![]() |
|
|||||||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Tolstoy bir hikayesinde elindeki kirli bezle masayı silen bir kadından bahseder. Masayı sildikçe yeni kirler bulaşır masaya, eski kirlere yenileri eklenir ve masa daha da kirli hale gelir. Buna şahit olan kişi "Şu bezi yıkayıp öyle silmeyi denesen" der. Kadın öyle yapar ve masa kısa sürede temizlenir.
Kirli bir bezle herşeyi daha da çok kirletir gibidir insan da... Hatıra diye sakladığı, kişiyi mutlu eden kirler vardır; "Şimdi olsa yine yaparım, pişman değilim" dediği, vazgeçemediği, sevdiği kirler! Geri kalan hayatını boşvermişliğe mahkum eden ve insanı mutsuz eden kirler vardır; Artık temizlenmez gibi, peşini bırakmaz gibi, nereye adım atsa orayı da kirletir gibi, çamura batmış bir ayakkabıyla yürür gibi hissettiren kirler! İnsan zan ile kurgular ve zan ile yaşar hayatını. İnsan çokça zanneder! Oysa kirli bir bezle masayı temizeyemezsin! Hatırası seni mutlu eden kirlerinle temiz bir sonrası yaşayamazsın. Şimdiye dair ne varsa kıyısına köşesine bulaşır durur eski kirler. Boşvermişliklerinle kir üzerine kir bulaştırarak mutlu da olamazsın. Seni mutlu eden ya da mutsuz eden eski kirlerinden temizlenmelisin! Yırtıp atmalısın mesela, silmelisin. Kiri ve çamuru hatırlatan sokaklardan bile geçmemeli, göz ucuyla dahi bakmamalısın o tarafa, kulaklarını sıkı sıkıya kapatmalı, koşmaya başlamalı, var gücünle kaçmalısın... Ve artık zannetmeyi bırakıp pişman olmalısın! Pişman olmalısın!.. "Şu bezi yıkayıp öyle silmeyi denesen!"
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Ne senle yaşanıyor Ne de sensiz oluyor Şu garip bomboş dünyada.. |
|
|