Tekil Mesaj gösterimi
  #39  
Alt 16.09.25, 19:59
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆Yusufiyeli Yusufiyeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Peygambere verilen mucize evliyada keramet olarak zuhur edebilir
Buradaki konu sahibinin durumunu bilemem,ben zorda kaldığını gördüğüm için bir çare söyledim,ki kendisi feraceli kapalı bir bayan olduğunu söylüyor
Eğer zorda kalırsa ki herşey olabilir,taciz vs. Durumunda İşe yarayabilir.
Bununla ilgili hadiste var Allah'ın kullarından yardım isteme konusunda
Diğer konuya da gelirsek benim niyetimi söyledim ama farklı yaklaştığın için başka şeyler başıma geldi.kestirdiler iletişimi
cok açmıyorum...
Feridüddin Attar anlatıyor: Ebu'l-Hasan Harakani bir sohbet ederken, "Şu anda falan sahrada eşkıya kervan vurdu şu kadar kişi de yaralandı," dedi. Ertesi gün soruşturdular, şeyhin dediği doğru çıktı. Tuhaftır ki aynı gece şeyhin oğlunun başı kesilmiş, evinin eşiğine konulmuş ve şeyhin bundan hiç haberi olmamıştı. Kocasının kerametlerini inkar etmekle tanınan şeyhin karısı, "Kilometrelerce uzaktaki bir olaydan haber verdiği halde evinin eşiğine konulan oğlunun kesik başından haberi olmayan bir kişiye ne demeli?" demekten kendini alamamış ve mırıldanmıştı.
İşte olay bu, yalın bir mantıkla olayın yorumlanışı da böyle.
İlk bakışta doğru, yerinde ve mantıklı görünen bu itiraz ve eleştiriler dini bir bakış açısından bakıldığında acaba ne kadar doğrudur? Kur'an ve Sünnette bunun benzeri olaylar yok mu? Bu itiraza şeyhin verdiği cevap: "Evet, öyle, ama sahradaki vurgunu gördüğümüzde perde kaldırılmıştı. Oğlanı öldürdüklerinde ise perde çekilmişti. "( Attar, Tezkire, s. 670.)
Şeyh Sadi anlatıyor: Adamın biri Hz Yakub'a sormuş: "Ey içi aydın akıllı ihtiyar! Oğlun Yusufun kokusunu ta Mısır'dan aldın da niçin yanı başındaki Kenan kuyusunda olduğu zaman o kokuyu almadın?" Hz Yakub şöyle cevap vermiş: "Evet öyle ama bizim halimiz çakan şimşeğe benzer. Bir an ortalığı aydınlatır. Sonra karanlık basıverir, zaman gelir semaların zirvesinde bulunur, zaman gelir burnumun ucunu göremem. (Sadi, Gülistan, s. 88.)
Şeyh Sadi'nin şu temsili de çok anlamlıdır:
"Akbaba, çaylağa demiş ki: Hiçbir insan ve kuş benim kadar uzağı göremez.
Çaylak: Bak bakalım şu uzaktaki ovada ne görüyorsun?
Akbaba: Belki inanmayacaksın ama bir buğday tanesi görüyorum, inanmazsan gidip bakalım. Çaylak ve akbaba tanenin olduğu yere gitmişler. Akbaba taneyi gösterirken tanenin altında kurulan tuzağa yakalanmış. Ve kaza gelince gören göz görmez olur, "( Sadi, Bostan, s. 146.)
Kur'an'da oğlu Yusuf'u yitiren Hz Yakub'un çok ağladığı, bu yüzden gözüne ak düştüğü, diğer taraftan daha sonra O'nun kokusunu Mısır'dan aldığı bildirilir. (Yusuf suresi ayet 84, 94)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148