![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Herkes çakraları biliyor, internette çok fazla bilgi var ve bu sitede de birkaç temel şey bulunuyor. Ancak internette çok sayıda yanlış bilgi yayılmış durumda; ayrıca bu bilgiler her zaman doğru olmuyor ve yetersiz kalıyor. Kabul etmek gerekir ki çakra kavramı Hindistan’da ortaya çıkmıştır ve bu işin gerçek uzmanları onlardır, bu yüzden her şeyi olduğu gibi öğrenmek gerekir. Eğer bir Hintliye çakraları sorarsanız, büyük ihtimalle bu konuda konuşmak istemeyecektir; çünkü soru soran kişinin manevi (spiritüel) biri olmadığını ve herhangi bir bilgisi bulunmadığını görürlerse konuşmazlar. Aynı şekilde, eğer kendilerini de bu konuda uzman olarak görmüyorlarsa yine konuşmazlar. Kaldı ki çakraların ve kundalininin açılması — ki bu gerçekten kuyruk sokumunda yatan ve uyanınca yukarı doğru yükselen bir yılana benzer — şaka değildir ve hiç de öyle kolay bir şey değildir. Çok ciddi bir disiplin ve çile (asketizm) yolu gerektirir. Eğer siz hayatı keyif ve zevk içinde yaşıyorsanız; partilere, kulüplere gidiyor, güzel yemekler yiyor ve aktif bir cinsel hayat sürüyorsanız, hangi çakraların ve kundalininin açılmasından bahsedilebilir ki?»
Çakralar ve Nadiler: Pazarlama Mitlerinden Arınmış Gerçek Enerji Anatomisi İnsan bedeninin enerji (biyo-plazmik) sistemini bir elektrik şebekesine benzetirsek; nadiler prana adı verilen yaşam enerjisinin aktığı kablolar, çakralar ise bu kabloların kesiştiği yüksek voltajlı dağıtım merkezleri, yani transformatörlerdir. Ancak günümüz dünyasında bu derin bilgi, insanların tüketim çılgınlığı ve modern ticaret yüzünden basitleştirilmiş bir sektöre dönüştürülmüştür. ![]() 1. Nadi Nedir? (Gerçek Mikro Kanallar) Sanskritçede "kanal" veya "tüp" anlamına gelen nadiler, fiziksel sinirler veya damarlar değildir; ancak onların arkasında yer alan ve sinir sistemine izdüşüm yapan görünmez enerji hatlarıdır. Kuantum biyolojisi açısından bunlar bedenin elektromanyetik alan çizgileridir. Kadim yoga ve tantra traktatlarına göre insan bedeninde 72.000 ile 300.000 arasında nadi bulunur. Bunlar tüm organizmayı saran devasa bir ağdır. Bu binlerce kanal arasından omurgada dikey olarak uzanan üç ana otoban ayrılır: Sushumna-nadi: Merkezi ve en önemli kanaldır. Omuriliğin tam içinde, omurga kanalı boyunca tabandan kafanın tepesine kadar uzanır. Evrimsel ve ruhsal enerji olan Kundalini bu kanaldan yükselir. Ida-nadi: Sol (ay) kanalıdır. Zihinsel enerjiyi, sezgiyi, dişil prensibi ve soğutmayı yönetir. Sağ beyin yarım küresi ve sol burun deliği ile bağlantılıdır. Pingala-nadi: Sağ (güneş) kanalıdır. Fiziksel aktiviteyi, mantığı, analizi, eril prensibi ve ısıtmayı yönetir. Sol beyin yarım küresi ve sağ burun deliği ile bağlantılıdır. 2. Çakra Nedir ve Nasıl Oluşur? (Düğüm Teorisi) Popüler kültürün iddia ettiği gibi çakralar havada dönen sihirli, renkli diskler değildir. Çakra (kelime anlamıyla "tekerlek" veya "daire"), nadilerin birbiriyle kesiştiği gerçek biyomanyetik düğüm noktalarıdır. Çakra Sayısı Okulların Derinliğine Göre Değişir: Çakraların sayısı sabit değildir. Çalışılan ekole, yoga yönelimine ve pratiğin derinliğine göre sistem farklı tasnif edilir: ![]() ![]() 114 Çakra: İnsan sistemindeki toplam düğüm noktası sayısıdır. Mikro kanalların kesiştiği her yerde bir mikrodüğüm oluşur. Bunların 112’si beden içinde (omurga, organlar, eklemler), 2’si ise bedenin dışındadır. 108 tanesi üzerinde insan kendi bilinciyle aktif olarak çalışabilir. 21 Çakra: Bunlar eklemlerde ve organlarda (avuç içleri, ayak tabanları, dizler, dirsekler vb.) bulunan son derece güçlü ikincil (küçük) çakralardır. 15 Çakra: Özellikle Tantra ve Nath geleneklerinde kullanılan derin bir yapıdır. Klasik merkezlerin yanı sıra baş bölgesindeki gizli düğüm noktaları (Lalana, Talu, Manas çakraları gibi) detaylıca işlenir. 9 veya 10 Çakra: Kadim ve kapalı ezoterik okulların (örneğin Akhanda Sutra) sistemidir. Bedenin "9 kapısı" (gözler, kulaklar, burun delikleri, ağız, üreme organı ve anüs) ile kafanın tepe noktasını (Brahmarandhra) birbirine bağlayan enerji merkezlerini esas alır. 7 Ana Çakra: Omurga boyunca en büyük ana enerji otobanlarının (Sushumna, Ida ve Pingala) üst üste kesişerek oluşturduğu en büyük 7 ana kavşaktır. 3. İlk Araştırmacılar: Arthur Avalon ve Charles Leadbeater'ın Rolü Çakralar hakkındaki bilgilerin dünyaya yayılmasında iki ismin çok büyük ve takdire şayan bir emeği vardır. Onlar bu işi bir ticarete dönüştürmediler; aksine, batı dünyasının bu derin sistemi en azından biraz olsun anlayabilmesi için basitleştirerek bir temel sundular: 1919'da Arthur Avalon (Sir John Woodroffe), The Serpent Power (Yılan Gücü) adlı eseriyle kapalı ve çok ağır olan Orta Çağ Tantra metinlerini ilk kez tercüme etti. Doğu mistisizmini Batı bilimiyle açıklamaya çalışarak insanlığa ilk anlaşılır 7 çakra şemasını sundu. 1927'de Charles Leadbeater, The Chakras (Çakralar) kitabıyla çakraları gökkuşağının 7 rengiyle eşleştirdi, onları anlaşılır kılmak için "dönen girdaplar" olarak görselleştirdi ve endokrin sistemine bağladı. Bu çalışmalar, insanların bu devasa bilgi deryasında kaybolmaması için yapılmış değerli birer köprüydü. Peki bu işi kim ticarete döktü? Bu sistemi bir "iş kapısı" haline getirenler ilk araştırmacılar değil, çok sonraları insanların kendisi oldu. Özellikle 20. yüzyılın sonundaki New Age (Yeni Çağ) akımıyla birlikte insanlar, çaba sarf etmeden, para karşılığı "çakra açtırma" gibi kolay yollar arayışına girdi ve bu talebi gören kitleler konuyu tamamen ticarete alet etti. 4. Renklerin ve Frekansların Arkasındaki Gerçek: Kuantum Fiziği ve Ezoterizm Çakraların renkleri bir boya veya dekoratif bir süs değildir. Hem kuantum fiziği hem de derin ezoterik bilim açısından çakra renkleri, enerjinin dalga boyunu ve titreşim frekansını (vibrasyonunu) gösteren birer indekstir. Sistemdeki temel kural şudur: Çakra omurgada ne kadar yukarıda konumlanmışsa, titreşim frekansı o kadar yüksek ve incedir; dolayısıyla karşılık geldiği renk spektrumu da o kadar yüksek frekanslıdır. Astronomi ve Doppler Etkisi: Bir yıldız ya da gök cismi uzaklaştığında ışık dalga boyu uzar ve spektrum Kırmızıya kayar (Düşük frekans). Yaklaştığında veya enerjisi çok yüksek olduğunda dalga boyu sıkışır ve Maviye kayar (Yüksek frekans). Aynı şekilde, enerjisi tükenen, soğuk yıldızlar Kırmızı Cüce olur (yaklaşık 3000 K). Çok güçlü, genç ve devasa enerjiye sahip yıldızlar ise Mavi Dev olur (30.000 K üstü). Alt Çakralar (Düşük Frekans / Kırmızı - Vücudun Matrisi): Omurganın en altında (Muladhara ve Svadhisthana) enerji yoğundur, "ağırdır" ve kaba maddeye bağlıdır. Ezoterik olarak bu alan kanın, hayatta kalmanın, katı maddesel dünyanın ve temel biyolojik içgüdülerin frekansıdır. Kuantum fiziğinde dalga boyu en uzun, vibrasyonu (titreşimi) en yavaş ve kaba olan renk kırmızıdır. Üçüncü Göz / Ajna (Yüksek Frekans / Mavi-İndigo - Berraklık Frekansı): Enerji omurgadan yukarıya, beyne doğru yükseldikçe yoğunluğu azalır, saflaşır; ancak bilgi kapasitesi ve titreşim frekansı devasa oranda artar. Ezoterik ve kuantum boyutta Ajna; mutlak zihinsel berraklığın, illüzyonlardan arınmış içsel sessizliğin ve kozmik algının yüksek vibrasyonlu alanıdır. Bu nedenle fiziksel spektrumda en yüksek enerjili ve en hızlı titreşen dalga boyu olan mavi/indigo rengine denk gelir. Sahasrara (En Yüksek Frekans / Mor-Beyaz - Spektrumun Ötesi): Tepe çakrası, insan sisteminin titreşim frekansının en tepeye ulaştığı yerdir. Fiziksel gözün algılayabileceği en yüksek frekans sınırına (Mor) karşılık gelir. Bu noktadan sonra vibrasyon o kadar yükselir ki enerji görünmez kuantum alanına geçer. Tüm bu yüksek renk frekanslarının birleşimi ve mutlak harmonisi ise ezoteride og fizikte saf Beyazışığı (kozmik bilinci) doğurur. 5. Muladhara Son Sınır mı? Kuyruk Sokumunun Altındaki 7 Gizli Çakra (Patala Çakraları) Popüler yogada Muladhara (kök çakra) insan bilincinin "en alt" noktası olarak kabul edilir. Ancak kadim Şiva Purana ve Devi Bhagavata gibi derin tantrik metinlerde, kuyruk sokumunun altında, yani bacaklar bölgesinde yer alan 7 gizli alt çakra daha tarif edilir. Bunlara Patala Çakraları (alt dünyaların/kaba dalga boylarının merkezleri) denir. Kuantum fiziği açısından bu merkezler, Muladhara'nın kırmızı ışığından bile daha yavaş olan kızılötesi (en kaba og ağır) frekanstadırlar. İnsani bilincin buraya çökmesi, evrimsel geçmişe, yani hayvani güdülere ve karanlığa dönmek demektir. Yukarıdan aşağıya doğru bu 7 alt merkez şunlardır: Atala (şehvet ve materyalizm), Vitala (kör öfke ve hiddet), Sutala (kıskançlık ve haset), Talatala (zihinsel körlük ve vicdan yoksunluğu), Mahatala (sorumsuzluk ve suçlu psikolojisi), Rasatala (mutlak bencillik ve sadizm), ve en dip nokta olan Patala (mutlak depresyon, ölüm korkusu ve spiritüel karanlık). Bacakları güçlendiren yoga duruşları ve topraklanma çalışmaları, enerjinin bu karanlık "alt frekanslara" düşmesini engellemek ve o kapıları mühürlemek için tasarlanmıştır. 6. Gerçek Konum: Önde Değil, Arkada İnternetteki popüler çizimlerde çakralar vücudun önünde gösterilir. Bu pratik bir yanılgıdır. Ana enerji kanalı (Sushumna) omurilik boyunca, yani omurganın tam içinde ve sırt (arka) bölgesine yakın geçer. Çakralar omurganın derinliklerindedir. Vücudun ön tarafındakiler ise sadece enerjiyi dışarı yansıtan veya dışarıdan emen birer ekran (reseptör) gibidir. Projeksiyon arkadadır, ekran öndedir. ![]()
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Insanın dostuda düşmanıda kendisidir |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Muhyiddin ibn-i Arabiden Tavsiyleler (Mutlaka Okuyun) | HeartLess | Tasavvuf & Tarikatler | 22 | 21.11.25 04:06 |
| Rüya tabiri ilmi hakkında merak ettiğiniz konular rüyalar ne zaman gerçekleşir | EvlduGavsulAzam | Rüya ve Rüya Tabirleri | 15 | 13.06.24 14:30 |
| Rüyada istenilen şey hakkında bilgi alma, ve keşif | AristaS | Keşif ve istihare Uygulamaları | 1 | 01.01.23 19:20 |
| Her Şey Yeni Başlıyor | Och | Kişisel Gelişim | 0 | 10.02.20 23:49 |
| Telepati hakkında Küçük bir şey | SiLence | Telepati | 2 | 08.07.17 16:03 |