Sana Teknoloji satanlar seni kontrol ediyorlar.
Sana teknolojiyi kim sattı? Mühendisler, sanayiciler, devlet adamları. Hepsi aynı şeyi söyledi: hayat kolaylaşacak. Peki kolaylaştı mı? Fabrikalar kuruldu, köyler boşaldı. İnsanlar toprağından koparıldı, şehrin kenarına yığıldı, bant başında vida oldu. Sanayi devrimi insanı özgürleştirmedi, onu parçaya çevirdi. Bir ayakkabının tamamını yapan usta vardı, onu yok ettiler. Yerine sadece tabanı ezen, sadece ipliği geçiren, sadece kutuyu kapatan robotlar koydular. İnsan şeklinde robotlar. Şimdi aynısını beyinle yapıyorlar. Yapay zeka senin düşünme kasını köreltiyor, navigasyon yön duygunu öldürdü, otomatik düzeltme ana dilini unutturuyor. Teknoloji engelleri kaldırıyor diyorlar ama asıl engeli kendisi yaratıyor. Dikkat süren üç saniyeye düştü, çocuklar kalem tutamıyor, yetişkinler iki paragraf okuyamıyor. Buna gelişme mi diyorsun? Neo-Luddistler makineleri kırdığında onlara cahil dediler. Oysa o adamlar tek bir şeyi görüyordu: bu makine beni değil, benim insanlığımı öğütecek. Haklılardı. Şimdi elindeki telefona bak. Seni kim kontrol ediyor, sen mi onu yoksa o mu seni? Kültürel hegemonya bombayla gelmedi, ekranla geldi. Amerikan yaşam tarzı senin diline, sofrana, ilişkine, uyku saatine kadar girdi ve sen buna erişim dedin. Erişim değil bu, teslimiyettir. Toplumsal yaşam teknolojiye rağmen değil, teknolojiden kurtulduğu oranda insani kalır.
|