediğine darlık veren , sıkan , daraltan ) , El - Bâsıt ( dilediğine bolluk veren , açan , genişleten ) , El - Hafid ( dereceleri alçaltan ) , Er - Râfi ' ( şeref verip yükselten ) , El - Mu'izz ( dilediğini aziz eden , izzet veren ) , El - Müzill ( dilediğini zillete düşüren ) , Es - Semî ' ( her şeyi en iyi işiten ) , El - Basîr ( gizli açık , her şeyi en iyi gören ) , El - Hakem ( mutlak hakim , hakkı batıldan ayıran , hikmetle hükmeden ) , El - Adl ( mutlak âdil , çok adaletli ) , El - Latîf ( lütuf ve ihsan sahibi olan , bütün incelikleri bilen ) , El - Habîr ( olmuş olacak her şeyden haberdar ) , El - Halîm ( cezada acele etmeyen , yumuşak dav- ranan ) , El - Azîm ( büyüklükte benzeri yok , pek yüce ) , El - Ğafûr ( affı , mağfireti bol ) , Eş - Şekûr ( az amele , çok sevap veren ) , El - Aliyy ( yüceler yücesi , çok yüce ) , El - Kebîr ( büyüklükte benzeri yok , pek büyük ) , El - Hafiz ( her şeyi koruyucu olan ) , El - Mukît ( her yaratılmışın rızkını , gıdasını veren , tayin eden ) , El - Hasîb ( kulların hesabını en iyi gören ) , El - Celîl ( celâl ve azamet sahibi olan ) , El - Kerîm ( keremi , lütuf ve ihsanı bol , karşılıksız veren , çok ikram eden ) , Er - Rakîb ( her varlığı , her işi her an görüp gözeten , kontrolü altında tutan ) , El - Mucîb ( duaları , istekleri kabul eden ) , El - Vâsi ' ( rahmet , kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden ) , El - Hakîm ( her işi hikmetli , her şeyi hikmetle yaratan ) , El - Vedûd ( kullarını en fazla seven , sevilmeye en lâyık olan ) , El - Mecîd ( her türlü övgüye lâyık bulunan ) , El - Bâis ( ölüleri dirilten ) , Eş - Şehîd ( her zaman her yerde hazır ve nazır olan ) , El - Hakk ( varlığı hiç değişmeden duran . Var olan , hakkı ortaya çıkaran ) , El - Vekîl ( kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran ) , El - Kaviyy ( kudreti en üstün ve hiç azalmayan ) , El - Metîn ( kuvvet ve kudret kaynağı , pek güçlü ) , El - Veliyy ( inanan- ların dostu , onları sevip yardım eden ) , El - Hamîd ( her türlü hamd ve senaya lâyık olan ) , El- Muhsî ( yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen ) , El - Mübdî ( maddesiz , örneksiz yaratan ) , El - Muîd ( yarattıklarını yok edip , sonra tekrar diriltecek olan ) , El - Muhyî ( ihya eden , dirilten , can veren ) , El - Mümît ( her canlıya ölümü tattıran ) , El - Hayy ( ezeli ve ebedi hayat sa- hibi ) , El - Kayyûm ( varlıkları diri tutan , zatı ile kâim olan ) , El - Vâcid ( kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan , istediğini , istediği vakit bulan ) , El - Macîd ( kadri ve şanı büyük , keremi , ihsanı bol olan ) , El - Vâhid ( zat , sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan , tek olan ) , Es - Samed ( hiç- bir şeye ihtiyacı olmayan , herkesin muhtaç olduğu ) , El - Kâdir ( dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan ) , El - Muktedir ( dilediği gibi tasarruf eden , her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi ) , El - Mukaddim ( dilediğini , öne alan , yükselten ) , El - Muahhir ( dilediğini sona alan , erteleyen , alçaltan ) , El - Evvel ( ezeli olan , varlığının başlangıcı olmayan ) , El - Ahir ( ebedi olan , varlığının sonu olmayan ) , El - Zâhir ( varlığı açık , âșikar olan , kesin delillerle bilinen ) , El - Bâtın ( akılların idrak edemeyeceği , yüceliği gizli olan ) , El - Vâlî ( bütün kâinatı idare eden ) , El - Müteâlî ( son de- rece yüce olan ) , El - Berr ( iyilik ve ihsanı bol , iyilik ve ihsan kaynağı ) , Et - Tevvâb ( tevbeleri kabul edip , günahları bağışlayan ) , El - Müntekîm ( zâlimlerin cezasını veren , intikam alan ) , El - Afûvv ( affı çok olan , günahları affetmeyi seven ) , Er - Raûf ( çok merhametli , pek şefkatli ) , Mâlik'ül- Mülk ( mülkün , her varlığın sahibi ) , Zü'lcelâli ve'l ikrâm ( celâl , azamet ve pek büyük ikram sahibi ) , El - Muksit ( her işi birbirine uygun yapan ) , El - Câmi ( mahşerde her mahlukatı bir araya toplayan ) , El - Ġaniyy ( her türlü zenginlik sahibi , ihtiyacı olmayan ) , El - Muğnî ( müstağni kılan , ihtiyaç gideren , zengin eden ) , El - Mâni ( dilemediği şeye mâni olan , engelleyen ) , Ed - Dârr ( elem , zarar verenleri yaratan ) , En - Nâfi ( fayda veren şeyleri yaratan ) , En - Nûr ( âlemleri nurlandıran , dilediğine nûr veren ) , El - Hâdî ( hidayet veren ) , El - Bedî ' ( eși ve benzeri olmayan güzellik sahibi , eşsiz yaratan ) , El - Bâkî ( varlığının sonu olmayan , ebedî olan ) , El - Vâris ( her şeyin asıl sahibi olan ) , Er - Reşîd ( irşada muhtaç olmayan , doğru yolu gösteren ) , Es - Sabûr ( ceza vermede acele etmeyen ) olduğuna iman ettim , teslim oldum ve müslümanım . “ Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü " O MELEKLERE İMAN Allahım ! Benim , ana ve babamın , soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların , Hz . Ademden ( aleyhisselam ) kıyamete kadar geçmiş , gelmiş ve gelecek tüm inananların ; bilerek veya bilmeden , gizli ve açık olarak yarattığın meleklerinin varlıklarını , görevlerini , yaratılışlarını inkâr ederek , şirke girip kendi nefsimi veya dinsizlerin veya batıl dinlerin inançlarını ortak koşarak , kibre girip kibirlenerek , küfre düşerek , büyüklenip böbürlenerek , reddederek , teslim olmayarak , isyan ederek , şüphe duyarak , vesveseye düşerek veya o meleklere erkeklik veya dişilik vererek , veya şeytanlara , cinlere , surelerin hadimi olan hüddam ve hizmetçiler diyerek melekleri ve asıl görevlerini ve şekil ve suretlerini inkâr edip şüpheye düşerek böylece onlara şekil ve suretler vererek meleklere olan imanımızı kaybetmemize sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan sözlerimizden , fiil ve davranışlarımızdan , yarattığın melekler sayısınca { Tevbe ettim . Estağfirullah } ( Estağfirullah 33 defa ) Allahım ! Şahit ol ki , dört büyük melek olan Cebrail , Mikâil , Azrâil ve İsrâfile , yerlerde ve göklerde , dünyada ve âhirette , cennet ve cehennemde yarattığın ve vazifeler ile vazifelendirdiğin , yemeleri içmeleri olmayan ve ihtiyaç da hissetmeyen ve senin emir ve yasaklarına itaatten lezzet ve keyif alan ve sana asla itaatsizlik yapmayan , yarattığın tüm meleklerine iman ettim , teslim oldum ve müslümanım . “ Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü " O SEMAVİ KİTAPLARA İMAN Allahım ! Benim , ana ve babamın , soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların , Hz . Ademden ( aleyhisselam ) kıyamete kadar geçmiş , gelmiş ve gelecek tüm inananların ; bilerek ya da bilmeden , gizli ve açık olarak gönderdiğin kitaplarına ve emir ve yasaklarına karşı muhalefet ederek , değiştirerek , değiştirmeye çalışarak veya değiştirenlere veya değiştirmeye çalışanlara taraftar olarak , inkâr ederek , şirk koşarak , kibre girip kibirlenerek , küfre düşerek , büyüklenerek , reddederek , teslimiyetsizlikle , şüphe duyarak , vesveseye düşerek , son dinin İslâm olduğunu ve kitabının Kur'an - ı Kerim olduğundan şüphe duyarak veya inkâr ederek veya Kur'an - ı Kerim'den sonra hükmü tamamen kalkmış olan diğer semavi kitapların hükümlerinin kalktığını kabul etmeyerek , en son gönderilen kitap olan Kur'an - ı Kerim'den yüz çevirmekle ve hükümlerine teslim olmamak ile gönderdiğin kitaplara olan imanımızı kaybetmemize sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan sözlerden , fiil ve davranışlarımızdan yarattığın zerreler ve katreler adedince , gönderdiğin kitap ve sayfaların harfleri adedince { Tevbe ettim . Estağfirullah } ( Estağfirullah 33 defa ) Allahım ! Şahit ol ki , dört büyük kitap olan Kur'an - ı Kerim , İncil , Tevrat ve Zebur'u senin indirdiğine ve Kur'an - ı Kerim'in en son ve senin katında tek geçerli kitap olduğuna ve Kur'an - ı Kerim'in nüzul etmesi ile daha önce indirdiğin ve daha önce gönderdiğin elçilerine ve onlara gelen emir ve yasaklarını bildiren ve üç büyük kitap olan İncil , Tevrat ve Zebur'un , Kur'an - ı Kerim'i göndermen ile senin katında bir hükmünün olmadığını bildirmene , Kur'an - ı Kerim ile bildirdiğin emir ve yasakların tamamına iman ettim , teslim oldum ve müslümanım . “ Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü❞ O PEYGAMBERLERE İMAN Allahım ! Benim , ana ve babamın , soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların , Hz . Ademden ( aleyhisselam ) kıyamete kadar geçmiş , gelmiş ve gelecek tüm inananların ; bilerek ya da bilmeden , gizli ve açık olarak peygamberlerine ve onların elçiliklerine , tebliğ ve davetlerine , ahlâklarına , seçilmişliklerine , görevlerine muhalefet ederek , bilerek veya bilmeden , gizli ve açık olarak gönderdiğin peygamberlerin elçiliklerine , görevlerine karşı inkâra düşerek , şirk koşarak , kibre girip kibirlenerek , küfre düşerek , büyüklenerek , reddederek , teslimiyetsizlikle , isyan ederek , şüpheye girerek , vesveseye düşerek ve en son gönderilen peygamber Hz . Muhammede ( aleyhisselatu vesselam ) tabi olmamak ve onun sünneti ile amel etmemek veya reddetmek ile ve teslim olmamak ile peygamberlere olan imanımızı kaybetmemize sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan sözlerimizden , fiil ve davranışlarımızdan gönderdiğin peygamberler ve onların ağzından ve onlara tabi olanların ağzından çıkan ve çıkacak razı olduğun harfler adedince { Tevbe ettim . Estağfirullah } ( Estağfirullah 33 defa ) Allahım ! Şahit ol ki , ben Hz . Muhammed'in ( aleyhisselatu vesselam ) senin en son peygamberin ve kulun ve rasulün olduğuna ve ona tabi olarak ve Kur'an - ı Kerim ile bildirdiğin 24 peygamberin ve Kur'an - ı Kerim'de ismi geçmeyen gönderdiğin diğer peygamberlerin dahi hak olduğuna ve sıdk ve doğruluk ile senin emir ve yasaklarını bizlere tebliğ ettiklerine iman ettim , teslim oldum ve müslümanım . “ Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü❞ O BAʼSU BAD’EL - MEVT ( ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLİŞ ) VE AHİRETE İMAN Allahım ! Benim , ana ve babamın , soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların , Hz . Ademden ( aleyhisselam ) kıyamete kadar geçmiş , gelmiş ve gelecek tüm inananların ; bilerek veya bilmeden , gizli ve açık olarak kıyametin kopmasına , ölümün insanın küçük kıyameti olduğuna , âhiret hayatına , kabirdeki sorgu ve suale , öldükten sonra dirilmeye , mahşer gününe , mahşerde hesap vermeye , ebedi mekanlar olan cennet ve cehenneme , mahkeme-i kübraya inanmayarak , reddederek , şirke ve isyana girerek , sövüp küfrederek , ilk yaratılışına şahit olduğu halde ikinci kez yaratılışını inkâr ederek , şirk koşarak , kibre girip kibirlenerek , küfre düşerek , büyüklenerek teslim olmayarak âhirete ve tekrar dirilmeye imanımızı kaybetmemize sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan söz , fiil ve davranışlarımızdan mahşerde ve ebediyette yarattığın ve yaratacağın zerreler ve katreler adedince ve ihsan edeceğin ve gazap edeceğin ebedi alemdeki isim ve sıfatlarının tecellileri adedince { Tevbe ettim . Estağfirullah } ( Estağfirullah 33 defa ) Allahım ! Şahit ol ki , ben ölümün hak olduğuna , kıyametin kopacağına , kabir hayatına , tekrar dirileceğime , hesap gününe , mahşer meydanının kurulacağına , mahkeme - i kübra olan büyük mahkemede hesap vereceğime , cennet ve cehennemin girenler hakkında ebedi olacağına ve Kur'an - ı Kerim ile bildirdiğin tüm âhiret inancına iman ettim , teslim ve oldum ve müslümanım . “ Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü " O KADERE , HAYRIN VE ŞERRİN ALLAH'IN İZNİ İLE GELDİĞİNE İMAN Allahım ! Benim , ana ve babamın , soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların , Hz . Ademden ( aleyhisselam ) kıyamete kadar geçmiş , gelmiş ve gelecek tüm inananların ; bilerek veya bilmeden , gizli ve açık olarak kadere itiraz ederek, hayrın ve şerrin senden geldiğini unutarak veya inkâr ederek veya gaflete düşerek, başına gelen belâ ve musibetlerde ve kader ile hükmolunan takdirata, yani Allahım senin verdiğine teslim olmayıp, “ben bunu haketmedim” veya “şu insan bunu haketmiyor, bu dünyada adalet yok, zâlim kader” gibi kader-i İlâhiyeyi tenkit ve inkâr edecek sözler söyleyip hükmüne ve adaleti- ne karşı çıkıp inkâr ederek ve reddederek veya başına gelen sıkıntılı hallerde “neden bunu bana verdin” deyip gizli ve açık işlediği hata ve günahların bede- li olarak geldiğini kabul etmeyip Allahım, sana iftira atarak, tüm hayırları ve güzellikleri yaratan, isteyen ve emreden Allah’tan bilmeliyken ve tüm şerleri ve kötülükleri kendi nefislerimizin istemesi ile yarattığını bildiğimiz halde, hayırları kendimizden, şerleri ve kötülükleri ise Allahım senden bilip sana iftira atmaktan, seçme hakkını bana verdiğini ve benim seçtiğimi yarattığını inkâr edip, yanlış seçimlerimdeki suçu nefsimde bulmayıp, Allahım sana ve kadere iftira atmaktan, yarattığın varlıklar üzerindeki kader ile takdir ettiğin adalet ve hükümlerinin sırlarını idrak edemeyen kısa olan akıl ve fikrim ile senin ada- letli olan ve kader ile takdir ettiğin hükümlerine ve adaletine ve hakimiyetinin tecellilerine iftira ve zulmetmekten, kaderimizde takdir ettiğin hükümlerine teslim olmamaktan, kader ile takdir ettiğin ruh ve bedenimize, işimize ve mesleğimize, eşimize ve evlâdımıza, rızkımıza ve malımıza, hastalığımıza ve ölümümüze, teslim olup tevekkül etmeyip hırs ve kanaatsizlik ile hakettiğine teslim olmayarak ve hakkı olmayanı hırsızlayarak veya çalmaya ve almaya çalışarak imanımızı kaybetmemize sebep olan ve olacak gizli ve açık bilerek veya bilmeden bizi kadere ve takdirata karşı çıkarak, inkâr ederek, şirk koşarak, kibre girip kibirlenerek, küfre düşerek, büyüklenerek, bize takdir olunanı aşağılayarak ve reddederek, teslim olmayarak, isyan ederek, şüpheye ve vesveseye düşerek ağzımızdan çıkan kalbimizden geçen ve hayatımıza yansıyan tüm kötü söz, fiil ve davranışlarımızdan kadere olan teslimiyetsizliğimizden yarattığın varlıklara yazdığın kaderlerin harfleri adedince {Tevbe ettim. Estağfirullah} (Estağfirullah 33 defa) Allahım! Şahit ol ki, ben kaderime, hayrın ve şerrin senden geldiğine, günah ve hatalarda nefsimin sorumlu olduğuna, hayırları isteyenin senin olduğuna, şerleri isteyen ve talep edenin ben olduğuma, şerri yaratmanın şer olmayıp, şerri işlemenin şer olduğuna, bana verdiklerine ve hakkımdaki tüm hükümlerine ve takdiratına, her zaman adalet ile hükmettiğine iman ettim, teslim oldum ve müslümanım. “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü”
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Dua ve Sağlık | HavasHoca | Dualar & Dua Kardeşliği | 4 | 15.09.24 16:56 |
| Bakara Suresi Açıklamalı Tefsiri | Havasokulu | Kuran-ı Kerim Tefsiri | 81 | 03.07.18 13:30 |
| Duanın fazileti ve vakti (kutub-i sitte) | Tuana | Dualar & Dua Kardeşliği | 13 | 10.05.18 10:11 |
| Duanın fazduanın fazileti ve vaktiileti ve vakti 1 | Tuana | Dualar & Dua Kardeşliği | 7 | 10.05.18 10:11 |
| Duanın fazduanın fazileti ve vaktiileti ve vakti 3 | Tuana | Dualar & Dua Kardeşliği | 7 | 10.05.18 10:11 |