| Karanfil gece |
21.08.26 14:14 |
Alıntı:
huddams Nickli Üyeden Alıntı
(Mesaj 718691)
Merhaba arkadaşlar ben topluluk önünde konuşma acil bir durumda çok heyecanlanıyorum. Çözümü nelerdir acaba. Teşekkür ederim şimdiden
|
Açık söyleyeyim, bu konudan ben de zamanında çok çektim. Ama koyu bir kitap okuruyumdur, hâlâ da öyledir; insanı her yönden acayip geliştiriyor zaten. Bir dönem kitapları içimden değil, hep sesli okumayı denedim. Roman okurken hikayenin gidişatına göre sesime farklı tınılar verdim, sonra çocuklara sesli masallar okudum falan derken o heyecan işini yıllar önce kendi çapımda yendim. O süreçte fark ettiğim ve bizzat işe yarayan diğer pratikler de şunlar:
Ortamda herkesin bakışı birden sana çevrilince kasılmamak elde değil. Karşındakinin gözünün içine bakmak yerine iki kaşının ortasına bakarsan; karşı taraf bunu zaten anlamaz, ama bir rahatlama hissedersin.
Heyecan basınca insan ister istemez içine kapanıyor; "acaba dışarıdan tuhaf mı duruyorum, herkes beni mi izliyor" diye kuruntu yapmaya başlıyor. Aslında elin âleminin seni falan düşündüğü yok ama o an öyle hissediyorsun işte. O kafadaki karmaşadan sıyrılmak için ortamdaki herhangi bir şeye dikkat kesilmek, kafayı başka bir şeye yormak insanı acayip rahatlatıyor; mesela o sıra gözü bardağa, telefona ya da duvardaki bir şeye iliştirince o kafadaki uğultu kesiliveriyor.
Konuşurken bi' an lafı unuttun mu insana basıyor bir panik, hızlı hızlı bir şeyler gevelemeye başlıyor; o da durumu daha beter yapıyor. Hâlbuki dur, sakinçe bir yudum su al ya da "nerede kalmıştım yahu" diye sesli düşün, kimse seni yadırgamaz. Aksine o ufak duraklama ortalığı bir anda sakinleştirir.
Bazen iş o dereceye geliyor ki heyecandan eller titremeye, dizlerin bağı çözülmeye başlıyor. İşte öyle anlarda parmak uçlarını birbirine bastırmak ya da avuçlarını şöyle bir sıkmak gerçekten çok işe yarıyor. Zihnin o içerideki karmaşasından kopup dışarıdaki o ufak fiziksel harekete odaklandığı an, o gergin dalga da yavaş yavaş çekilip gidiyor.
|