Tekil Mesaj gösterimi
  #10  
Alt 25.04.24, 16:31
Chariot Chariot isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17.09.23
Bulunduğu yer: trabzon
Mesajlar: 47
Forum Puanı: 1034
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bell Laboratuvarları’nda Clinton Davisson ve Lester Germer tarafından 1927 yılında yürütülen ünlü çift yarık lazer deneyi farklı bir tuhaf kuantum olayını göstermektedir. Nobel Fizik ödül sahibi Richard Feynman; deneyin ‘’klasik şekilde açıklanmasının imkânsız, kesinlikle imkansız’’ olduğunu söylemiştir. Ardından, ‘’Özünde kuantum mekaniği vardır’’ dedikten sonra daha da ileri giderek ‘’Gizemi ortadan kaldıramayız’’ demiştir.
Bu deneyi yazarak anlatmak güç, mantıklı olmadığı için anlamak çok daha zordur. Dolayısıyla basit tutmak adına ayrıntıları atlayacağım ve kolay bir anlatıma bağlı kalacağım.
İlk tuhaf bulgu parçacıkların yani belli bir konumdaki madde parçaları kompakt öbekler olasılık dalgaları gibi yani dağılmış belirsiz bir konumları vardır, belki oralardadır belki buralardadır davranabildiğidir.
Duyularımla edindiğim deneyim bana katı parçacıkların daima katı parçacıklar olduğunu söylüyor. Bunların bazen parçacık, bazen de dalga gibi davranmaları nasıl mümkün olabilir? Ardından daha da tuhaf bir hal alıyor.
Parçacığın parçacık ya da dalga gibi davranması onu gözlemleyene bağlıdır. Araştırmacı deneydeki çift yarığa baktığında parçacıklar parçacık gibi davranmaktadır. Gözlemci bakmadığında parçacıklar dalga gibi davranmaktadır. Bu dalga fonksiyonu çöküşü olarak bilinir. Bir gözlemci baktığında dalga çöker ve gözlemci bir parçacık görür. Bilinmeyen bir sebepten dolayı sadece bakma eylemi parçacığın davranışını değiştirir.
Sen buradan nereye varmak istedin bilemiyorum ama birçok fizikçinin iştirak ettiği hadiseye bende iştirak ediyorum bilinci dalga fonksiyonu çöküşünün muhtemel sorumlusu olarak görüyorum.
Varmak istediğim şey. Gözlemci etkisi altında olmayan elektronlar nasıl fizikten beklenmeyen hareketler sergiliyorsa aynı şekilde tarot vs diğer falları açarkende kartları karıştırıp açtığınızda hangileri geleceği belli olnadığı için o kartlara müdahale edip istediklerini çıkartabiliyorlar.Yani şans faktorü devreye girince şeytanlar o eyleme müdahale edebilecek bir boyut kapısı açtıklarını düşünüyorum nitekim de ayettr "kumar, şans ce fal oklarının şeytan işi pislikler" olduğu zikredilir.

Ben tarotta konuştuğum şeylerin şeytan olduklarını anladıktan sonra ama nasıl olurda kartlara boype mürahale edebuliyorlar diye meraklı bir gece uyuduğumda rüyamda ben kartları açarken bacaklarımın arasında ölü gibi solgun beniz yaşlı bir kadın elinin kartları değiştirdiğini gordum.

Yani anladığım kadarıyla kuantum da sgerçekleşen süperpozisyon halinin bir benzeri şans faktorunun olduğu eylemlerde de getçekleşiyor ve en zayıf şeytanlar dahi boyutuuza enwrjilerini bu şekilde gönderebiliyorlar. Zayıf diyorum çünkü konuştuklarımın bazısı çok şımarık ve çocuksu mizaçlı şeytqlanlardı bazen cok daha sinsi ciddi sert varliklar geliyordu

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148