Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Havas ilmi & Gizli ilimler > Tövbeler & Uyarılar


Nefis Terbiyesinde yedinci son Basamak -Nefs-i Kamile-


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.04.21, 11:14
 
Üyelik tarihi: 27.02.21
Bulunduğu yer: gökler de...
Mesajlar: 482
Forum Puanı: 156
Etiketlendiği Mesaj: 32 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Ademm Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet abi onlari kast ettim
Manevî görevliler diye bilinen “Ricali Gayb” iki guruptur:

A. Karar organı

B. İcra organı

Karar organı “Divan” ya da “Divan-ı Kebir” gibi isimler ile anılır.

İki tür toplantısı vardır. Aylık toplantılar. Ki her arabî ayın 14’ünü 15’ine bağlayan gece, çeşitli yerlerde yapılır.

Yıllık toplantısı, ki bu da senede bir defa, Efendimiz (aleyhisselâm)’ın Rasûllük görevini almadan evvel inzivaya çekildiği Hıra Dağı’nda olur.

Bu “Divan-ı Kebir”e katılanların büyük kısmı ölüm ötesi yaşama intikâl etmiş büyük evliyaullâhtan, üçte bir kadarı da şu anda Dünya üzerinde bilfiil görevli yüksek derecelilerden teşekkül eder. Toplam 66 kişilik Divan ehline Dünya üzerinden, zamanın “Gavs”ı, “Kutb-ul İrşâd” ve “Kutb-ul Aktab” olan iki yardımcısı, dört unsur üzerinde tasarrufu olan dört kutub, yedilerin tamamı “Gavs”ın tasarruf dairesi dışında olan “Müferridûn” namıyla bilinen 11 kişi katılır.

Varlık üzerinde, ilâhî ilim gereği alınması gerekli tedbirler hakkında kararlar alınır ve bu kararlar icra organına nakledilir.

Divan’da, varlık üzerinde, ilâhî ilim gereği alınması gerekli tedbirler hakkında kararlar alınır.

“Divan-ı Kebir”in tabii başkanı Rasûlullâh (sallâllâhu aleyhi vesellem)’dir. Onun gelmediği toplantılarda ise, şayet var ise o devrin “İnsan-ı Kâmil”i, yoksa zamanın “Gavs”ı başkanlık görevini ifa eder.

“İnsan-ı Kâmil” her asırda bulunmaz. “Gavs” ise her asırda vardır ve kıyamete kadar sürekli, bir kişi, o görevi ifa eder.

“İnsan-ı Kâmil” rütbesi, en üsttür ve birkaç asırda bir o rütbeye nail kılınmış kişi gelir yeryüzüne.

“Müceddid-i zaman” yüz yılda bir gelir. Dinin, o günün insanlarının anlayışına göre yenilenmesi görevini ifa eder. O da divan ehlindendir. Son müceddid de “Mehdi” lakabıyla bilinen Zât-ı kirâmdır. Aynı zamanda “İnsan-ı Kâmil”dir, Mehdi!..

Gavs, hem Rasûlullâh (aleyhisselâm) katılmadığı zamanlarda divan başkanlığı yapar, hem de icra organının başıdır.

Kutb-ul İrşâd tamamıyla, çeşitli burçlardan, bilinen ve bilinmeyen sayısız yıldızlardan gelen tesirler üzerinde görev yaparak, bunlardaki sayısız mânâların gereğinin yeryüzünde mevcut insanlar ve cinler üzerinde açığa çıkması hususunda çalışır.

Kutb-ul Aktab ise, Gavs’tan çıkan emirleri çeşitli ilgili mercilere dağıtır. Divan’a katılan cinlerin evliyası dahi emirleri Kutb-ul Aktab’dan alırlar.

İcra Organı ise bir tür Ricali Gayb ordusudur.

Divan’ın kararlarının tatbikiyle görevlidirler.

Bu ordunun başkumandanı “Gavs”ı zamandır. Tâbiri câiz ise genelkurmay başkanı durumunda olan “Kutb-ul Aktab”dır!.. Sonra 4’ler gelir. Sonra tasarruf sahibi olan 7’ler gelir. Sonra 12’ler gelir. Sonra 40’lar gelir. Sonra 300’ler diye bilinen 313 kişi vardır. Sonra 1200’ler gelir ve daha sonra da yöresel kutuplar iş görürler.

Kutb-ul İrşâd, âlemlerden gelen feyzi insanlığa dağıtır.

Bu evliyaullâhın çok azı, yani “Divan ehli” olanlar ile “icra” organından birkaçı “fetih” sahibidir. Geri kalan bir miktar “keşif” ehlidir. Büyük çoğunluğu da bilinçdışı olarak bu görevleri ifa ederler.

Geçmiş evliyaullâh arasında Abdulkâdir Geylânî, “Gavs”iyet göreviyle birlikte “İNSAN-I KÂMIL”lik görevi de kendisinden cem etmiş olduğundan, “Gavs-ı Â’zâm” lakabıyla bilinir.

İkinci “İNSAN-I KÂMIL” Abdülkerim Ceylî ya da diğer ifade şekliyle Geylânî ise, çok eserler yazmıştır hakikat bahsinde ve marifetullâh bahsinde; ki bunların içinde en çok bilineni “Geçmişin ve geleceğin ilmini kendinde toplamış olan İnsan-ı Kâmil” adıyla kaleme aldığıdır. Bizde kısaca “İnsan-ı Kâmil” diye bilinir.

“Fetih” ehli olan görevliler Dünya üzerinde tüm cereyan eden işlere vâkıftırlar. “Keşif” ehli ise sadece görev alanı ile sınırlıdırlar.

Her bir görev düzeyindeki velî, ancak kendi düzeyinde olanı ve altındakini bilir.

Üst grubu ise, sadece onunla temasta olan alt grubun başkanı bilir.

Bir de “Divan”a katılanlar, kendi üstlerindekileri bu vesile ile bilirler!

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22.04.21, 13:06
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,052
Forum Puanı: 359
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ayhan571 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Manevî görevliler diye bilinen “Ricali Gayb” iki guruptur:

A. Karar organı

B. İcra organı

Karar organı “Divan” ya da “Divan-ı Kebir” gibi isimler ile anılır.

İki tür toplantısı vardır. Aylık toplantılar. Ki her arabî ayın 14’ünü 15’ine bağlayan gece, çeşitli yerlerde yapılır.

Yıllık toplantısı, ki bu da senede bir defa, Efendimiz (aleyhisselâm)’ın Rasûllük görevini almadan evvel inzivaya çekildiği Hıra Dağı’nda olur.

Bu “Divan-ı Kebir”e katılanların büyük kısmı ölüm ötesi yaşama intikâl etmiş büyük evliyaullâhtan, üçte bir kadarı da şu anda Dünya üzerinde bilfiil görevli yüksek derecelilerden teşekkül eder. Toplam 66 kişilik Divan ehline Dünya üzerinden, zamanın “Gavs”ı, “Kutb-ul İrşâd” ve “Kutb-ul Aktab” olan iki yardımcısı, dört unsur üzerinde tasarrufu olan dört kutub, yedilerin tamamı “Gavs”ın tasarruf dairesi dışında olan “Müferridûn” namıyla bilinen 11 kişi katılır.

Varlık üzerinde, ilâhî ilim gereği alınması gerekli tedbirler hakkında kararlar alınır ve bu kararlar icra organına nakledilir.

Divan’da, varlık üzerinde, ilâhî ilim gereği alınması gerekli tedbirler hakkında kararlar alınır.

“Divan-ı Kebir”in tabii başkanı Rasûlullâh (sallâllâhu aleyhi vesellem)’dir. Onun gelmediği toplantılarda ise, şayet var ise o devrin “İnsan-ı Kâmil”i, yoksa zamanın “Gavs”ı başkanlık görevini ifa eder.

“İnsan-ı Kâmil” her asırda bulunmaz. “Gavs” ise her asırda vardır ve kıyamete kadar sürekli, bir kişi, o görevi ifa eder.

“İnsan-ı Kâmil” rütbesi, en üsttür ve birkaç asırda bir o rütbeye nail kılınmış kişi gelir yeryüzüne.

“Müceddid-i zaman” yüz yılda bir gelir. Dinin, o günün insanlarının anlayışına göre yenilenmesi görevini ifa eder. O da divan ehlindendir. Son müceddid de “Mehdi” lakabıyla bilinen Zât-ı kirâmdır. Aynı zamanda “İnsan-ı Kâmil”dir, Mehdi!..

Gavs, hem Rasûlullâh (aleyhisselâm) katılmadığı zamanlarda divan başkanlığı yapar, hem de icra organının başıdır.

Kutb-ul İrşâd tamamıyla, çeşitli burçlardan, bilinen ve bilinmeyen sayısız yıldızlardan gelen tesirler üzerinde görev yaparak, bunlardaki sayısız mânâların gereğinin yeryüzünde mevcut insanlar ve cinler üzerinde açığa çıkması hususunda çalışır.

Kutb-ul Aktab ise, Gavs’tan çıkan emirleri çeşitli ilgili mercilere dağıtır. Divan’a katılan cinlerin evliyası dahi emirleri Kutb-ul Aktab’dan alırlar.

İcra Organı ise bir tür Ricali Gayb ordusudur.

Divan’ın kararlarının tatbikiyle görevlidirler.

Bu ordunun başkumandanı “Gavs”ı zamandır. Tâbiri câiz ise genelkurmay başkanı durumunda olan “Kutb-ul Aktab”dır!.. Sonra 4’ler gelir. Sonra tasarruf sahibi olan 7’ler gelir. Sonra 12’ler gelir. Sonra 40’lar gelir. Sonra 300’ler diye bilinen 313 kişi vardır. Sonra 1200’ler gelir ve daha sonra da yöresel kutuplar iş görürler.

Kutb-ul İrşâd, âlemlerden gelen feyzi insanlığa dağıtır.

Bu evliyaullâhın çok azı, yani “Divan ehli” olanlar ile “icra” organından birkaçı “fetih” sahibidir. Geri kalan bir miktar “keşif” ehlidir. Büyük çoğunluğu da bilinçdışı olarak bu görevleri ifa ederler.

Geçmiş evliyaullâh arasında Abdulkâdir Geylânî, “Gavs”iyet göreviyle birlikte “İNSAN-I KÂMIL”lik görevi de kendisinden cem etmiş olduğundan, “Gavs-ı Â’zâm” lakabıyla bilinir.

İkinci “İNSAN-I KÂMIL” Abdülkerim Ceylî ya da diğer ifade şekliyle Geylânî ise, çok eserler yazmıştır hakikat bahsinde ve marifetullâh bahsinde; ki bunların içinde en çok bilineni “Geçmişin ve geleceğin ilmini kendinde toplamış olan İnsan-ı Kâmil” adıyla kaleme aldığıdır. Bizde kısaca “İnsan-ı Kâmil” diye bilinir.

“Fetih” ehli olan görevliler Dünya üzerinde tüm cereyan eden işlere vâkıftırlar. “Keşif” ehli ise sadece görev alanı ile sınırlıdırlar.

Her bir görev düzeyindeki velî, ancak kendi düzeyinde olanı ve altındakini bilir.

Üst grubu ise, sadece onunla temasta olan alt grubun başkanı bilir.

Bir de “Divan”a katılanlar, kendi üstlerindekileri bu vesile ile bilirler!
MAŞAALLAH Abim değerli bilgiler bu konu hakkında daha geniş bilgileri hangi kitapta bulabiliriz ;)

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22.04.21, 13:34
 
Üyelik tarihi: 27.02.21
Bulunduğu yer: gökler de...
Mesajlar: 482
Forum Puanı: 156
Etiketlendiği Mesaj: 32 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ademm Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
maşaallah abim değerli bilgiler bu konu hakkında daha geniş bilgileri hangi kitapta bulabiliriz ;)
ricaul gayb kitabını al oku,değerli eserdir...

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22.04.21, 15:29
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,052
Forum Puanı: 359
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ayhan571 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ricaul gayb kitabını al oku,değerli eserdir...
Başka var mı abim onu alıcaz İNŞAALLAH

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22.04.21, 15:39
iron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.08.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 465
Forum Puanı: 140
Etiketlendiği Mesaj: 21 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Ademm Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
MAŞAALLAH Abim değerli bilgiler bu konu hakkında daha geniş bilgileri hangi kitapta bulabiliriz ;)
Muhyiddin Ibnul arabi'nin fütuhat-ı mekkiye adli eserinde bunun en genis anlatimlari var. Hatta burdaki bilgilerin pek cogunun sonunda parantez icinde futuhattan alinti oldugu yaziyor.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocamiz kaynak belirterek paylasimlar konusunda cok iyi. Tesekkurler.
Youtube da kutub ile ilgili sanirim Ahmet Sahin ucar olacak. Muhyiddini ibnul arabiyi kaynak gostererek onun eserleri ve futuhat serhi üzerine sohbetleri mevcut. Ordan da dinleyerek pekistirebilirsin.
Bu konu cok sırlidir. Kitap dışında kaynak bulman icin ya kutup olman lazim ya da bu dairenin bir yerinde yer alman lazim ki nedir nasildir bilesin. Youtube sohbetinde guzelce açar bunu. Ayni zamanda Cübbeli Ahmet hocanin da kisa bir sohbeti var dinlersen ne demek istedigimi anlarsin.
Muhyiddin ibnul arabinin bir sözü cok hosuma gider. "Ne alemler gördüm helaller haram haramlar helaldi" ondan bahsetmisken sözünü hatirlamadan gecemedim.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22.04.21, 16:01
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,052
Forum Puanı: 359
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
iron Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Muhyiddin Ibnul arabi'nin fütuhat-ı mekkiye adli eserinde bunun en genis anlatimlari var. Hatta burdaki bilgilerin pek cogunun sonunda parantez icinde futuhattan alinti oldugu yaziyor.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocamiz kaynak belirterek paylasimlar konusunda cok iyi. Tesekkurler.
Youtube da kutub ile ilgili sanirim Ahmet Sahin ucar olacak. Muhyiddini ibnul arabiyi kaynak gostererek onun eserleri ve futuhat serhi üzerine sohbetleri mevcut. Ordan da dinleyerek pekistirebilirsin.
Bu konu cok sırlidir. Kitap dışında kaynak bulman icin ya kutup olman lazim ya da bu dairenin bir yerinde yer alman lazim ki nedir nasildir bilesin. Youtube sohbetinde guzelce açar bunu. Ayni zamanda Cübbeli Ahmet hocanin da kisa bir sohbeti var dinlersen ne demek istedigimi anlarsin.
Muhyiddin ibnul arabinin bir sözü cok hosuma gider. "Ne alemler gördüm helaller haram haramlar helaldi" ondan bahsetmisken sözünü hatirlamadan gecemedim.
ALLAH c.c razı olsun ama bu tür sözlerle merakımız tavan yapıyor okumak yetmez ki of of ;)

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Nefis Terbiyesinde altıncı Basamak -Nefs-i Marziye- ayhan571 Tövbeler & Uyarılar 2 24.12.22 20:42
Nefis Terbiyesinde İlk Basamak -Nefs-i Emmare- ayhan571 Tövbeler & Uyarılar 4 13.05.21 16:39
Nefis Terbiyesinde beşinci Basamak -Nefs-i Raziye- ayhan571 Tövbeler & Uyarılar 0 19.03.21 13:49
Nefis Terbiyesinde dördüncü Basamak -Nefs-i Mutmainne- ayhan571 Tövbeler & Uyarılar 0 19.03.21 13:43
Nefis Terbiyesin de üçüncü basamak -Nefs-i Mülhime- ayhan571 Tövbeler & Uyarılar 0 19.03.21 13:37


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:43.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com