Rabbin seni yolunu kaybetmiş bir halde buldu da sana yol gösterdi.
Duha Sûresi 7.
Ne de çok yolunu kaybettin değil mi? Şaşırdın, hata ettin, telafisi imkansız hatalar işledin. Ama Rabbin sana yol gösterdi. Bir çıkış yolu gösterdi, bir ışık açtı, bir cevap verdi...
Buhranlar yaşadın, sorunlar, sıkıntılar, yalnızlıklar... Bitmez dedin, çıkmaz dedin, düzelmez dedin, olmaz dedin... Ama ne oldu? Zifiri karanlıktan sabah aydınlığı çıktı, kör kuyulardan pınarlar fışkırdı, kurak topraklar bereketli oldu...
Vefasız bir aşkın peşinden koştun. Aşkını bulamadığın gibi yolunu da kaybettin. Çıkamadın çöllerden, çıkamadın üzüntüden, çıkamadın kalbindeki cezaevinden... Kimse bulamadı seni, kayboldun, yıkıldın... Kimse bulamadı seni ama Rabbin buldu...
Dostların, kardeşlerin, sevdiklerin tarafından dipsiz bir kuyuya terk edildin. Kimseler yoktu, yalnız ve yapayalnız idin. Rabbin seni buldu. Sana yol gösterdi. Kuyudan çıkardı.
Sonra zindanlara düştün belki. Katillerin, hırsızların ve sahipsizlerin zindanlarına düştün. Çıkamazdın eğer Rabbin sana çıkış göstermeseydi.
Kaçtın, kurtulmak istedin... Laf anlamayan, söz dinlemeyen halkından kaçtın. Kurtulduğunu sandın ama karanlık bir gecenin karanlık denizinde bir balinanın karanlık midesine düştün. Azaptan azaba kaçtın. Rabbin seni bulmasaydı kimse bulamazdı seni...
Okulda, ailede, mahallede, işte, fabrikada, şehirde İbrahim gibi tek başına bir ümmet idin. Herkes sen değildi, sen herkes değildin. Kalabalıklar içinde yapayalnız idin. Rabbin sana yol gösterdi de bir ümmet iken, koca bir ümmetin rehberi oldun.
Kimi zaman dağlara vurdun kendini. Kendini aradın kendinden başka kimsenin olmadığı yerde. Bulamazdın kendini eğer Rabbin sana yol göstermeseydi...
Rabbin milyonların içinde yalnız olduğunu gördü. Sana yol gösterdi, sana ümit verdi, sana yalnızlığını giderecek bir eş, bir dost, bir sevgili verdi. Sana kendisini verdi. O vermeyeseydi kendisini, sen görebilecek miydin onu?
|