Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 10.07.26, 16:45
SertDede SertDede isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 27.05.18
Bulunduğu yer: izmit
Mesajlar: 191
Forum Puanı: 3126
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Karin Melek Kimdir?

YARATILIŞLA BERABER GELEN KARİN (DOST) MELEK

Bizden Saklanan Bilgiler

Alıntımda (“Karîn ve Hannas: İnsan Anatomisindeki Metafiziksel İttifak ve Şer Mekanizması”) ele almıştık.

“KARİN MELEK KİMDİR”

Yaratılışın Mizanı ve İçsel Sükûnetin Rehberi: Karin-i Melek

İnsanoğlu, yalnızca etten ve kemikten ibaret bir yapı değil; zıtlıkların, farklı çekim merkezlerinin ve derin bir sınamanın cem olduğu bir varlık sahasıdır. Bu sahanın merkezinde yer alan kalp, sürekli olarak iki farklı fısıltının, iki farklı nidanın kesişim noktasındadır.

İnsanın fıtratına yerleştirilen ve ona iyiliği, sükûneti, itidali telkin eden o nurani rehberliğe Karin-i Melek diyoruz. Bu boyut, dışarıdan gelen bir müdahale değil; insanın yaratılış kodlarına (fıtratına) dercedilmiş bir "hakikat pusulasıdır."

Hız Tuzağı ve Yanılgının Doğası
Günümüzün ve insanın en kadim hastalıklarından biri aceleciliktir. Acele, idrakin katili; hız ise basiretin örtüsüdür.

İnsan, bir mesele karşısında hızla eyleme geçmeye, anlık tepkiler vermeye ve fevri kararlar almaya itildiğinde, aslında kendi hakikatinden uzaklaşır. Çünkü karanlık olan, nefsani olan boyut (diğer CİN karin); daima telaştan, gürültüden ve hızdan beslenir. Hızın olduğu yerde tefekkür barınamaz. İnsan acele ettiğinde, ilmi bir süzgeçten geçirmeden, salt dürtüleriyle hareket eder ve işte "hata ve yanılgı" dediğimiz tuzak tam bu noktada başlar.

Hız, vehmi (yanılsamayı) hakikat gibi gösterir. İnsan ancak yavaşladığında ve durabildiğinde gerçeğin aslını görebilir.

Karin-i Melek'in Teenni (Sükûnet) Kalkanı

Karin-i Melek, bu hız ve acele tuzağına karşı insana verilmiş en büyük manevi emniyet sibobudur. Onun çalışma usulü gürültülü bir müdahale değil, derin ve berrak bir ilhamdır.

Fren ve Temkin: İnsan öfkeyle, hırsla veya anlık bir hevesle hızlandığında; kalbin derinliklerinden gelen o "Dur, bekle, sonunu düşün" hissi, Karin-i Melek'in fısıltısıdır. O, insanı fevrilikten alıkoyup teenni (temkinli ve yavaş hareket etme) makamına davet eder.

Hükümde İsabet: Bir meseleyi çözerken, bir metni incelerken veya hayati bir karar alırken; zihnin karmaşasından sıyrılıp aniden beliren o berrak, adil ve insaflı çözüm, fıtrattaki bu nurani eşlikçinin ilhamıdır.

Vicdani Tasdik: Karin-i Melek'in sesi her zaman adaleti ve hakkı gözetir. Yanlış bir eyleme meyledildiğinde kalpte oluşan o ince sızı ve huzursuzluk, aslında bu rehberin "İstikamet bu değil" uyarısıdır.

Hâsılıkelam
Karin-i Melek; mistik, kurgusal veya dışsal bir figür değil; insanın kâmil insan olma yolculuğunda ona bahşedilen fıtri bir muhafaza sistemidir.

İnsan, kendi içindeki gürültüyü ve hızın getirdiği telaşı susturabildiği ölçüde bu nurani rehberin sesini duyar.
Hakikate ulaşmak aceleyle koşanın değil; sabırla, sükûnetle ve ilimle yürüyenin nasibidir.

VESSELAM

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148