Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Serbest Bölüm > Kültür & Sanat > Sinema ve Diziler


Adam ışık hızında ilerledi solucan deliğinden geçti


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 31.05.21, 00:48
 
Üyelik tarihi: 15.01.18
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 178
Forum Puanı: 3154
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Adam ışık hızında ilerledi solucan deliğinden geçti

Bugün yıldızlararası filmini izledim tamam zaman göreceli fakat şu soruya cevap bulamadım.
Adam ışık hızında ilerledi solucan deliğinden geçti, başka gezegene gitti geldi
Geldiği zaman kızı kendisinden yaşlıydı
Peki ama vücut metabolizmasının kendi zamanı yokmu . metabolizma ışık hızına ulaşınca farklı mı çalışıyor
Adam neden genç kaldı
Cevap verirseniz sevinirim
Soruyu güncelleyerek devam ediyorum müsaadenizle.

Peki ben dünyada ışık hızıyla hareket eden biri olsam, bir anda Amerika'da bir anda singapurda olabilsem , anlık olarak istediğim yerde olsam durum değişir miydi?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 31.05.21, 01:51
 
Üyelik tarihi: 05.03.17
Bulunduğu yer: Filanda
Mesajlar: 132
Forum Puanı: 3448
Etiketlendiği Mesaj: 28 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Adam Kara delikten geçmiyor ‘Solucan Deliğinden’ geçiyor, bu bir ikincisi Zamanın yavaşlaması demek, tüm mekanik faaliyetlerin yavaşlaması demek.
Vücut metabolizmanız da aynı şekilde yavaşlardı. Zaten bu yüzden ikizler paradoksu ortaya çıkıyor. İkizlerden biri genç kalırken diğeri yaşlanıyor.
Işık hızına yakın hızda seyahat eden ya da büyük bir kütle çekimsel alanda bulunan kişi için, olmayana göre zaman daha yavaş akar. Yani uzayda ışık hızına yakın hızlarda seyahat eden ikiz daha az yaşlanır.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 31.05.21, 01:51
Jq Jq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Mesajlar: 495
Forum Puanı: 4528
Etiketlendiği Mesaj: 13 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Aslında durum şu şekilde gerçekleşiyor; insan ışık hızına yaklaştıkça zaman yavaşlar ama yavaşlayan zaman kendi zamanı olmuyor yani kendisi için bir değişiklik olmuyor bir farkindalik yaşamıyor aslında etrafındaki zaman hızlanıyor. Genel görelilik tam olarak bu şekilde teorilesmistir. Buna örnek olarak uzayda 300 kusur gün geçiren bir Rus astronot vardı, diğer insanlara göre 0,2 saniye daha az yaşanmıştı, sebebi ise dünya yerçekiminden daha az bir yerçekimine maruz kalmasiydi. Kayıtlı olan tek zaman yolcusu...

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 31.05.21, 01:52
Skoda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 27.01.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,288
Forum Puanı: 3469
Etiketlendiği Mesaj: 36 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

BİSMİLLAH
.........
“Melekler, ruh, büyük melekler, dünya ölçüsüyle, sizin hesaplarınıza göre ELLİ BİN YILA DENK OLAN BİR GÜN İÇİNDE ALLAH’ın huzuruna yükselerek çıkarlar!”
MEARİC SURESİ 4. AYET
.......
“ALLAH’ın karar ve irâdesi, sizin zaman anlayışınıza ve takvim ölçülerinize göre değildir. Unutmayın ki, Rabb’inin katında BİR GÜN, sizin ölçülerinize göre BİN YIL gibidir.”
HAC SURESİ 47. AYET

__________________
Ne senle yaşanıyor
Ne de sensiz oluyor
Şu garip bomboş dünyada..
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 31.05.21, 01:53
Üye
 
Üyelik tarihi: 22.11.19
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 97
Forum Puanı: 2452
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

güneşe ne kadar yakın olursak o kadar ağır döner gezegen ve buda çabuk yaşlanmaya sebep olur.. ışık hızında hareket edebilirse insanoğlu yaşlanması gecikir.. çünkü yer çekimi sabit duran biri yada ışık hızına göre yavaş hareket eden kişi daha çabuk yaşlanacaktır..

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 31.05.21, 01:53
Drogo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.09.16
Bulunduğu yer: manisa
Mesajlar: 1,532
Forum Puanı: 3837
Etiketlendiği Mesaj: 17 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Metabolizma normal calisti..cunki adam icin 1 kac saat gecti diyelim..ancak geride biraktiklari icin bu seneler surdu..yani adam icin degisen birsey olmadi algisinda hersey normaldi.. fakat karadelige yaklastikca aslinda dunyadakine gore cok yavasladi zaman..bunu gemide kalan siyahi adamdan anlayabiliyoruz..gemide o kisi yillarca bekledi cunki zaman oyle akti..gezegene inenler icin ise zaman daha yavas akti fakat algilarinda hicbirsey degismedi..buda zamanin degiskenligini gosteriyor..

__________________
Hiç kimse vazgeçilmez değildir.
Ve kimse kendini vazgeçilmez sanan
biri kadar aptal değildir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 01.08.26, 14:13
Üye
 
Üyelik tarihi: 31.12.25
Bulunduğu yer: bursa
Mesajlar: 62
Forum Puanı: 218
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Birde kara deliğin içinde kızının odasını görüyor ve geçmiş zamana gidip ona yardımcı oluyor bu nasıl mümkün ?

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 01.08.26, 18:37
 
Üyelik tarihi: 17.10.22
Bulunduğu yer: Edirne
Mesajlar: 125
Forum Puanı: 1435
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
efe243 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Birde kara deliğin içinde kızının odasını görüyor ve geçmiş zamana gidip ona yardımcı oluyor bu nasıl mümkün ?
Kafanda şöyle bir şey canlandır: Diyelim ki uzun bir tren yolculuğundasın ve pencereden dışarı bakıyorsun. Tren çok hızlı giderken rayların kenarındaki tel çitler, direkler veya ağaçlar gözünün önünden bir film şeridi gibi hızla akıp geçer. Sen trendeyken o an hangi ağacın önündeysen sadece onu görürsün, ama havadan yukarıdan bakan biri trenin geçtiği bütün yolu, yani hem geçmişteki ağaçları hem ilerideki ağaçları aynı anda tek bir resim gibi görebilir.
​Filmdeki olay da buna benziyor. Normalde biz zamanın içinde tıpkı o hızlı trende ilerleyen yolcular gibiyiz; sadece yaşadığımız anı görürüz, geçmiş arkada kalır. Normalde kara deliğin içine giren her şey müthiş bir kütle çekimiyle ezilip yok olur, ancak filmde o uçurumun eşiğinde kurallar bükülüyor ve adam tamamen yok olmak yerine uzay-zamanın dışındaki o özel alana düşüyor. İşte o an zamanın içinde koşan biri olmaktan çıkıp, yukarıdan bütün o tren yolunu tek bakışta görebilen biri haline geliyor. Zaman onun için artık dümdüz akıp giden bir çizgi değil, geçmişin ve geleceğin aynı anda yan yana durduğu koca bir harita gibi oluyor.
​Kızının odasını görmesi ve yardım etmesi de tamamen buna dayanıyor: Kütle çekimi evrendeki en güçlü ve sınır tanımayan kuvvetlerden biridir. Adam o yüksek konumdan baktığında kızının odasını net bir şekilde görür, ancak oradaki eşyaları elleriyle tutamaz. Bunun yerine kütle çekimini bir uzaktan kumanda gibi kullanarak odanın yer çekimiyle biraz oynar; saatin ibresini sallayıp kitapları raflardan aşağı düşürür.
​Yani kızına "bana mesaj bırakıyor" hissini veren şey bu müdahaledir. Adam geçmişe fiziksel olarak bizzat gitmez, sadece zamanın büküldüğü o uç noktadan yukarıdan bakarak odadaki eşyalara uzaktan dokunur ve kızına mors alfabesiyle işaret vermiş olur.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 01.08.26, 19:31
Üye
 
Üyelik tarihi: 31.12.25
Bulunduğu yer: bursa
Mesajlar: 62
Forum Puanı: 218
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kafanda şöyle bir şey canlandır: Diyelim ki uzun bir tren yolculuğundasın ve pencereden dışarı bakıyorsun. Tren çok hızlı giderken rayların kenarındaki tel çitler, direkler veya ağaçlar gözünün önünden bir film şeridi gibi hızla akıp geçer. Sen trendeyken o an hangi ağacın önündeysen sadece onu görürsün, ama havadan yukarıdan bakan biri trenin geçtiği bütün yolu, yani hem geçmişteki ağaçları hem ilerideki ağaçları aynı anda tek bir resim gibi görebilir.
​Filmdeki olay da buna benziyor. Normalde biz zamanın içinde tıpkı o hızlı trende ilerleyen yolcular gibiyiz; sadece yaşadığımız anı görürüz, geçmiş arkada kalır. Normalde kara deliğin içine giren her şey müthiş bir kütle çekimiyle ezilip yok olur, ancak filmde o uçurumun eşiğinde kurallar bükülüyor ve adam tamamen yok olmak yerine uzay-zamanın dışındaki o özel alana düşüyor. İşte o an zamanın içinde koşan biri olmaktan çıkıp, yukarıdan bütün o tren yolunu tek bakışta görebilen biri haline geliyor. Zaman onun için artık dümdüz akıp giden bir çizgi değil, geçmişin ve geleceğin aynı anda yan yana durduğu koca bir harita gibi oluyor.
​Kızının odasını görmesi ve yardım etmesi de tamamen buna dayanıyor: Kütle çekimi evrendeki en güçlü ve sınır tanımayan kuvvetlerden biridir. Adam o yüksek konumdan baktığında kızının odasını net bir şekilde görür, ancak oradaki eşyaları elleriyle tutamaz. Bunun yerine kütle çekimini bir uzaktan kumanda gibi kullanarak odanın yer çekimiyle biraz oynar; saatin ibresini sallayıp kitapları raflardan aşağı düşürür.
​Yani kızına "bana mesaj bırakıyor" hissini veren şey bu müdahaledir. Adam geçmişe fiziksel olarak bizzat gitmez, sadece zamanın büküldüğü o uç noktadan yukarıdan bakarak odadaki eşyalara uzaktan dokunur ve kızına mors alfabesiyle işaret vermiş olur.
anladım ama başka bir sorun çıkıyor burada neden kara deliğin içinde kızının odasını görüyorda başka bişey nasa vs görmüyor. kara delik bilinçli mi ki böyle bir güzellik yapıyor adama.?

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 01.08.26, 23:09
 
Üyelik tarihi: 17.10.22
Bulunduğu yer: Edirne
Mesajlar: 125
Forum Puanı: 1435
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
efe243 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
anladım ama başka bir sorun çıkıyor burada neden kara deliğin içinde kızının odasını görüyorda başka bişey nasa vs görmüyor. kara delik bilinçli mi ki böyle bir güzellik yapıyor adama.?
Aslında olayın özü çok insani bir yerden başlıyor. Adam oraya kendi keyfiyle gitmiyor; geminin yakıtı bittiği ve dünyaya hayat kurtaran o son verileri ulaştırmak zorunda olduğu için her şeyi göze alıp o devasa kara deliğin çekim alanına atlıyor. Normal şartlarda oraya giren birinin saniyesinde paramparça olması gerekirken, o uçurumun eşiğinde uzay-zaman dokusu öyle bir bükülüyor ki onu yok etmek yerine üç boyutlu algımızın ötesindeki beş boyutlu bir alana fırlatıyor.
Zaten bütün sihir de o noktada çözülüyor. Orada zaman bizim bildiğimiz gibi tek yönlü akmıyor; geçmiş, an ve gelecek aynı anda bir defterin yaprakları gibi yan yana duruyor. Zaman böyle önünde serili durunca da adam kızının odasını o an karşısında görebiliyor.
Peki geçmişe nasıl el uzatıyor derseniz; işin en dokunaklı yeri tam da burası. Kara deliğin "seni şuraya götüreyim" diye ne bir aklı var ne de bir planı. Adamı o sonsuz boşlukta kaybolmaktan alıkoyan şey soğuk bir fizik kuralı değil; o baba ile evladı arasındaki derin ve saf sevgi bağı. Evrendeki en güçlü çekim gücünün o sevgi olduğunu düşünün; adamın yüreğindeki o devasa özlem ve bağ, kütle çekimini adeta bir pusula gibi yönlendiriyor ve onu tesadüfen değil, doğrudan kızının odasına kilitliyor.
Orada fiziksel olarak odada bulunmuyor ama o sevginin verdiği güçle yerçekimi dalgalarını kontrol ediyor. Saatin saniyelerini oynatarak Mors alfabesiyle o mesajı örüyor, kızı da yıllar sonra o saatin hareketini çözüp babasının sevgisiyle dünyayı yeniden kuruyor.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
yıldızlar arası


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
adam kadını seviyor kadın adamı seviyor ama adam resmi nikaha yanaşmıyor Tugceeee Sorularınız 7 13.07.22 23:22
Yaşınız 35i geçti mi? Kalesi Sizden Gelenler 1 29.05.19 14:00
karından kurt ve solucan düşürmek için dilan Rukye ve Tedavi 4 16.02.19 10:44
Ne kadar geçti? Js Kodu HeartLess Web & internet 5 29.05.18 17:54
Rüyada Solucan Görmek Havasokulu S-Ş Harfleri Rüya Tabirleri 0 06.10.17 11:02


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:17.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com