Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 05.03.26, 01:42
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: ❂ Hadd-i Kelâm ❂
Mesajlar: 1,101
Forum Puanı: 3169
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Dua da Sebat ile Israr Arasındaki İnce Çizgi

Selamün aleyküm,

Dua, kulun Rabbiyle edep içinde konuşmasıdır; hem arz-ı hâl, hem teslimiyettir. Bu kapının inceliği şuradadır: Aynı fiil bazen sebat olur, bazende fark ettirmeden inat ve zorlamaya döner. Meseleyi yerli yerine koyan şey, kelimeden önce hâldir.

Kur’ân dua kapısını açık tutar ve çağırır: “Bana dua edin ki size icabet edeyim.” (Mü’min 40/60) Yine: “Kullarım sana Beni soracak olursa (de ki): Ben yakınım; dua edenin duasına icabet ederim.” (Bakara 2/186) Bu iki âyet bize şunu öğretir: Dua, bir defalık “talep cümlesi” değil; kulun yönelişidir.

Peki “ısrar” dediğimiz şey nerede devreye giriyor? Kur’ân’ın dua üslubunu tarif eden âyet burada anahtar gibidir: “Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin.” (A‘râf 7/55) Buradaki “yalvara yalvara” ifadesi, bir tür edep üzere tekrar ve tazarru hâlidir. Yani Rabbimiz kulundan, kapısına gelmesini, hâlini arz etmesini, yönelişi sürdürmesini ister; fakat bu yöneliş, “Benim istediğim gibi olacak” iddiasına dönüşmez. Çünkü mümin, talebini arz ederken hükmü Allah’a bırakır: “Olur ki bir şeyi seversiniz, o sizin için hayırlı değildir… Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara 2/216)

Resûlullah (s.a.v) da bu noktayı sahih bir ölçüyle bağlar: “Sizden biriniz, acele etmedikçe duası kabul edilir. ‘Dua ettim de kabul olmadı’ deyip acele eder (ve duayı bırakır).” (Buhârî, Daavât; Müslim, Zikir ve Dua) Bu hadis, “ısrar”ın ne olduğunu açıklar: Israr; duayı bir pazarlık gibi zorlamak değil, ümidi kesmeden devam etmek, neticeyi kendi eline almaya kalkmadan kapıda kalabilmektir. Kul duayı terk etmez; ama neticenin şeklini ve vaktini de Allah’a havale eder.

O hâlde Rabbimizin razı olduğu “ısrar”, özünde sebattır: Dua ettikçe kalbi daha edepli, daha sakin, daha ümitli hâle gelen sebat… Buna karşılık dua, kişiyi daha gergin, daha kontrolcü, daha kırılgan hâle getiriyorsa burada “ısrar”ın rengi değişmiş olabilir; çünkü kalp, duayı Hakk’a yöneliş olmaktan çıkarıp neticeyi zorlamaya çevirmeye başlamıştır. İnce çizgi burasıdır.

Bu yüzden dua ederken en selametli hâl şudur: Kul talebini açıkça arz eder; fakat cümlesinin içine teslimiyeti yerleştirir. Yani “isteğim budur” der; fakat “hayırlı olanı Sen bilirsin” mizanını kaybetmez. Böyle olunca dua, insanı tüketmez; bilakis taşır.

Rabbim duayı bize sebat ve edep üzere nasip etsin; ısrarı da inada değil, teslimiyete bağışlasın.

Sürç-i lisan ettiysek ehli olan kardeşlerimiz tashih buyursun.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148