1-Bize birşeyler yaz, aklına ne gelirse.
-Rababarap, raprabarap.
2-Neden bunu yazıyorsun?
-Trampetçiydim.
3-Eğitim görmüşmüydün?
-Evet.
4-Nerede okudun?
-Ignorantis'de. (Dini öğretim yapan bir okul)
5-Pek şen şakrak görünüyorsunuz?
-Öyleyimdir, hem de çok.
6-Bir karesinde, bedenli yaşamın sırasında içkiyi biraz fazlaca sevdiğini söylemiştin; doğru mu bu?
-İyi olan herşeyi severdim.
7-Asker miydin?
-Trampetçi olduğuma göre, tabii ki evet.
8-Hangi hükümet zamanında hizmet ettin?
-Büyük Napolyon zamanında.
9-Katıldığın muharebelerden birini söyler misin?
-Beresina.
10-O muharebede mi öldün?
-Hayır.
11-Moskova'da mı?
-Hayır
12-Peki nerede öldün?
-Karların içinde.
13-Hangi birlikte görevliydin?
-Muhafız kıtasında.
14-Büyük Napolyon'u çok sever miydin?
-Nedenini bilmeden hepimiz onu çok severdik.
15-Ölümünden sonra onun ne olduğunu biliyormusun?
-Öldükten sonra ancak kendimle meşgul olabildim.
16-Tekrar bedenlendin mi?
-Sizinle sohbet etmek üzere geldiğime göre demek ki hayır.
17-Çağırılmadığın halde neden tezahür etmek için darbe çaresine başvuruyorsun?
-Kalblerinde inanç olmayanlar için gürültü şarttır. Eğer sizin de inancınız yetersizse size de gürültü yaparım.
18-Gürültü yapmak üzere kendi arzunla mı geldin, yoksa başka bir varlık mı zorladı seni buna?
-Kendi arzumla geliyorum; ama onlardan birini tanımıyorum, sizin hakikat diye adlandırdığınız birini: o da beni bu işe zorlayabilmektedir. Epey uzun zaman önce gelmek istemiştim.
19-Ne maksatla gelmek istiyordun?
-Sizinle söyleşmek için; istediğim buydu; ama beni engelleyen birşey vardı. Soru sormak isteyen kimselere faydalı olmamı sağlama görevini yüklenmiş olan eğitim yurdundaki tanıdık bir varlık tarafından zorlandım bu işe.
-Diğer varlıklara böyle emirler verdiğine göre bu varlık çok yetkili olmalı?
-Sandığınızdan da fazla ve yetkisini sadece hayra hizmet amacıyla kullanmaktadır.
Açıklama.---Söz konusu yurttaki tanıdık varlık kendisini istiare yollu ^^hakikat^^ diye tanıtmaktadır; medyom bunun anlamını kavrayamamıştır.
20-Ne engelliyordu seni?
-Bilemiyorum; aslını kavrayamadığım birşey.
21-Bedenli yaşamını özlüyor musunuz?
-Hayır, hiç özlemiyorum.
22-Şimdiki yaşamını mı, yoksa dünyadaki yaşamanı mı yeğliyorsun?
-Bedensiz varlık yaşamını bedenli yaşama tercih ederim.
23-Pekiyi, niçin?
-Çünkü burada insan yeryüzündekine nazaran daha iyi durumda bulunuyor; yeryüzü, günahlardan arınmak üzere acı çekme yeridir ve ben orada hayatım boyunca daima ölümü özlemişimdir.
24-Yeni durumun ıstıraplı mı?
-Hayır ama henüz mutluluğu tadamadım.
25-Yeni bir bedenli yaşam seni sevindirir miiydi?
-Evet, çünkü yükselmek zorunda olduğumu biliyorum.
26-Kim söyledi bunu sana?
-Bunu çok iyi biliyorum.
27-Yakında tekrar bedenlenecek misin?
-Bilmiyorum.
28-Çevrende başka varlıklar görüyor musun?
-Evet,çok.
29-Onların bedensiz valık olduklarını nasıl biliyorsun?
-Kendi aramızda birbirimizi nasılsak öyle görürüz.
30-Hangi görünüş altında görüyorsun onları?
-Bir bedensiz varlık nasıl görünürse öyle, tabii gözle değil.
31-Senin biçimin nasıl?
-Bedenli yaşamımdaki biçimimi koruyorum; yani trampetçi biçimimdeyim.
32-Öteki varlıkları da bedenli yaşamları sırasındaki biçimleriyle mi görüyorsun?
-Hayır, sadece çağırıldığımız zaman biçime bürünüyoruz, diğer zamanlarda birbirimizi biçimsiz, şekilsiz olarak görmekteyiz.
33-Bedenli yaşamımdaki kadar net görebiliyor musun şimdi bizleri?
-Evet, mükemmel.
34-Bizi gözlerinizle mi görüyorsun?
-Hayır; gerçi bir biçimimiz de görünüşte kalan bir biçimdir.
Açıklama.---Algıladıklarına göre kuşkusuz bedensiz varlıkların da duyuları var demektir, yoksa tepkisiz ve hareketsiz olurlardı; ama duyumları, biçime sahip olduklarında hiç de lokalize olmaz: Varlıklarının tümüne yayılmış durumdadır.
35-Şu anda odanın neresinde bulunduğunu kesin olarak söyler misin?
-Medyomla sizin aranızda, masanın yanındayım.
36-Darbeleme sırasında masanın altında mı, üstünde mi, yoksa tahtanın içinde mi bulunuyorsun?
-Kenarda bulunuyorum; tahtanın içine girmiyorum, masaya dokunmam yetiyor.
37-Kulağımıza gelen gürültüleri nasıl meydana getiriyorsun?
-Gücünüzün bir tür yoğunlaştırılasıyla sanıyorum.
38-Taklit ettiğin çeşitli gürültülerin oluş biçimini açıklayabilir misin bize, örneğin tırmalamaları?
-Gürültülerin meydana gelişini pek açıklayamam, açıklanması çok zor. Tırmaladığımı biliyorum, ama sizin tırmalama diye adlandırdığınız gürültüyü nasıl çıkardığımı bilemiyorum.
39-Başka herhangi bir medyomla da aynı aynı gürültüleri meydana getirebilir misin?
-Hayır, her medyomun ayrı özellikleri vardır; hepsi aynı şekilde hareket edemez.
40-Genç S...'nin (varlığa tezahür etme imkanını sağlamış olan fizik etki medyomunun adı) dışında, aynı olayları oluşturmanda sana yardım edebilecek biri var mı aramızda?
-Şimdilik yok; onunla çalışmak çok rahat oluyor.
41-Niçin bir başkasıyla degil de onunla?
-Çünkü onu daha iyi tanıyorum ve ayrıca o, bu türden tezahürlere başkalarına oranla daha yatkın.
42-Uzak geçmişte, yani şimdiki yaşamımdan önce onu tanıyor muydun?
-Hayır, onu tanıyalı pek fazla olmuyor; adeta bu işte kullanmak için ona doğru çekilmişim gibi.
43-Hiçbir destek olmadığı halde masa havaya yükselince onu boşlukta böyle tutan nedir?
-Ona böyle durmasını emreden irademiz ile ona naklettiğimiz akışkanlar.
Açıklama.---Bu cevap, bir süre önce bize verilmiş olan ve fizik tezahürlerin nedeni konusunda bu dergi nin 5 nci ve 6 ncı sayılarında okuyucularımıza sunduğumuz kuramı desteklemektedir.
44-Yapabilir misiniz bunu?
-Sanıyorum, medyom gelince deneyeceğim. (O sırada medyom yanımızda değildi).
45-Bunun oluşması kime bağlıdır?
-Medyomu araç olarak kullandığıma göre bana bağlıdır.
46-Acaba bunda aracın niteliği önem taşıyor mu?
-Bunu başka medyomlarla degil de onunla yapabildiğimi belirttiğime göre medyomun niteliği büyük önem taşıyor demektir.
Açıklama.---Seans boyunca masa kaldırmaya çalışılmış ancak başarılı olunamamıştır,herhalde yeterince sebat gösterilmemiştir, açıkça çaba gösterilmiş ve elin masaya konulmasına veya temasına başvurulmadan yer değiştirme hareketleri saptanmıştır. Yapılan deneyler arasında, masanın yüzeyini genişletmeye yarayan ek tahtaların açılması deneyi de yer almıştır; kusurlu yapısı nedeniyle hareketlere engel olması yüzünden masanın bir tarafından biz tutuyorduk, diger tarafından da varlık çekerek ek tahtaları açıyordu.
47-Geçen gün deney sırasında masanın altına ışık tutup dikkatle incelemeye çalıştığımızda masanın hareketleri neden birden duruveriyordu.
-Çünkü merakınızı cezalandırmak istiyordum.
48-Bedensiz yaşamın sırasında ne işle meşgul oluyorsun,tüm vaktini orayı burayı darbelemekle geçirmiyorsundur heralde?
-Çogu kez yerine getirilecek görevlerim oluyor; yukarının emirlerine uymak zorundayız ve özellikle etki yoluyla bedenli beşer varlıklarına iyilik yapmamız gerektiğinde ...
49-Şüphesiz yeryüzü yaşamın hatadan bağışık bir şekilde geçmemiştir; şimdi durumunu iyi değerlendirebiliyor musun?
-Evet, gerçekten de gelişmemiş varlıklar arasında kalmak suretiyle ettiklerimin kefaletini ödüyorum; yeniden bedenlenirsem ancak o zaman arınabileceğim.
50-Başka bir mobilyada darbe sesleri oluşturmakta iken masadan da sesler gelmekteydi, o sesleri de sen mi üretiyorduun, yoksa başka bir varlık mı?
-Ben.
51-Demek yalnızdın?
-Hayır, ama darbe işini tek başıma yürütüyordum.
52-Yanındaki diger varlıklar herhangi bir konuda sana yardım ediyorlar mıydı?
-Darbe konusunda hayır, ama konuşma konusunda evet.
53-Öyleyse onlar darbeci varlıklar değil miydi?
-Hayır ^^hakikat^^ darbe görevini yalnız bana vermişti.
54-Bazı fenomenleri birlikte daha etkili şekilde oluşturmak amacıyla çok sayda varlığın biraraya geldiği oluyor mu?
-Evet, ama yapmak istediğim iş için tek başıma ben yeterliydim.
55-Spirit yaşamın sırasında hep yeryüzünde mi bulunmaktasın?
-Çoğu kez uzayda bulunuyorum.
56-Zaman zaman başka dünyalara da, yani başka kürelere de gidiyor musun?
-Daha gelişmişlerine değil, daha geri olanlarına gidiyorum.
57-İnsanların yaptıklarını görmek ve işitmek hoşuna gidiyor mu?
-Hayır, ama bazan yinede acıyorum onlara.
58-Hangi tür insanlara yaklaşmaya tercih ediyorsun?
-İyi niyetli inanç sahiplerine.
59-Düşüncelerimizi okuyabilir misin?
-Hayır, ruhları okuyamam; bunu başaracak yeterlikte değilim.
60-Aramıza geldiğine göre yine de düşüncelerimizi okuyor olmalısın: aksi taktirde iyi niyetli inanç sahibi kimseler olduğumuzu nasıl bilebilirdin?
-Ben okumuyorum, işitiyorum.
Açıklama.---58 no. lu sorunun amacı, bedensiz yaşamında yanlarına tercihen, çağırılmadan ve kendiliğinden geldiği kimselerin kimler olduğunu anlamaktı; çagırma sırasında, az gelişmiş türden bir varlık olarak, hoşuna gitmeyen bir ortamagitmekte pekala ayat bile direyebilirdi. Diğer yandan, düşüncelerimizi açıkça okuyamasa bile muhakkak ki hazır hazır bulunanların sadece ciddi bir amaçla biraraya gelmiş olduklarını görebiliyor ve de işittiği sorular ile konuşmaların niteliğine bakarak topluluğun samimiyetle öğrenme arzusu duyan kimselerden oluştuğu kanaatine varabiliyordu şüphesiz.
61-Bedensiz varlıklar aleminde eski silah arkadaşlarından bazılarına rastladınmı?
-Evet, ama durumları birbirlerinden öyle farklıydı ki hepsini tanıyamadım.
62-Nasıl bir farktı bu?
-Kimi mutlular sınıfındaydı, kimi de mutsuzlar sınıfında.
63-Onlarla buluştuğunuzda birbirinize ne dediniz?
-Ben onlara Tanrı'ya doğru yükseleceğimizi söylemiştim.
64-Tanrı'ya doğru yükselmek sözünden ne anlıyordun?
-Bir derece daha yukarı çıkmak, ona bir derece daha yaklaşmak.
65-Karlar içinde öldüğünü söylemiştin bize, öyleyse soğuktan öldün?
-Soğuktan ve çaresizlikten.
66-O anda yeni bir yaşam türüne geçtiğini hemen idrak edebildin mi?
-Hayır ama üşümem geçivermişti.
67-Fizik bedenini bıraktığın yere gittiğin oldu mu hiç?
-Hayır, çünkü bana çok acı çektirmişti o.
68-Verme nezaketini gösterdiğin cevapların için sana teşekkür ederiz; cevapların, spirit bilim alanında daha fazla bilgi sahibi olmamıza yardımcı olmuştur.
-Her an hizmetinizdeyim.
Açıklama.---Görüldüğü gibi bu varlık spirit skalanın alt basamaklarında yer almaktadır; geriliğinin idrakindedir. Bilgileri sınırlıdır; ama sağduyu sahibi, yüceduygulu ve iyi yürekli bir varlıktır. İnançsızları inançlı olmaya davet etiğine göre bedensiz varlık olarak görevi epeyce dar çerçeveli demektir; ama tiyatroda bile hiç konuşmayan bir oyuncunun mütevazi kostümünün herhangi bir sade gönlü çeldiği görülmemiş midir? Cevaplarında cehalete özgü bir sadelik mevcuttur; gerçi üstün düzeyli varlıkların felsefi anlatım yüceliğine sahip degildirler, ama ifadeleri, söylemesi caizse, spirit töreleri inceleme açısından bayağı eğitici olmaktadır. Ancak, bizlerii bekleyen bu alemi, tüm sınıflarını inceleyerek tanıyabilmekte ve günü geldiğinde her birimizin orada işgal edecegi yeri yaklaşık olarak, yine o alemin sınıflarını, inceleyerek, önceden saptayabilmekteyiz. Böylece yeryüzünde bizim düzeyimizde bulunan kimselerin, hataları veya sevapları yüzünden ötealemde hak ettikleri durumu bilince, bugünden itibarenelden geldiğince kendimizi geliştirme cesareti içimizde doğmaktadır: Dinsel buyruğa yakın bir örnek. Şunu tekrarlamadan geçemeyeceğiz ki bir şeyi iyi tanımak ve onun hakkında yanılgıdan bağışık bir fikir edinebilmek için nasıl bir betanist, bitkiler alemini anlayabilmek amacıyla yola çıktığında, yosunun altında gizlenen basit çiçeksiz bitkilerden başlayıp başı göklere değen ulu meşelere kadar tüm bitkileri incelemek zounda kalıyorsa, biz de o şeyii aynı şekilde her açıdan incelemek zorundayız.
---------- Post added 26.03.17 at 22:50 ----------
İSPANYA'DAKİ VARLIKLAR
(Barselona, 13 HAZ. 1864)
Tanrı'ya benim için dua edesiniz diye gelmekteyim yanınıza, çünkü ıstırap çekmekteyim; merhamet sahibi bedenli ruhların benim gibi Tanrı'dan af dileyen zavallı bir valığa acımalarını işte bunun için arzulamaktayım. Uzun süre kötülüklerledolu kokuşmuş bir yaşam sürdüm, ama bugün böyle yaşam süren varlıklara şunları söylemek isterim: Ey günahlara bulanmış, erdemlerini yitirmiş varlıklar,inançsızlığı ve serseri hayatını bırakın; kötülük yapmaktan vazgeçin, çünkü Tanrı ileri varlıklarına, şöyle demiştir: Gidin, iyilik nedir bilmeyen şu yoldan çıkmış ruhları arındırın; kötülüğün artık susması gerekir, çünkü dünyanın ıslah olacağı zamanlar yakındır. Dünyanın daha iyi bir ortam hhaline gelmesi için, bedenlenmek üzere oraya koşan bu ruhların arınmaları, ileri ve merhametli varlıklar haline gelmeleri şarttır.^^
Tanrı'nın ileri varlıklara söyledikleridir bunlar; ve bir zamanlar obsesyonlarla en acımasız biçimde hareket etmiş olan ben bugün bu şekilde hareket etmekle olanlara şöyle sesleniyorum: Doğru yolu şaşırmış olan ruhlar, beni izleyin; Tanrı dan ve de onun arı ruhlarından af dileyin; yalvarıp yakarın, Tanrı affedecektir; ama siz de affetmesini bilin ve pişmanlık duyun; ne güzel şey hoş görmek! Ah! Bir tatsaydınız bunun tadını, o zaman içinde berbat bir yaşam sürdüğünüz bu çirkeften kendinizi kurtarmada bir an bile tereddüt etmezdiniz; kendinzi derhal yanıbaşınızdaki meleklerin kollarına atardınız. Kardeşlerim, kötülüğü bırakınız; bırakınız ve benim gibi yapınız, pişmanlık duyunuz.^^
Dostlarım, beni tanıyorsunuz gerçi, ama size kendimi şu şekilde tanıtmak isterim: İyiliğin dışında her seyi yapmış varlıklardan biriyim ben; fakat affetmek büyüklüğün şanındandır demişlerdir; Tanrı da beni affettiğine, melekleri de bana artık kardeş gözüyle baktığına göre erdem ve iyiliğin peşinde koşan sizlerde, umarım ki, benim için hayır duasında bulunacaksınızdır, zira önümde çok çetin sınavlar var; fakat bütün bunlara müstehakım.^^
---Doğru yola gireli çok oluyor mu?
---Hayır , dostlarım daha dün gibi birşey, zira Marmande'lı kız çocuğunu obsede eden valığım ben; Jules'üm ben ve iyiliksever ruhlardan benim için dua etmelerini rica etmek ve de eski arkadaslarıma şunları söylemek için geldim buraya yanınıza: ^^Yeter! Kötülük yapmayın artık, çünkü Tanrı pişmanlık duyan günahkarlarıaffetmektedir; pişmanlık duyun ve tövbe edin, o taktirde günahlarınız bağışlanacaktır. Size barışcıl sözler sunmak için buradayım; benim gibi siz de şu anda burada bulunan meleğe kendinizi vaftiz ettiriniz.^^
^^sevgili dostlar, dualarınızda beni unutmamanızı dileyerek ayrılıyorum aranızdan. Elveda. JULES
Koruyucu meleği küçük Carita'nın da kensisiyle birlikte olup olmadığını sorduğumuzda Jules ewet şeklinde cevap vermiştir. Uzun zamandan beridir savaştığımız osesyon olayları hakkında yararlı birşeyler söylemesini kendisinden rica ettiğimiz bu ileri varlık bize şunları söylemiştir:
Dostlarım, o zavallı bedenli ruhları perişan eden obsesyon olayları çok ıstırap vericidir, özellikle yeteneklerini hayır için kullanmak isteyip de üzerlerine geri varlıkların çullanmaları vve huzurlarını yok etmeleri nedeniyle, bir trlü kallanamayan medyomlar üzerinde; fakat görünüşe bakılırsa bu olaylar sona ermek üzeredir. Çok dua ediniz ve Tanrı'ya ıstıraplarınızın ve sınavlarınızın süresini kısaltması için yalvarınız. Sevgili ruhlar, bu yoldan çıkmış varlıkları çağırıp ahlaken takviye ediniz; ileri varlıkların da öğütlerine baş vurunuz. Etrafınız onlarla doludur; üzerinize titreyen ve sizi koruyan, Tanrı katına ulaşmanız için evriminizi hızlandırmaya çalısan bu esiri ruhların nicesiyle çevrili bulunmaktasınız; onların görevleri bunlardır, bir saniye bile ara vermeden sizi sonsuz hayata hazırlamaya çabalamaktadırlar. Istıraptan kurtulamamaktaysanız, aziz dostlarım, bu şüphesiz sizden beklenen arılığa henüz ulaşamamış olmanızdandır.sınav türünüzü özgürlük içinde kendiniz tayin etmişsinizdir, onun için de iyi sona ulaşma gayretini göstermek zorundasınız, zira varlıklar size rehberlik etmekte ve dünya yaşamınızı ermişler misali sona erdirmenizde size yardımcı olmaya çalışmaktadırlar; borçlu bulunduğunuz ıstıraba katlanarak ve iyilik yaparak kendinizi arıtmaya bakınız.^^
^^Elveda, sevgili dostlar; sizin için ve o zavallı obsede kişiler için Tanrı'ya dua ederek aranızdan ayrılıyorum ve ayrıca grubunuzu gözeten arı varlıklar tarafından korunmanıza müsaade buyurması için Tanrı'ya yalvarıyorum.^^ (PETITE CARITA)
İşte size, talimatı ihlal ederek, izin almadan ve de Piskopos Mgr. Panteon'un buyruklarını kulak arkası ederek, üstelik çağırılmadan pireneleri aşmış bulunan iki varlık.Bu çılgınlığı göze almakta bir sakınca görmemiş olan söz konusu varlıkların bu hareketllerindeki gülünç unsurun ne olduğunu ve olan bitenlerde ruhçuluğun ürünü diye öne sürülen ne gibi bir iğrenç edepsizliğin bulunduğunu Monsenyörden öğrenmek isteriz doğrusu. Bir kerecik olsun akıllarının köşesinden bedensiz varlık diye birşeyin var olabileceğini geçirmemiş ve hatta belki de buna inanmayan bir ailenin küçük kızı aşagı yukarı bir yıldan beridir çare bulmada bilimin bile aciz kaldığı korkunç ve tuhaf bir hastalığın pençesinde bulunmaktadır. Birkaç ruhçu bunun bir geri varlığn marifeti olduğunu farkedip ilaçsız tedavi yoluna başvurmuş, dua ederek ve bu geri varlığı çağırıp etkileyerek beş gün içinde hem çocuğu sağlığına kavuşturmuş ve hem de varlığa doğru yolu göstermiştir; kötülük bunun neresindedir? Abeslik bunun neresindedir? Daha sonra bu varlık, çağırılmadan barselona'ya gelmiş, arınma çabalarında ihtiyaç duyduğu desteğin kendisine bahşedilmesini, yani kendisi için dua edilmesini istemiştir; kendisini örnek olarak ortaya koymuş ve eski geri arkadaşlarını da, kendisi gibi, gerilikten kopmaya davet etmiştir; ona eşlik eden ileri varlık da İncil'e uygun ahlakı öğütlemiştir; gülünçlükve iğrençlik bunun neresindedir? belirttiğinize göre, gülünç olan şey varlıkların tezahür edişlerine inanmakmış. Ama gelip görüşmede bulunmuş bu iki valık için ne buyurulacak? yoksa bu da hayalgücünün bir oyunu mu? Hayır, çünkü ne onları, ne de onların sözünü ettikleri olayı kimse düşünmüyordu bile. Monseryör öldükten sonra bu olgulara siz de başka gözle bakmaya başlayacaksınız, işte bunun için de Tanrı'dan, sizden önceki piskoposa lutfettiğini --halen barselona'daki ruhçuluğun koruyucularından biridir -- size de lutfetmesini, yani sizi de aydınlatmasını diliyoruz.
Onun (önceki piskopos) Paris spirit derneğine verdiği tebliğler arasında yer alan ve daha önce bu Revue'de yayınlanmış bulunan (AĞUSTOS 1862 s. 23) ve de Barselona'daki ateşte yakma cezasının ayrıntılarını içeren (KASIM VE ARALIK 1861) ilk tebliğ şudur: ^^Ruhçu şefinizin (aziz louis) yardımıyla kendimi örnek göstererek size ders vermek ve şunları söylemek için geldim: Öne sürülmüş bulunan fikirleri hiçbirini reddetmeyiz, zira bir gün, başka deyişle asırlar gibi uzun sürecek ve tüm ağırlığını hissettirecek ollan o günde, bu yığınlar halindeki fikirler hani şu meleğin sesi gibi haykıracaktır size: Kabil, nasıl kıydın kardeşine? nasıl kıydın insanları teselli edecek vve yüceltecekk olan gücünüze? varlığından habersiz bir şekilde, bile bile, körler ve sağırlar misali yaşayan insan --tıpkı bedenini çarçur eden diğerleri gibi--ıstırap çekecek, böylece borcunu ödeyecek ve sonra da, tembelliği ve kendini beğenmişliği nedeniyle sürdürmektenkaçındığı entellektüel faaliyetine yeniden başlamak üzere yeniden doğacaktır; o müthhiş ses bana şöyle demiştir: Sen fikiirleri yıktın , şimdi de fikirler seni yakacaktır. Benim için dua ediniz; dua ediniz, zira mazlumun, zalim için ettiği dua Tanrı'nın çok hoşuna gitmektedir.
BİR ZAMANLARIN PİSKOPOSU VE BUGÜNÜN TÖVBEKARI OLAN BİRİ ..
__________________
“Utanmadıktan sonra dilediğini yap.”
(Peygamberimiz Hz.Muhammed s.a.v)
|