![]() |
Katılım bankası ya da herhangi bir banka burada prensip şudur bankalarda açılan cari hesaplardaki paralar, müşteri tarafından bankaya verilen borçtur, bu vaziyette müşteri alacaklı olduğuna göre borçlunun alacaklıya vereceği hediye (promosyon) hukuken borcu fazlasıyla geri ödemek yani faiz olacak ve bu sebeplerle hediyeyi kullanmak caiz olmayacaktır.
|
Alıntı:
katilim bankalarina ilk destek veren grubun sitesi eski ismi anadolu finans sonraki usmi türkiye finan olan kurumun sahiplerini kuranlari cok iyi tanirim, o katilim bankaları ticaret yapiyor sözü safsatadir , faizin yuksek oldugu zaman verdikleri pay yuksek oluyor, faizin dusuk oldugu zaman verdikleri pay düşuk oluyor ticarette kâr faiz oranina endeksli değildir ayrica kara zarara ortak deniyor, bu gune kadar bu ay ticaret yapamadik kâr edemedik diye soylenenden az pay veren olmadi buz bu ay zarar ettik sizde zarara ortaksiniz diyen hiç olmadi bu sistemde zaten kâr zarar ortaklığı olan yetin oldugunu düşünmek doğru olmaz.. |
[QUOTE=Ersahin;681821]Selamun Aleykum
Fabrikada calisiyorum maasi aldığımız banka promosyon verecekmiş bunun hukmu nedir kendime veya aile bireylerinden birine harciyabilirmiyim Veya olan borçları kapatabilirmiyim Veya başkasına mı vermeliyim?? Haram helal caiz konularını merak ediyorum[/QUOTE faiz, kişinin tek başına hüküm sahibi olduğu alışveriş akdinde kişiyi bağlar ve haramdır. günümüzde vade farkı ve faiz ayrımı yapamayanlar, katılım bankalarının faizini helal zannedenler var.1400 sene evvel paranın gerçek değeri varken şuan kağıt üzerinde nominal değer kullandığımızı bilmeyenler var. fakat sen fabrika işçisi olarak işverenlerin ve devlet yöneticilerinin politikalarına aykırı davranmaya muktedir değilsin. o parayı al ve güle güle harca. hiçbir hüküm bir emekçinin parası ve zamanından daha temiz ve helal olamaz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
niye hep faizle doğru orantili bu verdikleri pay, ticarette bir kar orani vardir buda % 20 civaridir faiz düsunce ticari kar faiz oraninda düşuyor, faiz yukselince ticari kar orani faize oraninda yüksekiyor mu? Alıntı:
|
Alıntı:
Bazı bankaların sözleşmesinde nereden gelir elde ettiğini de yazıyor ama ne kadar doğru.... Özel fon denen birşey varmış yapanlar onu özellikle söylüyor ama karşı tarafın güvenilirliği de muamma |
Alıntı:
1) Mal satın alınmadan önce banka ile imzalanan sözleşme, ileri tarihte mal satın almaya dair bir vaatleşme olacak, satış sözleşmesi olmayacak. Zira sözleşme imzalandığı anda, satın alınacak olan mal bankanın mülkiyetinde değildir. 2) Banka, müşterinin istediği malı, kendi memurunu görevlendirerek alacak, müşteriyi vekil ederek değil. Zira böyle yapmadığı takdirde, faizli bankalar ile arasında ki fark, sadece söylemden ibaret olur. İşin aslı ise müşteri adına mal satıcısına kredi çıkarıp karşılığını da müşterisinden vadeli olarak fazlası ile geri almak olur ki bu faizin ta kendisidir. 3) Banka memuru malı satın aldıktan sonra, müşteri bankaya çağrılıp, onunla sözlü olarak satış akdi yapılması gerekir. 4) Dosya masrafi, kasko, ekspertiz vb. masraflar adı altında ek bir ödeme yapılmayacak. 5) Alışveriş tamamlandıktan sonra ileri tarihte kalan borcu peşin ödeme karşılığında fiyat yapılandırması olmayacak. 6) Ayrıca bankadaki yetkili memurun, malı satın aldığı tarih ile daha sonra müşteri ile gerçekleştirilecek olan satış akdi tarihi arasındaki zaman diliminde, mal bankanın sorumluluğunda olacak. Dolayısıyla, şayet bu süre içerisinde malın başına bir şey gelse sorumluluk bankaya ait olacaktır, müşteriye değil. Aksi takdirde, Peygamber Efendimizin yasaklamış olduğu "Sorumluluk almadan kazanç elde etme" hükmüne girmiş olur. Bir diğer konu Katılım Bankalarından bireysel emeklilik sistemine girmenin caiz olup olmadığını sorgularsak malum katılım bankaları bireysel emeklilik sisteminde sigortalının sermayesini ona vekaleten, ücret mukabilinde çalıştırdığını iddia eder, bu ücreti ise; %2 sabit ve elde edilecek kara göre de artı bir ücret şeklinde belirler ki, bu miktar toplamda belli değildir. Halbuki ücretli vekaletin caiz olabilmesi için ücretin baştan belli olması gerekir. Kaldı ki bu uygulamanın onların dediği şekilde, ücretli vekalet olarak değerlendirilmesi de makul değildir. Zira yaptıkları işlem şekline bakıldığında bu anlaşmayı mudarebe (sermaye ve emek ortaklığı) akdi olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Caydırıcı ceza yok vatandaşın Verasına bırakmışlar onlarca gıda işletmeleri binlerce ton Domuz etini yağını yediriyor. bu faiz işleri dahil de öyle Helalin adı kalacak diye boşa denmemiş bilmiyorum Helal Musa as tabutu sekinesi gibi göğe mi çekilmiş, sabah mümin akşam kafir kalınan zamanlardayız fitneler mayıs yağmuru gibi yağıyor Müslümanın Vera Şems-i yesini de delip geçiyor Allah yardımcımız olsun Selamet versin. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:28. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com