Alıntı:
Sadagat Nickli Üyeden Alıntı
Ben "Ya Zül Celali Vel İkram" esmasını çok severdim, içim erirdi sanki bu esmayı zikrettiğim zaman, kimseyle muhattap olasım gelmezdi, bu esma bana yeterdi, ama çok zikir ettikçe insanlardan ve etraftan kopma isteği geldi, ki zaten normalde de pek sosyal sayılmam, daha da kopmamak adına meçbur bu esmayı bıraktım, bunlar sadece bende oluyor zannediyordum ama meğer bu esmayı zikreden çoğu insan bu esmaya aşık oluyormuş, öyle bir özelliği varmış, sizi herşeyden koparıp sadece Allaha yönetmek. Sizce buna rağmen benim galib esmam o diyebilir miyim
|
Eğer sen böyle biriysen yani hayatında hem büyük bir yıkım hem de büyük bir lütuf yaşadıysan dışarıdan sert, içeriden şefkatli ve cömertsen; insanlardan kopup yalnızlaşmayı seviyorsan; bütün zikir tecrübelerinde en çok bu isimde yoğun bir hissiyat yaşadıysan, o zaman senin galip esman bu olabilir
Bu Esma gerçekten senin yaşadığın halleri oluşturuyor aslında önemli olan şey su
Besmele + galip Esma + hale odaklanmak lazım
Hangi isimleri sende hissetmek daha kolaysa diyeyim o isimi çekerek o ismin hareketine girerek o Esmada eriyip perdesiz Ona ulaşmak mümkün tarifi gerçekten zor benim anladığım kadarıyla olay bu
Zikirleri bazen çekmek amacıyla çekiyoruz kimisi var 100 bin zul celal vel ikram çeker hicbirsey hissetmez kimisi var tek diyiste kendinden geçer
Benim tecrübem şuydu Ben 111 ismi azam diye geçen zikirleri çekmiştim 60 Lara gelince gerçekten de perdenin kalktığını hissettim Allaha çok yakındım o an sonra Bi anda bu hal gitti
Bende düşündüm içinden bir Esma mi galip Esmam acaba diye
Kendimi analiz ettim Allahü hu melikun semiun kadirun kerim halimun latifun alimun muinun I bu zikirrlerden benim galip Esmam olduğunu en yüksek ihtimal dediğim Halim vardı
Sen zul celali vel ikram diyince onu hiç denemediğimi fark ettim Dua eder dua beklerim..
Her İnsanda bir çok ilâhi esmaların benzerleri vardır.
Bu esmalar içinde muradı ilâhi ne ise o esmalardan biri o kimsede galiptir. Bazı esmalar her insanda mevcut ve müşterektir.
Bazı esmaların tecelli miktarları farklıdır. Böyle farklı esmaların
tecellisi insanlardaki karakter nevilerini husule getirir.
Umumi ibadet bu esmaların insanda mevcut benzerlerini olgunlaştırır. Bu suretle o insan şah damarından daha yakın olan hakka yanaşmaya başlar. "VE İLÂ RABBİKE FERGAB"
Yani hak kudret ve güçleriyle insanda gizlenmiş olduğundan insan kendi kendine yanaşma başlar.
"Ben insanın sırrıyım, insan benim sırrım." *EL İNSANE SİRRİ
VE ENE SİRREHU* Hadisi kudsi. Budur.
Bu benzer esmanın hududuna girildiği takdirde o esma kuvvetli
bir mürşidin yardımıyla iyice ortaya çıkar.
Mürşidin vereceği ilim değildir. Söz değildir.
Manevi himmettir. (HİMMET) nedir? Bunu bilmek çok güçtür. Himmet Haktan Resulü Ekreme, oradan mürşide erişen bir şeraredir ki talipte bulunan ilahi güçleri ateşler ve harekete geçirir. Mürşidin talipte ortaya çıkaracağı işte bu esma ile "İSMİ AZAMA" Yani (A L L A H) lâfzını hakkıyla söylemek ve tesirini görmek imkanı hasıl olur.
O esma benzeri o kulun (A L LA H) lâfzına yanaşmasını temin
eder. O esma o kulun (İSMİ AZAMI OLUR).
İnsanda mekruz hak güçlerinin ateşlenmesini temin eden lafz -
söz budur. Himmet: Mürşide Resul kanalından gelen şerareyi
vermeğe verilen isimdir.
Yoksa hakiki "İSMİ AZAMI" yalnız Resulü Ekrem söyleyebilir.
Büyük veliler Resulü Ekrem yardımıyla bundan istimdat ancak
edebilirler..
Bir çok dualar, bir çok ayeti kerimeler vardır ki (İSMİ AZAM)
burada gizlidir diye bildirilmiştir. İsmi azam gizli değildir. Ona varılabilmesi için dua ve ayetlerde istiane edilen şeyler tam hakkıyla yapılırsa, yoluna girilir demektir.
"İsmi azamın insanı kapladığı anda, o insandaki düşünce Allah'ın düşünce ve arzusu yepne geçer. O insan istediği şeyi aklından geçirir geçirmez o vaki olur. Zuhur eder. Bir anda tayyi mekan eder. İstediği yerde katımıyla, şekliyle veya cesediyle bulunur... Keramet ise insanda galip olan esmanın hududuna girenlerle tabii bir hadise gibi tecelli eder. Bulutun bir anda yağmur olması gibi... O esmaya tevecсülh eder. Arzusu, istediği husul budur."
Bazen haberi olmadan o esma ile dolmuştur. Keramet zahir olur. Farkında değildir. Çünkü onun için tabii bir haldir. Etrafındakiler gönül sahibi iseler, onlar bunu anlarlar. Kerameti gönül sahibi olmayanlar (Bilgi, ilim, görüş şeklinde) idrak ederler. (Çok akıllı adam nasıl biliyor.) diye söyler dururlar.
Bazı zavallılarda ruh çağırmaya kalkarlar, yıldızlara bakarlar, fal açarlar.
Bu haller insanın kendi kendini tahkir etmesidir ki insanı helâke
götürür. İslâmda küfürdür.
ADAM VARDIR: Allah der. Tayyi mekân eder. Bir anda arşa yükselir.
ADAM VARDIR: Allah der Hemen canını verir.
ADAM VARDIR: Allah der. Bayılır, yıkılır.
ADAM VARDIR: Allah der. Bir şey olmaz. Odun gibi durur.
ADAM VARDIR: Allah demez.
ADAM VARDIR: Allah diyemez.