Teknolojiyi tek başına mahkûm etmek isabetli değildir.
Çünkü bugün burada yazı yazabilmemizi de, birbirimizle görüşebilmemizi de, binlerce kilometre uzaktaki annemizi bir anda arayabilmemizi de teknoloji sağlıyor. Hastaneye gittiğimizde teşhisin büyük kısmı yine teknolojiyle konuluyor. O hâlde mesele teknoloji değil, teknolojinin hangi niyetle, hangi ölçüyle ve kimin eliyle kullanıldığıdır.
Bir bıçakla ekmek de kesilir, adam da yaralanır. Kimse suçu demire yüklemez. Aynı şekilde teknoloji de başlı başına hayır yahut şer değildir; onu hayra da şerre de çeviren insandır. Burada asıl bozulma çoğu zaman makinede değil, onu ölçüsüz kullanan nefiste başlar.
Bu yüzden doğru soru “teknoloji iyi mi kötü mü?” sorusu değildir. Doğru soru şudur:
İnsan teknolojiyi mi kullanıyor, yoksa teknoloji üzerinden kendi nefsine mi hizmet ediyor?
Teknoloji, insanı Hakk’tan, edep ve fıtrattan uzaklaştırıyorsa zarardır.
Fakat insanın işini kolaylaştırıyor, uzakları yakın ediyor, hastalığa çare bulduruyor, ilmi yayıyor ve hayra vesile oluyorsa bu sefer nimet tarafı öne çıkar.
Velhâsıl, suç alette değil; çoğu zaman aletin başındaki insandadır.
Kötü olan teknoloji değil, onu ölçüsüzleştiren hırs, tüketim ve nefistir.
|