Alıntı:
efe243 Nickli Üyeden Alıntı
Birde kara deliğin içinde kızının odasını görüyor ve geçmiş zamana gidip ona yardımcı oluyor bu nasıl mümkün ?
|
Kafanda şöyle bir şey canlandır: Diyelim ki uzun bir tren yolculuğundasın ve pencereden dışarı bakıyorsun. Tren çok hızlı giderken rayların kenarındaki tel çitler, direkler veya ağaçlar gözünün önünden bir film şeridi gibi hızla akıp geçer. Sen trendeyken o an hangi ağacın önündeysen sadece onu görürsün, ama havadan yukarıdan bakan biri trenin geçtiği bütün yolu, yani hem geçmişteki ağaçları hem ilerideki ağaçları aynı anda tek bir resim gibi görebilir.
Filmdeki olay da buna benziyor. Normalde biz zamanın içinde tıpkı o hızlı trende ilerleyen yolcular gibiyiz; sadece yaşadığımız anı görürüz, geçmiş arkada kalır. Normalde kara deliğin içine giren her şey müthiş bir kütle çekimiyle ezilip yok olur, ancak filmde o uçurumun eşiğinde kurallar bükülüyor ve adam tamamen yok olmak yerine uzay-zamanın dışındaki o özel alana düşüyor. İşte o an zamanın içinde koşan biri olmaktan çıkıp, yukarıdan bütün o tren yolunu tek bakışta görebilen biri haline geliyor. Zaman onun için artık dümdüz akıp giden bir çizgi değil, geçmişin ve geleceğin aynı anda yan yana durduğu koca bir harita gibi oluyor.
Kızının odasını görmesi ve yardım etmesi de tamamen buna dayanıyor: Kütle çekimi evrendeki en güçlü ve sınır tanımayan kuvvetlerden biridir. Adam o yüksek konumdan baktığında kızının odasını net bir şekilde görür, ancak oradaki eşyaları elleriyle tutamaz. Bunun yerine kütle çekimini bir uzaktan kumanda gibi kullanarak odanın yer çekimiyle biraz oynar; saatin ibresini sallayıp kitapları raflardan aşağı düşürür.
Yani kızına "bana mesaj bırakıyor" hissini veren şey bu müdahaledir. Adam geçmişe fiziksel olarak bizzat gitmez, sadece zamanın büküldüğü o uç noktadan yukarıdan bakarak odadaki eşyalara uzaktan dokunur ve kızına mors alfabesiyle işaret vermiş olur.