Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı
Çok güzel çok beğendim Hâmûşî 
Ben biraz ısrarcı taraftayım sanırım.
Çünkü günahlarım o kadar fazla ki ettiğim duayı onları affetmede kullanır da elimi boş çevirir diye korkuyorum.
|
Allah razı olsun kardeşim,
Endişeni anladım; ama burada duayı biraz “kul hesabı” ile okuyor gibisin. Duayı ve isteğini, sanki sihirli lambadan çıkan bir cin’e söylermiş gibi düşünme. Senin sığındığın kapı, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın kapısıdır. Orada dua, tükenen bir sermaye değildir; orada “bu burada harcandı, öbürüne kalmadı” diye bir darlık olmaz. Kulun eli dar olabilir; fakat Allah’ın rahmeti ve ihsanı sonsuzdur.
Şunu da bil: Allah bir kulun duasını “günahlarını affedeyim de isteğini vermeyeyim” diye keyfî bir takasla muamele etmez. O, Hakîm’dir; her şeyi yerli yerine koyar. Bazen kulun istediği gecikir veya verilmez; ama bu, “dua başka yere kullanıldı” diye değil, kul için hayırlı olanın daha iyi bilinmesi sebebiyledir. Biz anı görürüz, O akıbeti görür.
Duanı en selametli hâle getiren şey, talebin içine edebi ve teslimiyeti yerleştirmektir. Mesela şöyle deyip gönlünü emniyete alabilirsin:
“Ya Rabbi, beni kendime bırakma; isteğimi de nefsimin hevasına değil, Senin rızana bağla. Hakkımda hayır olanı kolaylaştır, şer olanı benden uzaklaştır; gönlüme razı oluş ver. Hem günahımı ört, hem kalbimi ıslah et; beni Sana yaklaştıran nasibi nasip eyle.”
Doğrusunu Allah bilir.