Alıntı:
Mehmet Efe Nickli Üyeden Alıntı
Hiçlikte arzu yoktur ki zaten her şey yoktur zaten. Neden istekler arzular var dediniz anlamadım. Biz zaten mahlukat olarak hiç değil miydik?
|
Bu söz tasavvufî fenâdan değil, yok oluştan bahseder. Oradaki “hiçlik”, nefsin arınmasıyla ulaşılan mahviyet değil; bütün şuurun, idrakin ve varlığın son bulması vehmidir. Said Nursî de tam burada insan ruhunun sırrını açığa vurur: İnsan, elemden kaçar; fakat ebedî yokluğu ondan da ağır görür. Demek ki ruhun derininde konuşan şey azap sevgisi değil, bekā iştiyakıdır.