Alıntı:
Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı
Peki hayatımızı iman yoluna adarsak allah şirk günahını affeder mi
Kısaca bedelini bu dünya da verebilir miyiz
|
Vahşî Hazreti Hamza’yı şehit ettikten sonra Mekke’ye döndü. Mekke fethedilince de Taif’e kaçtı. Taifliler de İslâm’a girmek için Resûlullah’ın yanına gidiyorlardı. Artık Vahşî’nin kaçacak yeri kalmamıştı. Kâinatın Efendisi Vahşî’yi İslâm’a davet için haber gönderdi. Vahşî ise Resûlullah’a şu cevabı iletti: “Ya Muhammed beni nasıl İslâm’a çağırırsın?! Allah’a şirk koşanlar Allah’ın muhterem kıldığı bir canı haksız yere öldürenler zina edenler günahlarının cezasını çekerler. Kıyamette o büyük duruşma gününde cezaları katmerli olur azap ve zillet içinde ebedî kalır. Hâlbuki ben bunların hepsini yaptım. Daha benim bir kurtuluşum olur mu?” Bunun üzerine Allah (cc) şu âyeti inzal buyurdu: “Ancak şu var ki dönüş yapıp iman edenler güzel ve makbul işler işleyenler bundan müstesnadır. Allah onların kötülüklerini iyiliklere günahlarını sevaplara çevirir. Çünkü Allah gafurdur rahimdir.” (Furkan 25/70)
Bunun üzerine Vahşî: “Ya Muhammed ‘Dönüş yapıp iman etme güzel ve makbul işler işleme’ çok çetin bir şarttır. Bana kalırsa ben bu işin altından kalkamam.” Hemen ardından şu âyet nazil oldu: “Şurası muhakkak ki Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez ama bunun altındaki diğer günahları dilediği kimse hakkında affeder.” (Nisa 4/48)
Yine Vahşî; “Yâ Muhammed bu konuda görüşün nedir? Affetmek Allah’ın hikmet ve iradesine bağlıdır. Bilmiyorum; beni bağışlar mı bağışlamaz mı?” diye sordu. Akabinde hemen şu âyet nazil oldu: “Ey Şanlı Nebî sen şunu tebliğ et: ‘Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O gafur ve rahimdir çok affedicidir merhamet ve ihsanı boldur.” (Zümer 39/53} Vahşî tam istediği cevabı almıştı. Derhal Müslüman oldu.
Bazı insanlar dediler ki: “Yâ Resûlallah! Biz de Vahşî’nin yaptığı gibi yapmıştık. Aynı şartlar bizim için de geçerli mi?” Fahr-i Kâinat “Bu şartlar bütün Müslümanlar için geçerlidir.” buyurdular. (Taberani Mu’cemu’l-Kebir 11/197)