Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 20.02.26, 23:08
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: ❂ Hadd-i Kelâm ❂
Mesajlar: 1,101
Forum Puanı: 3170
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bu kıssa tasavvuf büyüklerinin sıkça kullandığı temsilî anlatımlardan biri gibi duruyor. Maksadı, şeriat–tarikat–hakikat mertebeleri arasındaki bakış farkını zihne yaklaştırmak.

Ancak acizane şu ölçüyü de hatırda tutmak faydalı görünüyor: Bu tür menkıbeler hüküm koyan metinler değil, hâli anlatan temsillerdir. Nitekim şeriatın zahir hükümleri açısından bakıldığında, sebepsiz yere birine zarar vermenin meşru görülmeyeceği açıktır.

Tasavvuf ehli de zaten bu tür misalleri fiilî bir uygulama olarak değil, insanın musibet, övgü ve yergi karşısındaki iç duruşunu anlatan sembolik dersler olarak değerlendirmiştir. Bu yönüyle kıssa, kulun başına gelen hâdiseler karşısındaki mertebe farkını hatırlatması bakımından manidar duruyor.

Anlam karışıklığı olmasın, bilmeyen kardeşler yanlış yere çekmesin diye bu şekilde açıklık getirmek istedim. Maksadım yazıya muhalefet etmek değil, daha doğru anlaşılmasına katkı sağlamaktır.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148