Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili kardeşim sözlerinin bir çoğu doğrudur kabuldür amma biz bir evliyaya iki çay içeriz diye bağlanmadık.
O halde tüm hoca hacıları reddediyorsun zira onlarda efendi hazretleri şunu dedi kesin budur der o halde biz topluca yalnış yoldayız aramızda hak yolunda olan cemaat ve hocaları yok kalmamış.
Bana kim olarak konuşursun demişsin cevap vereyim: ben evliyaullahın ağzından konuşurum.
Benim için sözleri kabuldür. Elbet her söze inanılmaz lakin bir çok evliya aynı şeyi söylüyorsa ben kabul ederim.
En güvendiğim iki evliyanın ağzından duydum işittim biri nerede öbürü nerede ama sözleri aynı o halde bir hak payı vardır .
Delillerimde onlardır.
Peki sen kim olarak konuşursun?
Bu verdiklerin delil ispat değildir.
Allah o ayetinde Müslüman olup emirlere uyan peygambere tabi olan kullarından bahseder.
Ben kimimki peygambere doğrudan bağlı olacağım. Ben ona bağlı olanlara bağlıyım.
Şu düşüncedede değilim yalnızca benim şeyhim doğrudur işte yalnızca onun sözü benim için kabuldür yok o bana yeter başkasına lüzum yok demem. Her evliyayı severim. Sözlerine kulak veririm. Daha isim vermek istemediğim bir çok tarikat ve cemaatte benim dediğimin doğru olduğunu bilir çünkü onlarada şeyhleri bunu söyler.
Şirk ehli olmuşuz küfür ehli olmuşuz iki dakikada haberimiz yok. Neyse lafı uzatmayayım konu hoş bir yerde kalsın.
|
Kardeşim, “evliyaullahın ağzından konuşurum” diyorsun ama bil ki hiçbir veli, Allah ve Rasulü adına hüküm koyamaz. Allah’ın dini tamamlanmıştır. “Bugün sizin dininizi kemale erdirdim...” (Maide 3) ayeti apaçık bir şekilde hükmü Allah’a ait kılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v) bile vahiy dışında konuşmamıştır. Öyleyse kim oluyor da “keramet kalktı, melekler artık görünmez, Allah gazap etti” diye hükümler koyabiliyor?
“ben evliyanın sözünü kabul ederim” diyorsun. Peki ya o söz Kur’an ve Sünnete aykırıysa? Evliyaullah, kendisine tabi olunmak için değil, Rasulullah’a (s.a.v) vesile kılınmak için vardır. Onların sözleri, ancak Kur’an ve Sünnet’e uyduğu sürece muteberdir. Aksi halde -kusura bakma-
hâkimiyet onların değil, şeriatın hâkimiyetidir.
En güvendiğin iki evliya bir şey söyledi diye bu bir delil
olmaz. Çünkü
delil kitap ve sünnettir, rüya ve söz değil! Unutma: Sahabe efendilerimiz bile bir hadisi rivayet ettiğinde “başka şahit var mı?” diye sorulmuş, onun üzerine amel edilmiştir. Biz ümmetiz. Biz, kitap ve sünnetle amel ederiz, şahıslarla değil.
Ayrıca gönderdiğim ayeti yorumlarken “ben peygambere değil, ona bağlı olanlara bağlıyım.” mesajı veriyorsun
Bu söz dahi tehlikeli bir sözdür. Allah’ın Kitabında “Size peygamber ne verdiyse alın, sizi neden sakındırdıysa sakının.” (Haşr 7) buyurulmuştur. Bu dinin merkezinde Rasulullah (s.a.v) vardır. O’na tabi olmak zorundayız. Onun izinden gitmeyen bir şeyh dahi olsa, onu terk ederiz. Bu yüzden hoca, şeyh, cemaat, tarikat adı altında kutsallık üretmeye gerek yok.
Senin savunduğun düşünce, "çok kişi söylüyor, o halde doğrudur" mantığına dayanıyor. Oysa
Hak, çoğunlukla değil, delille bulunur. Kur’an’a, sünnete, sahih akideye uymayan sözlerin isterse bin evliyadan gelsin, bizim için hiçbir hükmü yoktur.
Unutmaman gereken bir diğer konu da din üzerine konuşmak ciddi iştir. Allah dininin adına konuşan kişi, onun hesabını da vermeye hazır olmalıdır. Uzatmayayım vs gibi kalıplara gerek yok.
Son olarak bir ayetle bitireyim:
“İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah hakkında ilimsizce, yol gösterici bir rehber olmadan ve aydınlatıcı bir kitap olmadan konuşur.”
(Hac Suresi, 8)
Bu ayetin muhatabı olmamak için, ne konuştuğumuza, neyi savunduğumuza çok dikkat etmemiz gerekir.
Seninle anlaşamayabiliriz kıymetli kardeşim ama şundan emin ol benim sana herhangi bir kinim yok. Lakin hatalı bir düşünceyi “evliya dedi” diye savunmana da sessiz kalmam.
Hakkı söylemek dostluğun en güzel gereği olsa gerektir.
Selam ve dua ile.