Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
hadiste sünnette böyle bir sayi ile zikir çekme yok yok,zahirde böyle bir tavsiye yok,
sayi ile zikir batıni kısmın tavsiyesi, oda herkese aklina kafasına göre degil
zahirdeki emir,
namaz, oruç, inanc, itikat, ihlas, helalde yürüme,haramdan kacma, tefekkür
|
Eğer hatalıysam lütfen yazın
Hocam belirli bir sayı belirlemeden zikretmek ömür boyu doğru değil midir? İnsan kendince günlük su kadar yapayım dese kendine bir düzen sağlamaz mi? Örnek kabeyi Allah insana nizam vermek için yaratmadı mi veya vakitleri yani zamanı namazın vakitlerinin bir düzeni olsun diye yaratmadı mi? İnsan da kendine göre bir düzen belirleyemez mi?
Diyorki insan ne az şükreder.
Şimdi ben elhamdülillah desem kendime belli sayıda tamam farz değil ama
Hiç mi akıl etmiyorsunuz diyor ya benim aklım da bu geçiyor düşününce..
Ben şahsen estafirullah derim belli sayıda. La ilahe ilallah derim. İhlas okurum. Amenresulu okurum. Hep sayı belirledim kendime. Neden diye sorarsanız şimdi ben belirlemeden yapsam belki az zikredecegim belkide çok bilemem ama kalben rahat ettiriyor.
önemli olan Allah’ı anmak, O’nun bilincinde olmak ve hayatın her anında O’nu hatırlayarak yaşamak. Zikir, sadece sayı ile tekrarlanan kelimelerden ibaret değil, aynı zamanda kalpte, bilinçte ve yaşam tarzında Allah’ı unutmamaktır.
Kur'an’da da sıkça vurgulandığı gibi, "Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin." (Ahzab 41) buyruluyor. Burada sayıdan ziyade, çokça ve sürekli bir zikirden bahsediliyor. Ayrıca "Onlar, ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah’ı zikrederler..." (Al-i İmran 191) ayeti de, zikrin sadece belirli bir ritüel değil, hayatın her anına yayılması gerektiğini gösteriyor.
Ancak sayı ile zikir konusunda da tasavvuf ehlinin belli usuller belirlediği biliniyor. Bunlar, kişinin disiplin kazanması, zikir alışkanlığını devam ettirmesi ve manevî derinlik kazanması için olabilir. Fakat, bu tür uygulamalar farz veya Kur’an’da doğrudan emredilmiş şeyler değil, daha çok bir metod meselesidir.
Sonuç olarak, Allah’ı anmanın en önemli noktası, O’nu kalben, fikren ve eylemlerimizde sürekli hatırlamak ve O’na bağlı bir hayat sürmektir.