![]() |
Büyü yaptıkdan sonra tovbe edilir mi ?
Soru:
- Büyücünün tövbesinin Ebu Hanife ve İmam Malike göre kabul olmayacağı, İmam Şafiye göre kabul olacağı, İmam Ahmed’den iki rivayete göre birinde kabul olacağını diğer rivayette olmayacağını söylemiş. (kaynak İbni Kesir tefsiri Bakara suresi 102. ayet tefsiri) -*Her günahın tövbesi var diye bilirim. Hatta şirk koşsam bile ölmeden tövbe etsem affolabiliyorum diye biliyorum. Büyücünün tövbesi niye kabul edilmesin? Cevap: *Bu konuda görebildiğimiz kadarıyla, büyücünün tövbesinin kabul olmayacağını söyleyenlerin delillerini şöyle sırlamak mümkündür: 1)*Büyücü küfürle birlikte yeryüzünde fitne fesat çıkarmayı da âdet edinmiştir. Bu durumda olanların öldürüleceği “Allah ve Resulüne savaş açan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya uğraşanların cezası, öldürülmek veya asılmak, yahut el ve ayaklarının çaprazlamasına kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmektir. Dünyada onların cezası böyle bir rezilliktir; âhirette ise onlar için büyük bir azap vardır.”*(Maide, 5/33) mealindeki ayetle sabittir.*(bk. Razi, Bakara, 2/102. ayetin tefsiri) 2)*Tövbesi kabul edilmeyen büyücüden maksat,*küfür içerikli sihrini gizleyen kimselerdir.*Çünkü bu durumdaki bir büyücü küfürle birlikte*“küfrünü gizleyip Müslümanlığını açığa vuran”*bir zındıktır.*Zındık ise ikiyüzlü olduğundan sözüne itibar edilmez. “Ben sihri bıraktım, tövbe ettim.”*demesi de inandırıcı değildir. Ayrıca zina işlemesi sabit olan bir kimsenin tövbe etmekle cezadan kurtulmayacağı gibi, küfür içerikli bir büyücünün cezası da tövbe ile düşmez. Ayrıca cezalandırılması gerekir.*(bk. Kurtubi, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri) Bu ifadelerden anlaşılıyor ki, alimlerin*“Büyücünün tövbesi kabul olmaz.”*demelerinden maksat,*İslam hukuku açısından öngörülen dünyadaki cezayı kaldırmamasıdır.*Yoksa*zina eden bir kimsenin recim edilmesiyle birlikte uhrevi cezadan kurtulduğunu*beyan eden birçok hadis vardır. O halde büyücü de bu kuralın dışında değildir. 3)*Tirmizi’den rivayet edilen şu hadis de bu alimlerin bir diğer dayanaklarıdır. “Büyücünün cezası kılıçla öldürmektir.”*(bk. Şa’ravi, ilgili ayetin tefsiri)* Fakat bu hadis zayıftır.*(bk. İbn Kudame, el-Muğni, 9/31; Kurtubi, ilgili ayetin tefsiri) 4)*Hz. Ömer’in*“Erkek olsun, kadın olsun her türlü büyücüyü öldürün.”*şeklindeki hükmü de bir delil sayılmıştır.*(bk. Razi, a.g.y) - Bu konuda alimlerin şu ifadeleri de önem arz etmektedir: Büyücünün tövbesinin kabul edilmemesi,*dünyevi hükümleri icrası bakımındadır.*Yoksa samimi olarak tövbe etmişse ahirette büyücünün tövbesi de makbuldür.*(a.g.y) - Bütün bu mülahazalara rağmen, bu konuda İmam Şafii’nin görüşü daha isabetli görünmektedir. Çünkü sihrin çeşitleri vardır. Küfür içeren, küfür içermeyen, adam öldüren, adam öldürmeyen... Şayet kısas olmayı hak etmişse, büyücünün tövbesinin kabul olmaması demek,*tövbesi*onu kısastan kurtaramayacak*demektir. Eğer böyle bir cezayı hak etmemişse,*şirk, küfür dahil her türlü kötülükten samimi olarak tövbe eden kimsenin tövbesinin kabul olacağına*dair birçok ayet ve sahih hadisler vardır. (bk. a.g. y) Nitekim rivayete göre İmam Malik de:*“Eğer büyücü veya zındık olan kimse, suçu mahkemeye intikal etmeden önce, gelip tövbe ederse tövbesi kabul edilir.”*demiştir.*(bk. Kurtubi, a.g.y) Aynı zamanda zina ettiği aşikar olan birinin tövbesi makbuldür lakin dünyevi cezası muhakkak verilir büyücülük isbat edildiyse cezası kesilir lakin tovbe-i nasuh yaptıysa ahiretini kurtulur bi iznillah selametle ... |
Arkadaşlar büyücü veya büyü yaptıran kişi vesilesiyle karşı taraf sıkıntı yaşadıysa musallat olayı kul hakkına girer helallik alması gerekir büyücünün ve büyü yaptıran kişi eğer helallik alamadıysalar bol bol dua ve zikir çekerek hakkına girdiği kişinin ruhuna hediye etsinler alimlerin tavsiyesidir çünkü ahirette hak sahibi hakkını alacak en azından alınacak hakkın yükünü hafifletir tavsiyedir dileyen yapabilir selametle ...
|
Peygamber efendimize büyü yapan yahudi tevbe etseydi af olurmuydu.?
|
Alıntı:
Sen bilmez misin hz. Vahşi r.a hz. Hamza r.a şehit etti şehit buna rağmen hz. Vahşi tovbe edip müslüman oldu ve güzide sahabelerden oldu ... rasulullah s.a.v hayati ve tecrübeli islam alemine her daim örnek teşkil eder güzel kardeşim ... |
Bir Müslüman büyü yapmış hırıstiyan cinlilerle işbirliği yapmış onun dininden olmuş yahudi cinlilerle çalışmış yahudi olmuş bir kişi o büyüyü bozmadan tevbesi kabul olurmu helallik almıyor ama ben Müslümanı diye ortada geziyor. Şimdi bu durumda peygamberimiz efendimize büyü yapan yahudiden daha alçaklar o zaten yahudi öylede cehennemde böylede peki büyü yapan bir Müslüman büyü yaparak ey Allah şu kişinin şu işi senin yazdığın kader gibi değil benim yaptığım büyü gibi olacaktı deyipte kendini Allah'a ortak koşmuş olmuyormu şimdi böyle bir büyücü af olursa mazlumun zalimden hesabını kim soracak böyle olması Allah tealanın ADL sıfatına aykırı değilmi.
|
O yahudi islamı seçseydi doğru Müslüman
Dinden çıkmış hala neyin tevbesi.. |
Alıntı:
|
174: Allah’ın indirdiği kitabın bazı kısımlarını gizleyen ve bunu az bir bedel karşılığı satanlar yok mu! İşte onlar, karınlarına cehennem ateşi dolduruyorlar. Kıyâmet gününde Allah ne onlarla konuşacak, ne de onları temize çıkaracaktır. Onlara elem verici bir azap vardır.
Karşılaştır 175: Onlar doğru yola karşılık sapıklığı, Allah’ın affı yerine cehennem azabını satın alan kimselerdir. Onlar, ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler! TEFSİR: Bu âyetler öncelikle Tevrat ve İncil’deki Peygamberimizle alakalı bilgileri gizleyen ve bir kısım dünya menfaati beklentisi içinde dini metinleri bilinçli olarak maksadının aksine yorumlayan yahudi din âlimlerini hedef alsa da, umumi mânada Allah’ın ayetlerini, dini hakikatleri çıkarları doğrultusunda insanlardan gizleyen, yanlış yorumlayan ve dini bir ticaret vasıtası yapan her kişi ve toplulukları ikaz etmektedir. Zira insanlığı sapıklıktan kurtarıp doğru yola erdirmek, onlara iki dünyanın saadet yollarını göstermek üzere gönderilen ilâhî kitapları ve ayetleri böyle dünyevî ve süflî arzularla gizlemek ve bir menfaat aracı olarak kullanmak, gerçekten büyük bir günahtır. Onlar, bu cüretlerinin karşılığında ne kadar yüksek meblağlar elde ederlerse etsinler bu, âhirette karşılaşacakları azaplar ve kaybedecekleri nimetlerle mukayese edildiğinde “çok az bir şey” hükmünde olacaktır. Bu şekilde onlar karınlarına, hiç boş yer kalmayacak biçimde sadece ateş doldurmaktadırlar. Haksız yollarla aldıkları ücretler ve yedikleri şeyler, içlerinde gerçek bir ateş olacak ve onları devamlı yakacaktır. Kıyamet gününde Allah, onlara söz söylemeyecek, rahmetle iltifat etmeyecektir. “Kötülüğün karşılığı, ona denk bir cezadır” (Şûrâ 42/40) kaidesi gereğince, dünyada Allah’ın kelâmını gizleyen bu bahtsızlar, âhirette Yüce Yaratıcı’nın rahmet sözünden mahrum kalacaklardır. Allah onları tezkiye etmeyecek, günahlarını affetmeyecek ve onları temize çıkarmayacaktır. Böylece bütün günah kirleriyle perişan bir halde mahşer yerine geleceklerdir. Neticede onlar, acı ve ıstırap veren devamlı bir azaba düçâr kalacaklardır. Çünkü onlar, hem kendileri hem de hitap ettikleri insanlar için hidâyet kaynağı olan Allah’ın ayetlerini gizlemek ve onları hedefinden saptırmak suretiyle doğru yol karşılığında sapıklığı satın almışlardır. Aynı şekilde kıymetini bilenlerin elde etmek için büyük gayret gösterdikleri ilâhî affı vererek de âhirette çekecekleri azâbı satın almışlardır. Dolayısıyla kazandıkları en büyük sermaye sadece sapıklık ve azap olmuştur. Âyet-i kerîme bir taaccüp ifadesiyle son bulmaktadır: “Onlar, ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler!” (Bakara 2/175) Burada ateşten maksat, ona sürükleyen sebepler ve günahlardır. Hayırlı işler ve iyilikler yapmaya, istikamet, doğruluk ve dürüstlüğe, ilâhî hakikatleri açıklamaya, dünya zevklerinden birini bile fedâ etmeye asla sabredemeyen bu kişiler, ateşe götürecek ameller yapmakta ne kadar büyük sabırlar göstermektedirler. Hâsılı ebedî olarak ateşte yanmak için ne kadar zor işlere katlanmaktadırlar. Fakat görüldüğü üzere bu sabır, övgüye layık ve sonu selâmet olan bir sabır değil, akıbeti ebedî bir felâket olan çaresizliktir. Onların böyle hazin bir akıbet ve büyük bir azaba uğramaları sebepsiz ve haksız değildir. Şüphesiz Cenâb-ı Hak, bütün ilâhî kitapları gerçekleri açıklamak üzere indirmiştir. Kur’ân-ı Kerîm gibi asılları itibariyle Tevrat, İncil ve Zebur da bu hükme tabidir. Hepsi Allah kelâmıdır ve hepsine iman etmek şarttır. Dolayısıyla ilâhî kitaplar hakkında anlaşmazlığa düşenler; bunların hepsine inanmayıp da bir kısmına inananlar, Kur’an’ın bazı ayetlerini kabul edip bazı ayetlerini reddedenler ve yine Kur’an hakkında şiir, sihir ve kehânet gibi iddialarda bulunanlar, elbette doğru olandan çok uzak bir ayrılık, anlaşmazlık ve sapkınlık içine düşmüşlerdir. Bu durumda olan kimselere layık olan ise, ebedî cehennemdir. O halde kişiyi cehennem azabından kurtaracak ve cennete ulaştıracak gerçek iyilikler nelerdir? Gelen âyet-i kerîme bunu haber vermektedir: Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri Başka söze hacet yok. |
Alıntı:
|
Elif arkadaşıma katılıyorum.Ne yazıkk ki onlar Allahın rahmetine güvenerek her haltı yiyip işte insanların arasını açıp aileleri dağıtıp,hastalık ve musallatlar bulaştırıp yuvalarını cehenneme çevirip..kaç olay duydum büyü ile cinnet geçirip can alan bile var yok öyle yağma hem helallik almadıkları sürece Allah kendi hakkından geçse bile mağdur geçmez.Şahsen ben ailem ve şahsım adına geçmem affedilir deyip başlık açıyorsunuz büyüye az meyli olan da nasılsa af olurum diye her haltı yer.Ben bu tarz şeylere karşıyım.Nitekim nefsei firavunlaşmış cahil biri şunu okusa her haltı yer bünü namına tasvip etmiyorum ve allah emin ollun öylesine de tövbe imkanı tanımaz çünkü kendini daha kandıran tövbe de bile şartlı yürüyüp yaparım sonra tövbe ederim zihniyetinde birini duydum Allah onun ömrünü kediye köpeğe versin çok can yakmıştır..
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ateş düştüğü yeri yakar hocam.İnsanlar her günahı işleyip sonra tövbe ederim diyerek mübah görüyor kendine can yakmayı çok gördüm duydum bu kebaire bulaşıp tööbeyie erişmeyen aksine daha da azıtanı Allaha şirki bi kenera bıraksak bile mazlumun bağrını yakmak affedilemez bir tövbeyle Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatan (Şeytan) sizi Allah (affeder avuntusu) ile aldatmasın." (Fâtır , 35/5) der kuranı kerim ..keza paylaştıklarınız zaten yeterli delil hükmünde..anlamak istemeyen paylaştıkları ile kebaire kapı aralayanlar düşünsün.Bu üümmete büyücülerle ortaklık yapan kendi din kardeşini görünmez ziyan ve zarara uğratan daha zalim kimseyi tanımıyorum keza gittikçe ne yazzıkkik çoğalıyorlar sebebi de benimde şahit olduğum yaparım allah affedecek diyen zavallıların inannacı kendinden menkul zararlı mahlukların daha da azıtıp can yaktığıdır...tek duam ıslah olup zarar vermekten dönmeyeceklerse islamın kılıcını daha da körelten kendi dinleririn kanlarının soy ve peygamberlerinin düşmünları olan bu beyinsizlerin Allah kalan ömrlerini kurda kuşa versin .. |
Günahımız çok Allah afetsin ..
Zoruma giden de bari iş tutsa adamın zoruna gitmez birini talak ettim çekerim dersin kuru kuruya gideceğiz |
Alıntı:
|
Alıntı:
Canı alan Allah’tır .. kul acizdir |
Alıntı:
---------- Post added 07.04.21 at 14:08 ---------- Alıntı:
|
Para alma işi bizimki dolandırıcıdan para alma işi ..
Ben ne yazdığımı iyi biliyorum talak derken darmadağın olsun ölmek onun için kurtuluş olur... sürünsün |
En büyük günahların başında gelir, bu işle uğraşan kişilerin sonu hep aynı olmuştur
|
Alıntı:
Kişi şeytanın ve nefsinin peşinden giderse tamda dediğin gibi olur büyülerden medet umar hale gelir ALLAH c.c muhafaza lakin pişmanlık çok an çok büyük nimettir herkese kolay kolay verilmez unutmayalım ki 100 kişiyi öldüren adam dahi pişman olduğu için affediliyor tovbe kapısı çok büyüktür amma nice bugün yarin yaparım diyenlerin malesef beceremedigi aşikardır ALLAH c.c muhafaza tekrardan selametle ... |
Alıntı:
|
Herşeyin en doğrusunu Rabbim bilir. Öncelikle kimsenin kalbini açıp bakamayız bu yüzden tövbesinin kabul olup olmayacağını bizler bilemeyiz ancak kişi yaptığı büyü sonucunda helallik almadıysa yahut yaptığı büyü çok büyükse ve büyük bir şirkse alimlerin dediği gibi kabul olmaz tabii doğrusunu rabbim bilir. Eğer ki kişinin yaptığı büyü basitse büyük bir zararı yoksa ve kişi helallik aldıysa ve bol bol tövbe ettiyse ortada öyle bir şirk durumu da yoksa nefsine yenik düştüyse tövbesi samimiyse kabul olur inşallah. Tövbe kapısı her daim açıktır ne olursan ol ama yine de gel.
|
Alıntı:
Tabii bunlar benim şahsi düşüncelerimdir ben evliya yahut Alim değilim bende yaratılmışlardan biriyiyim hata yapabilirim. Doğrusu neyse aydınlanmak isterim bende. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Beni yanlış anlamayın hocam ben bilerek günah işleyin tövbe edip kurtuluşa erin demiyorum. Ben sadece tövbe kapısının kapanmadığını ve her ne günah işlediysek tövbe etmemiz gerektiğini söylüyorum. Affolup olmayacağını Rabbim bilir |
Alıntı:
"Sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir*râhib tarif edildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânının olup olmadığını sordu. Râhib:*'Hayır yoktur!'*dedi. Herif onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladı." "Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine âlim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânı olup olmadığını sordu. Âlim:*'Evet, vardır, seninle tövben arasına kim perde olabilir?'*dedi. Ve ilâve etti:*'Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zîra orada Allah'a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla Allah'a ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yer.'" "Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azab melekleri onun hakkında ihtilâfa düştüler. Rahmet melekleri:*'Bu adam tövbekâr olarak geldi. Kalben Allah'a yönelmişti.'*dediler. Azab *melekleri de:*'Bu adam hiçbir hayır işlemedi.'*dediler." Onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar. Hakem onlara:*'Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin.'*dedi. Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu hemen rahmet melekleri aldılar." Bir rivayette şu ziyade var:*"Bir miktar yol gidince, ölüm gelip çattı. Adamcağız yönünü sâlih köye doğru çevirdi. Böylece o köy ehlinden sayıldı."*[Buharî, Enbiya 50; Müslim, Tövbe 46, (2766); İbnu Mâce, Diyât 2, (2621) |
Alıntı:
Nisa suresi 93. ayet Kim de bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde devamlı kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır. Bakara suresi 178. Ayet Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas emredildi. Buna göre hüre hür, köleye köle ve kadına da kadın kısas edilir. Fakat kâtil, öldürdüğü kimsenin yakını tarafından affedilirse kısas düşer. O zaman affeden, uygun görülen diyeti kabul etmeli, affedilen de diyet borcunu güzelce ve tam olarak ödemelidir. Bu, Rabbinizin bir hafifletmesi ve merhametidir. Bütün bunlara rağmen kim Allah’ın koyduğu sınırı aşarsa, pek acı bir azabı haketmiş olur. |
Tövbesinin kabul olup olmayacağını Allah bilir ama benim hayatımı büyüyle zindan ettikleri için hakkım helal değildir ben ne yaşadıysam aynısını yaşasın anca öyle
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İnşallah kardeşim tez zamanda inşallah
|
Alıntı:
Kim de bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde devamlı kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır......bir insani sucsuz yere olduren alemi oldurmus gibidir....bu ayetin uzerine baska soylenecek bir sey var mi? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Şuan seriat devleti olmadığı için gene dünyevi ceza çekiyorsun hapis gibi ama ödemiş sayılamıyorsun sadece ahirette cezan hafifler lakin bol bol tovbe edip pişman olursa katıl merhameti herşeyden daha yüce olan rabbimiz neden affetmesin ... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Tahrîm Suresi'nin 8.ayetinde de geçmektedir. “﴿ Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah'a tövbe edin. Umulur ki rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar. |
Alıntı:
Tövbe etmenin hiçbir mahiyeti rabbimizin katında hiç mi degeri .Yok tovbe nedir önce onu öğrenmemiz gerekiyor abim iyisi mi tovbe nedir hikmeti nedir iyice öğrenmeden bu bahisler konuşulmaz Senin ve benim atam adem .a.s neden cennette ki yasak meyveyi yedi altını çiziyorum cennette dünyada ki ve cennetteki gunahalr bir tutulmaz öyle değil mi meyveyi yedi neden tovbe etti ve tövbesi kabul oldu Hz. Musa biriyle tartışırken adama vuruyor adam tek darbede oluyor ki bunu bayalan ALLAH c.c peygamber lakin bile isteye yapmasada kaza sonuçta bugün adamın biriyle kavga etsem yanlışlıkla adamın diyaframına sağlam yumruk atsam belki adam nefessizlilten ölecek halbuki kavga ettim abim meseleler kılıç gibi ortadan kesmekle hallolmaz ALLAH c.c şeriat hukuk sitemi bizlere bahsetti lakin müşkülul kuran diye bi bahis var senden ricam orayı okuman nasih - mensuh kısmı var rica ediyorum orayı da oku o vakit ayetlerim zahirin hüküm adletmenin yerine kuran-i kerimi bir bütün halinde ele alıp ona göre hüküm çıkarmanın gerektiğini anlarsın kendinde dedin hoca veya alim değilim hoca veya alim olarak bildiğin birine söyle anlatsin sana eger astigimiz astik kestigimiz kestik gideceksek hepimizi cehennem bekliyor ALLAH c.c selamet versin hepimize Yahudiler gibi esnetmek veya yumuşatmak yok doğrudur şuan ki neslin durumu çok vahim ama ehli sünnet itikadine göre bir kimsede 99 kâfirlik alameti görsen 1 tane müslümanlık alameti görürsen o kişiye gene kâfir DEMEYİZ itikadı görüştür eşari ve maturidi ALLAH c.c selamet versin ... Mahşer gününde rabbul alemin ER RAHİM ismi tecelli edecek öyleki şeytan dahi ümit edecek o gün belki rabbul alemin affeder diye lakin şeytan ve avanesi ebedi cehenneme girecek orası kesin selametle ... |
Alıntı:
|
"Allah kendisine şirk koşulmasını kesinlikle affetmez. Bunun dışındaki günâhları dilediği kimseler için affeder. Allah'a ortak koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur." (Nisâ, 4/48)
Allahın rahmetinden ümidimizi kesmeyelim ve asi olmaktan günah işlemekten kaçınalım inşaAllah |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:03. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com