![]() |
Soyumuzdan gelen bilmediğimiz lanet ve beddualar için tövbe
ANNE VE BABA SOYUNDAN KİMDEN GELDİĞİNİ BİLMEDİĞİNİZ LANETLERİ ÜZERİMİZDEN KALDIRMAK İÇİN TEVBE VE DUA:
Hani derler ya halk arasında sana bir tane vururum nereden geldiğini anlayamazsın. Bu çeşit bir çarpılma da şeytanın nereden geldiğini anlayamadığımız bir şeytan çarpmasıdır. Bazen soyumuzdan ölmüş olanların kendi zürriyetlerine veya mazlumlara yaptığı beddualar, bazen ise soyumuzun zulmedip haksızlık yaptığı CANLARINA, MALLARINA VE IRZLARINA KASTEDEREK YAPTIKLARI ZULÜMLER NEDENİ İLE onların yakınlarının, yetim kalanlarının ve mazlumların soy ve zürriyetimize okuduğu beddualar soy ağacından gelen ve o soy ağacının birer meyvası olan bizleri etkileyen olumsuz enerjilere sebep olabilmektedir. Nitekim "mazlumun bedduasından kork. çünkü mazlumun bedduası ile Allah arasında hiçbir engel yoktur" hadisi şerifi, "Şu üç kişinin duası kabul olur: Ana baba, yolcu ve mazlum" [İbni Mace, Ebu Davud, Tirmizi] hadisi ve benzer birçok hadiste bu kişilerin zulme uğradıklarında veya haksızlığa maruz kaldıklarında şeytanın öfke vermesi ile yaptıkları KÖTÜ DUALAR yani bedduaların bizlere kadar sirayet ettiğine şahit olduk ve şahidiz. Daha önce seansa aldığımız kardeşlerimizde uyguladığımız ve başarılı olduğumuz bir metod ile SOYDAN GELEN VE NEREDEN VE KİMİN OKUDUĞUNU BİLMEDİĞİMİZ LANET VE BEDDUALAR için herkesin kolaylıkla uygulayabileceği gayet tesirli bir metodu sizlere nakledeceğiz. Bizler topraktan yaratıldık ve yine toprağa gideceğiz. Beddua ve lanet okuyanlar da toprağa gittiler. Lanet ve beddua okuyanların kabirleri başında aşağıdaki uygulamalar yapıldığında o beddua ve lanetler inşaallah kalktığına çok kez şahit olduk. lanet ve bedduacıların kabirleri bilinmediğinde veya beddua ve lanet okuyanın kim olduğu bilinmediğinde aşağıdaki metodu uygulayabiliriz. (Bu metod bilinen kabirlerin başında da Laneti kaldırmak için uygulanır) BİLİNMEYEN KİŞİLERDEN GELEN BEDDUA VE LANET KALDIRMA METODU AYNEN ŞÖYLEDİR. 1- İMAN TAZELEME DUA VE TEVBESİNİ YAPINIZ.( EVLİ OLANLAR İSE İKİ ŞAHİT VE MEHİR HATIRLATILARAK NİKAH TAZELEMEYİ MUTLAKA YAPMALIDIRLAR. İMAN TAZELEME VE TECDİDİ İMAN DUA VE TEVBESİ Amentü billahi ve melâiketihi, ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi Teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'l mevt. Haggun, Eşhedü en lâ ilâhe illAllâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlühü. Ben Allâh-ü Te'âlâ'ya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere ; hayır ve şerrin Allâh-ü Te'âlâ'nın yaratmasıyla olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben şahadet ederim ki, Allâh-ü Te'âlâ'dan başka ilâh yoktur. Ve yine şahadet ederim ki, Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) O'nun kulu ve peygamberidir. ALLAH’ım ; benim, ana ve babamın, soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların, Adem aleyhisslamdan kıyamete kadar geçmiş, gelmiş ve gelecek tüm inananların; bilerek veya bilmeden, gizli ve açık olarak Senin varlığına, birliğine, azametine, uluhiyetine, saltanatına, tüm isim ve sıfatlarına karşı imanımızda, tevhidimizde, teslimiyyetimizde ve tevekkülümüzde inkara ve cehalete girerek, gaflete düşerek, şirk ile kendi nefsimizi veya yarattıklarını sana ortak koşarak, kibre girip kibirlenerek, küfre düşerek, büyüklenip böbürlenerek, diliyle ve haliyle reddederek, teslim olmayarak, isyan ederek, şüphe duyarak, şeytanın vesveselerine aldanarak, senin rahmetinden ümitsizliğe düşüp ümidimizi keserek, ALLAH’IM SANA OLAN İMANIMIZI KAYBETMEMİZE sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan sözlerimizden, fiil ve davranışlarımızdan yarattığın zerreler ve katreler adedince, bilinen ve bilinmeyen isimlerin ve sırların adedince TEVBE ETTİM ESTAĞFİRULLAH.(Estağfirullah 33 tekrar) ALLAH’IM ŞAHİT OL Kİ BEN SENİN MUTLAK VARLIĞINA, HAYAT SAHİBİ VE DİRİ OLDUĞUNA, TEK VE EN BÜYÜK OLDUĞUNA, BAŞLANGICININ VE SONUNUN OLMADIĞINA, BENZERİNİN OLMADIĞINA VE YARATTIKLARINA BENZEMEDİĞİNE, HİÇBİR ŞEYE MUHTAÇ OLMAYIP HERŞEYİN SANA MUHTAÇ OLDUĞUNA, GEÇMİŞ, GELECEK, GİZLİ VE AÇIK HERŞEYİ BİLDİĞİNE, HERŞEYİ İŞİTTİĞİNE, HERŞEYİ GÖRDÜĞÜNE, OL EMRİ İLE DİLEDİĞİNİ DİLEDİĞİ AN YAPTIĞINA, SONSUZ GÜÇ VE KUDRET SAHİBİ OLDUĞUNA, HERŞEYİ YARATTIĞINA, PEYGAMBERLER VE KUR’AN ARACILIĞI İLE KULLARI İLE KONUŞTUĞUNA VE SENİN TÜM İSİMLERİNE; 1- Allah(C.C.): "Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı." 2- Er-Rahmân: "Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden." 3- Er-Rahîm: "Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan." 4- El-Melik: "Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan." 5- El-Kuddûs: "Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan." 6- Es-Selâm: "Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran." 7- El-Mü'min: "Güven veren, emin kılan, koruyan." 8- El-Müheymin: "Her şeyi görüp gözeten." 9- El-Azîz: "İzzet sahibi, her şeye galip olan." 10- El-Cebbâr: "Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran." 11- El-Mütekebbir: "Büyüklükte eşi, benzeri olmayan." 12- El-Hâlık: "Yaratan, yoktan var eden." 13- El-Bâri: "Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan." 14- El-Musavvir: ''Varlıklara şekil veren." 15- El-Gaffâr: "Günahları örten ve çok mağfiret eden." 16- El-Kahhâr: "Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan." 17- El-Vehhâb: "Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden." 18- Er-Rezzâk: "Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan." 19- El-Fettâh: "Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. " 20- El-Alîm: "Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen." 21- El-Kâbıd: "Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan." 22- El-Bâsıt: "Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten." 23- El-Hâfıd: "Dereceleri alçaltan" 24- Er-Râfi: "Şeref verip yükselten." 25- El-Mu'ız: "Dilediğini aziz eden, izzet veren." 26- El-Müzil: "Dilediğini zillete düşüren." 27- Es-Semi: "Her şeyi en iyi işiten." 28- El-Basîr: "Gizli açık, her şeyi en iyi gören." 29- El-Hakem: "Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden." 30- El-Adl: "Mutlak adil, çok adaletli." 31- El-Latîf: "Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen." 32- El-Habîr: "Olmuş olacak her şeyden haberdar." 33- El-Halîm: "Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan." 34- El-Azîm: "Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce." 35- El-Gafûr: "Affı, mağfireti bol." 36- Eş-Şekûr: "Az amele, çok sevap veren." 37- El-Aliyy: "Yüceler yücesi, çok yüce." 38- El-Kebîr: "Büyüklükte benzeri yok, pek büyük." 39- El-Hafîz: "Her şeyi koruyucu olan." 40- El-Mukît: "Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden." 41- El-Hasîb: "Kulların hesabını en iyi gören." 42- El-Celîl: "Celal ve azamet sahibi olan." 43- El-Kerîm: "Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden." 44- Er-Rakîb: "Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan." 45- El-Mucîb: "Duaları, istekleri kabul eden".Allahın 99 İsmi Ve Türkçe Anlamları(EsmaÜl Hüsna ) 46- El-Vâsi: "Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'" 47- El-Hakîm: "Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan." 48- El-Vedûd: "Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan." 49- El-Mecîd: "Her türlü övgüye layık bulunan." 50- El-Bâis: "Ölüleri dirilten." 51- Eş-Şehîd: "Her zaman her yerde hazır ve nazır olan." 52- El-Hakk: "Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran." 53- El-Vekîl: "Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran." 54- El-Kaviyy: "Kudreti en üstün ve hiç azalmaz." 55- El-Metîn: "Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü." 56- El-Veliyy: "İnananların dostu, onları sevip yardım eden." 57- El-Hamîd: "Her türlü hamd ve senaya layık olan." 58- El-Muhsî: "Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen." 59- El-Mübdi: "Maddesiz, örneksiz yaratan." 60- El-Muîd: ''Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan." 61- El-Muhyî: "İhya eden, dirilten, can veren." 62- El-Mümît: "Her canlıya ölümü tattıran." 63- El-Hayy: "Ezeli ve ebedi hayat sahibi." 64- El-Kayyûm: 'Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan." 65- El-Vâcid: "Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan." 66- El-Macîd: "Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan." 67- El-Vâhid: "Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan." 68- Es-Samed: "Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu." 69- El-Kâdir: "Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan." 70- El-Muktedir: "Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi." 71- El-Mukaddim: "Dilediğini, öne alan, yükselten." 72- El-Muahhir: "Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan." 73- El-Evvel: "Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan." 74- El-Âhir: "Ebedi olan, varlığının sonu olmayan." 75- El-Zâhir: "Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. " 76- El-Bâtın: "Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. " 77- El-Vâlî: "Bütün kainatı idare eden." 78- El-Müteâlî: "Son derece yüce olan." 79- El-Berr: "İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı." 80- Et-Tevvâb: "Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan." 81- El-Müntekim: "Zalimlerin cezasını veren, intikam alan." 82- El-Afüvv: "Affı çok olan, günahları affetmeyi seven." 83- Er-Raûf: "Çok merhametli, pek şefkatli." 84- Mâlik-ül Mülk: "Mülkün, her varlığın sahibi." 85- Zül-Celâli vel ikrâm: "Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi." 86- El-Muksit: "Her işi birbirine uygun yapan." 87- El-Câmi: "Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan." 88- El-Ganiyy: "Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan." 89- El-Mugnî: "Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden." 90- El-Mâni: "Dilemediği şeye mani olan, engelleyen." 91- Ed-Dârr: "Elem, zarar verenleri yaratan." 92- En-Nâfi: "Fayda veren şeyleri yaratan." 93- En-Nûr: "Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren." 94- El-Hâdî: "Hidayet veren." 95- El-Bedî: "Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan." 96- El-Bâkî: ''Varlığının sonu olmayan, ebedi olan." 97- El-Vâris: "Her şeyin asıl sahibi olan." 98- Er-Reşîd: "İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren. " 99- Es-Sabûr: "Ceza vermede acele etmeyen." OLDUĞUNA İMAN ETTİM, TESLİM OLDUM VE MÜSLÜMANIM. "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" ALLAH’ım; benim, ana ve babamın, soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların, Adem aleyhisslamdan kıyamete kadar geçmiş, gelmiş ve gelecek tüm inananların; bilerek veya bilmeden, gizli ve açık olarak yarattığın meleklerinin varlıkların, görevlerine, yaratılışlarına karşı inkar ederek, şirke girip kendi nefsimi veya dinsizlerin veya batıl dinlerin inançlarını ortak koşarak, kibre girip kibirlenerek, küfre düşerek, büyüklenip böbürlenerek, reddederek, teslim olmayarak, isyan ederek, şüphe duyarak, vesveseye düşerek veya o meleklere erkeklik veya dişilik vererek, veya şeytanlara cinlere surelerin hadimi olan hüddam ve hizmetçiler diyerek melekleri ve asıl görevlerini ve şekil ve suretlerini inkar edip şüpheye düşerek böylece onlara şekil ve suretler vererek MELEKLERE OLAN İMANIMIZI KAYBETMEMİZE sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan sözlerimizden, fiil ve davranışlarımızdan, yarattığın melekler sayısınca TEVBE ETTİM ESTAĞFİRULLAH.(Estağfirullah 33 tekrar) ALLAH’IM ŞAHİT OL Kİ DÖRT BÜYÜK MELEK OLAN CEBRAİL, MİKAİL, AZRAİL VE İSRAFİL’E, YERLERDE VE GÖKLERDE, DÜNYADA VE AHİRETTE, CENNETTE VE CEHENNEMDE YARATTIĞIN VE VAZİFELER İLE VAZİFELENDİRDİĞİN YEMELERİ İÇMELERİ OLMAYAN VE İHTİYAÇ DA HİSSETMEYEN VE SENİN EMİR VE YASAKLARINA İTAAT İLE LEZZET VE KEYİF ALAN VE SANA ASLA İTAATSİZLİK YAPMAYAN TÜM YARATTIĞIN MELEKLERİNE İMAN ETTİM, TESLİM OLDUM VE MÜSLÜMAN OLDUM. "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" ALLAH’ım; ana ve babamın, soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların, Adem aleyhisslamdan kıyamete kadar geçmiş, gelmiş ve gelecek tüm inananların; bilerek ya da bilmeden, gizli ve açık olarak gönderdiğin kitaplarına ve emir ve yasaklarına karşı muhalefet ederek, değiştirerek, değiştirmeye çalışarak, veya değiştirenleri veya değiştirmeye çalışanlara taraftar olarak, inkar ederek, şirk koşarak, kibre girip kibirlenerek, küfre düşerek, büyüklenerek, reddederek, teslimiyetsizlikle, şüphe duyarak, vesveseye düşerek, son dinin islam olduğunu ve kitabının KUR’AN olduğundan şüphe duyarak veya inkar ederek veya KUR’AN’dan sonra hükmü tamamen kalkmış olan diğer semavi kitapların hükümlerinin kaltığını kabul etmeyerek, en son gönderilen kitap olan Kur’an’ı Kerim’den yüz çevirmekle ve hükümlerine teslim olmamak ile gönderdiğin KİTAPLARA OLAN İMANIMIZI KAYBETMEMİZE sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan sözlerden, fiil ve davranışlarımızdan yarattığın zerreler ve katreler adedince, ve gönderdiğin kitap ve sayfaların harfleri adedince TEVBE ETTİM ESTAĞFİRULLAH.(Estağfirullah 33 tekrar) ALLAH’IM ŞAHİT OL Kİ DÖRT BÜYÜK KİTAP OLAN KUR’AN, İNCİL, ZEBUR VE TEVRATI SENİN İNDİRDİĞİNE VE KUR’AN’IN EN SON KİTAP VE ALLAH KATINDA TEK VE GEÇERLİ OLAN VE KUR’AN’IN NÜZUL ETMESİ İLE DAHA ÖNCE İNDİRDİĞİN VE DAHA ÖNCE GÖNDERDİĞİN ELÇİLERİNE VE ONLARA GELEN EMİR VE YASAKLARINI BİLDİREN SAYFALARIN VE 3 BÜYÜK KİTAP OLAN İNCİL, TEVRAT VE ZEBUR’UN KUR’AN KERİM’İ GÖNDERMEN İLE SENİN KATINDA BİR HÜKMÜNÜN OLMADIĞINI BİLDİRMENE KUR’AN’I KERİM İLE BİLDİRDİĞİN EMİR VE YASAKLARIN TAMAMINA İMAN ETTİM, TESLİM OLDUM VE MÜSLÜMANIM.. "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" ALLAH’ım; ana ve babamın, soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların, Adem aleyhisslamdan kıyamete kadar geçmiş, gelmiş ve gelecek tüm inananların; bilerek ya da bilmeden, gizli ve açık olarak peygamberlerine ve onların elçiliklerine, tebliğ ve davetlerine, ahlaklarına, seçilmişliklerine, görevlerine muhalefet ederek, bilerek veya bilmeden, gizli ve açık olarak gönderdiği peygamberlerin elçiliklerine, görevlerine karşı inkara düşerek, şirk koşarak, kibre girip kibirlenerek,küfre düşerek, büyüklenerek, reddederek, teslimiyetsizlikle, isyan ederek, şüpheye girerek, vesveseye düşerek ve en son gönderilen peygamber Hz Muhammed aleyhissalatu vessalam’a tabi olmamak ve onun sünneti ile amel etmemek veya reddetmek ile ve teslim olmamak ile PEYGAMBERLERE OLAN İMANIMIZI KAYBETMEMİZE sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan sözlerimizden, fiil ve davranışlarımızdan gönderdiğin peygamberler ve onların ağzından ve onlara tabi olanların ağzından çıkan ve çıkacak harfler adedince TEVBE ETTİM ESTAĞFİRULLAH.(Estağfirullah 33 tekrar) ---------- Post added 26.06.19 at 10:35 ---------- ALLAH’IM ŞAHİT OL Kİ BEN HZ MUHAMMED ALEYHİSSALATU VESSALAMIN SENİN EN SON PEYGAMBERİN VE KULUN VE RASULÜN OLDUĞUNA VE ONA TABİ OLARAK VE KUR’AN İLE BİLDİRDİĞİN 24 PEYGAMBERİN VE KUR’AN’DA İSMİ GEÇMEYEN DİĞER GÖNDERDİĞİN PEYGAMBERLERİN DAHİ HAK OLDUĞUNA VE SIDK VE DOĞRULUK İLE SENİN EMİR VE YASAKLARINI BİZLERE TEBLİĞ ETTİKLERİNE İMAN ETTİM TESLİM OLDUM VE MÜSLÜMANIM.. "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" ALLAH’ım; ana ve babamın, soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların, Adem aleyhisslamdan kıyamete kadar geçmiş, gelmiş ve gelecek tüm inananların; bilerek veya bilmeden, gizli ve açık olarak kıyametin kopmasına, ölümün insanın küçük kıyameti olduğuna, ahiret hayatına, kabirdeki sorgu ve suale, öldükten sonra dirilmeye, mahşer gününe, mahşerde hesap vermeye, ebedi mekanlar olan cennet ve cehenneme, mahkem-i kübraya inanmayarak, reddederek, şirke ve isyana girerek, sövüp küfrederek, ilk yaratılışına şahit olduğu halde ikinci kez yaratılışını inkar ederek, şirk koşarak, kibre girip kibirlenerek , küfre düşerek , büyüklenerek teslim olmayarak AHİRETE İMANIMIZI KAYBETMEMİZE sebep olan ve olacak tüm kötü ve küfre sokan söz, fiil ve davranışlarımızdan mahşerde ve ebediyette yarattığın ve yaratacağın zerreler ve katreler adedince ve ihsan edeceğin ve gazap edeceğin ebedi alemdeki isim ve sıfatlarının tecellileri adedince TEVBE ETTİM ESTAĞFİRULLAH (Estağfirullah 33 tekrar) ALLAH’IM ŞAHİD OL Kİ BEN ÖLÜMÜN HAK OLDUĞUNA, KIYAMETİN KOPACAĞINA, KABİR HAYATINA, TEKRAR DİRİLECEĞİME, HESAP GÜNÜNE, MAHŞER MEYDANININ KURULACAĞINA, MAHKEME-İ KÜBRA OLAN O BÜYÜK MAHKEMEDE HESAP VERECEĞİME, CENNET VE CEHENNEMİN GİRENLER HAKKINDA EBEDİ OLACAĞINA VE KUR’AN İLE BİLDİRDİĞİN TÜM AHİRET İNANCINA İMAN ETTİM VE TESLİM OLDUM VE MÜSLÜMANIM.. "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" ALLAH’ım; ana ve babamın, soyumdan ve zürriyetimden ölmüş ve sağların ve doğacakların, Adem aleyhisslamdan kıyamete kadar geçmiş, gelmiş ve gelecek tüm inananların; bilerek veya bilmeden, gizli ve açık olarak kadere itiraz ederek, hayrın ve şerrin senden geldiğini unutarak veya inkar ederek veya gaflete düşerek, başına gelen bela ve musibetlerde ve kader ile hükmolunan takdirata, yani ALLAH’ım senin verdiğine TESLİM OLMAYIP, BEN BUNU HAKETMEDİM, veya ŞU İNSAN BUNU HAKETMİYOR, BU DÜNYADA ADALET YOK, ZALİM KADER gibi kaderi ilahiyyeyi tenkit ve inkar edecek sözler söyleyip HÜKMÜNE VE ADALETİNE KARŞI ÇIKIP inkar ederek ve reddederek, veya başına gelen sıkıntılı hallerde neden bunu bana verdin deyip gizli ve açık işlediği hata ve günahların bedeli olarak geldiğini kabul etmeyip ALLAH’IM SANA İFTİRA ATARAK, tüm hayırları ve güzellikleri yaratan isteyen ve emreden ALLAH’tan bilmeliyken ve tüm şerleri ve kötülükleri nefsimin istemesi ile yarattığını bildiğimiz halde, HAYIRLARI KENDİMİZDEN, ŞERLERİ VE KÖTÜLÜKLERİ İSE ALLAH’IM SENDEN BİLİP SANA İFTİRA ATMAKTAN, SEÇME HAKKINI BANA VERDİĞİNİ VE BENİM SEÇTİĞİMİ YARATTIĞINI İNKAR EDİP YANLIŞ SEÇİMLERİMDEKİ SUÇU NEFSİMDE BULMAYIP ALLAH’IM SANA VE KADERE İFTİRA ATMAKTAN, yarattığın varlıklar üzerindeki kader ile takdir ettiğin adalet ve hükümlerinin sırlarını idrak edemeyen kısa olan akıl ve fikrim ile senin adaletli olan ve kader ile takdir ettiğin hükümlerine ve adaletine ve hakimiyyetinin tecellilerine iftira ve zulmetmekten, KADERİMİZDE TAKTİR ETTİĞİN HÜKÜMLERİNE TESLİM OLMAMAKTAN, KADER İLE TAKDİR ETTİĞİN RUH VE BEDENİMİZE, İŞİMİZE VE MESLEĞİMİZE, EŞİMİZE VE EVLADIMIZA, RIZKIMIZA VE MALIMIZA, HASTALIĞIMIZA VE ÖLÜMÜMÜZE, TESLİM OLUP TEVEKKÜL ETMEYİP HIRS VE KANAATSİZLİK İLE HAKETTİĞİNE TESLİM OLMAYARAK VE HAKKI OLMAYANI HIRSIZLAYARAK VEYA ÇALMAYA VE ALMAYA ÇALIŞARAK KADERE İMANIMIZI KAYBETMEMİZE SEBEP olan ve olacak gizli ve açık bilerek veya bilmeden bizi kadere ve takdirata karşı çıkarak, inkar ederek, şirk koşarak, kibre girip kibirlenerek, küfre düşerek , büyüklenerek, bize takdir olunanı aşağılayarak ve reddederek, teslim olmayarak, isyan ederek, şüpheye ve vesveseye düşerek ağzımızdan çıkan kalbimizden geçen ve hayatımıza yansıyan tüm kötü söz, fiil ve davranışlarımızdan kadere olan teslimiyetsizliğimizden yarattığın varlıklara yazdığın kaderlerin harfleri adedince TEVBE ETTİM ESTAĞFİRULLAH (Estağfirullah 33 tekrar) ALLAH’IM ŞAHİD OL Kİ BEN KADERİME, HAYRIN VE ŞERRİN SENDEN GELDİĞİNE, GÜNAH VE HATALARDA NEFSİMİN SORUMLU OLDUĞUNA, HAYIRLARI İSTEYENİN ALLAH’IM SENİN OLDUĞUNA, ŞERLERİ İSTEYEN VE TALEP EDENEİN BEN OLDUĞUMA, ŞERRİ YARATMANIN ŞER OLMAYIP, ŞERRİ İŞLEMENİN ŞER OLDUĞUNA, BANA VERDİKLERİNE VE HAKKIMDAKİ TÜM HÜKÜMLERİNE VE TAKDİRATINA ADALET İLE HÜKMETTİĞİNE İMAN ETTİM VE TESLİM OLDUM VE MÜSLÜMANIM. "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" 2- Tam ve eksiksiz bir gusül abdesti alınız. 3- Herhangi bir müslüman kabristanından, bir erkek ve bir de kadın mezarından ikişer avuç toprak alınız. aldığınız toprakları iki ayrı KABA BİRBİRİNE KARIŞTIRMADAN koyunuz. Toprağını aldığınız kabrin toprağını hemen kabir yanından alacağınız toprak ile tamamlayınız ve kabir sahiplerinin ruhlarına fatiha okuyup hediye ediniz. 4- Önce bu tevbeyi yapınız. ALLAH'IM BEN SOYUMDAN TÜM ÖLMÜŞ OLANLARIN KENDİ SOYLARINA, ZÜRRİYETLERİNE VE BAŞKALARINA TÜM YAPTIĞI BEDDUA VE LANETLER ADINA, SOYUMUN YAPTIĞI ZULÜMLER, HAKSIZLIKLAR, TACİZLER, TECAVÜZLER, NEDENİ İLE SOYUMA VE ZÜRRİYETİME BEDDUA EDENLERİN ADINA, SOYUMDAN ENSES İLŞKİLER YAPANLARIN VE BU İLİŞKİLERDEN ÇOCUK DÜNYAYA GETİRENLER, BAŞKALARINA TACİZ, ZULÜM, TECAVÜZ EDENLER, HAKSIZ MİRAS YİYENLER, ZEKAT VERMEYENLER, FAİZ ALIP VERENLER, ZİNA İLE ÇOCUK DÜNYAYA GETİRENLERİN YUKARIDA SAYDIĞIM VE SAYAMADIĞIM İNSANLARIN, ADEM ALEYHİSSALAMDAN KIYAMETE KADAR GEÇMİŞ, GELMİŞ VE GELECEK TÜM İNANANLARIN ADINA VE KENDİ ADIMA ŞİRK VE İSYAN SÖZLERİMİZDEN, GÜNAH VE HATALARIMIZDAN,SÖYLEDİĞİMİZ TÜM BEDDUALARDAN, LANETLERDEN, BELALARDAN, ZULÜMLERDEN, TACİZ VE TECAVÜZLERDEN, ENSESLİK VE SAPKINLIKLARDAN TEVBE ETTİM ESTAĞFİRULLAH YA GAFFAR(Tevbe ettim Estağfirullah Ya Gaffar 100 tekrar) 5-Sonrasında anlamı ile birlikte aşağıdaki duaları yapınız. “YA DAFİAL BELAYA İDFA’ ANNEL BELAYA FALLAHÜ HAYRÜN HAFİZAN VE HÜVE ERHAMÜRRAHİMİN İNNEKE ALA KÜLLİ ŞEY’İN KADİR." Meali: “Ey belaları def eden Allahım! Belaları bizden uzaklaştır. Allah muhafaza edicilerin en merhametlisidir. Muhakkak ki senin kudretin her şeye yeter." ALLAH'IM SENDEN ÜZERİMDEKİ TÜM BELA VE LANETLERİ KALDIRMANI DİLİYORUM. 6-Önce iki elinizin avuç içleri daha önce aldığınız iki farklı mezar toprağının her birine değecek şekilde temas ettirin. yani bir AVUCUNUZU ERKEK MEZARINDAN ALDIĞINIZ TOPRAĞA DEĞDİRİRKEN DİĞER ELİNİZİ KADIN MEZARINDAN ALDIĞINIZ TOPRAĞA AVUCUNUZU BASTIRIN. Ve Allah'ım okuyacağım fatihalardan hasıl olacak sevabı soyumdan ve soyumdan olmayan ve bana lanet ve belaların gelmesine sebep olanların ruhlarına hediye ediyorum. Onların ruhlarını huzura kavuştur günah ve hatalarını affeyle dedikten sonra euzubillahimineşşeytanirraciym “Bismillâhirrahmânirrahîm diyerek 100 tane fatiha suresi okuyunuz. sonrasında sağ elinizi bastırdığınız toprağa sol elinizi sol eliniz ile bastırdığınız toprağa ise sağ elinizi bastırarak aynı işlemi tekrar ediniz. işlemler yapılırken vücudunuzda kasılmalar, sebepsiz çığlıklar, bilinç kayıpları olabileceğinden yanınızda bir yardımcının olması iyidir. ve topraktan elinizi hiç ayırmadan işlemi tamamlamalısınız. 7- İki rekat şükür namazı kılıp bu duayı yapabilirsiniz (isteğe bağlıdır) “Bismillâhirrahmânirrahîm: Allah’ım; hamd ve şükür Sana mahsustur! Minnetim Sana’dır! Ben Senin kulunum; ve ben bundan dolayı huzurluyum! Nefsimi, dînimi, dünyamı, âhiretimi, işlerimin sonunu ve amelimi Sana emânet ediyorum. Bütün Muhammed (asm) ümmetini Senin gücünün, havlinin, kudretinin ve kuvvetinin şiddetinden, Sana emânet ediyorum! Muhakkak Sen, emâneti koruyansın; hükmü nâfiz olansın; kazâsı gâlib olansın!" |
Çok güzel Allah razı olsun.
Ölü toprağı gerektiğini keşke başında belirtseydin. |
Allah razı olsun
|
bende pc başında okudum . Allah kabul eylesin
|
Çok donanımlı bir tovbe. Allah razı olsun. En az konu tövbe konusunda açılmış halbuki encok ihtiyacımız olan bir çok sorunun kaynagida hata ve gunahlarimiz .birde yapmadığımiz erteledigimiz tovbelerimiz.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
konunun asli itibariyle bir gerçekçiliği bulunmakla beraber esas itibariyle dede baba veya nine anne tarafıyla işlenmiş günahların ondan sonra gelenleri hiç bir şekilde bağlamayacağı bir hakikattir.soy itibariyle işlenmiş günahlardan evlatlar ve torunlar mes ul değildir. bu anlamdan aslında beddua bulunsa bile bu bedduanın yapılan kişiden sonra diğerlerine sirayeti bu bağlamda imkansızdır.ayet ve hadisi şeriflerde bu açıkca beyan buyrulmuştur.
﴾18﴿ Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez (taşıdığı, kendi günah yüküdür). Günah yükü ağır gelen kimse onun taşınması için yardım çağrısında bulunsa -çağrılan yakını bile olsa- o yükten hiçbir şeyi başkası üzerine alamaz. Sen ancak, görmedikleri halde rablerinden korkanları ve namazı özenle kılanları uyarabilirsin. Kim arınırsa sadece kendi yararına arınmış olur. Her şeyin sonu Allah’a varır. fatır 18 Zemahşerî, iki cümle arasındaki farkı belirtirken birincinin Allah’ın hükmündeki adaleti ve kimseyi kendi işlemediği bir günahtan dolayı sorumlu tutmayacağı, ikincinin ise kimsenin başkalarından yardım alarak günahından kurtulamayacağı hakkında olduğunu kaydeder (III, 272). Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, âyetin hiçbir kimsenin kendisi istese dahi başkasının günahını üstlenmeye ve onu sorumluluktan kurtarmaya gücünün yetmeyeceğini anlatmakta oluşudur; başkalarını saptıranların hem kendi sapkınlıklarının hem de onları kötü yola itmelerinin vebalini çekmeleri ise ayrı bir konudur, bu durumda iradesini kullanmadığı için doğru yolu bırakıp kötülük işleyenlerin kendi veballeri ortadan kalkmış olmaz. Nitekim bu husus başka bazı âyetlerde ve Resûlullah’ın hadislerinde ayrıca belirtilmiştir (bk. Ankebût 29/13). öz olarak birisi size doğrudan beddua etmemişse soyunuzdan gelen kişilere yapılan beddualar sebebiyle siz muhatap olmasınız.bundan dolayıda ne dünyada ne ahirette cezalandırılmazsınız. islam inancı böyledir. konununbir hakikati vardır derken bedduanın bir hakikati var demek istedim. şayet soyunuzdan glenler sizden evvelkilerde bu tür hadisler olmuşsa beddua alınmışsa bağışlanmaları için dua edin. onlar adına sadak ve hayır hasenat yaparak bu hakları helal ettirmeye çalışın.nitekim ayeti kerimede rabbim beni annemi babamı ve mümünleri ahirete hesap gününde bağıla buyrulmaktadır. sair dinlerdeki gibi islamda başkalarının işlediği günahların veballerini çocuk ve torunlar çekmezler.hristiyanlık ve diğer dinlerden geçmesi muhtemel bu tehlikelere lütfen dikkat. |
Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üslenmez.issra 15
“Gerçekten hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenemez. Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” (Necm Sûresi âyet:38-39) bir hatırlatmaSumerler’de insanın potansiyel günahkârlığına ve bu potansiyel günahın nesilden nesile geçtiğine inanılır (ER, XIII, 327). Günahın nesilden nesile intikal edeceği inancı Hititler’de de yaygındı Anne ve baba çocuklarına islamı öğretmekle mükelleftir.eğer bunu yapmazda çocuklarda günahkar olursa anne baba bu görevini ihlalden dolayı mes uldür.çocukların işlemiş olduğu haıyrlı amellerden anne babalarının hanesinede sevap yazılır. |
Aynen öyle
|
Niyet iyi olsada sonu biraz sıkıntılı gibi.
Hocalarımızında belirttiği gibi bir günah nesilden neaile sirayet etmez diye biliyorum. Bunun yerine sevgili @☆Celcelutiye hocamızın kişisel tövbe üzerine bir konusu var incelemenizi öneririm. En doğrusunu Allah(c.c) bilir... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
beni korkutan yanında biri olması ve sersemlemek kasılmak neden töbe ediliyor huzur bulmK GEREKMİYOR MU ? ve ölü toprağı tabi ayrı bi muamma ...
|
Bunu tövbei sayıka benzettim AllahuAlem
|
Allah razı olsun, bizlerde faydalananlardan olduk inşaallah.
Estağfirullahe'l-Azim min külli zenbin ve etubu ileyh. |
Alıntı:
|
Şahsen kaldırmak saçma geliyor, bu bedduları hayırşı işler için bile kullanabilirsiniz. Tek yapmanız gereken birazcık olasılıklandırma ve kıyaslama:) rose4
|
Soy ile gelen olumsuz enerji ve etkileri gerek bu konuyla ilgili ilim sahibi hocalarımızın tecrübe etmiş olduğu gibi bizim gibi mazlum, fakat soydan gelen bu olumsuz etkiyi yaşamış ve bu etkiler verdiği açıklar sebebiyle bir çocuğa büyü yapılabilecek duruma dahi düşürebilir. Allah (c.c) muhafaza.
|
Kabala gibi soydan gelen büyü çeşitlerini bırakmaya yaramaz ama tevbe için güzel ellerine sağlık.
|
Allah yadım eylesin
|
Bu gece okumaya basladim yariya geldigimde toprak gerektigini gordum. Dolayisi ile toprak olmadan 100 fatiha aynen okudum. Allah kabul eysin insAllah.
Emeginiz ve paylasiminiz icin Allah razi olsun. |
Allah razı olsun
|
Mezardan toprak almak gercek mi? Bu sekilde uygulayan var mı?
|
-Ben Kul hakkı nedir?Nasıl yenir ve nasıl ödenir hakkında özellikle yobaz tabir edilen hocaların videolarını youtubeda çok izledim.Ve kimsenin sevmediği bu yobaz hocaları ben 2 kat daha çok seviyorum.Nedenmi adamda Allah korkusu var ve konuşurken eski alimlerin beyanlarını örnek verip bazı günümüzdeki ortama göre çıkarına fetva veren hocalar gibi değil.Örnek diyanete göre faizin haram sayılmaması gibi.
-Arkadaşın paylaştığı dua işe yararmı bence okuyan kişiyi rahatlatır kendini iyi hissettirir psikolojik olarak ama işte özellikle fiil tarihinden gelen kul hakkı varsa Para olarak geçti ise soyağacına iş orda mantara bağlar.Bir arkadaşımızda kuran dan örnek vermiş soydan gelenin günahını kimse çekmeyecek o kısımda doğru kimse kimsenin günahını çekmez. Ama mesele işte 1-2 örnek yazayım bakalım kul hakkı adam nasıl miras kalır ve kalırsa ne olur gibi düşünelim.Meslee sen günah çekmiyorsun ama zamanında iç edilmiş para yada hak varsa işte dedenin pisliği sana miras yolu ile kalıyor. 1.örnek bundan 200 sene evvel diyelim osmanlıda devlette memuru AHMET rüşvet yer paraları hamudu ile götürür ve bunu 5 çocuğu var oğlan yada kız fark etmez ve aldığı rüşveti zulalar ve misal 1000 altın yaptı ve öldü işte o ölünce bu paralar çocuklara kaldı tarla bağ bahçe aldı o paralarla 200 sene sonra torundan toruna geçe geçe geldi şimdi günümüze şunu diyen olacak biz para görmedik hacı abi para görmedin ama miras sana toprak yoluyla geçti işte.O para ile işte arsa tarla bağ bahçe alındımı alındı peki en son sana tapu ile geçti ise ve ta 200 sene evvel rüşvetten gelen parayı verenler bedduayı bastı ise torununun torununun torununundan çıksın kıyamete kadar sürsün rızamız dışında bizden aldığın bu para dedi ise ne olacak? -Yada 100 sene evvel dede birilerine haksızlık yaptı adamın malına çöktü ve parasını inada geri vermedi resmen gasp etti adamın hakkını ve hakkı yenende bastı üstteki bedduayı ne olacak para gene mirasçıya para olarak değil genelde arazi olarak kalıyor? -Peki kul hakkı nasıl ödenir???Araştırmlarda. -Bizim yobaz hocaların demesine göre tek yolu işte kime ne takıldı ise iadesi şart.Yani birine 20 sene evvel diyelim 1000-USD taktı isen adamı bulup o 1000-USD yi geri vermen gerekir.Adam öldü ise mirasçılara vermen gerekir.Hadi diyelimki oda yok hiç bir şekilde ne adama nede mirasçılara ulaşamadın diyelim o zmanda deniyorki işte o 1000-USD parayı fakir fukaraya sadaka niyeti ile verip sevabınıda parasını aldığın adama tasadduk yani Allahım ben bu parayı sen biliyorsun o kişinin adına veriyorum sevabınıda onun hanesine yaz denmesi gerekir deniyor. Ha paran yoksa o zamanda gene tövbe istiğfar edip adamın niyetine bolbol ESTAĞFİRULLAH EL AZİM o yada başka para borcu olanlarda zikir çekip hanelerine yazılması için hediye edilemsi gerekir deniyor.şuda çeklebilir. Estağfirullah el azim ellezi la ilahe illa hüve’l-hayyel kayyum ve etubü ileyh. Tabii bu olay yakın günümüz için geçerli ödeme olayı yoksa 100-200-300-500 sene önceki dede bir nane yedi ise yapacak yok görünen bu. Kim nerden bilecek ne naneler yendi kime ne borçlar takıldı ne ahlar alındı.Sonuç olarak zor işler. Allah herkesi kul hakkından muhafaza etsin. Biz yine tevbe istiğfarımızı yapalım Allah'ın rahmetine sığınalım. Selam ve dua ile. |
Allah razi olsun ama sonra o topraklari ne yapicaz onu belirtmemissiniz kabire gerimi koyucaz
|
Alıntı:
hak ile batılın birbirine geçirilerek belirsiz hale geldiği bir itiraz şekli olmuş. tavsiyemiz şudurki bu itirazı yapan kardeşimiz ehli sünnet itikadını muteber bir kaynaktan okusun.. ömer nasuhi bilmen büyük islam ilmihali gibi. nedemek istediğimizi anlayacaktır.. |
Alıntı:
Valla yazdığım her kelimenin arkasındayım.Sen kendin iyi araştır kardeşim. Adam gitmiş birinin hakkını yemiş fiil tarihinde 5 nesil önce o paralar başkasının hakkı bunlara geçmişse.Sen daha hak ile batılı anlamamışsın diyorsun.Misal Senin deden 5 nesil önce paraları iç etse yese ve sana miras kalsa rahatısın demekki benim hakkım bumu diyeceksin bunuda hak ile batıla bağlaman enteresan olmuş.Verdiğim örneği nasıl anladın merak ettim. Allah CC ne diyor mahşere kul hakkı ile gelmeyin.Onun tarafı ben değilim diyor. Ben sana diyorum değil ömer nasuhi bilmem kim gelse o işi çeviremez.O işin aslını Alah CC bilir diyorum.kaldıki hakkı yenen ailede pel perişan halde ise Allahta berikilerde o hakkı bırakır mı yani.İllaki hakkı bırakmaz alır almasınada işte zamanı ona kalmış.Hatta şahit olduğum olay var fazla detaya girmeden kul hakkı geçen bizim kuzen diyorki bana ne iş yapsak ters gidiyor.Gider tabii çünkü baban kul hakkına girdi dede ise malı diğer çocuklarından kaçıırp tek evlada veren çok haliyle işte sanmayınki para hak onlarda ama işte işler niye ise ters gidiyor diyor mesele bu haliyle hak kaldığı için ilahi adaalet tecelli ediyor. Öyle bir mirasıda kullanan güle güle harcayacağını sanıyor ise çok bekler derim. Hiç bir şey yapmayın sadece youtube girin ve kul hakkı diye yazın ben enaz 200 video izledim ve video altlarındaki yorumları okuyun helede miras konusunda şikayet çok hakkımız yendi diye.Diğer alacak verecek olaylarını kenara bırakın. |
Benimde isim gücüm rast gitmiyor 4 yıldır bende yapmak istiyorum ciddi manada hatalarımdan tövbe edip ama kimse yok nasıl yapicam musallat ki mutlaka vardır yada bi ağırlık bunun sonucunda ki bilinc kaybı olursa ne yaparım bilmiyorum başarabilir miyim tek başına acaba 😔😔
|
Çok güzel içerik. İnsan gerçekten okurken düşünüyor kim bilir kaç kez bu hatalara düştük. Allah tevbeye yönelen herkesin tevbesini rahmetiyle kabul etsin, yönelmeyenlere de nasip etsin.
|
Cok güzel bir paylasım olmus Allah Teala Azze Ve Celle raI olsun..
|
Alıntı:
|
De ki: Öyleyse O, herşeyin Rabbi iken Allah'tan başka bir Rab mı arayacağım? İnsanların işlediği kötü fiiller yalnızca kendilerini ilgilendirir. Ve sorumluluk taşıyan hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez. Zamanı geldiğinde hepiniz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman Allah üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyi, size haber verip gösterecektir.(Enam 164)
Kimse kimsenin vebalinden sorumlu tutulamaz gerek iyilik gerekse kötülük ne yaptıysa sadece kendine yapmıştır ister hayr dua alsın isterse beddua ;) Büyük büyük babam Beddua aldı diye rabbim beni cezalandırmaz , her duyduğunuza inanmayınız |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
detaylı bir uygulama paylaşmışsın eksik olma kaynağı var mı bu uygulamanın kardeşim
|
Yazılanlar ve uygulama kafamı karıştırdı açıkçası
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:52. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com