![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Kul hakkı hariç samimi bir tövbe ile affedilmeyecek günah var mıdır
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Yoksam samimi bir kalp ile yapılan tevbe kabul edilir. Kul haklarını hal edip islam yoluna girilmeli.
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Alıntı:
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Bunun üzerine Vahşî: “Ya Muhammed ‘Dönüş yapıp iman etme güzel ve makbul işler işleme’ çok çetin bir şarttır. Bana kalırsa ben bu işin altından kalkamam.” Hemen ardından şu âyet nazil oldu: “Şurası muhakkak ki Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez ama bunun altındaki diğer günahları dilediği kimse hakkında affeder.” (Nisa 4/48) Yine Vahşî; “Yâ Muhammed bu konuda görüşün nedir? Affetmek Allah’ın hikmet ve iradesine bağlıdır. Bilmiyorum; beni bağışlar mı bağışlamaz mı?” diye sordu. Akabinde hemen şu âyet nazil oldu: “Ey Şanlı Nebî sen şunu tebliğ et: ‘Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O gafur ve rahimdir çok affedicidir merhamet ve ihsanı boldur.” (Zümer 39/53} Vahşî tam istediği cevabı almıştı. Derhal Müslüman oldu. Bazı insanlar dediler ki: “Yâ Resûlallah! Biz de Vahşî’nin yaptığı gibi yapmıştık. Aynı şartlar bizim için de geçerli mi?” Fahr-i Kâinat “Bu şartlar bütün Müslümanlar için geçerlidir.” buyurdular. (Taberani Mu’cemu’l-Kebir 11/197)
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
“Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar” (Nisa suresi ayet 48) âyeti İmam Maturidi şu şekilde izah etmektedir: Âlimler şu noktada ittifak etmişlerdir: Allah Teâlâ, kişinin işlediği günahtan vazgeçip tövbe etmesi halinde bütün günahları bağışlar; buna şirk ve diğer günahlar dâhildir. Bunun delili de şudur: “İnkâr edenlere söyle, eğer yaptıklarına son verirlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır”[Enfal suresi 38. ayet]. Bu ilahi beyan günah işlemeye son vermeyenler için bağışlanmaya arzu ettirmenin -şirk dışındaki günahlar için- söz konusu olduğuna işaret etmektedir. Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bilindiği üzere buradaki bağışlamama, kişinin şirk inancına ölünceye kadar devam etmesine bağlıdır, bu inançtan dönüş yapması müstesna. Cenâb-ı Hakk’ın “(İnkâr edenlere söyle), eğer yaptıklarına son verirlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır”[Enfal suresi 38. ayet] mealindeki beyan bu görüşü desteklemektedir. İman ettikleri için, kâfirler hakkında benzer şekilde gelen birden çok âyet vardır. En doğrusunu Allah bilir ya, Allah Teâlâ sanki şöyle buyurmuştur: Yüce Allah, tövbe etmediği takdirde şirki bağışlamaz, onun dışındaki günahları tövbe etmese de dilediği kimse için bağışlar. Şayet şirkin dışında bağışlanmaya ihtimali bulunmasaydı o ihtimali imkânsız kısma ekler ve ihtimali bulunanla birleştirmezdi. Bilindiği kadarıyla bundaki kasıt, kendisinde bulunan umut ve umutsuzluğun beyanından ibarettir. Cenâb-ı Hakk’ın: “Allah’ın rahmetinden sadece kâfir topluluklar umut keser”[Yusuf suresi ayet 87]. Şayet şirkin dışındaki günahların bağışlanmasından ümit kesmek gerekli olsaydı, böylesini küfürle nitelemek gerekirdi, çünkü birinin gerçekleştirilmesi diğerinin gerçekleştirilmesi demekti. Zira onlar için umut kesmek küfür seviyesindedir. İki yorumdan hangisi lazım gelirse, fiilinin varlığı noktasında değil, ümit kesme noktasında diğeri ona tâbi olur, zira ümit etme kâfirlerde de bulunur. Bununla, ümit hükümde ve mevcudiyette olup fiilin varlığının bulunmadığı sabit olmuştur. Başarıya ulaştıran sadece Allah’tır. { Ve Yüce Allah, sadece bağışlanmadan umudu kesti ve küfür sebebiyle umut kesmeyi “Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler umut keser” sözü ile (Yûsuf, suresi ayet 87) ispat etti. Bunun anlamı şudur: Bağışlanmadan umut kesmek ancak kâfirlere müstahaktır. Çünkü onunla kâfirden umut fiilini nefyetmek ve bağışlanmadan umut kesme işinin gerçekleştirilmesi kastedilmez. Çünkü her kâfir Allah’ın rahmetini umar ve ondan umudunu kesmez. Bununla şu husus sabit olmuştur: Ondan kastedilen şey umut kesmeye müstahak olmaktır. Bu hüküm özellikle kâfirlere bağlı kılınmıştır, dolayısıyla umut kesmek varlık ve yokluk bakımından kâfirler etrafında dolaşır. Bizimle onlar arasında icma deliline dayanarak, küfrü büyük günah olarak nitelemek söz konusu olmamıştır. O halde, umut kesme vasfı ve umudu kesmenin sabit olmaması gerekir (Semerkandî, Şerhu’t-Te’vîlât, vr. 173a)}
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Tövbe istiğfar Duası | madlen | Tövbeler & Uyarılar | 9 | 13.09.25 00:36 |
| Günah Tövbe ve Şeytan Üçgeni - Kafası karışık olanlar okusun | Naim | Tövbeler & Uyarılar | 39 | 08.12.24 23:35 |
| intihar affedilmeyecek bir günah mı? | simsimaa | Sorularınız | 72 | 02.08.24 01:00 |
| Benlik, en büyük Günah ! | Naim | Havas ilmi Genel Bilgiler | 1 | 11.09.20 21:19 |
| Günah işlemenin de bir adabı var | Torlak | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 3 | 07.07.20 15:49 |