
08.03.26, 15:02
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15.12.20
Bulunduğu yer: Muğla
Mesajlar: 60
Forum Puanı: 2051
Etiketlendiği Mesaj: 4 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili kardeşim, bir devletin “sonu” genelde tek bir savaşla olmaz; daha çok uzun vadeli üç şeyle olur: iç siyaset/ekonomi, toplumsal çözülme ve dış ittifakların dağılması. Savaşlar bazen bu süreçleri hızlandırır, bazen tam tersine devletleri sertleştirip ayakta tutar. O yüzden “kesin biter” demek de “asla bitmez” demek de doğru olmaz.
Bu tür savaşlar çoğu zaman rejimlerin biçimini, güvenlik anlayışını, bölgesel dengeleri ve toplumların psikolojisini değiştirir; “son”dan ziyade “dönüşüm” üretir.
“Türkiye savaşa dâhil olur mu?”
Türkiye’nin doğrudan askeri olarak bir savaşa girmesi genelde çok yüksek eşik ister:
NATO/ittifak yükümlülüğü,
Ülkeye doğrudan saldırı/tehdit,
Devlet aklının ortak kararı,
Sahada zorunluluk.
Bu eşiğin altında, ülkeler daha çok diplomasi, insani yardım, siyasi baskı, ekonomik araçlar, arabuluculuk gibi yolları işletir. Yani “içimden bir ses belayı bizden bulacaklar” duygusu anlaşılır; fakat devletler duyguyla değil, maliyet–risk–menfaat terazisiyle hareket eder.
|
Katılıyorum yazdıklarınıza. Savaş felaket demek zaten. Allah korusun, Allah mecbur bırakmasın, ne diyelim. Ama bu şeytanlara da bir dur demek gerekiyor bir şekilde.
|