Tekil Mesaj gösterimi
  #6  
Alt 26.03.17, 23:51
DiLara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
💙DiLara DiLara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 28.11.15
Bulunduğu yer: Yesil Gunes
Mesajlar: 628
Forum Puanı: 4481
Etiketlendiği Mesaj: 29 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

6.Üstün varlıklar her konuda şekilciliğin çocuksuluğundan uzak kalmaktadırlar: onlar için düşünce her şey demektir, şekil ise önemsizdir. Bayağı varlıklara gelince, gerçekten yüce nitelikli fikirlerle çatışan bazı ayrıntılara ancak onlar büyük değer vermektedir. Kılı kırk yararcasına verilen her buyruk, saygı uyandırıcı bir isimle kendini tanıtan varlığa ait geriliğin ve üçkağıtçılığın belirtisidir.
7.Kolay kanarlığı etkilemeyi amaç edinmiş bazı varlıkların kabullendiği acaip ve gülünç isimlere güvenmemmek gerekir; bu isimlleri ciddiye almak son derece abes bir iş olur.
8.Son derece saygı uyandırıcı isimleri hemencecik öne sürebilen valıklara da aynı şekilde güvenmemek ve sözlerini büyük bir sakınımla ele almak gerekir; ciddi bir kontrol de işte bu nokta da şarttır, zira bu, onların tasnif dışı yüce varlıklarla aralarındaki sözde ilişkilere inanmamızı amaç edinen bir maskedir çoğu kez. Bu yolla övüngenliği teşvik etmekte ve bunu çoğu kez sonu üzüntüye veya gülünç duruma varan bir araç olarak kullanmamaktadıırlar.
9.Üstün varlıklar, öğütledikleri yol-yöntem konusunda son derecede titiz davranmaktadırlar; her halükarda ancak ciddi ve son derece yararlı bir amacı izlemektedirler. Demek ki bu amacı içermeyen her ifadeyi şüpheyle karşılamak ve uygulamaya koymadan önce üzerinde uzun uzadıya düşünmek gerekir.
10.Üstün varlıklar ancak hayrı buyurmaktadırlar. Kutsal kitapta tarif edilen iyilikseverlikle tam olarak bağdaşmayan hiçbir özdeyiş ve öğüt üstün varlıkların eseri olmaz; kin, kıskançlık veya bencillik gibi duyguları teşvik etmeye veya beslemeye yönelik her kötücül imalı söz için de durum aynıdır.
11.İleri varlıklar tam anlamıyla akla yatkın şeyleri öğütlemektedirler sadece; sağduyunun gösterdiği doğru soldan veya değişmez doğa yasalarından uzaklaşan her öğüt, hala daha dünyadaki önyargılarının etkisi altında bocalayan, bunun sonucu olarak da güvene pek layık olmayan dar görüşlü gelişmemiş varlıkların ürünüdür.
12.Geri veya açıkca kusurlu varlıklar kendilerini, yanılgıya yer vermeyecek kadar açık maddi belirtilerle belli etmektedirler. medyom üzerindeki etkileri bazan şiddetli olmakta ve yazma esnasında kalemde, ileri varlıkların sükuniyetiyle çelişen ani ve kesik hareketlere, sinirli ve çırpınmalı bir kıpırdanmaya yol açmaktadırlar.
13.Mevcudiyetlerinin bir başka belirtisi de obsesyondur. Üstün varlıklar insanı hiçbir zaman obsede etmemektedirler; gerieri ise her an güçlerini benimsetmeye çalışmaktadırlar; bunun içindir ki medyom, olmadık zamanlarda içinde beliren karşı konulmaz güçte bir yazma ihtiyacını şüpheyle karşılamalıdır. Hiçbir zaman bu ileri bir varlığın dürtüsü değildir ve medyom buna boyun eğmemelidir.
14.İrtibatlara burnunu sokan geri varlıklar arasında görüşmelere afacan çocuklar gibi gizlice sokulan, fakat daha ilk uyarıda hemen kaçıveren varlıklar da vardır; diğer bir kısmı ise aksine yapışkandırlar ve insana adeta saldırmakta ve de ancak zorlama ile, ayak direme ile uzaklaştırabilmektedirler; bunlar insanı egemenlikleri altına almakta ve çok değerli şeylere karşı en kaba saçmalıkları yaptıracak ölçüde onu büyülemektedirler ve bu durum, birisi gelip onun gözünü açıncaya kadar sürmektedir; bu, her zaman kolay olmamaktadır, zira bu varlıklar avuçları içine aldıkları insanı, foyalarını ortaya cıkaracak güçteki diger insanlardan soğutmayı pek iyi becermektedirler; bundan şu sonuç ortaya çıkmaktadır ki iyi öğütler verebilecek nitelikteki insanlardan uzak durmayı öğütleyen her varlığı gerilik veya kötü niyetlilik şüphesiyle izlemek gerekir. İnsan onlara izzeti nefsiyle yardımcı olmaktadır, çünkü aptal yarine konup işletildiğini itiraf etmek ve kanatları altına sığınmakla iftihar edilen bir varlığın dolandırıcıdan başka birşey olmadığını anlamak insanın zoruna gitmektedir. Varlığın bu etkisi yazma yeteneğine bağlı değidir; yazıcılık yolundan ayrı olarak kötü niyetli varlığın dahha yüzlerce çeşit etkileme ve uyutma yöntemi vardır; yazı onlar için bir ikna etme aracıdır, ama bu bir koz sayılamaz; medyom için ise yazı bir aydınlanma vasıtasıdır.
Tebliğler yukarıda zikredilmiş bulunan uyarıların ışığı altında sıkı bir kontrolden geçilecek olursa kökenleri derhal ortaya çıkacak ve böylece, sadece saflıkları nedeniyle onlara yakalarını kaptıran kimselere hitap eden bu alaycı varlıkların da oyunları bozulmuş olacaktır. Öğütleri karşısında saygıyla eğilindiğini gören bu varlıklar bu durumdan tıpkı bedenliler gibi yararlanmaktadırlar; demek ki bize düşen, onlara boşuna vakit kaybettiklerini ispatlamaktadır. Şunu da ilave edelim ki bu yolda dua çok etkili olmaktadır: dua sayesinde insan Tanrı nın yardımlarını kendi üzerine çekmekte ve böylece gücünü arttırmaktadır; temel ilke her zaman şudur : Elinden geleni yap, Tanrı her zaman yardım eder, yeter ki gerekeni yapma çabası içine girilsin.
Bu ilkeyi bir örnekle açıklayalım. Bir gün, daha hiç görmediğim ve tanımadığım bir adam beni görmeye geldi ve medyom olduğunu, gizli düşmanlar tarafından bana karşı hazırlanmış olan bir düzenbazlık hakkında banabilgi vermek üzere kendisini evime gelmekle görevlendirilmiş olan çok yüce bir varlıktan tebliğller aldığını söyledi. ^^Huzurunuzda yazmamı ister misiniz, diye sordu. Lutfen, diye cevapladım; ama size önceden belirtmeliyim ki bu düşmanlar sandığımız kadar korkunç değildir. Evet, düşmanlarım olduğunu biliyorum, diye sürdürdüm konuşmayı, ama düşmanı olmayan insan var mıdır? Ve çoğu kez de en saldırganları, kendilerine en çok iyilikte bulunduklarınızdır. Ben, kasıtlı olarak kimseye kötülük etmediğimin şuurundayım; bana kötülük edecek olanlar ise benim şu söylediklerimi bile söyleyemeyeceklerdir, geriisini Tanrı bilir. Yine de varlığınızın bana ulaştırılmasını istediği öğüdü bir dinleyelim.^^
Bunun üzerine bu bey şunları yazdı:
^^İleri varlıkların nurdan meş'alesi olan, bu nuru karseşlerinin arasında yaymakla görevlendirilmiş bulunan C...'ye, söyleyeceklerime itirazsız inanmak zorunda olan Allan Kardec'in evine gitmesini emrettim; itirazsız inanmak zorundadır, zira ben insanların selamaetini sağlamak üzere Tanrı tarafından görevlendirilmiş olan sevgili varlıklardan biriyim ve ona hakikati bildirmeye geldim...^^
Bu kadar yeter, dedim, gerisine gerek yok. Konuya giriş tarzı sizin ne türden bir varlıklarla irtibat halinde olduğunuzu göstermeye yetiyor. Yalnız şunu söylemek isterim ki bu varlık hileyi bile beceremeyecek kadar acemi.Bu bey, sırf kendisi için gelmekte olan ve de bir baş melek veya hiç değilse birinci derecede bir aziz yerine koyduğu bu varlığı önemsemeyeşime bayağı bozuldu.
^^Ama, diye devam ettim, bu varlık yazdığı her kelimeyle kendini ele verdiğine göre hilesini gzlemeyi beceremediğini kabul etmek gerekir. Her şeyden önce size emretmesi bunun ilk işaretidir: Demek kisizi egemenliği altına almak istemektedir, bu da obsesör varlıkların özelliğidir; ikinci işaret ise size ileri varlıkların nurdan meş'alesi diye adlandırmasıdır; ileri varlıklara özgü ifadelerin belirgin niteliği olan sadelikten uzak, oldukça tumturaklı ve saçma sapan bir ifadesidir bu; böyle davranmak suretiyle kibirinizi okşamakta ve kişiliğinizi göklere çıkarmaktadır; bu da onu şüpheyle karşılamanız için yeterli nedendir. Ayrıca kendisini patavatsızca Tanrı nın seçkin varlıklarından biriymiş gibi göstermektedir; bu da aynı şekilde gerçekten üstün varlıklara yakışmayan bir böbürleniş biçimidir. Sonunda da benim itirazsız inanmam grektiğini belirtmektedir; buna ise tüy dikmek denebilir. Ciddi bir sorusturma sonucunda herşeylerini kaybedeceklerini bildikleri için sözlerine sorgusuz sualsiz inanılmasını isteyen yalancı varlıkların üslubu budur işte. Biraz daha fazla kavrayış sahibi olsaydı güzel sözlerle avunamayacağımı ve kendisine körükörüne inanmamı isteyerek yanlış kapı çaldığını bildirdi. İşte bu nedenlerden ötürü sizinle dalga geçen ve iyi niyetinizi kötüye kullanan br varlığın oyuncağı olduğunuz sonucuna vardım. Buna ciddi bir şekilde dikkat etmenizi öneririm, eger temkinli davranmazsanız size bir oyun oynayabilecektir^^

Bu bey'in, uyarılarımdan yararlanıp yararlanmadığını bilmiyorum, zira ne kendisine ne de varlığına bir daha rastlamadım. Eleştirmem için bana getirilmiş olan, kimi kez büyük bir ciddiyetle en yüce azizlerden veya Meryem ana dan ve hatta İsa dan alındığı ifade edilen bu türden tebliğlerin tümünü anlatmaya kalksam sayfalar yetmez; böylesine saygı uyandırıcı isimlere maledilen bayağılıklarla karşılaşmak gerçekten insanı hayretten heyrete düşürmektedir; bunları neşreden kaynağın teşhisinde yanılmak için kör olmak gerekir, zira çoğu kez bir tek kelime veya bir tek çelişkili düşünce bile, düşünme zahmetine katlanabilen bir kimse için üçkağıtçılığı keşfetmede yeterli olmaktadır.

__________________
“Utanmadıktan sonra dilediğini yap.”

(Peygamberimiz Hz.Muhammed s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148