Alıntı:
Hadid Nickli Üyeden Alıntı
Çeşitli sıkıntılar(büyü-nazar-soydan gelenler-musalat, ve bunlar neticesinde yaşanan-yaşanamayan bir hayattan dolayı kalan travmalar, hasarlar vb.) hayatı oldukça güçleştiriyordur. Bu sebep olan sıkıntıların çözüldüğünü varsayarsak kalan hasarlarım onarımı için ne yapabiliriz.
Malesef bu noktada çözüm gibi görünen öneri çok , aura onarımı enerji düsenlemesi gibi şeyler var(celcelutiye hocanın zahiri konusu ayrı ) bu konuda imas gocamız ve diğer hocaların yorumları vardı varkılarla yapılan ama yapanı bulmak ayrı mesele,psikolojik destek desek o da sorunu kabullenmediğinden o alandada ehil birine denk gelmek güç yıllarca sürükleyebiliyor, hipnoterapi-emdr-rdt gibi yönremler den bahsediliyor ama gerçekten yapabilen bulunurmu yada işe yararmı ?
Değerli hocalarım , ve üyeler bu konuda fikir ve öneriniz varmıdır ? Şimdiden teşekkür ederim
|
İbnü’l-vakt olma bilinciyle insan, aynı sûfîler gibi, “geçen geçmiştir, geçen için üzülmenin bir manası yoktur. Gelecek ise henüz gelmemiştir, gelip gelmeyeceği de belli değildir” diyerek bilinç altına telkinde bulunarak depresyonun yıkıcı etkisini de tedavi ve terapi edebilir. “Zaten depresyonda fiziksel ve zihinsel süreçler yavaşlar; ani sevinç ve üzüntü dokulardaki gerilimi değiştirir; bazen bu durum, yürüyüşün hafiflemesine veya davranışların yavaşlamasına bile neden olur.” İbnü’l-vakt olma bilinci, sağladığı manevî enerjiyle metabolizmayı dengeler ve davranışları düzenler. Bununla beraber ibnü’l-vakt olma bilincinin, kaygıyı ve korkuyu da azaltan bir etkisi vardır. Çünkü ibnü’l-vakt olma bilinci, kişiye özgüven ve özsaygı gibi psikolojik güçleri kazandırdığı için, korku ve kaygı düzeyini de en aza çekebilir. Bu manada korku gibi kaygı da, tehlikeye yönelik coşkusal bir tepkidir. İster korku düzeyinde, ister kaygı düzeyinde olsun ibnü’l-vakt olma hassasiyeti, her iki duygusal sıkıntıyı da tedavi ve terapi etmeyi başarır kanaatindeyim. İbnü’l-vakt olmak bütün bir yaşam boyu sıkıntı ve kaygıları, yaşadığımız anın değerini bilmek yoluyla ortadan kaldırmak olduğu için bireyin dengesini ve içsel huzurunu sağlayabilir. “Yaşam boyunca bütün faaliyetlerin değişmeyen nihaî amacı, bireyin dengesinin yeniden kurulmasıdır.” Yaşam boyunca insan, aradığı veya hedeflediği içsel huzur ve dengeyi, anı değerlendirme yoluyla bulabilir ve böylece gerçek mutluluğu yakalayabilir. İnsanı hayata bağlayan güdüler ve motivasyonlar da gerçek ve nihaî amacına kavuşabilir